Elif Çakır'ın avukatı: /*'Kabataş saldırısı'*/ yalan çıkınca beni
arayıp feryat figan ağladı
'Elif Çakır /'Kabataş yalancısı'/olarak ömrünün sonuna kadar o
gelinle beraber anılacak/'/
2 Mart 2015 16:32
Elif Çakır'ın avukatı: 'Kabataş saldırısı' yalan çıkınca beni arayıp
feryat figan ağladı
<http://www.mynet.com/haber/guncel/elif-cakirin-avukati-kabatas-saldirisi-yalan-cikinca-beni-arayip-feryat-figan-agladi-1731091-1>
Gezi Parkı protestolarının yaşandığı dönemde Zehra Develioğlu Kabataş’ta
saldırıya uğradığı iddiasının savunucularından gazeteci Elif Çakır’ın
avukatı olan Fidel Okan, /*"Kabataş iddiası kurgu ve düzmece"*/sözleri
nedeniyle kendisine tepki gösteren müvekkili için‘/*Kabataş
Yalancısı'*/olarak ömrünün sonuna kadar o gelinle beraber anılacak"
dedi. Fidel Okan, Kabataş’da saldırı iddialarının asılsız çıkmasının
ardından Elif Çakır'ın kendisini aradığını telefonda feryat figan
ağladığını anlattı.
Fidel Okan, kendisinin Çakır'a şu teklifte bulunduğunu ifade etti: “/*Bu
kadın bir yalancı, kesinlikle seni kandırmış, burada yapılması gereken
tek şey var. Suç duyurusunu bu kadın aleyhine yapalım… Çünkü ben bu
kadının doğru söylediğine kesinlikle inanmıyorum. Hatta kadının
avukatının beyanlarında bu olayın senin tarafından abartıldığı yönünde
dolaylı ifadeler var.”*/
Fidel Okan'ın Facebook'tan yaptığı açıklama şöyle:
*Kabataş Meselesi…*
Geçen yazımda Fuat Avni sahte mesajlarının doğuracağı olumsuz sonuçları
anlatmak için Kabataş olayını örnek göstermiştim... Bir çok gazete
yazımı olduğu gibi yayınlarken bazı gazeteler ise benim Elif Çakır'ın
avukatı olduğumu vurgulayıp, yazdıklarımın itiraf olduğunu öne sürüp
meseleyi magazinleştirmeyi tercih etmiş. Şu noktanın altını çizmek
istiyorum; Ben o yazıda Kabataş Olayı'nı kamuoyuna yansıtan ilk gazeteci
olan Elif Çakır'ın bırakın avukatı falan olduğumu yazmayı adını dahi
geçirmedim. Tüm bunların üstüne yazıda kendisinden hiç bahsetmediğim
Elif Çakır, sosyal medya üzerinden benimle ilgili tuhaf, anlamsız bir
açıklama yapmış... Eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk ve bir grup yazarda
benim asıl suçluları koruduğumu iddia etmiş… Mehmet Metiner, İsmet
Berkan ve Balçiçek İlter ile ilgili bir şey yazmamış olmamda sosyal
medyada eleştirilmiş…
Şimdi hem bütün bu iddialara yanıt vereyim… Hem de şahsımla ilgili
yapılan bazı acımasız eleştirilerin de neden haksız olduğunu anlatayım…
İlk olarak beni tanımayanlar… Sanki ben bu güne kadar Kabataş olayının
doğru olduğunu savunmuşum ve yaşananların hepsini biliyormuşum da
susmuşum ve şimdi açıklamışım gibi bir değerlendirme yapmışlar… Halbuki
Kabataş meselesi geçtiğimiz hafta bir çok yayında dile getirildi. Konu
tekrar gündeme geldi. Gündeme gelen bu olayı bende herkes gibi tanıdığım
insanlarla tartıştım. Fakat sonrasında öyle bilgiler anlatıldı ki,
meselenin iç yüzünü bende geçtiğimiz hafta öğrendim… Hatta şu kadarını
söyleyeyim bu bilgilerin kaynağı hem Belediye Başkanı’nın yakın çalışma
arkadaşı, hem de aileye yakın bazı kişilerdir. Öyle ki ben bunları
duyduğumda kamuoyunun da bildiği birkaç isimde yanımdaydı. Bu nedenle
olayın bir itiraf gibi sunulması kadar saçma başka bir şey olamaz…
Ben hayatım boyunca doğruyu ve inandığım değerleri savundum… Sonucu ne
olursa olsun, bir yanlışın tarafı olmamaya çalıştım. Her şeyden öte ben
bir yıl kadar önce A haberde Canlı Yayında Kabataş olayı ile ilgili
olayın sözde mağduru Zehra’ya dava açılması gerektiğini kamuoyu ile
paylaştım…Bütün bunları söylemiş bir kişinin önceki beyanlarını dikkate
almadan yapılan bazı değerlendirmeler ve yorumlar oldukça insafsız olmuş…
Elif Çakır’ın sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaya gelirsek...
Hanımefendi medyada çıkan bazı haberleri yalanlamamış olmamı manidar
bulmuş, bana vekaleti kendi talebimle bu olaylardan sonra bazı suç
duyuruları üzerine vermiş ayrıca ben kendisi adına suç duyurusunda
bulunduktan sonra soruşturmaları takip etmemişim…
*Her şeyden önce insanda biraz vicdan olur…*
Birincisi benim kendisinden vekalet istemek gibi bir talebim olmadı.
Kabataş görüntüleri yayınlandığı gün akşam üzeri telefonda görüştük.
Sosyal medyada linç girişimleri çoktan başlamıştı. Hüngür hüngür
ağlıyordu. Her tarafa sorup soruşturduğunu Valiliğe, Emniyete kendisine
görüntüler yok dediklerini ondan sonra haber yaptığını söylüyordu. Diğer
taraftan da bazı gazetecilerin kendisine Twiter'dan hakaret ettiğini
söylüyordu.
*Telefonda feryat figan ağlıyordu...*
Düşünün karşınızda bir kadın var ve dünya sanki üzerine yıkılmış feryat
figan ağlıyor…İnsani olarak kendisine yardım edebileceğim bir konu
olursa arayabileceğini söyledim… Hakaret eden bazı kişilere dava açmak
istediğini söyledi bende dava açamayacağını ancak suç duyurusunda
bulunabileceğini söyledim… Birkaç gün sonra Zehra Develioğlu’nun
avukatının açıklama yaptığı gün telefonla görüştük. Ben bu sırada hem
açıklamayı okumuş, hem de görüntüleri sağlıklı bir şekilde birkaç kez
seyretmiştim.
/*"Suç duyurusunu kadının aleyhine yapalım dedim"*/
*Elif’e aynen şunu söyledim;*
“/*Bu kadın bir yalancı, kesinlikle seni kandırmış, burada yapılması
gereken tek şey var. Suç duyurusunu bu kadın aleyhine yapalım…Çünkü ben
bu kadının doğru söylediğine kesinlikle inanmıyorum. Hatta kadının
avukatının beyanlarında bu olayın senin tarafından abartıldığı yönünde
dolaylı ifadeler var”*/ dedim…
Bana Mustafa Karaalioğlu’nun da başta avukatın beyanlarına şaşırdığını,
sonrasında değerlendirme yaptıklarını bu beyanlarla kendisini
kastetmediğini, kadına inandığını, yazdıklarını doğrulayacak
görüntülerin olduğunu ve yakında onlarında ortaya çıkacağını, endişe
etmemem gerektiğini, akşamda zaten gelinin kayınbabası olan Belediye
Başkanı’nın kendisi ile televizyona çıkacağını söyledi… Tüm bunların
üstüne ben Elifle yaşadığım diyaloğu Kabataş konusu açıldığı için 3-5
gün sonra canlı yayında anlatım. Mesele ne eksik ne fazla aynen budur.
*Şimdi istiyorsa beni yalanlasın…*
Söylediklerimin doğru olmadığını söylesin. Benim kendisine bu kadın
hakkında “/*Suç Uydurma”*/ suçundan suç duyurusunda bulunmayı teklif
etmediğimi söylesin…Ya bunları söylesin ya da sonsuza kadar sussun. Bana
göre Elif Çakır baştan sona kadının anlattığı düzmece bir hikaye ve
yalanlara inanmış, toplumu da bu yalanların arkasından sürüklemeye
çalışmıştır. Zaten yakında gelinin ailesinden birileri konuşmaya
başladığında, ki bu olacak…Savunacak hiçbir şeyi kalmayınca /*'Kabataş
Yalancısı'*/olarak ömrünün sonuna kadar o gelinle beraber anılacak….Tüm
bunlar yaşanmadan belki yapacağı son bir şey vardır… Basit bir şey…
Sadece bir özür…
Gelinin Kayınpederine Mesaj;
“/*Eyy Belediye Başkanı; bak sen muhafazakar bir adamsın. Neyin ne
olduğunu sonradan da olsa öğrendin… Bir toplum, senin gelinin yüzünden
ikiye bölündü… Müteddeyin insanlar bu olayı zamanında savundukları için
mesele her açıldığında zor duruma düşüyorlar… Elini vicdanına koy,
insanların bir yalanın arkasından sürüklenmesine daha fazla seyirci
kalma… Şuna inan ki bu toplumun %95 i bu olaya zaten inanmıyor… Şimdi
gerçeği anlatırsak kimsenin yüzüne bakamam diye düşünme… Yarın hakkın
huzurunda ne hallere düşeceğini düşün.”*/
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150303102121 Oraj Poyraz [email protected]
2015/03/03 11:10 4 58 1 undefined [email protected]
Halk icin beyin cok seckin olmasi lazimdir
Bey gonullu, dili ve tabiati duzgun olmazsa, saadet memlekette
dolasamaz, kacar.
Avam tabiatinin beye yakin olmasi uygun dusmez;
bu tabiat yaklasirsa, bey itibarini derhal kaybeder.
Yusuf Has Hacib
Andolsun ki biz, (dunyaya) en yakin olan gogu kandillerle donattik.
Bunlari seytanlara atis taneleri yaptik ve onlara alevli ates azabini
hazirladik.
Mulk-5
EINSTEIN ve TANRI
Bir kisisel Tanri anlayisi bana oldukca yabancidir ve hatta safca gorunuyor.
Ama kelimenin bildik anlami icinde bir Freethinker da degilim cunku
goruyorum ki, bu, esas olarak salt saflik iceren batil inanca karsit
olmaktan beslenmiyor.
Hissiyatim, doga yasalari olarak formule etmeye calistigimiz Evrenin
derin uyumunu anlamak icin insan zinhinin yetersizliginin bilincine
sahip oldugum olcude dinseldir.
The idea of a personal God is quite alien to me and seems even naive.
However, I am also not a Freethinker in the usual sense of the word
because I find that this is in the main an attitude nourished
exclusively by an opposition against naive superstition.
My feeling is insofar religious as I am imbued with the consciousness of
the insuffiency of the human mind to understand deeply the harmony of
the Universe which we try to formulate as laws of nature
Kaynak: Albert Einstein in a letter to Beatrice Frohlich, December 17,
1952; Einstein Archive 59-797; from Alice Calaprice, ed., The Expanded
Quotable Einstein, Princeton, New Jersey: Princeton University Press,
2000, p.217.
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.