------------------------------------------------------------------------

  Ekonomiden anlamayan golcüden de anlamaz!
  
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2014/10/ekonomiden-anlamayan-golcuden-de-anlamaz.html>

Futbolda işlerin kötüye gittiği zamanlarda futbolculara ödenen ücretler
eleştiri basamaklarının üst sıralarına tırmanır.
Özellikle de gol atma noktasında başarısız olan futbolculara.
Gerekçe basittir: *"Bu futbolcuya bu kadar ödenir mi?"*
Belki ne kadar ödenmesi gerektiği bilinse o kadar ödenmez ama
bilinmediği için ödenmiştir işte.

Futbol yorumcuları belli kıyaslamalar yaparak futbolculara ödenen
paraların ne olması gerektiğini tartışırlar.
Kıyaslamalar toplam maliyetler üzerinden yapıldığı için sonuç pek
aydınlatıcı olmaz çoğu zaman.
Mesela Ronaldo'ya verilen 21 milyon euro ile Burak Yılmaz'a verilen 3
milyon euroyu kıyaslamak muğlak bir sonuç verir.
Ronalda, Burak'tan 7 kat daha pahalıdır ama 7 kat daha iyi bir oyuncu
mudur sorusunun objektif bir yanıtı olmadığı için tartışmalar yetersiz
kalır.
Peki öyleyse, objektif çıkarımlar yapabilmek için nasıl bir kıyaslama
yapmalıyız?

iRRasyonel olarak bu çetrefilli soruya yanıt bulmak için istatistikler
ve İktisada Giriş kitabı arasında mekik dokuyan bir çalışma yaptık.
İktisatçılar, üretilen malların maliyetlerini uzun bir süre birbiriyle
kıyaslayarak ekonomiye yön verdiler.
Ama bir gün bunun pek de mantıklı olmadığını fark ettiler.
Yani Ronaldo'nun 21 milyonluk maliyeti ile Burak Yılmaz'ın 3 milyonluk
maliyetini kıyaslamak ekonomi bilimi açısından mantıklı çıkarımlar
yapmaya meydan vermiyordu.
İşte o zaman iktisatçılar marjinal maliyet denilen başka bir kavramı
keşfettiler.
Bu ölçü birimi onlara malları birbiriyle kolayca mukayese etmeye ve
ekonomik planlama yapmaya imkan veriyordu.
O günden beridir de ekonomide malların değeri marjinal maliyetleri ile
belirlenir.

Marjinal maliyet, kısaca üretim miktarını bir birim arttırdığımızda
toplam maliyetteki değişmedir.
Eğer telefon üretiyorsanız, telefonun tasarlanmasından başlayıp
satışıyla son bulan sürece toplam maliyet, bir adet daha telefon üretmek
için katlanılan maliyete marjinal maliyet denir.
Bu bakış açısını amacı futbol denen oyunda gol atmak olan golcü
futbolcular için uygulayacak bir model geliştirdik.
Temel varsayımımız şuydu: Ronaldo'ya bir yılda ödenen 21 milyon euro
kıyaslama yapmak için yeterli değildir; asıl bilinmesi gereken görevi
gol atmak olan Ronaldo'nun her attığı gol başına ne kadar ücret aldığıdır.
Bu onun marjinal maliyeti olur ki; eğer golcülerin marjinal
maliyetlerini bulursak onları birbirleri ile kıyaslayabilecek somut bir
kritere sahip oluruz.

Ronaldo'ya bir yılda ödenen toplam ücret 2013-2014 sezonu için 21 milyon
eurodur.
Ronaldo, o sezon toplam 51 gol atmıştır.
En önemli görevi gol atmak olan Ronaldo'ya attığı gol başına 411.765
euro ödenmiş demektir.
Yani Ronaldo'nun marjinal maliyeti 2013-2014 sezonunda 411.765 eurodur.

Aynı sezonda Burak Yılmaz'a ödenen ücret 3.160.000 eurodur.
Burak'ın attığı gol 18 olduğundan, Burak'ın marjinal maliyeti 175.556
eurodur.
İşte şimdi Ronaldo ile Burak arasında bir kıyaslama yapabiliriz.
Buna göre Burak Yılmaz'a sezonda bir gol atması için 175.556 euro
ödenirken, Ronaldo'ya 411.765 euro ödenmektedir.
Ronaldo'ya ödenen Burak'a ödenenin 2 katından biraz fazladır.
Peki bu mantıklı mıdır?

İşte bu noktada bilanço tanımlamasıyla, elinizdeki *"ticari malın"*
piyasa değerinin ne olduğuna bakabilirsiniz.
Ronaldo'nun piyasa değerinin 144 ila 167 milyon dolar arasında olduğu
bazı kaynaklarda belirtiliyor.
Burak'ın piyasa değerinin 20 milyon dolar seviyelerinde olduğu söyleniyor.
Şimdi her iki rakamı birlikte yorumlayalım.
Piyasa değeri 7 kat fazla olan bir futbolcuya gol başına sadece 2 misli
fiyat ödemek sizce bir çelişki içermiyor mu?

Bu çelişkinin ne olduğunu bulmak için biraz daha ilerleyelim.
Ronaldo ile Burak'ın bu sezonki marjinal maliyetlerine bakalım.
Ronaldo'nun bu sezonki marjinal maliyeti şu an için 1 milyon euro.
Burak'ınki ise 750.000 euro.
Aradaki fark neredeyse kapandı.
Yani kaba bir yorumlama ile Ronaldo ve Burak'ın attıkları gol başına
aynı ücreti aldığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Peki sizce bu mantıklı mı?

Birkaç yerli futbolcunun daha marjinal maliyetini bularak bu soruya
yanıt vermeye çalışalım.
Son milli maç için A Milli Takım kadrosuna gol atmaları için çağrılan
diğer iki futbolcumuza bakalım.
Bir Umut Bulut, diğeri Mustafa Pektemek.

Umut Bulut, 2013-2014 sezonunda 2.440.000 euro ücret elde etti.
Aynı sezonda attığı gol sayısı 8.Bu durumda takımına marjinal maliyeti
305.000 euro.

Mustafa Pektemek'in ise 2013-2014 sezonunda elde ettiği ücret 1.194.346
euro.
Aynı sezonda attığı gol sayısı 3 olduğuna göre marjinal maliyeti 398.115
euro.

Şimdi bu dört futbolcunun marjinal maliyetlerini euro cinsinden tekrar
belirtelim:

Burak Yılmaz; 175.556 Euro

Umut Bulut; 305.000 Euro

Mustafa Pektemek; 398.115 Euro

Cristiano Ronaldo; 411.765 Euro

Üç yerli golcünün marjinal maliyetleri neredeyse Ronaldo'nunki kadar.
Yani Mustafa ile Ronaldo'ya 1 gol atsın diye takımlarının verdiği ücret
hemen hemen aynı.
Bu gerçekten çok düşündürücü ve vahim bir tablo.
Çünkü bu iki futbolcunun piyasa değerleri arasında korkunç bir uçurum var.
Öyleyse şu çıkarımı artık kolayca yapabiliriz: _*Yerli golcülere ödenen
ücret çok uçuk!*_

İşte futbolumuzun temel sorunu budur.
Golcülerin maliyeti değil marjinal maliyeti yüksektir.
Bu sonuçları herkes istediği gibi yorumlayabilir.
Ama şu değerlendirmeyi eleştirmek pek mümkün gözükmüyor: Ekonomiden
anlamayan golcüden de anlamaz!

------------------------------------------------------------------------

a45UyF587661-141030113729-01
^^^^^ <strict.html#BAS> - vvvvv <strict.html#SON>


 
-- 
Oraj POYRAZ

Ad augusta per angusta
Doruklara dogru dar yollardan
(Basari kolay kazanilmaz)
(Hernani, Victor Hugo - sahne IV)

Latince Atasozleri




FUSSILET - 34 Iyilik ve fenalik bir olamaz.
Sen fenaligi en guzel sekilde karsila.
O zaman aranizda dusmanlik bulunan kimse ile bile yakin dost oldugunu
gorursun.
***
SURA - 40 Bir kotulugun karsiligi ona denk bir kotuluktur.
Fakat kim affeder ve barisirsa onun mukafati Allah a aittir.
Suphe yok ki o zalimleri sevmez.
BAKARA - 179 Ey akli erenler!
kisasta sizin icin hayat vardir... veya
MAIDE - 45 O kitapta cana can, goze goz, buruna burun, kulaga kulak,
dise dis ve yaralara karsi yaralari odesme yazdik.
Fakat kim sadaka olarak bagislarsa, bu ona kefaret olur...


 
Ayse nin yasi
TALAK 4.kadinlariniz icinden adetten kesilmis olanlarla, adet
gormeyenler hususunda tereddut ederseniz, onlarin bekleme suresi uc aydir.
Gebe olanlarin bekleme suresi ise, yuklerini birakmalari (dogum
yapmalari)dir.
Kim Allah tan korkarsa, Allah ona isinde bir kolaylik verir.
Rivayete gore soyle demistir: ben alti yasinda bir kiz iken nebi salla
llahu aleyhi ve sellem beni akd ve nikah eylemisti.(uc sene sonra) biz
medine ye hicret ettik.
Haris ibn-i hazrec ogullarinin menziline indik.
Muteakiben ben, sitmaya tutuldum.
Bu cihetle sacim dokuldu.(hastaliktan kurtulduktan sonra) sacim
gurlesti, uzayip omuzlarima dokuldu.
Bir kere ben, arkadaslarimla beraber salincakta oynarken annem ummu
ruman bana dogru geldi ve beni cagirdi.
Ben de annemin yanina geldim.
Beni ne edecegini bilmiyordum.
Annem elimi tuttu.
Ta evin kapisi onun (e geldigimizde ora) da beni durdurdu.
Ben de yorgunluktan kaba kaba soluyordum.
Nihayet solugum biraz yatisti.
Sonra annem biraz su aldi.
Onunla yuzumu, basimi sivazladi.
Sonra beni eve koydu.
Evde ensar dan birtakim kadinlar hazir bulunyordu.
Bunlar bana: - hayir ve bereket uzere geldin, hayirli kismet getirdin!
Di(ye alkisla) dilar.
Annem beni bu kadinlara teslim etti.
Bunlar da benim kiligimi, kiyafetimi duzlediler ve resulullah a teslim
ettiler.
Beni hicbir sey $ikmadi.
Ancak resulullah sallallahu aleyhi ve sellemi habersiz gorunce
$ikildim.(resulullah bir sedir uzerine oturmustu.
Yaninda ensar erkeklerinden, kadinlarindan oturanlar vardi.
Beni resulullah yanina oturttu).
Ensar kadinlari beni resulullah a takdim ettiklerinde ben dokuz yasinda
bir kizdim.
Buhari, e s sahih, kitabu menakibi l-ensar/44; tecrid, hadis no:1553;
muslim, e s-sahih, kitabu n-nikah/69, hadis no:1422



Risale-i nur oyle degerli bir kitaptir ki ,kuranin onda yansiyan
nurlarina hizmet etmek ,askerlikten ve kutsal savastan daha ustundur.
benim elimde firsat ve param olsa, Risale i nur hizmetinde olan degerli
kardeslerimi askerlikten kurtarmak icin; bin lira karsiliginda bile olsa
bedeli oder ve kurtaririm onlari.

Lemalar | On Altinci LemA a | 156
Said-i Nursi



Halifenin muttefiki olan Ingilizler Pinarbasi'na dogru geliyorlar.
Onlarla birlik olup Kuva-i Milliyecileri yenecegiz.

Delibas Mehmet -1920
Ingiliz Karadeniz Ordu Komutani General Milne'nin Londra'ya Ingiliz
Genelkurmayi'na yazdigi rapor'dan



Tarihte emsali gorulmemis olan bu vahsetin faili Ermeniler olup,
Muslumanlar ancak namus ve hayatlarini muhafaza kaydiyla mukavemet ve
mudafaada bulunmuslardir.
Yirmi gun devam eden Maras katliaminda Muslumanlarla birlikte sehirde
kalan Amerikalilarin bu hadise hakkinda Amiral Bristol a cektikleri
telgraf, facia sebeplerini, tekzip edilemez bir sekilde tayin etmektedir.
General Keret in geri cekilmesiyle neticelenen bu muharebelerden sonra
Kuvayi Milliye ye teslimiyet arz eden muharip Ermeni kuvvetlerine karsi
hicbir ceza tatbik etmeyip bilakis onlari sefkatli sinesine ve
himayesine alan milletimizin alicenapligini Maras Ermenileri de minnet
ve sukran ile teyit etmektedirler.
Su halde Ermenilerin intikam fikri ve tecavuzleri neticesi meydana
gelmis bazi vakalar var ise, bunlarin mesuliyeti milletimize degil
bizzat Ermeni milletine ve onun tahrikcilerine ait olmak lazim gelir.

(20 Subat 1920)
K.ATATURK



Asla rakibinizin ustun bir yani oldugunu kabul etmeyin.

Joseph GOEBBELS
(Hitler in Propaganda Bakani)



PEZEVENK
. . . . . .
Dunya ahvalinden haberi yoktur
Sohbeti din ile acar pezevenk
Komsusu ac iken kendisi toktur
Sanki melek olmus ucar pezevenk
. . . . . .
Karanlik islerde ziplama ister
Evine granit * kaplama ister
Dunya mektebinden diploma * ister
Insanlik dersinden kacar pezevenk
. . . . . .
Herkesin kabina cesmesi akmaz
Erkek sinekleri hareme sokmaz
Fakir komsusunun yuzune bakmaz
Selamsiz sabahsiz gecer pezevenk
. . . . . .
Sanirsin Allah'la akde oturmus
Cennete giderken macun goturmus
Huriler'i dizip isi bitirmis
Simdi gilmanlari secer pezevenk
. . . . . .
Aydinliga dusman yobazin dolu
Hu cekerken sismis agzinda dili
Erbabi, ulkede bunlardan dolu
Durmadan zehrini sacar pezevenk

Asik ERBABI



Zaman icinde Filistin in tamamina yayilacagiz

Prof.Dr.Haim Weizmann, Israil Devlet Baskani
Yilmaz Dikbas-EFENDI TERORISTLER
0532 233 31 52



Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]
<mailto:[email protected]>
        Ayrilmak isterseniz de :
[email protected]
<mailto:[email protected]>
        Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
        Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/


 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap