*Erdal Akalın (21.03.2015) : Bugün Saçmalama Hakkımı Kullanıyorum !..*

Bu yazıyı *21 Mart*günü yazıyorum. Bugünün özelliği ise malum, *‘Nevruz’
*diye anılan ve Orta Asya, Kafkasya, Orta Doğu ve de ülkemizde de
baharın ilk günü olarak kutlanılması şenlikleri ile geçiyor olmasıdır.

Hava ise lodos fırtınası nedeni ile çok rüzgârlı ve ısı düşüyor biraz.
Evimin etrafında yer alan ağaçlar, şiddetlenen lodosa koşut olarak
dalgalanıyor. Deniz ise beliren yüksek dalgalar sonucu bolca köpüklenmiş
durumda. Yani doğa da saçmalıyor bugün.

Lodosun yarattığı barometre değişimlerini en fazla ve kolayca yaşlı
bedenler algılarlar. Ben de yetmiş yıldır beni taşıyan yorgun
iskeletimin çeşitli yerlerinden sessiz feryatlar geldiğini anlıyorum.
Keşke sadece eklem yerlerim sarsılmakta olsa, galiba beynimde etkilendi
lodostan ve bugün biraz saçmalamak duygusu sardı beni de!

İzninizle, bu yazım ile biraz saçmalamak arzumu doyuma eriştirmek ve
yakın dönemin beni etkileyen saçmalıklarını sizlerle paylaşmak istiyorum!

**** *

Ben de iz bırakan ilk saçmalamalar TV ekranlarından geldi birkaç günden
bu yana. Buyurun;

“*Ay kız, duydun mu olanları. Bizim Mira hamile imiş. Herhalde hamamda
göbek taşına yüzükoyun uzandı ve fazlaca yattı kaldı garibim!”*

**** *

Bir diğer dalgalanma ise *‘aldatılmış olmak saçmalığı olarak’ *üzerine
sardı bedenimi…

Hani; Ergenekon gibi, Balyoz gibi yargılamalar olmuştu ya, günler ve
aylar boyu süren. Kaç kişi kahrından ölmüş veya intihar etmişti.
Yaşayanlar ise yıllarla Silivri de demir parmaklık arkasına atılmıştı.

Bir kısım insanımız ki, ben başta olmak üzere inanmamıştık bu yargılama
dizilerine. Ama yandaş medyanın köpürttüğü köşe yazarları ve bazı
siyasiler ver yansın etmişlerdi askerlere, aydınlara ve mahpus gazetecilere.

Şimdi duyduk ki; *‘meğer biz aldatılmışız’, *hem de paralel yapı
tarafından! Demek ki *saçma sapan*yargılamalar olmuş bu arada ve
yatanlara da bazıları *‘Oh !’ *demişler. Yani, koskocaman devletimizde
biz gariban vatandaşlar gibi bu *saçmalamalarla*uyutulmuşuz. Yerseniz!

**** *

Bir okulumuzun resim öğretmeninin başına gelenler de *saçmalığın *dik
alasıdır. Okul müdürü olan kişi, kadın öğretmenin facebook sayfasına
izinsiz girerek bazı çıktılar almış. Orada kendince önemli bulduğu ‘nü’
temalı resimleri suç unsuru olarak kabul ederek, ihbarda bulunmuş.

İşin güzel yanı, bu *saçmalıklarla*da kadın resim öğretmeni bir başka
ilçeye sürgün olarak atanmış!

Şimdi de doğal olarak hakkını arıyor. Hani birisi *saçmalık*yaparak
kuyuya taşı atıyor, kırk akıllı da *saçmalıkla*atılan bu taşı çıkarmaya
çalışacak! Kolay gelsin eğitim dünyamıza…

**** *

Şimdi gelelim en *saçma*olaya ve yalanına.

Hani bir Kabataş İskelesi olgusu uydurulmuştu, anımsarsınız. Eşini
bekleyen genç bir kadın ki, yanında arabada yatan çocuğu da vardır,
sayıları 40 ila 50 arası varsayılan kafaları bandanalı ve elleri deri
eldivenli apaş tipi kişilerce itilir kakılır. *Saçmalık*burada bitmez,
üstüne küçük abdestlerini bile yaparlar yere yatırarak.

Bu olayı olmuş kabul eden bir siyasetçi de meydanlara çıkar ve; *“Benim
başı örtülü hanım kardeşime yapılanlar …” *diyerek defalarca bu
*saçmalığı*anlatır.

Ne kamera kayıtları ve ne de tanıklar böyle bir olgu olmadığını, bunu
iddia etmenin ise bir *saçmalık*olduğunu bilmem kaç kere tekrarlarlar.

Bu olayı sahiplenmiş bir ünlü köşe yazarı ise *“Bu saçmalığa inanmakla
eşeklik ettim!”, *demiş iken, bir yandaş kadın gazeteci olayı günümüzde
de savunur. Bu kadın gazeteci, senin bu *saçmalıklarına*doyduk denilince
çok üzülür. Onun üzüntüsünü dert edinen yandaş köşe yazarları, aynı gün
kendi köşelerinde aynı *saçma*başlıkla yazı yazarlar; *“Diliniz kaba,
vicdanınız boş!”.*

Bir yandaş gazete ise fotomontaj ile mizansen hazırlar ve tam sayfa
basar. Kış günü çekilen Kabataş fotoğrafına siyah çöp insanlar
yerleştirilir ve bu *saçma*hazırlık tam sayfa gazeteye basılır.
*Saçmalığın*dil alası bu habere ise insanlarımız güler geçer ama
herhalde *saçmalık *olimpiyatı ürünü olan bu hazırlığı yapanlar,
gazeteciyiz diye övünürler!

**** *

Altı yaşındaki kız evlenmeye uygundur diyebilen sözde din âliminin
sözünü, asla *saçma*söz olarak kabul etmeyin. Bu kişi, ülkemin bir din
bilgini sayılarak *saçma*düzenin sefasını sürmekte olan bir gerçekliği
temsil etmektedir!

Haksız mıyım bugün ben saçmalık yazayım derken! Hatta gelin bir kısa
mani ile saçmalık yazısını tamamlayalım;

“*Mezarımı derin kazın, dar olsun / Altı lale, üstü çimen bağ olsun /
Ben ölürsem sevdiceğim sağ olsun!”*

*Not: Mersin İmece Haber Gazetesi *genel yayın yönetmeni olarak Sevgili
Seyrani Soluğan göreve başladı. Kendisine başarılar dilerim, hoş
geldiniz derken. (E.A.).

Erdal Akalın (21.03.2015)**

*Bugün Saçmalama Hakkımı Kullanıyorum !..*

Bu yazıyı *21 Mart*günü yazıyorum. Bugünün özelliği ise malum, *‘Nevruz’
*diye anılan ve Orta Asya, Kafkasya, Orta Doğu ve de ülkemizde de
baharın ilk günü olarak kutlanılması şenlikleri ile geçiyor olmasıdır.

Hava ise lodos fırtınası nedeni ile çok rüzgârlı ve ısı düşüyor biraz.
Evimin etrafında yer alan ağaçlar, şiddetlenen lodosa koşut olarak
dalgalanıyor. Deniz ise beliren yüksek dalgalar sonucu bolca köpüklenmiş
durumda. Yani doğa da saçmalıyor bugün.

Lodosun yarattığı barometre değişimlerini en fazla ve kolayca yaşlı
bedenler algılarlar. Ben de yetmiş yıldır beni taşıyan yorgun
iskeletimin çeşitli yerlerinden sessiz feryatlar geldiğini anlıyorum.
Keşke sadece eklem yerlerim sarsılmakta olsa, galiba beynimde etkilendi
lodostan ve bugün biraz saçmalamak duygusu sardı beni de!

İzninizle, bu yazım ile biraz saçmalamak arzumu doyuma eriştirmek ve
yakın dönemin beni etkileyen saçmalıklarını sizlerle paylaşmak istiyorum!

**** *

Ben de iz bırakan ilk saçmalamalar TV ekranlarından geldi birkaç günden
bu yana. Buyurun;

“*Ay kız, duydun mu olanları. Bizim Mira hamile imiş. Herhalde hamamda
göbek taşına yüzükoyun uzandı ve fazlaca yattı kaldı garibim!”*

**** *

Bir diğer dalgalanma ise *‘aldatılmış olmak saçmalığı olarak’ *üzerine
sardı bedenimi…

Hani; Ergenekon gibi, Balyoz gibi yargılamalar olmuştu ya, günler ve
aylar boyu süren. Kaç kişi kahrından ölmüş veya intihar etmişti.
Yaşayanlar ise yıllarla Silivri de demir parmaklık arkasına atılmıştı.

Bir kısım insanımız ki, ben başta olmak üzere inanmamıştık bu yargılama
dizilerine. Ama yandaş medyanın köpürttüğü köşe yazarları ve bazı
siyasiler ver yansın etmişlerdi askerlere, aydınlara ve mahpus gazetecilere.

Şimdi duyduk ki; *‘meğer biz aldatılmışız’, *hem de paralel yapı
tarafından! Demek ki *saçma sapan*yargılamalar olmuş bu arada ve
yatanlara da bazıları *‘Oh !’ *demişler. Yani, koskocaman devletimizde
biz gariban vatandaşlar gibi bu *saçmalamalarla*uyutulmuşuz. Yerseniz!

**** *

Bir okulumuzun resim öğretmeninin başına gelenler de *saçmalığın *dik
alasıdır. Okul müdürü olan kişi, kadın öğretmenin facebook sayfasına
izinsiz girerek bazı çıktılar almış. Orada kendince önemli bulduğu ‘nü’
temalı resimleri suç unsuru olarak kabul ederek, ihbarda bulunmuş.

İşin güzel yanı, bu *saçmalıklarla*da kadın resim öğretmeni bir başka
ilçeye sürgün olarak atanmış!

Şimdi de doğal olarak hakkını arıyor. Hani birisi *saçmalık*yaparak
kuyuya taşı atıyor, kırk akıllı da *saçmalıkla*atılan bu taşı çıkarmaya
çalışacak! Kolay gelsin eğitim dünyamıza…

**** *

Şimdi gelelim en *saçma*olaya ve yalanına.

Hani bir Kabataş İskelesi olgusu uydurulmuştu, anımsarsınız. Eşini
bekleyen genç bir kadın ki, yanında arabada yatan çocuğu da vardır,
sayıları 40 ila 50 arası varsayılan kafaları bandanalı ve elleri deri
eldivenli apaş tipi kişilerce itilir kakılır. *Saçmalık*burada bitmez,
üstüne küçük abdestlerini bile yaparlar yere yatırarak.

Bu olayı olmuş kabul eden bir siyasetçi de meydanlara çıkar ve; *“Benim
başı örtülü hanım kardeşime yapılanlar …” *diyerek defalarca bu
*saçmalığı*anlatır.

Ne kamera kayıtları ve ne de tanıklar böyle bir olgu olmadığını, bunu
iddia etmenin ise bir *saçmalık*olduğunu bilmem kaç kere tekrarlarlar.

Bu olayı sahiplenmiş bir ünlü köşe yazarı ise *“Bu saçmalığa inanmakla
eşeklik ettim!”, *demiş iken, bir yandaş kadın gazeteci olayı günümüzde
de savunur. Bu kadın gazeteci, senin bu *saçmalıklarına*doyduk denilince
çok üzülür. Onun üzüntüsünü dert edinen yandaş köşe yazarları, aynı gün
kendi köşelerinde aynı *saçma*başlıkla yazı yazarlar; *“Diliniz kaba,
vicdanınız boş!”.*

Bir yandaş gazete ise fotomontaj ile mizansen hazırlar ve tam sayfa
basar. Kış günü çekilen Kabataş fotoğrafına siyah çöp insanlar
yerleştirilir ve bu *saçma*hazırlık tam sayfa gazeteye basılır.
*Saçmalığın*dil alası bu habere ise insanlarımız güler geçer ama
herhalde *saçmalık *olimpiyatı ürünü olan bu hazırlığı yapanlar,
gazeteciyiz diye övünürler!

**** *

Altı yaşındaki kız evlenmeye uygundur diyebilen sözde din âliminin
sözünü, asla *saçma*söz olarak kabul etmeyin. Bu kişi, ülkemin bir din
bilgini sayılarak *saçma*düzenin sefasını sürmekte olan bir gerçekliği
temsil etmektedir!

Haksız mıyım bugün ben saçmalık yazayım derken! Hatta gelin bir kısa
mani ile saçmalık yazısını tamamlayalım;

“*Mezarımı derin kazın, dar olsun / Altı lale, üstü çimen bağ olsun /
Ben ölürsem sevdiceğim sağ olsun!”*

*Not: Mersin İmece Haber Gazetesi *genel yayın yönetmeni olarak Sevgili
Seyrani Soluğan göreve başladı. Kendisine başarılar dilerim, hoş
geldiniz derken. (E.A.).

Erdal Akalın (21.03.2015)**

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150321185406 Oraj Poyraz [email protected]
2015/03/21  19:30 4  58  1 undefined [email protected]

 

Bazi insanlar vardir, mumkun olmayan seyleri basarmak icin butun
omurlerini verirler.Fakat mumkun olani yapmak icin bir dakikalarini
harcamazlar.

NUVIT OSMAY

Ankara dakilerin Yunanlilara hala meydan okumalarina cilginliktan baska
bir sifat verilemez. Yunanlilarla aramizda akilca da, ilimce de, kuvvet
bakimindan ve her acidan bu kadar fark varken onlarla muhabereye
girisilemez.

Yazar Refik Halit Karay - 07.08.1920

Turk milletini Allah icin, Peygamber icin topraklarini, menfaatlerini,
benligini unutturacak, Allah la mutevekkil kilacak derin bir gaflet ve
yorgunluk besiginde uyuttular.(..)

Mustafa Kemal ATATURK
(Mustafa Kemal in yazdigi Afet inan imzasiyla cikan Medeni Bilgiler
kitabi 1931)


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Attachment: Bugün Saçmalama Hakkımı Kullanıyorum.docx
Description: MS-Word 2007 document

Cevap