mutlu olmak için <http://ramisse.blogspot.com/2012/06/mutlu-olmak-icin.html>
*Hayattaki yaşama amacımız ne?*
 -Malumunuz herkesin emin olduğu ve çoğunlukla verilecek cevap tabi ki de
"mutlu olmak" içindir.Peki iyi hoşta doğdumuz andan itibaren bize bu neden
hiç anlatılmaz?
 Evde ve ya okulda nedense bundan hiiç bahsedilmez nedense? Bize okulda
yaklaşık yirmi yıl boyunca binlerce gerekli ve ya gereksiz bilgiler
öğretildi,ezbertildi duruldu.Çünkü bilgilerle dolu olmak gerekiyodu,okumuş
olmak kültürlü ve bilgili olmak için olmazsa olmazdı.Peki ya bu bilgiler
bizi bilge yapıcak mıydı??Cevap yok.
Çocukken en çok sorulan sorulardan biri büyüyünce ne olucaksın? Hiç kimse
kalkıpta John  Lennon gibi mutlu olucam demiyo,çünkü bizde her zaman bir
yarış olayı vardır.Sen her daim komşunun oğlundan yada kızından bir adım
önde olmasın her kulvarda,çünkü beygirim ya ben.Onlardan daha fazla
para,ün,şan,şöhret istemiyorum belki ben? yada çobanlık yapmak istiyorum
belki çobanlık benim hayatımın keyifli geçmesi için gayet güzel bir yol
olamaz mı yani?? Ve ben bunu kalkıp çevremdekilere söylesem benim kafama
bişey felan düştü zannederler.Asıl konuya gelicek olursak nasıl mutlu
olucaz biz..
1-Öncelikle bildiğim şu kesin birşey mutluluk bir şeylere sahip olunduğunda
elde edilebilecek bir şey kesinlikle ve kesinkle değil.(a.Bir
ev,araba,elbise,saat yada telefon gibi bir şeyi satın aldığınız da,buna
sahip olduğunuzda bu şeyler kesinlikle sizi mutlu etmez. b.Yok hayır beni
etti diyenler bu sözüm size,o sahip olmayı çok istediğiniz ve ona sahip
olduğunuzda multu olucağınızı düşündüğünüz şey ile baş başa bir ada da
kalsanız o sizi ne kadar mutlu edebilecek bir düşünün bakalım. c.Bir miktar
para seni mutlu edicek sanıyorsan yanılıyorsun çünkü o miktar sahibi
olduğunda sana yine yetmicektir emin olabilirsin,bu örnek ev daha çok
ev,araba daha iyi bi araba şeklinde çoğaltılabilir.
2-Mutluluk asla bir varış noktası değildir.
Dünya gayreti sonucu geldiğin maddi noktayla mutlu oluyosan bir uyarım var
o nokta seni asla kesmicektir ve bu haz seni yine dürtüklicektir.Yani hep
daha fazlasını isticeksin bunu yapma.Eşyalarının tümü sende şu anda emanet
ve nefesin durduğunda hepsini başkaları kullanacak yani sen kiracısın
dostum bu hayatta.
Peki sonuç:Bunları yapmayalım da biz nasıl mutlu olsak ki?
Aldığın her nefes kardır önce bunu unutma.Bu dünyadan ne vazgeçilmezler
geldi geçti.Ne güçlü ne zengin ne sultanlar öldü gitti sen hala yaşıyosun
ve ne kadar şanslı olduğunun farkında değilsin.
Dostluklar kurmalısın sağlam,samimi içten arkadaşların olmalı.Hayatının
akıp gidişini beraber izlediğin ve keyif aldığın insanlar.
 Son nefesini vereceğin dakika bir sayaç gibi saniyelerini sayarken ve sen
sona ne kadar yaklaştığını bilmiyorsan eğer,her anının kıymetini bilmelisin
ve zindan etmemelisin kendine hayatı.Kaderine yön verirken şunu asla
unutmamalısın: Kader önüne ne getiriyorsa onu sakinlikle ve sevgiyle
kucakla...
Çok paran varsa bir çok kişinin hayatlarına dokun iyiliklerinle (maddi ve
ya  manevi).Ve işte senin paran bu sayede ölümsüz oldu..
 Bedenimizin gereksinimleri o kadar az ki;bedenimizden acıyı uzak
tutalım,kendimize yeni zevkler bulalım yeter.Doğamız bundan başka bir şey
istemez.İnsanlar dostlarıyla birlikte bir dere kenarında,çimenlerin
üstünde,koca bir ağacın gölgesi altında oturup neredeyse hiç para
harcamadan hoş vakit geçirip rahatlayabilirler.
Not*:Pek çok iş kolu,gerçek gereksinimlerinin farkına varamayan insanlarda
gereksiz bir satın alma arzusu uyanması için uğraş veriyordu.
 Not**:"İsteklerimizi belirleyenin kendi duyularımız değil de,sağdan soldan
duyduklarımız" olması ne üzüntü verici..
Not***:Dost sıcaklığının yerini tutsun diye kaşmir hırkalar
alıyoruz.Kafamızı derleyip toparlamamız gerekirken evimiz derli toplu
görünsün diye raflar satın alıyoruz.
Bizde satışa sunulan bu yüzeysel nesneler ile gerçek,derinde kalmış
gereksinimlerimiz arasında bir bağlantı olduğuna inanıyor; kurnazca
hazırlanmış bu tuzağa düşüveriyoruz.
**********************************************************************************************************************
Dışarıdan bir şeyler kazanabilmek için,

içeriden bir şeyler yitirmek.

Yani şan, şöhret, mevki,makam şatafat, ün, şan kazanmak için;
...
Huzurunu, boş zamanını ve bağımsızlığını,bütünüyle ya da önemli ölçüde

feda etmek;Büyük bir budalalıktır.

Mutluluk çok zordur ve içimizdedir.

Başka yerde bulunması imkânsızdır.

Sağlıklı bir dilenci, hasta bir kraldan daha mutludur.

Eksiksiz bir sağlıktan ve kusursuz bir bedenden daha iyi ne olabilir?

Sakin ve neşeli bir huy.Duru, canlı, nüfuz edici ve doğru kavrayan bir zekâ.

Ilımlı, yumuşak bir arzu ve bunlara uygun olarak iyi bir vicdan.

Bunların hepsi; yerini hiçbir rütbenin,

ya da zenginliğin dolduramayacağı üstünlüklerdir.

Rabindranaht Tagore

**********************************************************************************************************************
[image: Satır içi resim 1]

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.

<<kemalağa (2) -.jpg>>

Cevap