Ülkemizde bir başka ülkede, Mısır’da isyancılar lehine yayın yapan
televizyon kanalları varmış. Bu kanallarda Mısır’lı güvenlik güçlerinin
öldürülmesi için çağrılar yapılıyormuş. Mısırlı polisler ve askerlerin
öldürülmesini, ancak ailelerinin bu şiddetten korunmasını istiyorlarmış.

Hatırlarsınız sanırım, biz de bir zamanlar Kürt ayrılıkçıları
destekleyen ve ayrılıkçı yayın yapan TV kanallarını barındıran ülkelerle
uğraşıp duruyorduk. Yine PKK’lıları barındırıyor diye Suriye ve Irak‘tan
rahatsız oluyorduk. İran rejim ihraç etmeye çalışıyor diye rahatsızdık.

Şimdi durumumuza bir bakalım. Egemen, Birleşmiş Milletlerce bağımsızlığı
tanınmış ülkelerde rejim değiştirmeye çalışıyoruz. Bu ülkelerin
ayrılıkçılarını, isyancılarını topraklarımızda himaye ediyoruz. Bunların
eğitimleri, silahlandırılmaları, tedavileri ve her şeyiyle
ilgileniyoruz. Bunu sadece Suriye için değil, Irak ve Mısır için de
yapıyoruz. Hatta Libya ve diğer Arap ülkelerinde de rejim değiştirmeye
çalışanları, isyancıları ve ayrılıkçıları destekliyoruz.

Peki sizce bu normal mi? Yaptığımız şeyler doğru mu?

Yarın, çok uzak bir gelecekte değil, belki de aylar sonra bizde de
şiddetli bir kalkışma yaşanacak. Bazı kentlerimiz daha şimdiden
koparıldı. Cizre ve başka birkaç il ve ilçe çoktaan siyasi bağımsızlık
kazandı. Artık bu kentlerde sokaklarda Türk askeri ve polisi değil, PKK
militanları devriye geziyor.

Evet, sırçadan bir köşkte oturuyoruz. Ve bir değil bütün komşularımızın
evlerine taş atıyoruz. Bu işler dönecek, sıra bize de gelecek. Bu sadece
zaman meselesi.

Allah yardımımıza koşmayacak. Arapların da yardımına koşmamıştı zaten.
Hatta geriye bakarsak, ne Osmanlı’nın, ne de Memlüklerin, ne
Abbasilerin, ne de Emevilerin yardımına da koşmamıştı. Bilinen tarihte
Allahın yardım ettiği bir İslam ülkesi olmamıştır. Eğer bir ilah varsa,
ancak kafirlere yardım etmiş olabilir. Sonuçlara bakarak bunu söylemek
çok kolay.

Ve bizim ülkemiz günden güne sayısı ve etkisi artan, varlığa, yokluğa ve
hiç birşeye katkısı, etkisi olmayan bir ilahı hoşnut etme çabaları
içinde kalabalıklarla dolu.

Ağlayacağız, hem de bağıra bağıra ağlayacağız. Göz yaşlarımız nehir
olacak. Ve acılarımızla, başbaşa kendi başımıza kalacağız. Kimse el
uzatmayacak. Ne Araplar, ne batılılar, ne de başkaları. Etme bulma
dünyasıdır bu dünya. Ve sonunda o çok büyük hevesle aradığımız Allah
bulmuş olacağız. Çünkü o belamızı vermiş olacak. O kadar.

Ben artık batılıya, sömürgeciye kızmıyorum. Müstahakız çünkü.


  Oraj POYRAZ
  L2fSIJNoA0xfSNxA

------------------------------------------------------------------------


  Ölüm emri İstanbul'dan!


2 Şubat 2015 Pazartesi - 10:55

İstanbul’dan yayın yapan Mısır Aan, Rabia ve Al Şark başta olmak üzere
birçok yayında Mısır’da mart ayında düzenlenecek olan yatırım zirvesi
öncesinde yabancılara ülkeyi terk etmeleri çağrısı yapıldı; polis ve
askerlerin öldürüleceği duyuruldu.

Kral Abdullah ölmeden önce Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi’ye
destek vermek amacıyla 13-15 Mart’ta Sharm el Sheikh’te Yatırım Zirvesi
yapılması kararlaştırılmıştı. 10-12 milyar dolarlık yatırımcının
beklendiği zirve için 120’den fazla ülkeye davet yollanırken, başta Sina
olmak üzere Mısır’da son dönemde şiddet yeniden tırmandı. Sina’daki
saldırının ardından, Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugayları, terörist
ilan edilirken, İstanbul’dan yayın yapan Müslüman Kardeşler yanlısı
televizyonlarda da şiddet ve öldürme çağrısı dikkat çekti. Bunlardan
Dubai’den yayın yapan Al Aan’dan farklı olarak İstanbul’dan yayın yapan
Mısır Al Aan (Şimdi Mısır) adlı kanalda yapılan yayında sunucu, /*“Onun
güvenlik görevlililerini öldürün. Görevlilerin eşlerine söylemek
durumundayım, kocanız öldürülecek. Bugün olmazsa, yarın ya da bir
sonraki gün öldürülecek. Size söylemem lazım, eğer gösteriler mart ayına
kadar bu şekilde devam ederse, Kirli Köpek’in (Sisi) yarattığı mart
konferansı başarısız olacak. Kral Abdullah’ın ölmesiyle Sisi’nin
omurgası kırıldı”*/ diyor.

Bu yayınlar Kralın ölümüyle birlikte Müslüman Kardeşlerİhvan
yanlılarının /*“direnişe yeniden geçmesi”*/ olarak yorumlanırken, Rabia
kanalında da Mart ayındaki zirve öncesinde yabancılara ülkeyi terk
etmeleri çağrısı yapıldı. Müslüman Kardeşler’in iktidara gelişinin
sembolü olan 25 Ocak ile birlikte yeniden gösteriler düzenlenirken,
Mısır medyasının bu gösterilere yer vermemesi nedeniyle gözler
Türkiye’den yayın yapan kanallara çevrildi. Bu kanallar arasında ayrıca
Mükemmilin, Şark gibi çok sayıda yayın kuruluşu da yer alıyor.
Mükemmilin kanalında ise /*“Eylemcileri öldüren polislere istediğinizi
yapın ama ailelerine dokunmayın”*/ gibi çağrıların yapıldığı belirtildi.
(CUMHURİYET)
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150202131721-03

 

Bona fide
Iyi niyetle

Latince Atasozleri

Arapca Kur an
ZUHRUF 3.biz, anlayip dusunmeniz icin onu arapca bir Kur an kildik.
FUSSILLET 44.eger biz onu, yabanci dilden bir Kur an kilsaydik,
diyeceklerdi ki: ayetleri tafsilatli sekilde aciklanmali degil miydi?
Arab a yabanci dilden (kitap) olur mu?
De ki: o, inananlar icin dogru yolu gosteren bir kilavuzdur ve sifadir.
Inanmayanlara gelince, onlarin kulaklarinda bir agirlik vardir ve Kur an
onlara kapalidir.(sanki) onlara uzak bir yerden bagiriliyor (da Kur an
da ne soylendigini anlamiyorlar.)
IBRAHIM 4.(Allah in emirlerini) onlara iyice aciklasin diye her
peygamberi yalniz kendi kavminin diliyle gonderdik.
Artik Allah diledigini saptirir, diledigini de dogru yola iletir.
Cunku o, guc ve hikmet sahibidir.
YUSUF 2.anlayasiniz diye biz onu arapca bir Kur an olarak indirdik.
SURA 7.sehirlerin anasi (olan mekke de) ve onun cevresinde bulunanlari
uyarman ve asla suphe olmayan toplanma gunuyle onlari korkutman icin,
sana boyle arapca bir Kur an vahyettik.(insanlarin) bir bolumu cennette,
bir bolumu de cilgin alevli cehennemdedir.
EN AM 92.bu (Kur an), ummu l-kura (mekke) ve cevresindekileri uyarman
icin sana indirdigimiz ve kendinden oncekileri dogrulayici mubarek bir
kitaptir.
Ahirete inananlar buna da inanirlar ve onlar namazlarini hakkiyla
kilmaya devam ederler.

Dusmanca ithamda bulunanlarin surdurdukleri buyuk mubalagalar disinda
Ermenilerin tehciri meselesi aslinda suna inhisar etmektedir:

Rus ordusu 1915 de bize karsi buyuk taarruzunu baslattigi bir sirada o
zaman Carligin hizmetinde bulunan Tasnak Ermeni komitesi, askeri
birliklerimizin gerisinde bulunan Ermeni ahalisini isyan ettirmisti.
Dusmanin sayi ve malzeme ustunlugu karsisinda cekilmeye mecbur
kaldigimiz icin kendimizi daima iki ates arasinda kalmis gibi goruyorduk.
Ikmal ve yarali konvoylarimiz acimasiz sekilde katlediliyor, gerimizdeki
kopruler ve yollar tahrip ediliyor ve Turk koylerinde teror hukum
surduruluyordu.

Bu cinayetleri isleyen ve saflarina eli silah tutabilen butun Ermenileri
katan ceteler, silah cephane ve iase ikmallerini, bazi buyuk devletlerin
daha sulh zamanindan beri kendilerine kapitulasyonlarin bahsettigi
dokunulmazliklardan bilistifade ve bu maksada matuf olarak buyuk stoklar
husule getirmeye muvaffak olduklari Ermeni koylerinden yapiyorlardi.

Ingiltere nin sulh zamaninda ve harp sahasindan uzak olarak Irlanda ya
reva gordugu muameleye hemen hemen kayitsiz bir sekilde bakan dunya
efkari, Ermeni ahalinin tehciri hususunda almaya mecbur kaldigimiz karar
icin bize karsi hakli bir ithamda bulunamaz.

Bize karsi yapilmis olan iftiralarin aksine, tehcir edilmis olanlar
hayattadir ve bunlardan ekserisi sayet Itilaf Devletleri bizi tekrar
harb etmeye zorlamasa idi evlerine donmus olurlardi.

Brest-Littowsk Muahedesinin akdini muteakip Ruslarin Sark
vilayetlerimizi tahliyeye basladiklari sirada Ermeni cetelerinin yapmis
olduklari katliam ve tahribat kafi derecede herkesin malumudur.

Sivas ta benle gorusmus olan, bilahare bu bolgeleri ziyaret eden ve
buralarda Ermeni cetelerinin davranislari hususunda mufassal
musahadelerde bulunarak daha sonra kendisine bu konuda anlatmis oldugum
seylerin dogru oldugunu bana yazmis bulunan Amerikan Generali Harbord
Amerikan Umumi ekfarinin kendisinden faydali bilgi temin edebilecegi bir
sahidimizdir.
Tasnaklar daha sonra da Kars ve Olti bolgelerinde Alexandropol (Gumru)
Antlasmasinin akdine kadar cinayetlerine devam etmislerdir.

Milyonlarca Turk u binlerce Ermeni nin hakimiyetine terketmeye kalkisan
Wilson projesi sadece gulunctur.

(26 Subat 1921)
K.ATATURK


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap