İskilipli Atıf Hoca Gerçeği – 3

<https://tibbiyelihikmet.files.wordpress.com/2014/02/sapka.jpg>

İskilipli Atıf’ın Kurtuluş savaşı sırasındaki ihanetlerini yok sayıp
reddeden yobaz kesim sürekli olarak *”şapka mağduru” *olduğu iddiası
üzerinde dururlar. Bu bir çeşit algı yanıltmasıdır. Uydurma bir
mağduriyetten çakma bir mağdur yaratıp biraz da din imanla süsleyerek
bir islam şehidi yaratmaya çalışıyorlar. Başarısız oldukları da
söylenemez. Yıllardır gerek yazılı gerek görsel olarak milletin beynini
yıkamayı başardılar. Hatta Necip Fazıl’ın *”Son devrin din
mazlumları”*kitabının kopyası bir film çekerek yalanlarını
taçlandırdılar. İsmi de güzel.. *”Kelebekler sonsuza uçar” *Ne kelebek
ama… Sakallı sarıklı bir kelebek

Yobazın şapka devrimi konusunda tek silahı İskilipli Atıftır. Kısaca
iddiaları şöyledir:*”İskilipli Atıf hoca şapka giymediği için hem de
kanundan 1,5 sene önce yazdığı risale bahane edilerek asılmıştır”*Bu
iddianın doğru olduğuna inanan biri Atatürk zamanında şapka
giymeyenlerin yaka paça tutuklanarak mahkemede ‘*‘şapka giymiyorsun
demek asın şu asiyi”*diye hüküm verildiğini zannedebilir ama bu iddiaya
inananlar için dedim. Gerçeği bilenler için durum böyle değildir.

İskilipli Atıf Hocacıların İskilipliyi savunurken bahsettikleri
risalenin adı *”Frenk mukallitliği ve şapka”*dır. Yani *”Batı
taklitçiliği ve Şapka” *Bu risale 12 Temmuz 1924′te yayınlanmıştır.
Risalede şapkanın gavur serpuşu olduğunu, şapka giyenlerin kafir olacağı
iddiaları vardır. Şimdi burada aklı başında olan herkesin şu soruyu
sorması gerekiyor.*”İskilipli Atıf şapka devriminden 1,5 yıl önce neden
isminde şapka kelimesi geçen bir risale yayınlamıştır?”*Eğer bu soruyu
cevaplayabilirsek konunun özünü de anlayabiliriz. Bu sorunun cevabı
basit. Şapka devrimini ilk düşünen Osmanlıdır ve Osmanlı döneminde de
şapka devrimi tartışılmıştır

Örneğin 1915 yılında Kılıçzâde Hakkı Bey, *“Akvemü’s Siyer Münâsebetiyle
Yusuf Suad Efendi’ye Tahsisen Softa Efendilere Tami- men Son Cevap”
*adlı risâlesindeşapka giymenin islmiyet açısından sakıncası olmadığını
şöyle ifade etmiştir:

*“Türkiye’de ittihâd-ı efkâr mevcut olmadığına en birinci delil esaslı
ve milli bir kıyafetimizin mevcut olmaması yani herkesin istediği gibi
giymesidir. İttihâd-ı efkâr, âsânnı mutlaka her şeyde gösterir. Onun
için bu cihet ihmâl edilmeyecek bir keyfiyettir. Müslümanlığın kıyafet-i
mahsûsası olmadığına nazaran şapka giyilmesinde hiç bir zarar yoktur.
Ecdâdımızın giydiği kavuklar hiç olmazsa memleketimizde i’mâl
olunuyordu. Halbuki feslerimiz Avrupa’dan geliyor. Kendi metâmız
olmadıktan sonra serpuş olarak herhangi bir şapkayı kabul etmeliydik.Hiç
olmazsa bu suretle herkes başına daha süslü ve daha dayanıklı ve
bilhassa daha faideli bir serpuş koymuş olurdu”*

Ayrıca Enver Paşa 1. Dünya savaşında orduda şapka devrimi yapmış ve
askerlerin giydiği şapkaya *”Enveriye” *ismini vermiştir.

Bu örnekler bize şapka devriminin Osmanlı döneminde de tartışıldığını
gösteriyor. Şimdi ortaya 2 gerçek çıkıyor.

*1- İskilipli’nin yazdığı risalenin Cumhuriyetle alakası yoktur.
Osmanlı’dan beri devam eden tartışmanın bir devamı niteliğindedir. *

*2- Şapka inkilabını gerçekleştirmenin halkı dinsizleştirmekle,
dinsizlikle, laiklikle, cumhuriyetle alakası yoktur.*

İskilipli yazdığı risaleden sonra şapka devrimine kadar
tutuklanmamıştır. Şapka kanunu çıktıktan sonra Rize, Giresun, Maraş,
Sivas gibi illerde şapka kanununa karşı dinsel kışkırtmalarda yazmış
olduğu risalenin kullanıldığı tespit edildiği için tutuklanıp 16-18
Aralık 1925 tarihlerinde Giresun İstiklal mahkemesinde
yargılanmıştır.*Söz konusu risalenin şapka devriminden önce yazıldığı bu
yüzden de suçlama yapılamayacağı gerekçesiyle beraat etmiştir.
*İskilipli Atıf’ın şapka risalesinden dolayı beraat ettiğini Necip Fazıl
bile kabul etmiştir

*”Ortada kala kala ‘Frenk mukallitliği’ isimli kitap kalıyor ki bu
mücerret eser de şapka kanunundan çok önce neşredildiği ve hiç de böyle
bir teşebbüs ve tahmin yoluyla kaleme alınmadığı için herhangi bir suç
teşkil etmekten uzak bulunuyor” *

*( Son Devrin Din Mazlumları s, 98)*

İskilipli Atıf Giresun İstiklal mahkemesinde beraat ettikten sonra
mahkeme heyetiyle beraber İstanbul’a dönmüştür. Yine Necip Fazıl’a göre
İskilipli Atıf polis müdürlüğündeyken ailesine şu mektubu yazmıştır:

*”Bugün Karadeniz vapuru ile İstanbul’a getirildim. İstiklal mahkemesi
heyeti de bizimle beraber İstanbul’a geldi.Giresun’da vukua bulan bir
hadise’de kitap dolayısıyla beni alakadar zannettiler. Bilahare alakam
olmadığı tebeyyün eyledi. Orada olan su-i zandan halas oldum” *

*( Son Devrin Din Mazlumları s 96) *

Yıllardır sakız gibi çiğnenen bir yalan da böylece ortaya çıkmış
bulunuyor. Hani İskilipli Atıf şapka giymediği için asılmıştı? Hani
şapka kanunundan önce yazdığı risale bahane edilmişti?

*Demek ki neymiş İskilipli Atıf’ın idam nedeni şapka giymemesi değilmiş,
demek ki neymiş İskilipli Atıf şapka risalesi bahane edilerek asılmamış?
Peki İskilipli Atıf şapka devrimine muhalefetten beraat ettiyse hangi
suçtan dolayı idam edildi?*

Şapka risalesi davasından*”kitabın şapka devriminden önce yazıldığı”
*gerekçesiyle beraat eden İskilipli Atıf’ın yazdığı risale Şapka devrimi
isyanlarında *”dini kışkırtıcı rol oynadığı”*için dağıtılması
yasaklanmıştır. Yani kendisi risaleyi şapka devriminden önce yazdığı
için beraat etmiş fakat risale şapka kanunundan sonra kışkırtıcı rol
oynadığı için dağıtımı yasaklanmıştır. Bu noktayı iyi ayırt etmek lazım.
Mahkeme kısaca *”seni bu kitabı devrimden önce yazdığın için affediyorum
ama risaleni isyanlarda kışkırtıcı rol oynadığı için yasaklıyorum”*demiştir.

Bu karara rağmen söz konusu risalenin dağıtıldığı ve şapka isyanlarında
halkı kışkırttığı tespit edilince Ocak 1926 da Ankara İstiklal
mahkemesinde*”şapka devrimine karşı halkın dini duygularını istismar
ettiği” *suçuyla yargılanmıştır. Burada önemli ve gözden kaçan bir
noktaya değinmek istiyorum. İskilipli’nin Ankara İstiklal mahkemesinde
yargılanmasının nedeni şapka değil *”halkın dini duygularını istismar
ederek isyana teşebbüs”*suçudur. Özellikle suç dedim çünkü şapka
devriminden önce 25 Şubat 1925′te *”Dini ve Dinin kutsal kavramlarını
siyasete alet edenler hakkındaki kanun” *kabul edilmiştir. Kanunun
açıklaması şöyledir:

*”Dini ve dinin kutsal kavramlarını siyasi amaçlara esas ya da alet
etmek için dernekler kurulması yasaktır. Bu tür dernekleri kuranlar ya
da bu derneklere girenler vatan haini sayılır. Dini ya da dinin kutsal
kavramlarını alet ederek devletin şeklini değiştirmek ve başkalaştırmak
ya da devletin güvenini bozmak veya dini ya da dinin kutsal kavramlarını
alet ederek her ne surette olursa olsun halk arasında bozgunculuk ve
ayrımcılık sokmak için gerek tek başına gerek toplu olarak sözle ya da
yazı ile ya da fiilen ya da nutuk söyleyerek ya da yayın yaparak
harekette bulunanlar vatan haini sayılırlar”*

Anayasa’ya göre *”vatana ihanet” *suçunun karşılığı idamdır. Bu durumda
İskilipli Atıf’ın neden idam edildiği daha iyi anlaşılıyor sanırım.
Ayrıca Kurtuluş savaşı sırasında Kuvay-i Milliye karşıtı yayınladığı
beyannamelerden dolayı da *”vatana ihanet” *suçundan yargılanıp idama
mahkum edilmiştir. *Anlayacağınız İskilipli Atıf duble haindir*. İki
suçtan dolayı vatan haini suçuna çarptırılmıştır:

*1- Kuvay-i Milliye karşıtı beyanname yayınlamak*

*2- Dini değerleri kullanarak halkı isyana teşvik etmek*

Bu durum yobazın iki yalanını kökten çürütüyor.

*1- İskilipli Atıf şapka yüzünden idam edildi yalanı*

*2- Cumhuriyet sonrası kurtuluş savaşı zamanında işlenen suçlardan
dolayı yargılanamayacağı bunun bahane olduğu yalanı*

Birinci yalanın nasıl ucuz bir yalan olduğu ortadadır. İskilipli Atıf
şapka yüzünden değil halkın dini duygularını kullanmaktan vatana ihanet
suçundan idam edilmiştir. İkincisi kurtuluş savaşındaki beyannamelerden
dolayı yargılanmasaydı bile halkın dini duygularını kullanmaktan vatan
haini olduğu için idam edilecekti.

Bu açıklamalardan sonra son olarak İskilipli Atıf’ın idam kararına
geçebiliriz. Lütfen her kelimeyi yukardaki açıklamaları da düşünerek
dikkatli okuyun

*“Mahkeme heyeti; Reis: Kel Ali Çetinkaya (Afyon Mebusu), Savcı: Necip
Ali Küçüka (Denizli Mebusu), Azalar: Kılıç Ali ve Reşid Gâlib (Antep ve
Aydın Mebusları)*

*…Hoca Atıf Efendi’nin TC’nin yenilik ve ilerlemeye doğru attığı
adımlara mani olmak ve halkı isyan ve irticaa teşvik etmek kastıyla
İstanbul’da 1924 sonlarında “Frenk Mukallitliği ve Şapka” adlı eseri
yayınladığı ve muhtelif vasıtalarla memleketin muhtelif yerlerine
dağıttığı sıralarda İstanbul Polis Müdüriyeti tarafından Birinci şube
raporuyla Dâhiliye Vekâletine ihbar edildiği (1925), adı geçen vekâletin
4717 numaralı emirleri ile mezkur risalenin toplatılmasının ve
dağıtılmasının yasaklanmasının İstanbul’a bildirildiği ve kitapların bir
kısmına el konulduğu halde, emrin uygulanışı tarihinden bir müddet sonra
adı geçen eserin isyanın çıktığı mıntıkalarda yapılan aramalarda elde
edilmesi ve muhakemeleri yapılan maznunlara yöneltilen suallerden eserin
isyandan bir iki ay evvel bahsedilen muhitlere gelerek elden ele
gezdirilmek suretiyle gizliden gizliye okunduğu ve Şapka İksâsı
Hakkındaki Kanun’un kabul edilmesi üzerine muhtelif mahallerde şapka
şapka aleyhinde propagandada bulunan kişilerin tevkifi esnasında yapılan
aramalarda bahsedilen esere tesadüf edildiği ve yapılan tahkikatta adı
geçen eserin masum halkın fikirlerini iğfal ve irticaa teşvik maksadıyla
Anadolu’nun içerlerine ve bilhassa doğu vilayetlerine ücretsiz olarak
gönderildiği ve eserin basımı ve dağıtımı hükümetçe men edildiği halde
basımı ve dağıtımı için gayretler gösterildiği çeşitli bölgelerdeki
isyanın çıkışında amil ve en mühim tahrik vasıtası olduğu ve Atıf
Efendi; geçmiş hayatı itibarı ile de 31 Mart irtica hadisesinde ve
Mahmud Şevket Paşa merhumun katledilmesinde de alakadar bulunduğundan
çeşitli suçlar ile cezaya çarptırıldığı Sinob’a sürüldüğü ve bundan
başka milli mücadelenin en buhranlı zamanında Anadolu içlerine doğru
uzanmış işgal ordusuna mukavemet edilmemesi hususunda başkanlığını
yaptığı Teali İslam Cemiyeti adına düzenlediği beyannameleri sonradan
aldığı çeşitli inkar tertiplerine rağmen yunan tayyareleri ile istiklali
ve hayat hakkı için mücadele eden Anadolu köylerine attırdığı ve
yeniliğe ve cumhuriyete daimi bir düşman vaziyeti almış olan adı geçen
kişinin son isyan hadisesi ile maddeten ve manen alakadar bulunduğu bir
çok delil ile anlaşıldığını ve ortaya çıktığı… Bu hususla ilgili
muhtelif raporlarından anlaşılmala, harekerinin karşılığı olan Kanun-ı
Ceza-yi Umumi’nin 45. Maddesinin “her biri cürmün husûlü maksadıyla
ef’alimiz buradan beri ya birkaçını icra eylerse zikredilen şahıslara
hemfiil denilir ve cümlesi fail-i müstakil gibi mücâzât olunur.” Diyen
muharrer fırkası dolayısıyla adı geçen kanunun 55. Maddesinin TC’nin
teşkilat-ı esasiye kanununu tamamen veya kısmen tağyir… veya ifa-yı
vazifeden men’ine cebren teşebbüs edenler idam olunur” diyen muharrer
fırkası mûcebince İskilipli Hoca Atıf… efendinin salben idamlarına… oy
birliği ile karar verildi. ( 3 Şubat 1926)*

Gerçekler bu kadar açık ve net ortadayken neden bir hainden mazlum
yaratılmaya çalışılıyor lütfen düşününüz. Amaç tarihe hizmet değil
tarihi çarpıtarak Cumhuriyetin tüm kazanımlarını yok etmektir. Eğer
millet olarak tarihimize sahip çıkmazsak İskilipli Atıf ve onun gibi
hainlerden kahrman yaratılmaya devam edilecektir


------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150205154325-03

Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Attachment: 0x3F3BBD21.asc
Description: application/pgp-keys

Cevap