AMA EKMEK SATILMADI ESKİDEN UCUZA...

Geçti içimizden biri koca denizi
Gide gide buldu bir yeni kara
Bir sürü insan koştu ardından
Orda büyük şehirler kurdular; alın teri ve akılla
Ama ekmek satılmadı eskisinden ucuza..
Bir makine icat etti içimizden biri
Buhar çevirdi tekerleği onunla
Fabrikalar türedi ardından bir sürü
Başladı insanlar fabrikaları çalıştırmaya
Ama ekmek satılmadı eskisinden ucuza..
Düşündü taşındı içimizden bir çoğu
Güneş ekseninde dönmesi üstüne dünyanın
Bir sürü insan kafa yordu
İnsan yüreği, evrenin yasaları üstüne
Havanın bileşimi, denizin balıkları üstüne kafa yordu bir sürü insan
Bulundular önemli keşiflerde
Ama ekmek satılmadı eskisinden ucuza..
Tersine günden güne arttı şehirlerde yoksulluk
Yıllardır kimse bilmez kimse insanın hali nice
Sürünür yerlerde sizin gibi biri, siz yukarılarda uçtukça
Kalmamış hiçbir yanı insana benzeyen
Peki insan insana yardımcı değil mi?

Ne gezer...

--  BERTOLT BRECHT
***********************************************************************************************************************************************
 *Hasta*
*İleri derecede hasta iki adam aynı hastane odasındaydılar.*
*
*
*Adamlardan birinin her öğleden sonra bir saatliğine oturmasına izin
veriliyordu, ciğerlerindeki suyun süzülmesi için. Bu hastanın yatağı
odadaki tek pencerenin tam yanındaydı. Diğer hasta ise odanın diğer
köşesinde hep sırtüstü yatmak zorundaydı. *
*
*
*Bu iki hasta saatlerce birbiriyle konuşur, eşlerini, ailelerini, evlerini,
işlerini, askerlik anılarını, tatilde gittikleri yerleri anlatırlardı
birbirlerine. *
*
*
*Pencerenin yanındaki hasta, her öğleden sonra oturmasına izin verdikleri
saati diğer hastaya pencereden görebildiklerini anlatarak geçiriyordu. *
*
*
*Diğer hasta hep bir sonraki günü iple çekmeye başladı, dışarıdaki renkli
ve hareketli dünyayı dinlemek için.. *
*
*
*Pencere, içinde çok güzel bir göl olan parka bakıyordu. Ördekler ve
kuğular gölde yüzerken çocuklar model Bor'larını suda yüzdürüyorlardı. Genç
aşıklar, gökkuşağının tüm renklerindeki çiçeklerin arasında kol kola
dolaşıyorlardı. Ulu ağaçlar etrafı süslüyor, uzaktan şehrin silueti
görünebiliyordu.*
*
*
*Pencere kenarındaki adam bunları muhteşem bir detayla anlatırken, odanın
diğer ucunda yatan adam gözlerini kapar ve bu muhteşem manzarayı hayalinde
canlandırırdı. Sıcak bir öğleden sonra, pencerenin yanındaki adam geçmekte
olan bir şenlik alayını tarif etti. Diğer adam bando seslerini duyamasa
bile hayalinde canlandırabiliyordu, pencere kenarındaki adamın tasviriyle. *
*
*
*Günler ve haftalar geçti. Bir sabah banyo yaptırmak için su getiren
gündüzcü hemşire pencere kenarında yatan hastanın cansız bedeniniyse
karşılaştı; uykusunda, huzur içinde ölmüştü. Hüzünlendi, hastane
görevlilerini cesedi dışarı taşımaları için çağırdı. *
*
*
*Uygun zaman geçtiğine kanaat getirir getirmez, diğer hasta pencerenin
kenarındaki yatağa taşınmasının mümkün olup olamayacağını sordu. Hemşire
memnuniyetle isteğini yerine getirdi, hastanın rahat olduğundan emin
olduktan sonra onu yalnız bıraktı. *
*
*
*Yavaşça, duyduğu acıya aldırmadan, bir dirseğine yaslanarak dışarıdaki
dünyaya bakmak üzere yatağından doğruldu adam. Sonunda, dışarıyı kendi
gözleriyle görme zevkini yaşayabilecekti. Pencereden dışarı bakabilmek için
yavaşça dönmeye zorladı kendisini. Ve döndü. Pencere, boş bir duvara
bakıyordu. *
*
*
*Adam hemşireyi çağırarak kendisine, vefat eden oda arkadaşının pencerenin
dışında görünen harika şeylerden bahsetmesine sebep olan şeyin ne
olabileceğini sordu. *
*
*
*Hemşirenin cevabı, ölen adamın kör olduğu ve pencerenin önündeki duvarı
görmediğiydi. "Sanırım seni cesaretlendirmek istedi" dedi. *
*
*
*.......*
*
*
*Epilog: Diğer insanları mutlu etmek çok büyük mutluluk getirir, kendi
durumunuz ne olursa olsun. Paylaşılan dertler yarısı kadar üzüntü verir,
paylaşılan mutluluklar ise iki katı artar. *
*
*
*Kendinizi zengin hissetmek istiyorsanız, sahip olduğunuz ve paranın satın
alamayacağı her şeyi sayın. *
*Bu gün bize bir hediyedir.* *
************************************************************************
*[image:
Satır içi resim 1]
*

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.

<<kemalağa (2) -.jpg>>

Cevap