* Nazif Ekzen - Doların belini kırmak <#mozTocId128051>
      o Ekonomik darboğaz <#mozTocId512856>
      o Borcu çevirme imkanı yok <#mozTocId877604>
      o Krizden önce son çıkış <#mozTocId494666>
      o Yurt-içi tasarrufların güçsüzlüğü <#mozTocId515453>
      o Krize çözüm: Savaş <#mozTocId9240>

------------------------------------------------------------------------


  Nazif Ekzen - Doların belini kırmak

Aydınlık, 03 Eylül 2013

Açıklama:
http://www.gazetevatanemek.com/images/stories/nazif-ekzen-2.jpgBir
Merkez Bankası Başkanı'nın böyle bir ifade kullanmasına inanmak çok zor.

Başkan bu ifadeyi kullandığı saatlerde döviz piyasasında *Dolar TL'yi
ikiye katladı.**
*1$ = 2TL oldu.**

Durumun vahametini anlatmak için söylenir çoğu zaman.

Söylenen şudur; "/politikacı gibi konuşma/"denir.

Açık olarak, 2011 yaz ortasından başlayarak iki yıldır Türkiye "/üstü
sürekli örtülmeye çalışılan bir krizin/"içinde yaşamaktadır.

Ancak Mayıs ortasından bu yana artık krizi işaret eden en kritik
göstergelerin üstü örtülemiyor.

Böyle olunca, AKP'nin her konuda konuşan politikacıları susuyor.

Öne sürülen *bürokratlar **"*/politikacı gibi/*"**konuşmaya *başlıyor.

Merkez Bankası Başkanı'nın Salı günü yaptığı konuşma, böyle bir
"/politikacı konuşması/".


    *Ekonomik darboğaz*

*Dış dengeden kaynaklanan krizin somutlaşan göstergeleri, kısa vadeli
kaynak girişinin, sıcak paranın tamamen durması ile birlikte, ödemeler
dengesinin finansman yapısında ve kısa vadeli dış borçlanmanın
çevrilmesinde ortaya çıktı.*

Sonuçta; Merkez Bankası ödemeler dengesinin finansmanı için rezerv
eritmeye, kısa vadeli dış borçlanmanın çevrilmesinde zorlanan özel kesim
işletmeleri de döviz taleplerini zorunlu olarak arttırmaya yöneldi.

Kurlar yükseldi, hem dolar, hem de euro kurları birlikte yükselmeyi
sürdürdü.

Ardından piyasa faizleri yükselmeye başladı.

2000'li yılların başından 2008 uluslararası finans krizine kadar
dalgalanarak ancak hep artarak Türkiye'ye, "/düşük kur-yüksek
faiz/"getirisinden nemalanmak için, gelen ve yüksek karlar elde eden
sıcak para, 2008 krizinden sonra, AKP iktidarının ilk beş yıllık
dönemine göre yüksek tempodaki artış ivmesini kaybetti.

Ancak Türkiye 2008-2011 arasında zorlayarak sıcak para girişini devam
ettirecek şekilde, daha kısalan vadelerde borçlanarak, "/düşük kur ve
yüksek faiz/"politikasını sürdürdü.

2011 yılı sonunda cari açığın GSMH'nin payı olarak %10 seviyesini
aşmasından sonra, ithalatının sınırlamak ve büyümeyi düşürmek dayatması
ile karşılaştı.

Dayatma bütünüyle IMF kaynaklı idi.
Somut belgesi 2012 yılı Aralık ayında açıklanan, 2012 Türkiye IV.
md inceleme raporudur.

*Şimdi Türkiye IMF dayatmasının sonucu olarak, son iki yıldır çok düşük
büyüme platosunda.*

Ancak zorunlu düşük büyüme senaryosuna karşın, son iki yılda kısa vadeli
dış borç finansmanında dar boğaza girmiş durumda.


    *Borcu çevirme imkanı yok*

Merkez Bankası Haziran sonu itibariyle kısa vadeli dış borç stoku
verilerini açıkladı.

2012 yıl sonuna göre %24 oranında artış ile 125.8 milyar dolar oldu.

Haziran sonu verileri üzerinden yapılan, vadesine bir yıl ve daha az
kalmış dış borç tutarı ise 165.2 milyar dolar.

Vadeye bir yıldan daha az kalmış kısa vadeli dış borç tutarı,
Türkiye'nin önümüzdeki bir yılda beklediği ihracatının üzerinde.

Kısaca, önümüzdeki bir yıllık beklenen ihracat geliri kısa vadeli dış
borç ödemelerine yetmiyor artık.

Bu kullandığımız gösterge ilk kez bu yıl 2013 yılı ortasında bu duruma
geldi.

Vadesine bir yıldan az kalmış 165 milyar dolarlık kısa vadeli dış borç
yükünün 142 milyar doları özel kesim şirketlerine ve bankalara ait.

Özel kesim kısa vadeli borç yükümlülüğü içinde en çarpıcı veri, ithalat
borçları ile ilgili olanı.
Kısa vadeli borç stoku içinde en hızlı artan borçluluk, ithalat borçları.

Artış oranı, 2013 yılının ilk yarısında %30 oranında artış ile 29 milyar
doları aşmış.

Bu göstergeyi özellikle seçtik.

Merkez Bankası Başkanı'nın "/doların belini kıracağız/"açıklamasının
talebi daha da arttırmasına açıklayıcı olması açısından.

Bu kısa vadeli dış borç ödemesinin finansmanı için Türkiye'nin
önümüzdeki bir yıllık döviz bütçesi dengesinde dar boğaz olduğu çok net.

Sıcak parayı çekemeyen Türkiye'nin önümüzdeki bir yıllık dönem için dış
borç çevirme imkanı böylece giderek yok oluyor.

Ya da çok daha yüksek maliyetlere çıkıyor.


    *Krizden önce son çıkış*

Yok olan kısa vadeli dış borç çevirme imkanı.

Ancak dış denge dar boğazı kısa vadeli dış borç ile bitmiyor.

Buna ilave olarak, orta-uzun vadeli dış borçların önümüzdeki bir yıllık
dönemde ödenmesi yada çevrilmesi ve bu dönem içinde verilecek cari
açığında finansmanı ayrıca gerekiyor.

Büyüklük önümüzdeki bir yıl için, Haziran 2013 - Haziran 2014 arasında
230-245 milyar doları aşıyor.

Şiddetle yeniden sıcak para akışı sağlanmadan bu miktarın finansmanı
imkansız.

Esas soru burada.

Son bir yıldır Türkiye'nin yumuşak karnının burada olduğunu, hızla
büyüyen kısa vadeli özel sektör dış borç finansmanında olduğunu,
anlatmaya ısrarla çalıştık.


    *Yurt-içi tasarrufların güçsüzlüğü*

Türkiye kısa vadede bu kısır döngüden çıkma şansını da yitirmek üzere.
Bunun temel göstergesi, yurt-içi tasarrufların AKP iktidarı döneminde
düşürüldüğü güçsüz durum.

Türkiye'nin toplam yurt-içi tasarrufları son on-oniki yıllık dönemde
GSYH'nin %24-25'inden %13'ü düzeyine düştü.
Özel tasarruflar açısından baktığımızda bu oran %10.5 seviyesinde.

Toplam tasarrufların diğer kısmını oluşturan %2 oranındaki kamu
tasarruflarına ilişkin göstergeye de ne denli inanmak mümkün, bilinmez.

Mayıs sonrasında sıcak para girişinin bıçak gibi kesilmesi ve arkasından
Türk ekonomisine yönelik artan "/güvensizlik/"göstergeleri sonrasında
yukarı hareketlenen kur, faiz ve fiyatların birlikte hareketi, AKP
iktidarının, 11 yıllık iktidar döneminin daha önce de sık örneklerini
izlediğimiz bir tükenmişliğe doğru götürmekte.

Türkiye'nin yatırım gücünü, özellikle sanayini güçsüzlüğe götürmektedir.


    *Krize çözüm: Savaş*

Görünen, Suriye saldırısının bir kurtarıcı olarak sayılıyor olduğudur.

Adeta krizden çıkışta, krizden önceki son çıkış olarak görülmektedir.

Politikacıların ısrarlı suskunluğunun açık nedeni bu olmalı.

Politikacılar suskun kalmaya devam ettikçe, "/politikacılar gibi
konuşan/"siyasi sorumluluğu olmayanlar ortaya çıkıyor. 


------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-201307301451-05
^^^^^ <#BAS> - vvvvv <#SON>
 

zaryop:jaro

GIDERAYAK
. . . . . .
Handan,hamamdan gectik
Gun isigindaki hissemize raziydik
Saadetinden gectik
Umidine raziydik
Hicbirini bulamadik
Kendimize huzunler icadettik
Avunamadik
Yoksa biz...
Biz bu dunyadan degil miydik?

Orhan Veli KANIK
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]  Ayrilmak isterseniz de :
[email protected]

        Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
        Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.




-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.

<<inline: clip_image002.jpg>>

Cevap