* 'Biz Kobani’yi kurtaramayız!' <#mozTocId913248>
      o 18 KİŞİ KAÇMAK İSTEDİ <#mozTocId319294>
      o KEŞİF GRUBA KANASLA SALDIRDILAR <#mozTocId222382>
  * IŞİD'in keskin nişancısı öldürüldü! <#mozTocId104047>
      o Peşmergeden füze ve top yağmuru <#mozTocId240692>
      o Kobanililer geri dönüyor <#mozTocId359001>

Ard arda iki haber, birisi Kobani için umutsuzluk dolu, diğeri moral
pompalıyor.
İlkine bakarsak Kobani bitmiş, umut yok, diğerine bakarsak Kürt güçleri
günden güne ilerliyor.
Her iki haber arasında sadece bir gün var.
Kötümser olan Taraf kaynaklı, iyimser olan Vatan kaynaklı.

Kafa karıştırıcı şeyler bunlar.
İnsanlar kolayca anlıyor ki, bir medya oyunu, bir kamuoyu mühendisliği
çabası var.

Benim düşüncem şu.
Kobani gerçekten de umutsuz.
Kobani konusunda Kürtler de ümitsiz.
Düşmanları Türk ordusu gibi değil, teslim olmak adamı kurtarmıyor.
Yaptırımları da sert, öyle yargılama, hapis cezası, eli yüzü düzgün bir
cezaevinde cezanın infazı falan yok.
Adamı sürü haline sokup, kendi ayaklarıyla ölüm yerin koşar adım
getiriyorlar, bazen yan yana dizip bir defada kurşuna diziyorlar.
Bazen koşarak ölüm noktasına geleni, geldikçe kafasına kurşun sıkarak
öldürüp, doğrudan dereye ya da çukura ittiriyorlar.
Bunlar gene iyi.
Bir de, yere yatırıp kurbanlık koyun gibi böğürte böğürte kesiyorlar.
Tam bir can pazarı.
Evet dostlar savaş budur, böyle bir şeydir.
Ne Kürtler ne Türkler daha bu güne kadar savaş görmedi.
Düşük yoğunluk savaş dedik biz.
Kürtler gerilla savaşı dedi.
Yalandır bunlar neresinden bakarsanız bakın savaş değil.
Çünkü az çok bir hukuk, bir hükümran ve sorumlu devlet var.
Bakın dağlarda çetecilik yapanlar içinde, devlet görevlileri içinde az
çok mahkeme var.
İnfaz var.

Peki bunca laf ne demek?
Eğer bir gün gerçekten Kürt ve Türk halkı kapışırsa ne olur, nasıl olur?
Ben işte onu misal getiriyorum.
IŞID ve PYD nasıl savaşıyorsa öyle savaş olur.
Yasa falan olmaz.
Mahkeme, soruşturma, hakim, savcı, avukat, hapishane, gardiyan falan yok.
Tutan tuttuğu yerde, bulan bulduğu yerde indirir.
Güç yetireni yüreğindeki vicdan ölçülerinden başka tutan olmaz.

Bilmeyen, anlamayan, cehalette inat ve israr edenler için hep verdiğim
örnek aynı.
Ermeniler ve Türkler.
1900‘lerin etrafında yaşanan olaylar.
Karşılıklı katliamlar, tehcirler, etnik arındırmalar, bütün dünyaya
saçılmış mülteciler, mübadiller.
Ve sonsuz derinlikte, kapkara bir nefret.
Bin yıllar ötesine uzanan bir kan davası.
Emin olun hiç fark yoktur.
Ermeniler farklı, Kürtler farklı diye düşünmeyin.
Osmanlı Ermenilerinin Türklerle hukuku zannetmeyin ki, Kürtlerle
Türklerin hukukundan daha az, daha zayıf olsun.
Hep söyleriz et-tırnak misali.
İşler sivil savaş noktasına geldiğinde aynen öyle olur.
Tırnağı etten çıkarımış gibi can yakar.

Türklerden yana çok sorun yok, bana göre.
Geçmişte az  çok sorunlar yaşanmış olabilir.
Ancak, Kürtlerin vatandaşlık haklarından mahrum edildiğine dair bir
işaret de yoktur.
Yaşanmış sorunlar büyük oranda siyasi talepler nedeniyle yaşanan
kalkışmalardan kaynaklanmıştır.

Ancak, Kürtler için durum farklı.
Kürtler Türklerin veremeyeceği, katlanamayacağı şeyler istiyor.
*Tam bağımsızlık, özerklik, özel siyasi statü istiyorlar.*
Ve geçmişte yaşanan bütün kalkışmalarda talep edilen de bundan farklı
değildir.
Kimse bizleri çocuk kandırır gibi kandırmaya kalkmasın.
Geçmişte yaşanan kalkışmaların hiç birisi eşit haklar, eşitlik ve adalet
için yapılmış değildir.
Böyle pazarlık olmaz, bundan iyi bir sonuç çıkmaz.
Basit bir alışverişte dahi bir pazarlığın koptuğu nokta vardır.
Ya Kürtler eşit şartlarda vatandaşlık hukukuna razı olacaklar, ya da
taleplerini kan dökerek almaya çalışacaklar.
Ben daha önce bunun maliyetini ortaya koydum.
Daha başka bir makul seçenek yoktur.

Bundan sonrası Türklerin elinde değil, Kürtlerin elindedir.
Tıpkı Bekir COŞKUN’UN dediği gibi.
*YİNE DE SEN BİLİRSİN.*


Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA

------------------------------------------------------------------------


  *'Biz Kobani’yi kurtaramayız!'*

03 Kasım 2014 Pazartesi - 6:47

Türkiye’ye gelen peşmergelerden bir kısmı firar etti, bazıları ise
Kobani’ye gitmek istemedi.
Sınırı geçen peşmergelerin yanında yiyecek olmadığı için Kobani’ye
lahmacun gönderildi.
Ayrıca peşmergenin Kobani'ye keşif için gönderdiği tim yolda saldırıya
uğrayınca *"Biz Kobani’yi kurtaramayız"* dedikleri ifade edildi.

152 kişilik Peşmerge grubunun, Kobani’ye intikali sırasında yaşananların
*"film senaryolarını"*bile geride bıraktığı ortaya çıktı.
Belirli bir savaş tecrübesi olmayan peşmergelerin, Kobani’de savaşmak
istemeyip bu konuda *"direndikleri"*ve bu yüzden Türk yetkilileri zor
durumda bıraktıkları belirlendi.
İki günlük malzeme ile yola çıkan peşmergelerin, yiyecek ve içeçek
ihtiyaçlarının Türkiye tarafından karşılanması da dikkat çekti.
Bu kapsamda, Kobani’ye geçen peşmerge grubuna, Türkiye’den lahmacun
servisi bile yapıldı.
Peşmergelerin 5 günde yaşadıkları şöyle:


    *18 KİŞİ KAÇMAK İSTEDİ*

Kobani’de IŞİD ile savaşmak için, 152 kişilik bir peşmerge grubu
karadan, bir uçak dolusu peşmerge de havadan olmak üzere 29 Ekim
<http://www.gazetevatan.com/arama/?Keyword=29%20Ekim>’de Türkiye’ye
giriş yaptı.
Bu esnada, yaklaşık 200 kişilik bir peşmerge birliği, Kobani’de savaşmak
için Türkiye sınırlarına giriş yaptı.
Peşmerge grubundan dokuz kişi Erbil
<http://www.gazetevatan.com/arama/?Keyword=Erbil>’den hareket esnasında,
ikisi Silopi <http://www.gazetevatan.com/arama/?Keyword=Silopi>’de, beşi
de değişik yerleşim birimlerinde olmak üzere toplam on sekiz kişi
*"intikal sırasında"*firar girişiminde bulundu.
Peşmerge grubunda yer alan tüm askerlerin isimleri Türk devletine
verildiği için, bu kişilerin firar ettiği tespit edildi ve güvenlik
güçleri tarafından yakalanarak geri getirildi.

29-30 Ekim tarihlerinde, Peşmergelerin Kobani’ye geçmeleri için hazırlık
yapıldı.
Bu esnada Peşmergeler, sınırın öteki yakasına geçmek istemediklerini
Türk yetkililere bildirdiler.
Ve *"Biz burada kalıp, PYD mensuplarını eğitelim"*teklifi getirdiler.
Türkiye ise bunun mümkün olmadığını ve mutlaka Kobani’ye geçmeleri
gerektiğini bildirdiler.
Bu sırada, sınırın yakınlarından top mermisi patladı.
Bu gelişme üzerine, peşmergelerin bir kısmı yine gruptan ayrılmak istedi.
Bu kişiler de yakalanarak tekrar gruba getirildi.

İlk geçiş sırasında 152 kişilik gruptan 116’sı geçerken, 27’si
Türkiye’de kaldı.
Ancak bu kez de bir kısmı hasta olduğunu öne sürerek yine Türkiye’de kaldı.
Geçenlerin de bir kısmı ikinci gün geri döndü.
Şu anda Peşmerge grubundan yaklaşık 100 kişinin Kobani yakınlarında
olduğu tahmin ediliyor.
Savaşmak için Kobani’ye geçen peşmerge grubu ise İŞİD militanlarının
bulunmadığı Kobani’nin batı bölgesine yerleştirildi.
Peşmergeler koordinatların kendilerine bildirilmesini ve Kobani’ye
uzaktan ateş desteği vermeyi önerdiler.

Öte yandan peşmerge grubunun iki günlük malzeme ile Türkiye’ye geldiği
ortaya çıktı.
Bu nedenle gruba, yakıt, askeri techizat ve yiyecek desteği sağlandı.
Kobani’ye geçen peşmergelere de, silah ve yiyecek desteği yapılmaya
devam ediliyor.
Hatta, geçtiğimiz günlerde Kobani’ye geç en peşmergelere lahmacun
servisi bile yapıldı.
Şu anda, yiyecek, içeçek, benzin ve silah gibi tüm ihtiyaçlar
Türkiye’den karşılanıyor.
Peşmergeler, *"Niye yanınızda malzeme getirmediniz"*diye soran güvenlik
güçlerine, *"ABD ve siz söz verdiniz"*yanıtını verdiler.


    *KEŞİF GRUBA KANASLA SALDIRDILAR*

Güvenlik uzmanları, Erbil’den gelen Peşmergelerin *"savaşma"*konusunda
yeterli tecrübeleri olmadığı için, sıkıntı yaşadıklarını kaydettiler.
Hatta ilk gün peşmergelerden bir grubun keşif için Kobani’ye gittiği,
IŞİD militanların ise keşif koluna kanas ve roketlerle saldırıda
bulunduğu öğrenildi.
Bunun üzerine geri gelen peşmergelerin, *"Biz Kobani’yi
kurtaramayız"*yorumunda bulunduğu öne sürüldü.

KAYNAK: TARAF

------------------------------------------------------------------------


  *IŞİD'in keskin nişancısı öldürüldü!*

06 Kasım 2014 Perşembe - 9:01

IŞİD'in keskin nişancısı öldürüldü!

Kobani’de IŞİD’in keskin nişancısı etkisiz hale getirildi.
Öte yandan, Kobani'deki IŞİD kuşatması YPG'ye gelen peşmerge desteği ile
giderek zayıflarken, sivillerin kente geri dönmesinin de hızlandığı
bildirildi.

Kobani-Suruç sınırında bulunan Rûdaw muhabiri, YPG ve Peşmerge
Güçleri’nin düzenlediği operasyonda, IŞİD’in kanas marka suikast silahı
kullanan keskin nişancısının öldürüldüğünü bildirdi.

Koalisyon güçlerine ait savaş uçakları da, saat 18.30 sıralarında IŞİD
hedeflerine üç saldırı düzenledi.

Saldırılardan biri Kobani kent merkezindeki Kaniyê Kurdan Mahallesi’ne,
biri kentin doğusunda bir köye, biri de güneydoğudaki mevzilere yapıldı.
Hava saldırısıyla kooridenli olarak karadan operasyon düzenleyen YPG
savaşçılarıyla Peşmerge Güçleri, IŞİD’e ait iki aracı imha etti.

Mevzide, intihar saldırısı düzenlemeye çalışan bir IŞİD’li de Kürt
Güçleri tarafından farkedilip öldürüldü.


    *Peşmergeden füze ve top yağmuru*

Peşmerge Güçleri, Rojava’nın Kobani kentindeki IŞİD mevzilerine bugün
öğle saatlerinde yoğun top ve füze saldırısı başlatmıştı.

ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun savaş uçakları da, Kobani’nin
20 kilometre batısında bulunan ve IŞİD’in Rakka
<http://www.gazetevatan.com/arama/?Keyword=Rakka>’dan takviye güç ile
silah ve mühimmat getirttiği yolun üzerinde bulunan Xerabisan köyündeki
hedefleri bombalamıştı.

Halk Savunma Birlikleri (YPG) ve Özgür Suriye
<http://www.gazetevatan.com/arama/?Keyword=Suriye> Ordusu (ÖSO)
savaşçıları da, Kobani – Halep
<http://www.gazetevatan.com/arama/?Keyword=Halep> karayolunda IŞİD
mensuplarına saldırı düzenliyor.
IŞİD örgütü, dünden bu yana Kobani’de saldırılara karşılık veremiyor.


    *Kobanililer geri dönüyor*

Öte yaandan, Kobani'deki IŞİD kuşatması YPG'ye gelen peşmerge desteği
ile giderek zayıflarken, sivillerin kente geri dönmesinin de hızlandığı
bildirildi.

BBC'ye konuşan şehirdeki bir sivil, çatışmalarda Kürt güçlerinin
üstünlük kurmaya başlamasıyla birlikte 2000'e yakın sivilin geri
döndüğünü açıkladı.

Kobani'den BBC Farsça'ya bilgi veren Roşan İso adlı sivil, *"Bir süre
önce kentte 1500 sivil vardı son dönemde bu rakam 2800-3000'e çıktı"* dedi.

Şehirdeki son durum hakkında çarpıcı bilgiler veren Roşan İso, şöyle dedi:

/"Birçok Kobanili, mülteci kamplarında yaşamaktansa kentlerine geri dönüyor.
Kentte savaşçı olmayan kadınlar da var.
Yaralılara bakıyor, elbiseleri yıkıyorlar.
Evimden IŞİD bölgesine doğru 500 metre güvenli.
Sonra bir ara bölge var.
700 metre sonra da IŞİD.
Sivillerin geri dönmeye başlaması kentte morali yükseltti"
/

/http://www.gazetevatan.com/isid-in-keskin-nisancisi-olduruldu--694469-dunya/
/

------------------------------------------------------------------------

a45UyF587661-141106105736-01
^^^^^ <strict.html#BAS> - vvvvv <strict.html#SON>

 
-- 
Oraj POYRAZ

Millete efendilik yoktur.
Hizmet vardir.
Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.
1921.

K.Ataturk




Biz, yeryuzunu bir dosek, daglari da birer kazik yapmadik mi?

NEBE/6-7


 
Resulullah (sav):
Ben kiyametin kopacagi ayni saatte gonderildim.
Ancak, sunun sunu gecmesi gibi ben kiyamet saatini gecip biraz evvel geldim!
buyurdular ve orta parmagi ile sehadet parmagini gosterdiler.

Sahih-i Muslim
Hadis No: 5026



Said-i Nursi, kendi kitabina kanit olarak, kendisinin ve yandaslarinin
ruyalarini gosterir.
Soyledigine gore, bu ruyalarda ozellikle Hz.Ali ve Gavs-i Azam dedigi,
Naksibendi ve Kadiri tarikati seyhi Abdulkadir Geylani, ruyasinda bu
kitaplarin yuzde yuz dogru oldugunu soylediklerini dile getirir.
Hz.Ali ve Naksibendi tarikatina yakinligindan $ik $ik soz edilir.

($ikke-i Tasdik-i Gaybi-16,21-26) (Mektubat 347) ($ikke-i Tasdik-i Gaybi
131,132) (Tarihce sh.492) (Tarihce-i Hayat 120) (Lemalar 235)



Anadolu ile degil, Yunanistan ile anlasmaliyiz.

VAHDETTIN (Osmanli Padisahi) - 15.10.1920



vatanimiz icinde bagimsiz Ermenilik teskili gayesine yonelik harekata
karsi birlikte mudafaa ve mukavemet mesru esasi kabul edilmistir.

(11 Eylul 1919)
K.ATATURK



Butun insanlar ayni dilde gulumser...

George Carlin



Bir ulus kendi icindeki aptal ve hatta muhteris olanlarla bas edebilir
Fakat icersindeki satilmis ve hainlerle yasayabilmesi olanaksizdir.
Sinirlari zorlayan dusman silah ve alemlerini acikta tasidigi icin daha
az tehlikelidir.
Fakat bir hain, hain gibi gorunmez,
kurbanlari ile ayni aksanda konusur,onlarin cehresine burunur ve
onlarin argumanlarini kullanarak ulusun politik yapisina nufuz eder,
butun kapilardan serbestce gecer, sesi en ust duzey hukumet
koridorlarinda duyulur,
ulusun ruhunu curutur
Politik yapiya her turlu hastalik bulastirarak yasam gucunu elinden alir
Bir katil daha az korkuludur.

Marcus Tullius Cicero
(M.O.106-M.O.43)



Gunumuzun Arap dunyasi, barbarlarin dunyasidir

Prof.Dr.Benny Morris, Israilli Tarihci
Yilmaz Dikbas-EFENDI TERORISTLER
0532 233 31 52



Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]
<mailto:[email protected]>
        Ayrilmak isterseniz de :
[email protected]
<mailto:[email protected]>
        Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
        Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/


 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap