------------------------------------------------------------------------

      *Şirket kültürünü eleştiren en iyi 10 kitap*
      
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2015/01/sirket-kulturunu-elestiren-en-iyi-10.html>

Harvard Business School'un kıdemli öğretim görevlisi Joe Badaracco'ya
*"Şirket nedir?"*sorusu sorulduğunda aynen şöyle demişti: *"Bu kadar
açık şekilde şirketin ne olduğu konusunda hiç kimse benden düşüncemi
söylememi istemeden, yıllardır bir işletme okulunda hocalık yapmış olmam
tuhaf."*

Bugün artık hemen herkes bir şirkette çalıştığı için şirketi bir kavram
olarak değil de hava, su gibi doğal bir gereklilik olarak görüyor. Fakat
şirketler, tıpkı kilise ve monarşinin eski dönemlerde yaptığı gibi onlar
da heybetli yapılar ve inceden inceye düşünülmüş gösterilerle
kendilerini yücelterek, yanılmazlık ve her şeye kadirlik taslamaya devam
ediyorlar. Peki gerçekte şirketler neyi ifade ediyor?

Bu sorunun yanıtını verebilmek adına, şirket kültürünün gerçek doğasını
tüm yönleriyle anlatan kitapları okuyarak bir liste oluşturduk.
Ülkemizde yayınlanan kitaplarla sınırlı olan bu liste, şirket kültürünü
eleştiren böyle bir liste daha önce dünyada da yayınlanmadığı için (en
azından bizim gözlemlediğimiz kadarıyla) bu konuda ilk olma özelliği
taşıyor.

Şirket kültürünü eleştiren en iyi 10 kitabı önem sırasına göre sondan
başa doğru listeliyoruz:

*10- Çalışmak Sağlığa Zararlıdır, Annie Thebaud-Mony*

Risklerin alt işverene devri, başkasını tehlikeye atma, onura saldırı,
fiziksel şiddet ve mesleki kanserler. Sadece gerçekleri anlatan
naturalist bir başyapıt. Çalışma hayatı ölümü ve yaralanmaları gösteren
anlam ve anlamsızlık açısından ağırdır; insan öldürme, darp ya yaralama
denmez, kaza denir. İş kazası sözcüğü bir kaçınılmazlığı, bir kader
oyunu melodisini yansıtır adeta. Ama unutulmamalı ki hiçbir kaza
rastlantı değildir.

*9- Küresel Çarkın Dışında Kalanlar, Kathrin Hartmann*

Yoksulluk kendini sansasyonel bir kılıkta göstermediği zaman kimse
dikkat etmiyor. Yoksulların yoksul olduğuna inanmamız için açlıktan
şişmiş bir karınlarının olması gerekiyor. Fakat madalyonun diğer yüzü
acı gerçeği gösteriyor: Zenginliğin olmadığı bir yoksulluk düşünülemez.
Hartmann'a göre suçlu orta sınıflar. Zenginleri giderek zenginleştiren
bir sistemi sorgulamak, varlıklardan daha fazla vergi alınmasını talep
etmek yerine, seçkinler sınıfıyla dayanışma içine girmeyi yeğliyorlar;
böylece kendi kurtuluşunu değil, sonunu hazırlıyorlar.

*8- Beraber, Richard Sennett*

Richard Sennett'tan her zamanki gibi bir başyapıt. Şirketlerin kabileci,
yarışmacı ve benmerkezci dünyasına öyle neşterler atıyor ki, daha önce
sorulmamış tüm soruları soruyor ve cevaplıyor. Montaigne'in şu sorusuyla
son soruyu sorduğunda aslında tüm cevapları vermiş oluyor: Nasıl oluyor
da kedimle oynarken onun benimle oynamadığını biliyorum?

*7- Maddesiz, Andre Gorz*

Ele avuca sığmaz güçleriyle paranın nasıl yeni biçimlerde her yere
yayıldığını, yeni ittifaklara girdiğini, insanı nasıl kendi süreçlerine
esir kıldığını anlatıyor ama insanın hayatına nasıl sahip çıkması
gerektiğini de söylüyor. Şirket yönetir gibi kendi hayatını yöneten
insanın kendimiz olduğunu anlayınca şaşırıyoruz. ABD nüfusunun %55'inin
satıcı, garson, ev temizlikçisi, bahçıvan ve park bekçisi olduğunu
öğrendiğimizde ise söyleyecek bir şey bulamıyoruz. Piyasalaşmanın
sınırlarını tanıyoruz; sperm pazarından taşıyıcı annelik pazarına,
embriyon pazarından yasadışı organ pazarına kapitalizmin sınırlarına
yolculuk ediyoruz.

*6- Sermaye ve Dil, Christian Marazzi*

Finans piyasasının dilbilimsel kurallar tarafından belirlendiğini ve
bunlar üzerinden işlediğini söyleyen çarpıcı bir kitap. Kurgusal
değerler ve saf spekülasyonlarla oluşan bir piyasa ekonomisi. Dilsel
becerileri olanların ekonomiyi yönettiği bir dünya. Finansın düzgün
işleyebilmesi için taklitçi bir mantığa, bireysel yatırımcıların bilgi
açığına dayanan bir tür sürü psikolojisine ihtiyaç duyduğunu söyleyen
müthiş bir kitap. Anafikri oldukça basit: Ekonominin gerçekleri onlardan
bahsedilerek yaratılır.

*5- Büyüsü Bozulmuş Dünyayı Büyülemek, George Ritzer*

Tüketim araçlarını elinde bulunduran şirketlerin, sonsuz bir tüketimi
körükleyebilmek için, dünyayı eğlenceli kılarak nasıl yeniden
büyülediklerini anlatan önemli bir araştırma. Mağazalardan yolcu
gemilerine, kumarhanelerden spor merkezlerine Thorstein Veblen'in yüz
yıl önce söylediği şu sözü ispata girişen ama sonunda başaran bir kitap:
Saygı ancak kanıtlanırsa elde edilir.

*4- Zanaatkar, Richard Sennett*

Richard Sennett'ın belki de en önemli yapıtı. Atom bombasını bulan
Oppenheimer'ın nasıl kötü bir bilim insanı ama iyi bir yönetici
olduğunu, Stradivaryus'un nerede hata yaptığını, Mary Shelley'nin
Frankenstein'ı gibi nasıl sezgisel sıçramalar yaparak yaşadığımızı ilk
kez öğreniyoruz. Antikçağ duvar ustalarından Rönesans sarraflarına bir
işin en iyi hangi organizasyonla yapılması gerektiğini, etik değerler ve
maddi emeği göz önünde tutarak, yine ilk kez Sennett'tan öğreniyoruz.

*3- İsyan Pazarlanıyor, Joseph Heath-Andrew Potter*

Ücretler düşer, ekmek fiyatları artarken neden suçlayacak kimse
bulamayız? Acaba piyasa her şeye doğa yasası sistemi görüntüsü mü
veriyor? Ölümden sonra cenneti vaat eden dinin tersine, reklam hemen bir
sonraki köşe başında cenneti nasıl vaat ediyor? İnsanların altın
yaldızlı bir mağarada kendi köleliklerini sevmeyi öğrendikleri doğru mu?
Madem ki daha zenginiz, daha az çalışmamız gerekmez mi? İşte tüm bu
soruların yanıtlarını, isyanı ve devrimi bile pazarlayarak satmaya
çalışan şirket kültürünün tüm hilelerini bu kitapta bulabilirsiniz.

*2- İşletme Hastalığına Tutulmuş Toplum, Vincent de Gaulejac*

Dünya *"İşletme Hastalığı"na yakalanmış durumda. Liyakata göre
yükselmeye bağlı post kavgasından "herkes başının çaresine baksın"*
modeline şirket kültürünün tüm göstergeleri mercek altına yatırılıyor.
Muhasebe ve finansın insani ve toplumsal değerleri nasıl yendiğini
öğreniyoruz. Müşteri, ödeyecek parası varsa velinimet oluyor. Şirketler
şeffaflık adı altında tüm bilgileri yayınlarken, onların gerçek doğasını
deşifre etme yeteneğine sahip insan sayısı giderek azalıyor. Şirketin
amaç olarak pragmatizmi, yöntem olarak ampirizmi, araç olaraksa retoriği
öne çıkararak kendini meşrulaştırma süreçlerini ayrıntılarıyla bu
kitapta bulabilirsiniz.

*1- Şirket, Joel Bakan*

Kar ve güç peşinde koşan patalojik bir kurum. Denetim altında tutulması
gereken ve psikopat davranışlar sergileyen bir kurum. 18.yüzyılın
Exchange Alley'ında, düzmece şirketlerin hisse senetlerini satacak saf
yatırımcılar arayanlardan bugüne değişen bir şey yok. Sınırlı bir zarar
riskiyle sınırsız kazanç fırsatı; aman da ne güzel! Şirketlerle
psikopatların ortak özellikleri. Gerçekte hissedarları dışında hiç
kimseye karşı sorumluluk duymayan şirketler nasıl oluyor da dünyayı
şekillendiriyor? Yoksa şeytanın maskesi mi düşüyor? Tek kelimeyle başyapıt.



------------------------------------------------------------------------

a45UyF587661-150128101751-03
^^^^^ <strict.html#BAS> - vvvvv <strict.html#SON>


 
-- 

Kimine cozulmeyen kordugumdur yasamak, Kimine yasadikca bir olumdur
yasamak, varolusun gizine erenlerse, diyorki Olmezlik kitabinda bir
bolumdur yasamak.

Umit yasar Oguzcan

Peygamber 30 erkegin cinsel gucune sahipti.

Buhari

Tarihte emsali gorulmemis olan bu vahsetin faili Ermeniler olup,
Muslumanlar ancak namus ve hayatlarini muhafaza kaydiyla mukavemet ve
mudafaada bulunmuslardir.
Yirmi gun devam eden Maras katliaminda Muslumanlarla birlikte sehirde
kalan Amerikalilarin bu hadise hakkinda Amiral Bristol a cektikleri
telgraf, facia sebeplerini, tekzip edilemez bir sekilde tayin etmektedir.
General Keret in geri cekilmesiyle neticelenen bu muharebelerden sonra
Kuvayi Milliye ye teslimiyet arz eden muharip Ermeni kuvvetlerine karsi
hicbir ceza tatbik etmeyip bilakis onlari sefkatli sinesine ve
himayesine alan milletimizin alicenapligini Maras Ermenileri de minnet
ve sukran ile teyit etmektedirler.
Su halde Ermenilerin intikam fikri ve tecavuzleri neticesi meydana
gelmis bazi vakalar var ise, bunlarin mesuliyeti milletimize degil
bizzat Ermeni milletine ve onun tahrikcilerine ait olmak lazim gelir.

(20 Subat 1920)
K.ATATURK


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap