------------------------------------------------------------------------
Yöneticiliğini bilmem ama kadınlığına diyecek lafım yok! <http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2014/11/yoneticiligini-bilmem-ama-kadnlgna.html> Üniversiteyi yeni bitirmiş ve bir finans kuruluşunda işe başlamıştı. İyilerin daima kazandığı bir finans dünyası ütopyasına inanıyordu. İlk gün çalan telefonlara ne demesi gerektiğini Müdüründen öğrenmişti: *"Sistem çalışmıyor, biz size döneriz!"* O gün ağlayarak eve gitmişti, çünkü hayatında ilk kez yalan söylüyordu. İşleri çabuk öğrenmişti ama diğer portföy yöneticileri kadar başarılı değildi. Nedenini o gün Müdürü söylemişti: *"Çocuk gibi görünüyorsun, saçlarını boyat!"* Hayatında ilk kez saçlarını boyatmıştı. Yeni işini sevdikçe müşteriler de artmaya başlamıştı. Müşterileri ikna edip paralarını yönetme yetkisini almak gerçekten zor işti. Onlara büyük bir güven ve ikna edici bir finansal plan sunmak gerekiyordu. İş arkadaşlarına ne yapması gerektiğini sormuştu. Onların hikayesini dinlerken dehşete düşüren ortak bir özellikleri dikkatini çekti. Her birinin iki ya da üç sevgilisi vardı. Üstelik arkadaşlarından bazıları evliydi. Oysa kendisinin hayatı boyunca erkek arkadaşı bile olmamıştı. Bu ona göre bir şey değildi. Dikkatini herkesin bir başarı abidesi saydığı Müdürüne çevirmişti. Belki ondan bir şeyler öğrenebilirdi. Şirketin Müdürü işinde gerçekten çok başarılıydı. Üst yönetimin gözdesiydi. Hiç kimse onun kadar fazla fon yönetemiyor ve gelir elde edemiyordu. Odasına girip de kendisiyle görüşen her müşteri ertesi gün tüm parasını şirkete getiriyordu. Tüm müşterilerin parasını ertesi gün getiriyor olmaları tuhaf ve inanılmayacak bir şeydi. Bu kadar kısa sürede... Acaba Müdürü nasıl bir finansal plan sunuyor diye düşünüyordu. Bir kadın yöneticinin bu ölçüde başarılı olması önemliydi ve Müdürüne hayranlığı her geçen gün artıyordu. Bir gün Müdürüne müşterilerinin sermaye arttırımına katılımlarıyla ilgili önemli bir konuyu danışmıştı. Müdürü bir süre düşündükten sonra, *"Kafana göre takıl!"* demişti. Bu kadar önemli bir konunun kendisi gibi bir çaylağa bırakılmasına şaşırmıştı. Muhtemelen Müdürü piyasaların kötü gidişi üzerinde kafa yoruyordu. Yoksa neden kendisine cevap vermesindi ki. Bir yandan televizyondan haberleri seyrediyor, bir yandan da ne yapacağını düşünüyordu. O sırada kanalın kendi şirketlerine bağlandığını fark etti. Telefonun diğer ucunda Müdürü vardı. Müdürüne piyasaların ne yöne gideceği soruluyordu. Müdürü şöyle cevap vermişti: *"İnebilir de, çıkabilir de.."* Kafası iyice karışmıştı. Bu kadar başarılı bir yönetici, bu kadar aptalca bir yanıtı nasıl verebilirdi? Zaten bugünkü sorusuna da yanıt alamamıştı. Yoksa Müdürü göründüğü kadar üstün bir kişilik değil miydi? Öyleyse, nasıl böyle bir başarı çizgisi yakalamıştı? Piyasalardaki olumsuzluk artmış ve birkaç gün içinde zirve noktasına ulaşmıştı. Piyasalar adeta yanıyor, telefonlar susmuyordu. Herkes açıklama bekliyordu ama Müdür hala işe gelmemişti. Tüm şirket onu bekliyordu. O sırada dikkati müşteri holünde bekleyen 7 kişiye takılmıştı. Orta yaş ve üstü bu yedi erkek müşteri de herkes gibi sessizce Müdürü bekliyordu. Finans piyasalarımızda büyük bir bombanın patlamasına artık saniyeler vardı. Müşteri holünde bekleyen yedi erkekten birinin söylediği şu söz bombanın fitilini ateşlemişti: *"Yöneticiliğini bilmem ama kadınlığına diyecek lafım yok!"* O gün o şirkette Müdürü bekleyenler onu bir daha göremediler. Müşterilerin parasıyla yaptığı usulsüz işlemler nedeniyle, onları bugünkü karşılığıyla yaklaşık 50 milyon lira zarara uğrattı. Bu paranın bir kısmı salonda bekleyen yedi kişinindi. Yedi kişinin mağdur olmaları dışında diğer ortak özellikleri ise Müdürün sevgilileri olmalarıydı. Müdürün başarısının formülü ortaya çıkmıştı. Görüştüğü kişilere ne bir yatırım planı ne de bir finansal vaat sunuyordu. Yaptığı tek şey o gece için randevu vermekti. Sonrası malum. Ertesi gün müşteri tüm parasını Müdüre emanet ediyordu. (Türk erkeği için daha iyi bir ödünleşme olamaz herhalde.) O da finanstan hiç anlamadığı için saçma sapan yatırımlarla bir taraftan şirketine kazanç sağlarken, diğer taraftan da müşterilerinin paralarını eritiyordu. Kendi hesabına küçük bir pay yatırmayı da atlamıyordu tabi ki. Finans tarihimizin en büyük suistimallerinden biri oluşurken hata nerede yapılmıştı? Bugün finans dünyası paranın yönetildiği değil öncelikle paranın bulunmaya çalışıldığı bir dünyadır. Asıl mesele yatırımcıyı ikna ederek parasını size yatırmasıdır. Tüm rekabet artık paraya ulaşma alanında verilmektedir. Paraya ulaşmak, öteden beri belli usullerle yapılagelmiştir. Güven, itibar, büyüklük ya da vaatler yatırımcıların paralarını finansal kuruluşlara yönlendirmiştir. Fakat bugün gelişmiş finansal piyasalar, finansal planlama yaklaşımını güçlendirerek yatırımcılara ulaşmaya çalışmaktadırlar. Paraya uzanmanın dünyada bilinen tek geçerli formülü olarak finansal planlama kabul edilmektedir. Anlattığımız hikayede ortaya çıkan da bu gerçektir. Yani asıl hata piyasalarda finansal planlama anlayışının eksik olmasıdır. Paraya ulaşma çabası, bilinen usullerin ötesine geçerek ilkel bir yaklaşım ortaya çıkarmıştır. Bunun sonucunda da büyük bir finansal başarısızlık. Ya da daha kısa söylersek finansal planlama eksikliğinin yarattığı büyük bir çöküş. O gün o hikayede başrol oynayan şirket Müdürü bugün artık oyun dışında. Figüran rolündeki ütopyacı çaylak ise hem iyi bir akademisyen hem de önemli bir finans profesyoneli. Ama inandığı şu ütopya hala gerçekleşmedi: * "Finans dünyasında daima iyiler kazanır!"* O gün müşteri holünde ne olduğunu merak edenlerin merakını gidererek son noktayı koyalım. *"Yöneticiliğini bilmem ama kadınlığına diyecek lafım yok!"* diyen adam sözlerini bitirince tartışma başladı. Çünkü bu yedi kişiyi üzen şey paralarını kaybetmek değildi. O an öğrendikleri şey bundan daha fazla üzmüştü. Kadınlık timsali saydıkları Müdür kendilerini başka biriyle aldatmıştı; o holde bulunanların tamamıyla. Onlara göre en acısı buydu. Bugün finans dünyası için en önemli sorun paraya ulaşabilmektir. Finansal planlama, hem yatırımcılar hem de finansal kuruluşlar tarafından uygulanmadığı sürece ortaya çıkan sonuç bundan farklı olmayacaktır. Para kaybetmek değil aldatılmak üzecektir. ------------------------------------------------------------------------ a45UyF587661-141125152050-01 ^^^^^ <strict.html#BAS> - vvvvv <strict.html#SON> -- a45UyF587661 ^^^^^ <strict.html#BAS> - vvvvv <strict.html#SON> Oraj POYRAZ YAGMUR YAGADURSUN . . . . . . Disarda yagmur yagadursun Ve icerdeyse butun esyan Esneyip senin gibi her an Pencerelerden bakadursun Disarda yagmur yagadursun Ve yagmur gibi sonsuz olan Gozyaslarin ve sayiklaman Camlarda halka halka dursun Disarda yagmur yagadursun Ve zaman, yavrum, zaman Da yagmur gibi oluklardan Ve ellerinden akadursun Cahit Sitki TARANCI Sudan sonra goklerin yaratilmasi HUD 7. O, hanginizin amelinin daha guzel olacagi hususunda sizi imtihan etmek icin, ars i su uzerinde iken, gokleri ve yeri alti gunde yaratandir. Yemin ederim ki, (resulum!): olumden sonra muhakkak diriltileceksiniz desen, kafir olanlar derhal bu, acik bir buyuden baska bir sey degildir derler. Yeryuzu baligin sirtindadir. Cennete girecekler ilk olarak bu baligin cigerinden yiyecektir. Buhari 3/51 Sait Nursi ye gore her sey, her zerre Allah a ibadet eder, mesela pusulanin Kabe deki Hacer i Esvet i isaret ederek titremesi, namaz kilmasidir. Tiryak, s.116 Kuva-i milliyeciler kudurmus haydutlardir. Medrese Hocalari Dernegi (Cemiyet-i Muderressin) Ermeniler Van ve Bitlis i ele gecirince, Irak taki Ingilizlerle birleseceklerinden dolayi butun Yakindogu da Ingilizlerin yeri cok saglamlik kazanacaktir. Rum, Ermeni gibi Bati emperyalistlerinin hizmetcisi olan uluslarla, bu cabalarinda direndikleri surece anlasma olanagimiz yoktur. Yunanistan ancak Turk cogunlugunun yerle$ik bulundugu Izmir ve Trakya dan ve Ingiliz koleliginden vazgectigi zaman bizimle dost olabilir. (1 Aralik 1920) K.ATATURK Politikacilar bu kelimeyi bilirler. Sizin uzerinizde kullanirlar. Politikacilar geleneksel olarak uc seyin arkasina saklanmislardir: Bayrak-Incil ve cocuklar. Ancak bir sebebi var. Bunun bir sebebi var. Egitimin rezil olusunun bir sebebi var. Asla duzelmemesi ile ayni sebep. Asla duzelmeyecek. Bosuna beklemeyin. Elde ettiginizle mutlu olun. Cunku bu ulkenin Sahipleri bunu istemezler. Gercek sahiplerinden bahsediyorum: Buyuk ve Zengin. Gercek Sahipleri: Her seyi denetleyen ve her seye karar veren buyuk ve zengin is hissedarlari. George Carlin Daha gun o gun degil, derlenip durulmesin bayraklar. Dinleyin, duydugunuz cakallarin ulumasidir. Saflari siklastirin cocuklar, Bu kavga fasizme karsi, bu kavga hurriyet kavgasidir. Nazim Hikmet Ran Bizim verecegimiz bir kurban karsiligi, 1000 Filistinli oldurulmelidir Michael Kleiner, Israil Herut Partisi Genel Baskani Yilmaz Dikbas-EFENDI TERORISTLER 0532 233 31 52 Kurmus oldugum gruba uye olun Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur: [email protected] <mailto:[email protected]> Ayrilmak isterseniz de : [email protected] <mailto:[email protected]> Grup Sayfamız : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz. http://orajpoyraz.blogspot.com/ -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email to [email protected]. To post to this group, send email to [email protected]. Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat. For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.
