Abla Osmanlı devlet yönetiminden Türklerin dışlanmasını ve devşirmelerin
aslında asla devşirilemediklerinden bahsetmiş.
Devşirilenlere görünürde Müslüman isimleri verildiğini, ancak bunların
eski dinlerine, örf ve adetlerine sadakat gösterdiklerinden bahsetmiş.
Yani sözde müslüman, asla Türk olmayan, özde yahudi, hristiyan çeşitli
miletlerden cariyeler, paşalardan bahsediyoruz.
Bakın özellikle Türk isimleri demedim, müslüman isimleri dedim.

Ve bütün bunları işkembeden atmadan, kaynak göstererek söylemiş.

Saygılar
Oraj POYRAZ
--------------
15 Eylül 2013 17:04 tarihinde guzide filiz tuzcu <[email protected]
<mailto:[email protected]>> yazdı:

     

    *_BÜYÜK ATATÜRK'E VE DOLAYISIYLA BÜYÜK TÜRK ULUSUNA DÜŞMAN OLAN
    VE HER FIRSATTA _*
    ** 
    *_ATATÜRK'E VE TÜRKLERE SALDIRANLAR   VE   TÜRKİYE'Yİ GÜNÜMÜZDEKİ
    KARANLIK TABLOYA _*
    ** 
    *_GETİRENLER, AYNI ZAMANDA KOYU BİRER OSMANLI HAYRANI OLUP - _*
    ** 
    *_OSMANLILARI HER FIRSATTA METHEDENLER VE OSMANLI ZİHNİYET VE
    UYGULAMALARINI _*
    ** 
    *_DİRİLTMEYE  _**_ÇALIŞANLARDIR...   AYNI ZAMANDA, HALKI ETKİ VE
    KONTROL ALTINA ALMAK İÇİN "/DİN /_*
    *_//_* 
    *_/MASKESİNİ/" DE _**_USTACA  _**_KULLANANLARDIR... _*
    ** 
    *PEKİ BUNLAR, NEDEN BÖYLE **DAVRANMAKTADIRLAR?   *
    ** 
    *BU SORUNUN CEVABINI - SANSÜRLENMEMİŞ VE HADIM EDİLMEMİŞ
    OLAN "/OBJEKTİF TARİHTE/" ARAMAK GEREKİR... SÖZ KONUSU BU TARİHİ
    ÖĞRENMEDEN GÜNÜMÜZÜ ANLAMAYA  VE GELECEĞİ KURTARMAYA İMKÂN YOKTUR...*
     
    *_ÖZETLE;_*
     
    *Sırp Prensesi Mara- Despina'nın oğlu İkinci Mehmet'in üçüncü kez
    tahta oturmasıyla (1444 - 1481), gayrimüslim ve gayri-Türklerin
    lehine, _Türklerin ve Müslümanların ise aleyhine olan
    uygulamaların başlamasının "/dönüm noktası olduğu/" tespit
    edilmiştir._*_ _ 
    "/I. Murat'ın annesi  Horifira (takma adı Nilüfer Hatun) Grek idi,
     Hıristiyan ve cariye idi. Fatih'in annesi de Hıristiyan ve cariye
    idi (takma adı Hûma Hatun). Bütün Osmanlı hanedanı Grek bir kadından
    - Horifira'dan  geliyor/." Emine Çaykara, *Tarihçilerin Kutbu -
    Halil İnalcık Kitabı,* Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları,
    İstanbul, 2005, s. 459.
     
    Ünlü Osmanlı tarihçisi J. Stanford Shaw da konuyla ilgili şunları
    belirtmiştir; "/_Osmanlılar evlendikleri ve idareci konuma
    yükselttikleri Hıristiyan devşirmelere Müslüman adlar vermişlerdir
    ancak bu kişilerin özleri Grek ve dinleri Hıristiyan kalmış_tır/".
    Stanford J. Shaw - Ezel Kural Shaw, *History Of The Ottoman Empire
    and Modern Turkey - Volume 1 (1280 - 1808)*, Cambridge University
    Press, Cambridge, 1977, s. 23 - 24.
     
    İkinci Mehmet'in (Fatih'in) Greklerin hak ve özgürlüklerini yasal
    garanti altına almak için düzenlemiş olduğu Hatti-Şerif'in (kendi el
    yazısıyla yazmış olduğu kutsal fermanın), _Greklerce "/temel
    anayasal beratları olarak kabul ettiklerini bizzat ifade etmeleri/"
    oldukça dikkat çekicidir_. *The Observer/24 Eylül, 1821, "The Turks
    and Greeks", s. 3.*
    ** 
    *Ayrıca Osmanlı İmparatorluğu döneminde (Fatih Sultan Mehmet
    döneminde) yaşamış olan ve yabancı tarihçilerin "/gerçekçi ve
    değerli bir tarihi kaynak/" olarak kabul ettikleri  _Grek tarihçi
    İmroz'lu Kritovulos, İkinci Mehmet için "/İkinci Mehmet, Grekler
    için Helenik bir kahramandır/" _(Kritovulos, History Of Mehmed The
    Conqueror, Princeton University Press, 1954)diye ifade etmesi
    oldukça düşündürücüdür. Demek ki Kritovulos, "/İkinci Mehmet'i
    Helenik bir kahraman"/ olarak betimlerken, Grek milletinin gerçek
    duygularına ve minnet hislerine tercüman olmuştur. *
    *Tarih, Türk Milletini kucaklayan, himaye eden, koruyan,
    gelişmelerini - güçlenmelerini sağlayan - onlara değerli topraklar
    bahşeden bir Grek kralını kayıt etmemiştir... Zaten böyle bir şey
    "/insan doğasına/" aykırıdır; şayet o Grek kral kendini bir Türk
    olarak hissediyorsa, o başka tabi...*
    ** 
    *Evet Kritovulos'un oldukça doğru bir ifade kullanmış olduğu tespit
    edilmiştir; Grekler sahip oldukları her şeylerini, hatta bugün sahip
    oldukları bağımsız devletlerini, bu devletin topraklarını, sürekli
    Türkler aleyhine genişletmelerini dahi İkinci Mehmet'e ve sonraki
    Osmanlı padişahlarına borçludurlar... *
     
    *Çünkü İkinci Mehmet, Grek patrikhanesine ve Greklere, o günün
    şartlarıyla, hatta günümüz şartlarıyla dahi olağanüstü ayrıcalıklar
    ve özgürlükler tanımıştır... *Yine ünlü bir tarihçi olan Erik Jan
    Zürcher, konu ile ilgili şunları söylemiştir; "/_Sultanların, Grek
    Ortodoks tebaaya tanımış oldukları haklar, Grekler tarafından en
    şiddetli bir biçimde istismar edilmiştir_/."Erik jan Zürcher,
    *Turkey: A Modern History, *Published By I.B. Tauris and Company
    Ltd., London, 2007, s. 19.
     
    "/Grek Kilisesi, Osmanlı yönetimlerinden aldığı özel imtiyazlar
    sayesinde, her zaman Doğu'nun egemen kilisesi konumunda olmuş ve bu
    gücünü, hüküm sürdüğü insanlar üzerinde eziyet ve baskı aracı olarak
    kullanmıştır. Türk yönetimi bu duruma  müdahale etmemiş, hatta bu
    olumsuz gidişatı ve baskıyı bertaraf etmek için bir Türk politikası
    geliştirmemiştir. Grekler, sadece Hıristiyanlara değil, Müslümanlara
    da terör uygulayarak, kendilerine o gücü ve yetkiyi sağlayan
    Türklere karşı, en ağır düzeyde ihanet suçunu işlemişlerdir/. *The
    Times/Ekim 20, 1821, s. 2.*
    ** 
    "/İkinci Mehmet'in Grek Genadius'u patrik olarak ihya etmesinin
    İslâm Hukukuna aykırı olduğu ifade edilmiştir, çünkü İstanbul
    gönüllü olarak teslim edilmemiş ve şehir savaşla alınmıştır. Bu
    görüş çerçevesinde İkinci Mehmet'in Grekleri ve Kiliselerini
    koruması altına alması, Sultan'ın diğer hususlarda olduğu gibi, bu
    hususta da İslam Hukuku kanunlarına itibar etmediğini göstermiştir.
    Hiç bir tereddüt yoktur ki, patriğe bahşedilen haklar muazzamdı ve
    bu haklar Grekleri, Osmanlı Devleti içinde Hıristiyan bir devlet
    kurmaya kadar götürmüştür/." Franz Babinger, *Mehmed The Conqueror
    and His Time, *Princeton University Press, Princeton, 1978, s. 105 -
    106.
     
    "/İkinci Mehmet'in, Grek İstanbul Patrikhanesini ihya etmesiyle
    patrikhane, daha önce Antakya - İskenderiye - Kudüs Patrikhaneleri
    ile teokratik olarak eşit düzeydeyken, padişahtan aldığı güçle
    Osmanlı yönetiminin ortağı konumuna sahip olmuş ve bu ayrıcalık onu,
    daha önce eşit olduğu patrikhanelerden daha üstün bir konuma
    yükseltmiştir. İstanbul Grek Patrikhanesinin yükselişi ve diğer
    patrikhanelerden üstün konuma gelmesi, doğrudan doğruya İkinci
    Mehmet'in inisiyatifi ve Greklere bahşettiği imkânlara
    gerçekleşmiştir/." Kemal H. Karpat, *Studies On Ottoman Social and
    Political History (Selected Articles and Essays)*, Koninklijkr
    Brill, Leiden, 2002, s. 537 - 589.
     
    Ayrıca İkinci Mehmet, Bursa'da bulunan Ermeni patriği de İstanbul'a
    davet edip, Ermeni Patrikhanesini kurdurtmuş ve bu patrikhaneyi
    de ihya etmiştir...
     
    *Aynı İkinci Mehmet, Greklere ve diğer gayrimüslimlere gösterdiği
    hoşgörüyü, olağanüstü ihsanları ve özgürlükleri, kendi soydaşları,
    dindaşları! ve velinimeti olan  Türklere maalesef göstermemiştir.
    *(Evet Türkler elbette padişahların velinimetiydi çünkü Osmanlı
    İmparatorluğunu kuran, bu devletin gerçek sahibi olan, devleti,
    emeği, malı, ürünü,  kanı ve canıyla yaşatan elbette Türklerdi...
    Bilindiği gibi gayrimüslimler, sekiz - on yıl süren askerlik
    hizmetlerinden muaftılar. Onlar da, devletin ve ülkenin verimli ve
    kârlı işleriyle uğraşıp, zenginleşip, her açıdan güçlenmişlerdir.)
     
    *Osmanlı Devleti İslam dini altında, ancak İslâm ile ilgisi
    olmayan - kurallarını kendileri koydukları "/sahte bir dinle/"
    Türkleri kıskaç ve baskı altına almış, Türklerin Kuran'ı ana
    dillerinde okumalarını yasaklamış, dinen bilinçlenmelerini, faydalı
    ilimler öğrenmelerini, iktisadi - siyasi  ve sosyal açıdan
    gelişmelerini engellemişleridir*.
    Bu durumun pek çok kanıtı vardır, ancak biz burada sadece bir
    tanesinden söz edeceğiz;  Kuran'da "/dinde zorlama yoktur/" (Bakara
    - 256. Âyet), "/kullarıma söyle en güzel sözü söylesinler, puta
    tapanlara dahi sert davranmasınlar..." /(İsrâ - Âyet 53) ve bunlara
    benzer Âyetler varken, "/Osmanlı padişahları Türklere hiç de hoşgörü
    göstermemiş,  namaz kılmak ve oruç tutmak zorla dayatılmış, İkinci
    Mehmet fermanlar çıkartarak bunları yapmayanları ağır cezalara
    çarptırmıştır; örneğin dayak - falaka cezaları, para cezaları
    gibi..". /Şerafettin Turan, *Türk Kültür Tarihi*, Bilgi Yayınevi,
    Ankara, 2002, s.167. 
     
    Yabancı bir seyyah da "/namaz kılmayan - oruç tutmayan Müslüman
    Türklerin, Osmanlı kadılarınca  "iğrenç" diye nitelendirildiklerini,
    böyle suçlanan Müslümanların boyunlarına tilki kuyruklu tahta bir
    boyunduruk takılarak, bütün şehirde sokak sokak dolaştırılıp, teşhir
    edildiklerini ve aşağılandıkl/arını" anılarında yazmıştır. Gyula
    Kaldy Nagy, *"Osmanlı İmparatorluğu'nun İlk Yüzyıllarında Kutsal
    Savaş", *O. Özel - M. Öz, Söğüt'ten İstanbul'a, İmge Kitabevi,
    Ankara, 2000, s. 404. 
     
    *Yüzyıllarca en kötü hayat şartları ve baskılar altında yaşamaya
    çalışan, cephelerden cephelere sürülerek can verdirilen, en ağır
    tarım işleriyle, en ağır vergi yükleriyle ezilen Türklerin söz
    konusu bu acıklı halini ünlü değerli düşünür - tarihçi ve devlet
    adamı Ziya Gökalp şöyle anlatmıştır; *"/Bizim zamanımızda
    propagandalarla "Türklerin cibilliyetsiz ve barbar olduklarına"
    Türkleri dahi inandırmaya gayret ediyorlardı, bu yüzden o zamanlar
    Türk unvanını kabul eden bir kişi yok gibiydi... Aslında Türk olan
    pek çok genç "Arnavutluk'la - Kürtlük'le vs..." öğünüyorlardı.
    Türklüğü ile övünen tek bir tek kişi yoktu... Türk kelimesini,
    ayıplı unvanlar gibi, kimse üzerine almak istemiyordu. Türk Doğu
    Anadolu'da "Kızılbaş", İstanbul'da "kaba - saba -  köylü - taşralı"
    olarak anılıyordu/." Hilmi Ziya Ülken, *Ziya Gökalp - Seçme Eserleri
    - 1*, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2006, s. 22.  
     
    (Elbette aklı - şuuru olan her vatandaş "/Türkler, kendi
    vatanlarında neden bu duruma düştüler?" /diye sormalı ve cevabını
    tarihte aramalıdır.)
     
    _Türklerin içine düştüğü vahim durum,  yabancı gözlemcilerin de
    dikkatini fazlasıyla çekmiştir;_
    Osmanlı döneminde Türklerin durumu bir İngiliz gazetesinde şöyle
    dile getirilmiştir; "/*Greklere olağanüstü hak ve özgürlükler
    vererek, onları canlandırmalarının, bir gün elbette Türkler için,
    kaçınılmaz bir şekilde  ölümcül sonuçlar doğuracağı
    muhakkaktı...Nitekim böyle de olmuştur. Türklerin, _anlamsız
    geleneklerine "saçma - sapan" bir şekilde bağlılıkları
    yüzünden _*(aslında gazetede "stupid" kelimesini kullanmıştır ancak
    ben bunu kullanmak istemedim) _*kendisini sarıp -sarmalayan
    tehlikelere karşı gözlerini yummuş ve gerçekleri görememişlerdir*._"
    /*The Observer/Eylül 24, 1821, The Turks and Greeks, s. 3.*
    ** 
    *"/_Türklerin anlamsız geleneklerine körü körüne bağlılık _/"
    dedikleri, _Türklere  "/Allah'ın yeryüzünde gölgesi/" diye, kutsal -
    vazgeçilmez olarak tanıtılan padişahlara, Türklerin anlamsız ve körü
    körüne bağlılıkları kast edilmiştir_; bilindiği üzere "/Kurtuluş
    Savaşı/" döneminde bile, Türk Milletini kendi kaderine terk eden -
    hatta işgalci düşmanlara  uysalca teslim eden padişaha,
    Türklerin halâ bağlı olmaları durumunu kırmak oldukça zor olmuştur.*
    ** 
    *_Büyük Atatürk bu durumu şöyle izah etmiştir_; "/Ulus ve ordu,
    padişah ve halifeliğin hainliğinden haberi olmadığı gibi, o makama
    ve o makamda bulunana karşı _yüzyılların kökleştirdiği din ve
    gelenek bağalarıyla içten bağlıydı ve uysaldı._ Ulus ve ordu,
    kurtuluş yolu düşünürken, kendisinden önce, padişahın ve halifeliğin
    kurtuluşunu düşünüyordu. Padişahsız ve halifesiz kurtuluşun anlamını
    kavrama yeteneğinden yoksundu. Bu inançla bağdaşmaz oy ve
    düşüncelerini açığa vuracakların vay haline... Hemen "dinsiz -
    vatansız - hain" ve istenmez olur/." *Gazi Mustafa Kemal, *Nutuk -
    Söylev Cilt 1,*
    Türk Tarih Kurumu  Basımevi, Ankara, 1999, s. 15 - 17.
     
    BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI SONRASI TÜRK TOPRAKLARINI KENDİ KEYİF VE
    ARZULARINA GÖRE PAYLAŞAN VE BU BAĞLAMDA GREKLERE, ERMENİLERE,
    ARAPLARA VS... DE CÖMERTÇE! TOPRAK VAAD EDEN EMPERYALİST BATILILAR,
    BUNU DÜNYA KAUOYUNDA MEŞRU GÖSTERMEK İÇİN, BUGÜN DE YAPTIKLARI GİBİ
    "/TÜRKLERİ SADECE KÜÇÜK BİR ETNİK GRUP OLARAK/" GÖSTERME ÇABALARI
    İÇİNE GİRMİŞLERDİR.
     
     
    *_BU HAKSIZLIĞA EN GÜZEL CEVABI, TÜRKİYE'Yİ BİR BAŞTAN BİR BAŞA
    DOLAŞAN, İNCELEMELER VE ARKEOLOJİK KAZILAR YAPAN - ÜNLÜ İNGİLİZ
    TARİHÇİ VE ARKEOLOG WİLLİAM MİTCHELL RAMSAY VERMİŞTİR_*;
    "/ANADOLU'NUN TAMAMINA YAKINI MÜSLÜMANDIR. BARIŞ İÇİN MÜZAKERE
    YAPMADAN ÖNCE, İLK OLARAK BU GERÇEK DİKKATE ALINMADAN ÇÖZÜM
    BULUNAMAZ. GÜNÜMÜZDE PEK ÇOK YAZAR "ANADOLU'DAKİ MÜSLÜMANLARIN
    FARKLI IRKLARA MENSUP OLDUKLARINI" İDDİA ETMEKTEDİRLER...
    MÜSLÜMANLAR ARASINDA BENİM DE TESPİT EDİP, YAZMIŞ OLDUĞUM UFAK
    -TEFEK ÖNEMSİZ FARKLILIKLAR VARDIR- ÖRNEĞİN KÜRTLER - AVŞARLAR -
    TÜRKMENLER - YÖRÜKLER - AZERİLER - ALEVİLER VS... BUNLAR İÇİNDE
    BİRBİRLERİYLE EVLENMEYENLER DAHİ VARDIR... ANCAK BUNLARIN
    BİRBİRLERİYE TAM OLARAK KAYNAŞMAMALARI BÜYÜK BİR TALİHSİZLİKTİR...
     VE BU KAYNAŞMAMANIN TEMEL NEDENİ DE, OSMANLI HÜKÜMETLERİNİN YANLIŞ
    POLİTİKA VE YÖNETİMLERİNDEN KAYNAKLANMIŞTIR/."* The Guardian/Mayıs
    29, 1919, "Allies and Anatolia - (Müttefikler ve Anadolu) The
    İncalculable Evils Of Partition (parçalamanın - bölmenin hesap
    edilemeyecek olan şerleri - kötülükleri ), s. 9. *
    ** 
    *_Bir başka İngiliz Gazete haberi de henüz 20. yüzyılın başında 1901
    yılında, artık can çekişmekte olan Osmanlının elindeki Türk
    topraklarını "/kapışma planlarından/" bahsetmiştir;_ "/Türk sorusu
    her gündeme geldiğinde bütün milletler,  Türk İmparatorluğuna ait
    olan her hangi bir toprak parçasını nasıl kaparız diye iştahla
    beklemektedirler/." The Guardıan/12 Eylül, 1901, Universal Peace
    Conference At Glasgow - The Ermenian Question - Christianty and the
    War Spirit"., s. 9.   *
                                 
    
-------------------------------------------------------------------------------
     
    *Çeşitli bahaneler öne sürerek, çeşitli sorunlar uydurarak,
    Türkiye'de pek çok etnik grup varmış gibi göstererek, bin bir
    entrika ve planla  Türk topraklarını paylaşmak - bölmek isteyenleri
    durduran, emperyalistlerin kudurmuş iştahlarını kesen; bize
    vatanımızı - onurumuzu - haysiyet ve namusumuzu iade eden Büyük
    Atatürk'ü, değerli silah arkadaşlarını, bütün askerlerimizi ve
    fedakâr Büyük Türk Milletini bin bir hayır ve minnetle tekrar
    anıyor, aziz hatıralarının önünde bir kez daha sevgiyle - saygıyla -
    minnetle eğiliyoruz... Onların hakları asla ödenmez... Nankör
    olmamak lâzım...*
     
    *EVET BİR KEZ DAHA ALTINI ÇİZELİM "/TARİH BİR MİLLETİN HAFIZA/SIDIR"
    - EY TÜRK MİLLETİ HAFIZANI YİTİRME - YOKSA YİNE OSMANLI DÖNEMİNDEKİ
    İÇLER ACISI HALİNE DÜŞERSİN...*
    * *
    *UNUTMA Kİ ZAMANLA ÖZÜNE TAMAMEN YABANCILAŞAN - TÜRK KÜLTÜR VE İSLAM
    DİNİNDEN UZAKLAŞAN - YOZLAŞAN OSMANLILAR DÖNEMİNDE, TÜRKLER
    YÖNETİMDEN UZAKLAŞTIRILMIŞ, HER MİLLET FAZLASIYLA HİMAYE EDİLEREK,
    İHYA EDİLMİŞTİR, KALKINDIRILMIŞ VE TOPRAK SAHİBİ YAPILMIŞTIR,
     TÜRKLERDEN BAŞKA HER MİLLET... *
    ** 
    *_ŞİMDİ DÜŞÜN BAKALIM,  GÜNÜMÜZDE OSMANLILARA KİMLER HAYRAN! _ *



-- 

zaryop:jaro

Kendi gorusunu begenen dogruyu bulamaz.

Ehl-i hikmet
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]  Ayrilmak isterseniz de :
[email protected]

        Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
        Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.




-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.

Cevap