------------------------------------------------------------------------

  İktidar Yandaşlarının Göremediği Gerçekler
  
<https://tibbiyelihikmet.wordpress.com/2015/01/07/iktidar-yandaslarinin-goremedigi-gercekler/>

Ocak 7, 2015
<https://tibbiyelihikmet.wordpress.com/2015/01/07/iktidar-yandaslarinin-goremedigi-gercekler/>
Yorum yapın
<https://tibbiyelihikmet.wordpress.com/2015/01/07/iktidar-yandaslarinin-goremedigi-gercekler/#respond>


<https://tibbiyelihikmet.files.wordpress.com/2015/01/aksaray_6403-horz-vert.jpg>

DİKKAT Aşağıdaki makale kesinlikle bana ait değildir.
Kaynak bağı makale başlığında yer almaktadır.
http://www.philreinhardt.com/downloads/SuperSqueezePages/Super%20Squeeze%20Page%20Pack/BonusMoreAnimatedArrows/More%20Animated%20Arrows/Arrow%20Down%204/ArrowDownLeftBig.gif


AutoResizeImage.mailbox:///Z:/PortableApps/ThunderbirdPortable/Data/profile/Mail/neomailbox.net/Templates?number=62416266&part=1.3
<https://tibbiyelihikmet.wordpress.com/category/genel/>

AutoResizeImage.mailbox:///Z:/PortableApps/ThunderbirdPortable/Data/profile/Mail/neomailbox.net/Templates?number=62416266&part=1.4
<https://tibbiyelihikmet.wordpress.com/category/genel/>Ülkemin her gün
biraz daha kutuplaştığını görmek acı veriyor… Ortak değerlerimizi,
kültürümüzü, kardeşliğimizi, en önemlisi tarihsel geçmişimizi
kaybediyoruz. Neden ? Siyaset için.. Her seçim öncesi ve sonrası
insanların birbirlerine düşmanca tepki vermesinin bizi götüreceği tek
yer bölünme ve iç savaştır. Biz bu vatanı, sandıkla, siyasetle
kurtarmadık. Kanla, gözyaşıyla, savaşla ve yüzbinlerce şehidin canıyla
kurtardık. Son 12 yıldır Allahın belası siyaset uğruna yüz yıllık
geçmişimizi ne çabuk unuttuk? Çanakkale daha dün gibi.. Hangimizin
ailesinde şehit yoktur söyler misiniz? Hangimizin dedesi bu vatan için
canını vermedi ? Hangimiz bir diğerimizden daha üstün ? Bana biri çıkıp
desin ki benim dedelerim hepinizin dedelerinden daha fazla bu vatan için
şehit oldu. Diyebilir mi? Diyemez çünkü yok birbrimizden farkımız…

Yıllardır insanların birbirlerine düşmanca saldırdığına tanık oluyorum.
En küçük mevzuları tartışırken bile insanlar karşısındakine ölümüne
saldırıyor. İdeolojilerimizi silah yaptık savaşıp duruyoruz. Özellikle
son yıllarda her seçim sonrası iktidar yandaşlarının muhalif görüşlü
insanlara karşı kurtuluş savaşı kazanmış gibi haykırması garip geliyor.
Bu öfkenin nedenine anlam veremiyorum. Neyin öfkesi ? Geçmişte
hükümetlerin muhafazakar insanlara karşı bazı yanlışlar yapmış olması
bugün iktidar yandaşlarının kendileri gibi olmayana öfke duymasına
yeterli bir neden midir? Geçmişte başörtünle üniversitede okuyamadıysan
öfkeni kapı komşundan çıkarmanın anlamı ne ? Komşun mu seni üniversiteye
sokmadı? Bizim en büyük sorunumuz doğru yerde doğru kişiye tepki vermeyi
bilmiyoruz. AKP ye oy veren kardeşim şimdi beni iyi dinle gerçek dostun
ve düşmanın kim sana anlatacağım.

Öncelikle şunu söyleyim ben canavar falan değilim senin gibi bir
insanım. Benim de iki gözüm iki kulağım bir burnum bir ağzım var. Hiç
bir uzvum senden farklı değil. Sadece boyumuz kilomuz tenimizin rengi
farklı o kadar.. İkincisi ben sandığın gibi dış mihrak, ajan, hain de
değilim. Senin gibi bu ülkenin vatandaşıyım. Benim de nüfus cüzdanımda
aynı devletin ismi yazıyor. Farklı ülkelerde yaşamıyoruz bunu bilmeni
isterim.

Benim de tıpkı senin gibi sabah uyandığımda gittiğim bir işim ya da
okulum var.Hayatımı devam ettirebilmek için çalışıyorum para kazanıyorum
vergimi zamanında ödüyorum. Sen nasıl ki akşam işten ya da okuldan eve
yorgun geliyorsan ben de yorgun geliyorum. Eve geldiğimde senin gibi
kapıyı ailem açıyor onlarla beraber akşam yemeğini yiyorum, sohbet
ediyorum, televizyon izliyorum.Yani  sandığın gibi rezidanslarda,
saraylarda oturmuyorum. Senin gibi sıradan bir apartman dairesinde
kirada ya da kendi evimde oturuyorum. Hakkımda nasıl bir hayat tarzı
hayal ediyorsun bilmiyorum ama her gece barlarda eğlenmeye de
gitmiyorum. Gitmek istesem de gidemem param yetmez. Evden işe, işten eve
klasik bir hayatım var

Babamın fabrikatör olduğunu sanıyorsan yanılıyorsun. Senin baban gibi
işçi ya da memur emeklisi kendi halinde bir adam. Senin baban gibi
otobüse biniyor yaşlı olduğu için indirimli akbil kullanıyor. Hasta
olduğunda sağlık karnesiyle doktora gidiyor. Borcu,sıkıntısı da hiç
bitmedi. Her zaman kredi kartı borcu oldu.  Yıllardır ülkesi için
çalıştı bedenini zihnini yordu. Karşılığında ne kadar emekli maaşı
aldığını biliyorsun söylememe gerek yok.  Bayramlarda senin babanla
belki aynı camide bayram namazı kıldı kim bilir… Babalarımızın arasında
da fark yok.

Soframda her akşam havyar, ıstakoz, somon balığı yok.  Seninle aynı
şeyleri yiyorum. Çorba, makarna, pilav, kuru fasulye ve aklına yediğin
ne yemek geliyorsa benim soframda da aynısı var. Her akşam soframda
yemek olsun diye tüm gün çalışıyorum yoruluyorum. Akşam eve gelirken
alış verişimi marketten yapıyorum domatesi, biberi, patatesi pazardan
alıyorum, Ne marketler zincirim var, ne yemek yapan hizmetçilerim
uşaklarım var, ne de her gün fransız mutfağından yemeklerim var.
Kısacası soframıza koyduğumuz yemeklerde de fark yok.

Askerliğe gelince bedelli askerlik yapmadım. Seninle beraber askerlik
yaptım. Askere yollanırken davul zurnayla, ”En büyük asker bizim asker”
diye omuzlarda taşınarak yollandım. Aynı devredeydik.Aynı koğuşta, aynı
ranzada yattık seninle… Yemeklerimiz aynıydı. Beraber nöbet tuttuk,
çarşı izninde beraber gezdik. Kendimizi yalnız hissettiğimizde
dertleştik, ailelerimizi ne kadar çok özlediğimizden bahsettik,
teröristlerle yan yana savaştık. Ben senin yanında şehit oldum, sen
benim yanımda… Arkamızdan yakılan ağıtlar aynıydı. Kimi Türkçe kimi
Kürtçeydi ama annelerimizin döktüğü gözyaşı aynıydı. Arkamızda
bıraktıklarımızın hiç biri bizden farklı değildi. Bizim gibiydi.

Bayrağımız ve marşımız da farklı değil. İlkokulda her sabah bahçede yan
yana istiklal marşını okuduk. Stadlarda yan yana istiklal marşını
coşkuyla söyledik. Milli maçlarda gol attığımızda beraber sevindik.
Senin de dedelerin kurtuluş savaşında şehit oldu benim de. Çanakkale’de,
Sakarya’da, Dumlupınar’da beraberdiler. Şimdi beraber toprağın altında
yatıyorlar.Ninem de senin ninenden farklı değil. Seninki gibi köylü,
başörtülü,kurtuluş savaşında cepheye silah taşıyanlardan..

Peki farklı olanlar kimler? Oy verdiğin adamlar… Yüzlerine,
kıyafetlerine, yaşantılarına bak. Bizimle aynı mı? Ne evleri, ne
sofraları, ne okudukları okullar bizimle aynı değil. Onların
çocuklarının gemicikleri var senin neyin var? Bir sandalın bile yok.
Onların çocukları yurt dışında okuyor ya sen? Devlet üniversitesinde
okumak için eşek gibi sınavlara çalışıyorsun. Onlar devletin parasıyla
1000 odalı saray yapıyor. senin 1 aylık maaşını bardak olarak kullanıyor
ya sen? Kirada oturuyorsun 70 metre kare evin varsa şükrediyorsun.
Onların hastaneleri, marketler zincirleri var ya senin? Marketten süt
alırken para üstünün hesabını yapıyorsun hastanede muayene olmak için
sıraya giriyorsun. Onların kredi kartı borcu var mı? yok. Onların
çocukları şehit oldu mu? yok. Sen hiç bir bakan oğlunun şehit olduğunu
gördün mü? Ya da hiç havuzlu bir villadan ağıt sesi duydun mu? Onlar
Allahın evi denilen camide bile bizimle aynı safta değiller.Kendilerine
ayrılan yerde namaz kılıyorlar. Çünkü bizden farklılar. Bunu artık gör…

Seni yıllardır dünya devletiyiz diye uyutuyorlar. Osmanlı geri gelecek
diye kandırıyorlar. Osmanlı geri gelmeyecek, Geri gelirse bu senin
felaketin olur bunu da unutma. Çünkü Osmanlı’da halk zengin değildi,
Osmanlı demek saltanat demek. Padişah sarayda yaşarken halkın aç
yaşaması demek. Osmanlı demek kula kul olmak demek.  Yani Osmanlı geri
gelse sana zerre kadar faydası yok. Ha ben padişahların halifelerin kulu
olmak istiyorum diyorsan senin tercihin.. Dünya devleti olduğumuz da
yalan. Dünya devletlerinin bizden korktuğu, çekindiği falan yok.
Allahını seversen aynada kendine bir bak. Dünya devletinin vatandaşı
böyle mi giyinir? Oturduğun eve bak. Dünya devletinin vatandaşı kibrit
kutusu kadar evde kirada mı oturur? Biz dünyanın süper gücü olsak sen
makarnaya kömüre muhtaç olur muydun? Gökten bereket yağıyor da tek damla
senin üstüne düşmüyor mu?

Avrupa’nın bir emeklisi sadece bir aylık maaşıyla ülkende tatil yapıyor.
Peki sen? Onların ülkesine gitmeyi bırak kendi ülkende bile tatil
yapamıyorsun. Hadi gücün yetiyorsa Bodrum’da tatil yap. Bu nasıl
dünyanın süper gücünün vatandaşı ? Bir aylık maaşıyla senin gidemediğin
Bodrum’da tatil yapan yabancı turist seni niye kıskansın biraz düşün. 
Artık gerçek dostunla düşmanını gör. AKP seçimi kazanınca kendin
kazanmış gibi sevinip bana saldırma. Kazanan sen değilsin onlar… Ağzına
bir parmak bal çalıyorlar, başörtümle okuyabiliyorum Allah razı olsun
diyorsun makarnaya kömüre tav oluyorsun sonra verdiğin oyla 4 sene
onlara şans veriyorsun. Yol yapması, metro yapması senin karnını
doyuruyor mu? Elbette yapacak, AKP den öncekiler yapmadı mı? Demirel
yaptığı barajlarla tarihe geçti, Menderes  traktörle tarihe geçti, Özal
geniş caddelerle bulvarlarla tarihe geçti. Bu iktidarın da farkı yok.
Sen onlara muhtaç değilsin onlar sana muhtaç. Sen oy vermezsen onlar bir
hiç. Bu ülke AKP den önce de vardı sonra da var olacak. Onlar gidecek
biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Geçmişte barajlar yollar
yapıldıysa yarın da yapılacak. Yeter ki bana düşmanca yaklaşmayı bırak.
Yoksa bu işin sonu felaket olur… İşte o zaman bizi kimse kurtaramaz…

*TIBBIYELİ HİKMET*

 

 https://tibbiyelihikmet.wordpress.com/category/genel/

------------------------------------------------------------------------

a45UyF587661-150110170707-03
^^^^^ <strict.html#BAS> - vvvvv <strict.html#SON>

 

BABA NASIHATI
. . . . . .
Sakin kara leke surme anlina,
Zalimler girse de temiz kanina,
Namertlik yakismaz senin sanina,
Kisi serefince insandir OGUL.
. . . . . .
Sakin dogruluktan sapayim deme,
Helal haram neyse kapayim deme,
Seytanin emrini yapayim deme,
Seytan insanlara dusmandir OGUL.
. . . . . .
Yasliya saygi duy, genclere sevgi,
Sana emanettir aldigin bilgi,
Kibirli olursan gormezsin ilgi,
Etten kemiktensin, unutma OGUL,
. . . . . .
Sehvetinin olma kulu, esiri,
Yedi gobek ote gider tesiri,
Helalde saklidir hayat iksiri,
Yuva sicakligi baskadir OGUL.
. . . . . .
Atana dedene rahmetler okut,
Duali dillerden nurlari akit,
Esenlik bulursun oldugun vakit,
Hayatin gercegi ordadir OGUL.
. . . . . .
Sozleri ok gibi atip da vurma,
Karinca da olsa canina kiyma,
Sen hep kirilsan da kimseyi kirma,
Insan her gonule girmeli OGUL.
. . . . . .
Emanete sakin ihanet etme,
Acilan elleri geriye itme,
Bilmedigin yolda kenardan gitme,
Ayagin kayar da, dusersin OGUL.
. . . . . .
Ofke bal olsa da tadina bakma,
Duydugun her seyi kafana takma,
Kimsenin sozuyle kukreyip akma,
Keskin sirke kupe zarardir OGUL.
. . . . . .
Asiri gulup de hafife dusme,
Dehsetli bakip da yurek de desme,
Dengin olmayanla sakin itisme,
Cahilde cesaret cok olur OGUL.
. . . . . .
Istersen vali ol ister miralay,
Sakin gecmeyesin halkinla alay,
Cikisi zor olur dususu kolay,
Butun emeklerin hic olur OGUL.
. . . . . .
Kendi kazancindan gayrisin yeme,
Kimseye guvenip sirrini deme,
Dara cekilsen de yalan soyleme,
Guvenilmeyenler zelildir OGUL.
. . . . . .
Ehil olmayandan hic ogut alma,
Kendini yetistir cahilden olma,
Onlerde yurume geride kalma,
Unlunun dusmani cok olur OGUL.
. . . . . .
Saygi gormedigin mecliste durma,
Hurmet gormedigin kapiyi vurma,
Sana yakismayan yerlere varma,
Seni de onlardan sayarlar OGUL.
. . . . . .
Bu soylediklerim sana nasihat,
Tutarsan surersin huzurlu hayat,
Sen de cocuguna boylece anlat,
Belki su nesiller duzelir OGUL.

YILMAZ ARSLAN

Kuran-i Kerim ve Risale-i Nur un indirilisi aziz ve hakim olan
Allahtandir....
iste o nur hem Kuran-i Kerim dir hem de Risale-i Nurdur...

Said-i Nursi

Ben anlamiyorum! Ya sen?

Cehennemliklerin sucu seks ve icki idi.
Cennetliklerin mukafati da seks ve icki...
Gelecektekiler bizim safligimiza guluyorlar.
Sen anliyor musun?
Ben anlamiyorum!
Huri ve fahisenin farki nedir?
Biri Allahin calisani, digeri kulunun...
Inananlarina rusvet olarak huri veren Allah ve genelev olan cennet!
Hangisi gunahsiz?
Caresizlikten karnini boyle doyuran fahise mi?
Yoksa vucudunun hazzi, kullarin iyi islerinin mukafati olan huri mi?
Sen biliyor musun?
Ben bilmiyorum!

Sadik Hidayet
Modern Iran edebiyatinin onde gelen duz yazi ve kisa hikaye yazaridir.
17 Subat 1903 te Tahran da dogdu, 9 Nisan 1951 de Paris te 48 yasinda
canina kiyip bu dunyadan goctu...
Sadik Hidayet in bircok kitabi Yapi Kredi Yayinlari tarafindan
yayinlandi...


Grup eposta komutları ve adresleri                   :
Gruba mesaj göndermek için...........................:
ozgur_gundem@yahoogroupscom
Gruba üye olmak için                                      :
ozgur_gundem-subscribe@yahoogroupscom
Gruptan ayrılmak için....................................:
ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroupscom
Grup kurucusuna yazmak için                          :
ozgur_gundem-owner@yahoogroupscom
Grup Sayfamız..............................................:
http://groupsyahoocom/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz      :
http://orajpoyrazblogspotcom/  

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap