|
Bu kadar açık
ve nettir. Oraj POYRAZ
Feza
Tiryaki
: Ya hainsin ya değilsin!
6
Şubat 2014/İLK KURŞUN Öyle
birazcık
ondan birazcık şundan olmaz! Papatya
falında
yeniyetmeler sıraya dizerler: "Seviyor,
sevmiyor,
seviyor…" Evlenene memur
sorar: "Kabul ediyor musun, etmiyor musun? Bazı
durumlar
bu kadar açık yanıt ister"Onun
yaptıklarını, kim olduğunu biliyorum ama sesini seviyorum…"
demek olmaz! Her
şey siyah beyaz mı? Birazcık
gebelik
olur mu? Yaşamda
önümüze
hep iki yol çıkar. Okurken
bu
okulu seçtin, öğretmen oldun… Sanatçıysan,
Tanrı
vergisi yeteneğine kulak verdin, daha iyi meslekler var senin
için diye yönlendirenlere izin vermedin… Şimdi
yaşıyorsan,
o gün o saatte kaza yapan otobüse binmediğin içindir… O
kaldırımdan değil, bu kaldırımdan geçtin diye sokakta başına,
altıncı kattan genç Burak’ın başına düştüğü gibi o kocaman
duvar taşı düşmedi… Ecevit
inat
etmeyip, gazeteci Çölaşanların diline düşmeden, kendine, çok
hasta, zavallı bir ihtiyar, yürümekten aciz, altı bezli
geziyor denmeden, bu tür dedikodular göğe yükselmeden
gitmesini bilseydi, sonuna kadar koltukta kalma yerine ikinci
yolu, değişimi seçseydi, yerini yetişen genç bir devlet
adamına bıraksaydı, ilk seçimde adı sanı bilinmeyen, devlette
bir gün bile çalışmamış insanlar devletin tepesine
seçilebilirler miydi? Bilmek,
bilmemek. Bencilce,
aşağılıkça
kendi çıkarını düşünmek veya vatanın çıkarını en önde görmek… Ülkemizin
durumunu
görüyorsunuz. Yalan
üstüne
yalan deniyor topluma. Bile
bile,
isteyerek, düşünerek, kötülük etmek için yalan! Hırsızlık
üstüne
hırsızlık ediliyor. Vatan
yağmalanan
bir savaş malı (ganimet) oldu çoktan. Tüm
yasalar
bir kişinin sonsuz hâkimiyetine göre düzenleniyor… Mahalledeki
ergen
çocukların kavgası gibi kavgalar Meclis’te. Özerklik
diyen
haine ses çıkaran yok. On
iki yıldır paldır küldür yuvarlandığımız yerin son
noktasındayız. Seçimimizi
iyi
yapmak zorundayız! Ortadan
giderek,
yetmez ama evet diyerek, ama sesini seviyorum, o büyük
yazardır, o gazeteye alıştım, o televizyonu izlemeden duramam,
o diziye tutkunum ne yapayım diyerek olmaz bundan böyle. Önümüzde
kesin
iki yol var: Kurtuluş yolu. Ya
hainsin
ya değilsin! Öyle
birazcık
ondan birazcık şundan olmaz!"Benim kredi borcum n’olacak? Bu
sözler
de yan gelip yatan, ev içlerinde kocakarılar gibi vıdı vıdı
yapanların demeleri: "Dünyanın ucu uzun. Orası
tamam
da bu nasıl olacak? Hiçbir
şey
yapmadan, oturup gülerek, aklınca müthiş bir benzetmeyle, "Ayakkabı kutusu" hapishaneden
tahliye oldu!" deyip, bu acı duruma güldürücü karikatürler
çizerek mi, bunları paylaşarak kafayı bularak mı, haberlerde
koltuğunda kalkılıp bu durumla alay ederek mi, evinde kaç
milyon dolarla dolu ayakkabı kutularıyla yakalanan başı
bereli bu banka müdürüyle, oturduğun yerden yalnızca dalga
geçerek mi? Son
dalga
geçme haberi de bu: Yakalanmadan
önce,
magazin şarkıcısı Ebru’nun eşi, her tarakta bezi olan İranlı
Zarrab, "Bana soruşturma var mı?" diye aradığı o günün
bakanından şu yanıtı almış: "Valla böyle bir şey olursa
önüne yatarım!" "Dünyanın
kavgası
para üstüne"
kesin,
bu
AKP iktidarı için de denmiş "El atına binen de tez inermiş"
Bu da kesin… "Ova
sıçanı
gibi dikilenler"e
sormalı, "Hangi gün vardır akşam olmadık?" Seçimler
geliyor:
"Ne çaldın yüzüme, ne çalayım yüzüne!" diyenimiz var mı
hırsızların şahına… Ne
alandan
ne satandan değilsen, neden bu boş vermişlik? Açılımcılar
kraliçesi
(!), oğlumun gidemediği yer benim değildir diye
şehitlerin kanlarıyla kurulan bu yurdu teröristlerin
ağababalarına vermeye kalkışan minikliği kalmamış "Serçe"
yine gazete başlıklarında. Türk
okurunu,
en çok satan yazar, büyük yazar diye kandırdıkları "Baba
ve Piç" romanının yazarı, "Hayvan muamelesi gördük,
koyun gibi kesildik!" diyen Elif Şafak, "Türkler
Ermenileri kesti!" diyen Nobelli O.Pamuk’tan eksik
kalmamış, fazlasını demiş: "Sıradan
Türklerle
ne konuşacaksın. Kendileri
bu
ülkede hiçbir ayrıma uğramadan devletin tüm olanaklarını
kullanarak okurlar, adam olurlar. Vatanıma,
ulusuma
varlığım armağan olsun, "Ne mutlu Türk’üm diyene!" diyenlere
de etmedikleri sözü bırakmazlar. Bir
insan
ya bölücüdür, vatanını gözden çıkaran, yayılmacılarla, onların
uşakları kara yobazlarla anlaşmış bir satılmıştır. İkisi
arasında
olma şansımız yok! Ya
hainsin
ya değilsin! Öyle
birazcık
ondan birazcık şundan olmaz! Feza Tiryaki, 16 Şubat 2014/İLK KURŞUN a45UyF587661-201307301451-{{SN}} zaryop:jaro
-- Kendisiyle mesgul olamayan baskalariyla da mesgul olamaz. Sener Dilek
You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email to [email protected]. To post to this group, send email to [email protected]. Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat. For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out. |
