Hoooo, hooo!....
Bakın dinleyin, okuyun, anlayın.
Müslümanlar buna IKRA, IKRA, IKRA diyor.
Banka neymiş anlayalım.


Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA

------------------------------------------------------------------------

iRRasyonel ve Oğulları Bankası Kollektif Şirketi Açıldı
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2014/09/irrasyonel-ve-ogullar-bankas-kollektif.html>!

Son günlerin popüler konusu bankalar.
Bankalarımız hakkında spekülatif haberlere her gün bir yenisi ekleniyor.
Sıradan vatandaş da sosyal medyadan yorum ve çıkarımlarla bu anlamadığı
dünyayı değerlendirerek karmaşaya karmaşa ekliyor.
Ortada büyük bir sorun var ve böyle devam ederse bilgisizliğimiz yine
başımıza iş açacak.
Neyi mi bilmiyoruz; bankanın ne demek olduğunu.

Bankanın ne olduğu konusunda birçok tanım verilebilir.
Paranızı saklayan kuruluş, başkasının parasıyla para kazanan şirket,
fazla fonu olanı eksik fonu olanla buluşturan şirket ya da para ticareti
yapan kuruluş.
Bunlar gibi daha birçok tanım sıralayabilirsiniz.
Fakat banka bunların hiçbir değildir.
Bankanın iki sözcükten oluşan basit bir tanımı vardır: Güven kuruluşu.

Bu sözü reklam spotlarında duymuşsunuzdur mutlaka ama anlamının ne
olduğunu bilenin şu aralar maalesef olmadığı bir ülkede yaşıyoruz.
Yıllar önce ABD Merkez Bankası FED'in koridorlarında, merkez
bankacıların *"Aman bu gerçeği ticari bankacılara söylemeyelim"*
dedikleri şeydir güven kuruluşu.
İşte şimdi size o gerçeği açıklıyoruz.

Diyelim ki biraz paranız var ve tasarruf yapmayı düşündünüz.
Gideceğiniz yer bir bankadır.
Çünkü bilirsiniz ki paranızı bankaya yatırdıktan sonra dilediğiniz zaman
çekebilirsiniz.
Bu gerçekten büyük bir lükstür.
İşte sizin gibi tasarrufu düşünen insanlar paralarının hepsini
bankalarımıza yatırmışlardır.
Bankalarımıza sizin gibi vatandaşlar tarafından yatırılan para şu an
için 1,1 trilyon liradır (Bu tutarın içinde yabancı paraların da olduğu
gözden kaçırılmamalıdır).
Yani bu paraları yatıranlar her kimse, istedikleri zaman bankalarına
giderler ve paralarını çekebilirler.

Bankalar paranızı yatırdığınız için size üste para bile öderler.
Faiz dediğimiz bu parayı kredi verdikleri kişilerden elde ederler.
Araba, ev ya da şirket işleri için paraya ihtiyacı olanlar bankaya
giderler ve bankadan borç alırlar.
Fakat burada küçük bir ayrıntı var.
Banka, sizin gibi verdiği parayı her an gidip isteyemez.
Kredi verdiği kişilerle on yıla kadar uzayan vadelerle geri alım
sözleşmeleri imzalar.
Sonra da sizin paranızı geri almak için o sürenin dolmasını bekler.
Bankalarımızın, müşterilere verdiği kredilerin toplam tutarı şu an için
1,1 trilyon liradır.
Ne kadar ilginç değil mi, sizin yatırdığınız para ile verilen kredi
miktarı aynı.
Ama burada şaşılacak bir şey yok, bankacılığın tanımı da zaten bu değil mi?

Siz bunu düşünedurun, ABD Merkez Bankası çalışanlarının aklına bir gün
şeytanca bir soru takılır:
Eğer topladığımız tüm parayı kredi verdiysek ve kredileri hemen geri
çağıramayacaksak, parasını çekmek için gelenlere hangi parayı vereceğiz?

İşte Merkez Bankacıların, diğer bankacıların ve tabi ki sıradan
vatandaşın öğrenmesini istemedikleri gerçek burada yatmaktadır.
Bankaların kasasında çok az para vardır ve bu para mevduat sahiplerinin
*"minicik"* bir bölümüne ödeme yapmaya yetebilir.
Bu oran en iyimser tahminle %5'i geçmez.
Şaşırdınız mı?
Durun şaşırmayın, biraz daha bekleyin.

Bankalara para yatıran kişiler paralarını çekmeye gittiklerinde
*"emisyon hacmi"* denilen bir gerçekle daha yüzleşmek zorunda kalırlar.
Yeraltı tanrısı Hades'in ekonomik versiyonu olan Emisyon hacmi basitçe
bir ülkedeki basılmış toplam parayı ifade eder.
Daha açık söylersek nakit parayı.
Ülkemiz için bu tutar 85 milyar liradır.

Şimdi hikayemizi tersten bir daha anlatalım.
Parasını, hemen ödeme sözüne güvenerek bankaya yatıranların paralarını
çekmeye gittiklerini düşünelim.
Bankanın kasası müsait olsa da müşterilere ödenecek para emisyon hacmini
geçemeyecektir.
Yani 1,1 trilyon lira paranın sadece 85 milyarı ödenebilecektir.
Bu da mudilerin yatırdığı paranın sadece %7,7'sinin ödeneceği anlamına
gelir ki, geri kalanlar avuçlarını yalar.
Bu para çekilirse ne geri kalanlar paralarını alabilir ne de kredilerini
ödemek isteyenler ödeyebilir.
Yani aslında ortada tek bir gerçek vardır: Var sandığımız para aslında
yoktur!

Şimdi anladınız mı bankalar neden güven kuruluşudur.
Çünkü aslında elinizdeki para gerçekte yoktur da o yüzden.
Güven mekanizması işlediği sürece daha az insan parasını çekmek için
bankaya gidecek ve sistem işleyecektir.
Güven bozulduğunda ise herkes avucunu yalayacaktır.
O nedenle bankalara güveni bozacak her türlü yaklaşım insanın kendi
bacağına sıktığı kurşundur.
Bacaksız yaşamanın mümkün, parasız yaşamanın mümkün olmadığını
düşünenlerdensen, kurşunun nereye sıkıldığını sen tahmin et artık.

Ha bir de bankacılıkta güven benim için önemli değil diyorsan
*"iRRasyonel ve Oğulları Bankası Kollektif Şirketi"* mevduatını kabul
etmeye her zaman hazırdır.

------------------------------------------------------------------------

a45UyF587661-140916143515-01
^^^^^ <#BAS> - vvvvv <#SON>


 
-- 
Oraj POYRAZ

Carpe diem, quam minimum credula postero
Gunu yakala, yarina olabildigince az guven.(Horatius, Carmina, 1.11.8)

Latin Atasozu




ALI IMRAN - 7.Allah,Muhammed e kitabi indirendir.
***
Hitap edenin kim olduguna dikkat!.


 
Kiz bebegin sidigini temizlemek icin birkac kez su serpin; erkek bebegin
sidigini temizlemek icin citeleyin.

Buhari-Muslim-Muvatta-Ebu Davud-Tirmizi-Nesai



Risale-i Nur Kuran in aynasidir, bir mucize niteligindedir
...Risale-i Nur a kimse karsi koyamaz, onunla boy olcusemez, ona denk
tutulamaz

Sonmez Risalesi nde Risale-i Nur u ovmektedir.
Bu sozler onceleri Kuran icin soylenmist



Yunanistan kisa zamanda Mustafa Kemal kuvvetleri denen capulculari
tamamen tepeleyecektir.

Yazar Refi Cevat Ulunay - 08.09.1920



Ermenilere vilayetlerimizi peskes cekmeleri de (...) ihtimal bulunuyor.
Boyle bir vaziyette Ingiliz birliklerinin Ermenilere onculuk edecegi cok
muhtemeldir.

boyle bir hali biz dusmanlik olarak gormeye ve saymaya, mesru
topraklarimizi ve milli bagimsizligimizi kurtarmak icin mecburuz....

(30 Mayis 1919)
K. ATATURK



Tanri adina islenen cinayetlerin sayisi, seytan adina islenenlerden cok
fazladir.

Erica Jong



"Tanri kotulukten ve acidan korumak istiyor mu?
Fakat bunu yapmaya gucu mu yok?
Eger yoksa, O gucsuz, ya da kesinlikle her seye gucu yeten degildir.
Her seye gucu yeten fakat istemeyen mi?
Eger oyle ise , O kotudur, ya da kesinlikle tum iyilik degildir.
O, ne gucu yetiyor, ne de istemiyor mu?
O zaman. O'nu Tanri diye cagirmak sacma olur.
O, hem gucu yetiyor hem de istiyor mu?
O zaman kotuluk nereden geliyor?"


(Istencin Ozgur Secimi Uzerine. Giris.)
EPICURE



Filistinli Musluman Araplar, iki ayakli igrenc hayvanlardir

Menahem Begin, Israil Basbakani
Yilmaz Dikbas-EFENDI TERORISTLER
0532 233 31 52



Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]
<mailto:[email protected]>
        Ayrilmak isterseniz de :
[email protected]
<mailto:[email protected]>
        Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
        Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/


 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap