İki dikkat çekici nokta var.

Birisi Dersin Kürtleri milli mücadele sırasında da rahat durmamış.
Ardından yaşananları açıklıyor bu.

Ayrıca, okul kitaplarında laylaylom şeklinde anlatılanların arka planı o
kadar rahat değil.
Bunu görüyoruz.

Son günlerde 48-50 esirin kurtarılmasını milli mücadeleyle kıyaslayanlar
var.
Ona ölçü olsun istedim.

Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA

------------------------------------------------------------------------


  MUSTAFA KEMAL ERZURUMDAN SİVASA NASIL GELDİ?

Hayatımız boyunca sanki bir tekerleme gibi ayni sözleri tekrar eder
dururuz *"Mustafa kemal Erzurum Kongresinden sonra Sivasa geldi ve orada
Sivas Kongresini topladı"* Sanki herkes ve her şey hazır da Mustafa
Kemal günümüzdeki gibi uçakla veya trenle rahat koltuğuna uzanarak
geliyormuş gibi.
O günün şartlarını günümüzle kıyaslamak imkânsızdır ama en azından o
dönemi kötülemek yerine o günlerde işlerin nasıl yürütüldüğünü okumak ve
öğrenmek Türk aydınları için bir mecburiyet olmalıdır.

Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Erzurum’dan Sivas’a gelişleri, özellikle
Erzincan’dan sonrası yine çok cesur bir karar almayı ve özveriyi
gerektirmiştir.
Olayı Mustafa Kemal’in anılarından izleyelim.

*/"…Erzincan’dan batıya doğru yola çıktığımız günün sabahı, Erzincan
Boğazı girişine gelir gelmez, bir takım Jandarma erlerinin ve
subaylarının coşkulu ve korkulu bir davranışla otomobillerimizi
durdurduklarını gördük.
Durumu açıkladılar (Dersim Kürtleri boğazı tutmuşlar.
Tehlike var geçilemez"/*/(1) /

/Bunun anlamı açıkça: *"Durun, ileri geçemezsiniz burada kalıp Dersimli
çetelerin tasfiye edilip yolun açılmasını beklemelisiniz"* demekti.
Hıyanet şebekesi olarak adlandıracağımız, başta Doğuda bir Ermeni
Devleti kurmaya can atan Amerikalılar ve İngilizler olmak üzere
Hıristiyan Batı dünyası ve onlara paralel hareket etmeyi tercih eden
Müslüman Osmanlı Yöneticileri birlikte çalışıyorlardı.
İngilizler Binbaşı Novel ismindeki ajanları ve İstanbul hükümetine bağlı
valilerin desteği ile Dersim gibi Kürt asıllıların yaşadığı bölgelerde
faaliyet halindeydiler.
O günlerde özellikle En büyük Din âlimi Şeyhülislamın fetvaları ile
ülkenin her tarafında başlatılan isyanlar nihayet Sivas yolunu da kesmişti.
Sivas valisi Reşit Paşa ard arda mesajlar göndererek Mustafa Kemalin
Sivas’a gelmesini istemiyor, zor şartlar altında Sivas’a gelebilmiş bir
avuç vatansever insan da bir an önce kongrenin yapılmasını ve
bölgelerine dönmeyi düşünüyorlardı.
Bunun yanında Mustafa Kemal ve arkadaşları boyunlarında idam fermanı
taşıyorlardı./

/Şimdi yeniden Mustafa Kemale dönelim:/

/…//
Peki, iyi ama bu haydutların kuvveti nedir?
Neresini, nasıl tutmuş?
Ne kadar kuvvet gelecek?
Ne zaman gelecek?
(tipik bir kısa durum muhakemesi soruları) Bu bilmeceler çözülünceye
değin, geriye Erzincan’a dönmek ve kim bilir kaç gün beklemek gerek.
Bizim ise işimiz pek ivediydi.
Ben Erzurum ile Sivas arasındaki yolu belli bir süre içinde aşıp, belli
günde Sivas’ta bulunamazsam şurada burada, şundan ya da bundan ötürü
korktuğum ve beklediğim Sivas’ta ve her yerde duyulursa bozgun
başlayabilir işler altüst olabilirdi.
Öyleyse karar?
Tehlikeyi göze alıp yola koyulmak./

/Başka türlü de yapamazdık.
Yalnız küçük bir düzenleme yapmayı uygun buldum.
Ellerinde hafif makineli tüfekler bulunan özverili arkadaşlarımızdan
birkaçını (Osman Bey(2) bunların başında idi) bir otomobil ile kendi
otomobilimizin önüne geçirdik.
Sağdan soldan gelecek, uzaktan açılmış ateşlere önem verilmeyerek
otomobiller hızla karayolu üzerinde ileri yürümeye devam edecekler.
Vurulan ölen olursa onlarla ilgilenilmeyecek…
Tam karayolu üzerinde ve yakınında, yolu kapayan haydutlarla
karşılaşılırsa hepimiz otomobillerden atlayacağız ve bunlara saldırarak
yolu açacağız ve (sağ) kalanlar gene, kullanabilecekleri durumda olan
otomobillerle ve hızla ilerleyerek yola devam edecekler…
İşte verilen emir de buydu…
Kısacası yürüdük, boğazı geçtik ve 2 Eylül 1919 günü Sivas’a vardık".(/3)

Mustafa kemal yakın arkadaşlarının da içinde bulunduğu siyasi engellere
rağmen Kongre Başkanı seçilir ve Erzurum Kongresinde alınan bütün
kararlar ülkenin tümü için kabul edilir ve Müdafaai Hukuk Cemiyetinin
hepsi *"Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti"* adı altında bütünleşir.
Bu toplantıda tartışılan en önemli konulardan biri; şüphesiz ki Manda
meselesi olmuştur.
İstanbul’dan gelenler, eski ittihatçılar Amerikan mandasının kabul
ettirilmesi için büyük mücadele verirler.(4)

Sivas Kongresi Türk Demokrasi tarihinin ve ondan da önce, üçbin yıllık
Türk tarihi içinde bir dönüm noktasıdır.
Bunun sebebi, alınan kararlardan çok, Mustafa kemal Paşa’nın hemen hemen
yalnız başına verdiği büyük bir siyasi *"meydan savaşıdır"*.
Bu savaşın sonunda Türk insanı, ya kendisine verilecek (veya kendi gücü
nispetinde koparacağı) topraklar üzerinde, şimdiye kadar olduğu gibi
bağımsız bir ulus olarak varlığını sürdürecekti.
Yahut da son yüzyıl içinde gelişmiş genç bir batılı devlet; Amarika
Birleşik Devletleri veya Dünya’nın en büyük sömürge devleti Britanya
İmparatorluğunun sömürgesi olmayı kabul edecekti.
Halk egemenliği, ya istiklal, ya ölüm parolası ile yola çıkıldığı
unutulmuş gibi idi.
İstanbul’dan gelenlere, Samsun’dan beri beraber bulunan ekipten Albay
Refet ve Rauf Beyler de katılmış görünüyorlardı.
Manda teklifinin görüşülmesi, 8 Eylül günü, 25 delegenin imzasını
taşıyan ve *"Amerikan Mandası"* isteyen bir önerge ile gündeme alındı.

DİPNOTLAR:

(1) Binbaşı Noel’in Kürdistan Misyonu, s.
89, Celal Erikan, Komutan Atatürk, s.
491

(2) Osman Bey, Piyade yüzbaşısıdır.
Sivas Kongresinden sonra Mustafa Kemal Paşa tarafından Güneydoğu’nun
savunmasının düzenlemesiyle görevlendirilecek ve *"Tufan"* takma adı ile
büyük ün kazanacaktır.
Bknz.
E.
Aybars, s.
253

(3) Söylev-I, s.
60-61

(4) Bknz.
Uluğ İğdemir, Sivas Kongresi Tutanakları, s.
47-71(Türk Tarih Kurumu Yayınları, İkinci Baskı, Ankara-1988); Ceyhun
Atıf Kansu, Atatürkçü Olmak, s.
17-23 (Varlık Yayınları, İstanbul-1980); D.
Ergil, Milli Mücadelenin Sosyal Tarihi, a.
150-158)

Dr. M.
Galip Baysan

 

 

------------------------------------------------------------------------

a45UyF587661-140922165507-01
^^^^^ <#BAS> - vvvvv <#SON>

 

Oraj POYRAZ

Biz Allah Rasulunun zamaninda Kurandan on ayet okur ezberler, onu
hayatimiza tatbik eder, sonra bir diger on ayete gecerdik.

Abdullah Ibn-i Mesud




ZARIYAT - 56 Ben cinleri de insanlari da ancak bana kulluk etsinler diye
yarattim.
A RAF - 179 Andolsun ki, biz cinlerin ve insanlarin cogunu cehennem icin
yarattik.
Onlarin kalpleri vardir ama, anlamazlar.
Gozleri vardir ama o gozlerle gormezler...


 
Peygamber oruclu iken hanimlarini optu.

Ibn-i Kuteybe, Hadis Mudafasi

Orucluyken hanimini openin durumu soruldugundaPeygamber; Orucu
bozulmustur dedi.

Ibn-i Kuteybe, Hadis Mudafasi



Said-i Nursi, gundemi takip etmedigi icin yeniliklerden uzaktir.
Ona gore dunyada; vaktini gecirdigi medrese egitimi, buranin gundeminde
olan tartismalar ve bu donemde okudgu tarikat kitaplari vardir.
Ne Kur an i tanir ve bilir, ne de halki...
Halktan uzak bir gundemi vardir.
Kitaplarini halkin anlayabilecegi dilde yazmamistir.
Boylelikle eserlerini daha gizemli hale getirmistir.
Halktan bir cogu da anlamadigi seylere daha cok inanir olmustur.

(Tarihce-i Hayat 624)



Turkler kendi gucleri ile adam olamaz.
Ingilizler elimizden tutup bizi kurtaracak.

Yazar Refi Cevat Ulunay -21.05.1919



Rum, Ermeni gibi unsurlardan ayri ayri olusan bir takim ceteler, adi
hirsizlikla, ara sira da oldurmelerle mesgul olmuslar, Rum ve Ermeni
surgunu esnasinda bu unsurlardan ortaya cikan bazi ceteler ise siyasi
bir huviyet kazanmistir. Ruslarin istilasi baslayinca, memleket icinde
karisiklik meydana getirmek icin bunlar, Ruslar tarafindan da tesvik ve
denizden de desteklenmislerdir.

(22 Mayis 1919)
K. ATATURK



Cevaplari diz cokerek, ve gozleri kapali arayanlardan daha cahil ve ise
yaramaz insanlar yoktur.
Din, siradan insanlar tarafindan dogru, zeki insanlar tarafindan sahte,
liderler tarafindan kullanisli kabul edilir.

Seneca



"Tanri kotulukten ve acidan korumak istiyor mu?
Fakat bunu yapmaya gucu mu yok?
Eger yoksa, O gucsuz, ya da kesinlikle her seye gucu yeten degildir.
Her seye gucu yeten fakat istemeyen mi?
Eger oyle ise , O kotudur, ya da kesinlikle tum iyilik degildir.
O, ne gucu yetiyor, ne de istemiyor mu?
O zaman. O'nu Tanri diye cagirmak sacma olur.
O, hem gucu yetiyor hem de istiyor mu?
O zaman kotuluk nereden geliyor?"


(Istencin Ozgur Secimi Uzerine. Giris.)
EPICURE



Siyonizm, bir tur irkcilik ve irkci ayrimciliktir.
Dunya barisina tehdit olusturan Siyonizm i siddetle kiniyor ve tum
ulkeleri bu irkci ve emperyalist ideolojiye karsi cikmaya cagiriyoruz

Birlesmis Milletler Genel Kurul Karari No: 3379, 10 Kasim 1975
Yilmaz Dikbas-EFENDI TERORISTLER
0532 233 31 52



Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]
<mailto:[email protected]>
        Ayrilmak isterseniz de :
[email protected]
<mailto:[email protected]>
        Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
        Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/


 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap