Ahmet TAKAN : Katırların altına saklanan gerçekler...Şok Uludere raporu**

01.04.2015 00:00  [email protected]

Dikkatlerinizden kaçmasın!.. Son günlerde Uludere yeniden kaşınmaya
başlandı. Yaşlı başlı kadınları çocukları sahneye sürüyorlar,
*/“katırlarımızı kesmeyin”/* diye ağlatıp TSK’nın bölgede yaşayan
vatandaşın ekmeğini elinden aldığı, geçim kaynaklarını kuruttuğu,
zulmettiği propagandasını yapıyorlar.

Fakat gerçekler bambaşka...

Yoğun olarak özellikle Şırnak sınır bölgelerinde katırlar üzerinden bir
gerginlik politikası yürütülüyor. Bölücü terör örgütünün tüm
faaliyetleri başta Şırnak Valisi olmak üzere Ankara’daki tüm ilgili ve
yetkililere yazılı raporlar halinde iletiliyor. Fakat malumunuz */“çözüm
süreci”/* ve 7 Haziran seçim hesapları her şeyin önünde!..

Terör örgütünün amacı, bölgede görev yapan TSK mensupları ve korucuları
psikolojik baskı altına almak. Uludere’de yaşanan olaylarla ilişkili
görüştüğüm kaynak, */“şu net olarak görülmüştür ki; özellikle
Şırnak-Uludere bölgesinde yaşayan insanların birçoğu, kendilerini
2011’de yaşanan elim olay sonrası, kaçakçılık yapmaya hak kazanmış
bireyler olarak görmekte ve sınırda görev yapan askere karşı sürekli
saldırgan tavırlar sergileyerek ve yaşananları bambaşka bir şekilde
bölge milletvekillerini de kullanarak basına aktarmaktadırlar”/*dedi.

Son Uludere provokasyonlarının ardından bölgedeki askeri ve güvenlik
kaynaklarımdan ulaştığım ve Ankara’ya da gönderilen vahim derecede
önemli raporlar ise şöyle;

*/“- Uludere’nin Gülyazı ve Ortasu köylerinde yaşayan insanlar özellikle
katırları kullanarak kaçakçılık yapmaktadırlar. Hemen her hanede
ortalama 8-10 katır bulunmaktadır. /*

*/- Bu katırlar bir seferde 3 bin adet sigara paketi taşıyabilmektedir.
Her sigaradan asgari 1 TL. kazanıldığı düşünülürse, bir katırın sınır
dışından her gelişi sahibine en az 3 bin TL. bırakmaktadır. 10 katırıyla
bir gecede kaçakçı 30 bin TL. para kazanabilmektedir. Bunun yanında
zaman zaman katırların altına silah bağlanarak teröristlere de silah
nakli yapılmaktadır. /*

*/- Bu kadar para kazanan kaçakçıların köydeki yaşam şartları mükemmel
durumdadır. Bahsi geçen köylerde 300-400 hane bulunmakta ve evlerin
çoğunun önünde en az bir adet lüks olmak üzere ilave 2 ve bazen de 3
adet araba bulunmaktadır. /*

*/- Mart 2015 ayı başından beri kaçakçılık faaliyetlerinde gözle görülür
bir artış görülmektedir. Mart başında yaşanan bir olay şöyle cereyan
etmiştir; yasa dışı yollarla geçiş yapmak isteyen kaçakçılara
unsurlarımız müdahale etmiş ve yaşanan arbedede 5-6 katır vurulmuş ve
kaçakçılık önlenmiştir. Bunun üzerine Gülyazı ve Ortasu köylüleri
kaçakçılık girişiminde bulunan diğer köye giderek buradaki insanlara
“askere direnmeleri gerektiğini ve bunun bir hak olduğunu, kimsenin bunu
engellemeye hakkı olmadığını, kendilerinin bu yasağı
tanımadıklarını”/*ifade ederek ve köylüleri azarlayarak, bir yerde de
onları devlete baş kaldırmaya çağırarak köyden ayrılmışlardır.

- Hemen akabinde bir iki hafta sonra Gülyazı ve Ortasu köylerindeki
kaçakçılar 60-70 kişiyle ve yanlarında 200 katırla Irak’a Göreneş dere
yatağından yasa dışı geçiş yapmak üzereyken sınırda görevli askerlerce
durdurulmaya çalışılmış; yapılan ikazlara uymayan kaçakçılara öncelikle
*/“dur”/* ikazında bulunulmuş bilahare havaya ateş açılarak kaçakçılık
önlenmeye çalışılmıştır. Buradan geçemeyen grup bu sefer başka bir dere
yatağı bölgesine intikal etmiş ve buradan geçmeye yeltenmiştir. Tekrar
ikaz edilen grup askerlere kafa tutarcasına */“Gücünüz yetiyorsa gelin
durdurun, buradan geçeceğiz ve malımızı alıp tekrar geleceğiz. Bizi
durdurmaya ne sizin gücünüz ne de Hükümetin gücü yeter!”/* diyerek
geçişe devam etmiştir. Yapılan müdahale havanın çok sisli olması
nedeniyle kısmen başarılı olmuş; bazıları sisten yararlanarak geçiş
yapmışlardır. Geçiş yaptıkları da dönüşlerinde anlaşılabilmiştir. Tekrar
yapılan müdahale esnasında katırların yakınlarına yapılan atışlarda 5-6
katırın öldüğü, 6-7 katırın da yaralandığı anlaşılmıştır.

- Yaşanan bu olaydan hemen sonra, hudutta görev yapan güvenlik
güçlerinin cesaretini kırmak ve görev yapmalarını engellemek üzere,
civar köylerden de, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 2 bine yakın insan
toplanmış ve Düğün Dağı civarındaki askerlere taşla saldırı
başlatmışlardır. Zorlukla engellenen bu saldırılardan istifadeyle Irak
tarafından gelen katırlar da köylerine götürülmüşlerdir.

- Hemen ertesi gün, 24 Mart 2015, bölgede görev yapan askeri araçlara
yine çok kalabalık bir grup tarafından ORTASU köyünde (başlarında HDP
milletvekilleri Faysal SARIYILDIZ ve Selma IRMAK olmak üzere) basın
açıklamasını müteakip taşlı saldırıda bulunulmuştur. Saldırılarda 15
asker yaralanmış, 7-8 asker hastaneye sevk edilerek yatılı tedavi altına
alınmıştır. Hemen sonrasında yol trafiğe kapatılmış ve bir kısım halk
tarafından bölgedeki karakolların ELEKTRİK ve SULARI kesilmiştir.

- 3 gün sonra (27 Mart 2015) Gülyazı ve Ortasu köylerine ilave olarak
civar köylerden gelen kişiler (yaklaşık bin kişi), sınıra bin metre
mesafede bulunan bir bölgeye kadar ilerlemiş -ki burasının İKİNCİ DERECE
ASKERİ YASAK BÖLGE OLDUĞU İFADE EDİLMİŞTİR- burada sloganlar atmış,
çadırlar kurmuş ve bölücü terör örgütünün sözde bayraklarını açmıştır.
29 Mart akşamı eylemlerine son vererek bölgeden ayrılmışlardır.

- Tüm bu yaşananlara baktığımızda burada organize bir kaçakçılık
faaliyeti olduğu, basit bir kaçakçılık olmadığı rahatlıkla
görülmektedir. Zira kişisel bazda kaçakçılık bir veya iki katırla
yapılmaktadır ve tespiti de o derece zayıftır. Ancak Gülyazı ve Ortasu
köylülerince yapılan kaçakçılık tamamen bölücü terör örgütünün
gözetiminde ve talepleri doğrultusunda gerçekleştirilmekte; terör örgütü
hem bundan para kazanmakta ve hem de zaman zaman bu katırların altına
bağlanmak suretiyle KCK üyelerine silah temin etmektedir. Irak
kuzeyinden getirilen küçük baş hayvanların altına dahi hafif silahlar
(tabanca, makineli tabanca vb..) bağlanmaktadır. Sınırdaki meydana gelen
bu olaydan sonra KCK bir bildiriyle sınır birliklerimize uyarılar ve
tehditler savurmuştur.

- Söz konusu köydekiler aç olduklarını dile getirmekte, ancak köyde son
derece güzel bir şekilde inşa ettikleri 3 katlı, beş katlı evlerinin
önündeki Mercedes, BMW araçların hesabı sorulduğunda verememektedirler.
En verimsiz dönemde dahi aylık bir katırın kazancı 25.000 TL’yi
bulmaktadır. Her hanede 8-10 katırın olduğunu düşünün... Her iki köyde
de 4-5 dozer ve bir o kadar kepçe bulunmaktadır. Bunlar köylülere
aittir. Türkiye’nin hangi köyünde bu denli bir yapılanma vardır ve
neden, ne maksatla? Bu makineler kışın kaçakçılık yollarını açmak için
bizzat kaçakçılar tarafından şahıs bazında satın alınmışlardır.

-Şu anda Gülyazı ve Ortasu köyleri (Sınır hattına yaklaşık 10 km.
mesafede) yaylaya çıkıyoruz bahanesiyle sınıra 1.5 km. mesafedeki ŞİRİT
yaylasına taşınmaktadırlar. ŞİRİT yaylasının hemen sınır karşısında PKK
cirit atmaktadır. Gözle açıkça görülebilmektedir. PKK emretmiş köylüler
de buraya sözde yaylaya çıkmışlardır. Zira buradan kaçakçılık çok daha
kolay olacaktır onlar için. Zaten bulundukları köyler de yayla köyüdür
ama bu bahaneyle sınırdaki askeri daha da zorlayacağa benzemektedirler.”

Evet! Bu raporun daha fazlası ülkeyi yöneten siyasilerin elinde.

Kaçakçı köylüler */“Adalet istiyoruz, Hukuk istiyoruz”/*diye slogan
atıyorlar. Hukuk kaçakçılığa müsaade etmek midir?.. Buradan amaçlanan
şey sanki gelecekte yapılması planlanan sinsi bir eylemin öncüsü,
provası gibi gözüküyor. Uludere, bazıları için bir sembol olduğundan
kıvılcım buradan da fitillenebilir gibi geliyor insanın aklına..

Bir de, */“Şırnak’ta 23’üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı sorumluluk
sahasında meydana gelen bu olaylardan Tümen Komutanı sorumludur”/*
haberleri hatırlatalım. Konuyla ilgili sorumuza cevap veren askeri
çevreler, uygulamaların kişi bazlı değil sistem ve kanun bazlı olduğunu
ve kişilere göre farklı uygulamanın olamayacağını ifade etti. Ayrıca adı
geçen Tümgeneral Abdullah Baysar’ın Uludere olayı meydana geldiğinde
bölgeyle alakalı bir yerde ve görevde olmadığını, kaydettiler.

 

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150401151204 Oraj Poyraz [email protected]
2015/04/01  15:46 4  58  1 undefined [email protected]

 

Yenileceginden korkan daima yenilir.

Yildirim Bayezid Han

Omer, peygamberden, halkin dogru yoldan sapmamalari icin kendisine
birseyler soyleyip yazmasini istediginde; Peygamber: Allah in Kitabi
bize yeter dedi.

Buhari Itisam 26, Ilim39, Cenaiz 32, Merza 17; Muslim Cenaiz 23, Vasaya 22)

Bir ulus kendi icindeki aptal ve hatta muhteris olanlarla bas edebilir
Fakat icersindeki satilmis ve hainlerle yasayabilmesi olanaksizdir.
Sinirlari zorlayan dusman silah ve alemlerini acikta tasidigi icin daha
az tehlikelidir.
Fakat bir hain, hain gibi gorunmez,
kurbanlari ile ayni aksanda konusur,onlarin cehresine burunur ve
onlarin argumanlarini kullanarak ulusun politik yapisina nufuz eder,
butun kapilardan serbestce gecer, sesi en ust duzey hukumet
koridorlarinda duyulur,
ulusun ruhunu curutur
Politik yapiya her turlu hastalik bulastirarak yasam gucunu elinden alir
Bir katil daha az korkuludur.

Marcus Tullius Cicero
(M.O.106-M.O.43)


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap