Balyoz, Ergenekon ve Casusluk gibi davaların arkasında gerçekte ABD’nin
karanlık yüzü vardı. (Türker Ertürk)

Evet, aynen öyledir. *Ve Amerika hala daha Fitnebaz Cemaat(The Sinister
Fraternity)in arkasındadır.* Hala daha TSK‘ya yönelik operasyon
sürmektedir. Bir ulusalcılar tarafından, bir de cemaat bağlantılıları
tırpanlayarak ordu içi boş bir kabuğa indirgenmiştir.

Alman orduları Polonyayı işgal ettiğinde ilk olarak ele geçirdikleri
Polonyalı subayları katletmiştir.

Sovyetlerin katlettiği Polonyalı subayların toplu mezarı ise on yıl
kadar önce Katyn ormanında bulunmuştu.

Komünist sistem tarafından Azerbaycan, Bosna-Hersek, Kosova,
Arnavutluk’da Slav kökenli ya da bağlantılı olmayanlara geleneksel ordu
ve subaylık imkanlarını esirgemiştir. Bu nedenle Sovyet sistemi
dağıldığında bütün bu ülkelerde halk yetişmiş subayı, ağır silahları
olan geleneksel orduların olanların insafına kalmıştır. Aradan geçen
onlarca yıla rağmen, bu halkların bütün gayretlerine rağmen ve bizim de
bütün desteğimize rağmen hala daha bu ülkelerde sıfırdan teşkil edilmiş
orduların etkinliği şüphelidir.

Osmanlı Balkan Savaşı öncesinde politik sebeplerle ardışık operasyonlar
sonucunda subay mevcudunun yarıdan fazlasını emekliye sevk etmişti. Bu
durum takip eden dönemde yaşanmış bir sürü savaşta sonuca tesir
etmiştir. Yarbayların tümen komuta etmesinin sebepleri vardır.
Albayların orduları komuta etmesi boşuna değildir.

Subay çok kıymetlidir. Olmadığında çok aciz kalırsınız.

Paranın kudretiyle gemiler, silahlar, tanklar, uçaklar alabilirsiniz.
Resmi geçitlerde görkemli askeri törenler sizi etkilemesin.

Esas olan dağlarda, bitin, pirenin, soğuğun, sıcağın, açlığın, yokluğun,
tozun içinde ter atanlardır.

Subayda devlete, millete inanç çok önemlidir.
Askerlik parayla halledilebilecek bir şey değildir.
Balyoz, Ergenekon ve bunun gibi operasyonlar sadece gidenleri mağdur
etmemiştir.
Aynı zamanda kalanların da inancı sarsılmıştır.
TSK saflarında yaşanmakta olan inanç bunalımı daha onlarca yıl sürecektir.
Devletin ve milletin kaderine ilişkin dehşetengiz gelişmeler kapımıza
dayanmıştır.
Devlet ve millet ordularına, subaylarına gerçekten ihtiyaç duyduğunda
farkı fark edeceksiniz.
Otuz yıl sonra bu günleri, yaşananları konuşacak, gelişen büyük
olaylarda subayların tepkisizliklerini, etkisizliklerini konuşacaksınız.

Adam sendecilik, al paranı salla başını mentalitesi, sana mı kalmış,
sana ne düşüncesi bitirir.
Devlet sahip çıkılması gereken bir değerdir.
Devlete, millete, vatan sadakat parayla ölçülebilecek bir kaynak değildir.
İnanç bozulduğunda bunun bedelini kan ve gözyaşıyla ödersiniz.
Osmanlı çok ağır bedel ödedi.
Türkiye ödemesin.

Oraj POYRAZ([email protected] / [email protected])           
L2fSIJNoA0xfSNxA    
.


------------------------------------------------------------------------


  Türker Ertürk: EVET, AMA YETMEZ!

​Geçtiğimiz salıAnayasa Mahkemesi’nin */“/**/hak ihlali/**/”/*kararının
ardından yeniden görülen Balyoz davasıkarara bağlandı. İstanbul Anadolu
Adliyesi 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 5’inci duruşmasında
yargılanan 236 kişinin beratına karar verildi.

Öncelikle beraat edenlere, ailelerine, yakınlarına, sevenlerine ve bu
işin başından beri farkındalığı olanlara ve sahip çıkanlara geçmiş olsun
diliyoruz. Geciken adaletin en büyük adaletsizlik olduğu bilinciyle bu
karara buruk olarak seviniyoruz, evet ama yetmez diyoruz.Çekilen bu
acıların, kaybedilen yılların, yitirilen mesleklerin ve yok olan
yaşamların hesabını kim verecek?

Yetmez diyoruz çünkü esas kumpas bu yurtseverler üzerinden ülkemize ve
geleceğimize karşı kurulmuştur. Gerçek mağdur Türkiye Cumhuriyeti’dir.
Ama ne yazık ki, bu mağduriyetin bugün durumsal farkındalığı olan güçlü
sahip çıkanı yok.Bu kumpas çözülmeden ve bu kumpasın savcısından
hakimine, polisinden askerine ve medya mensubundan siyasetçisine kadar
sorumluları yargılanmadan ve hesap vermeden bu defter kapanmaz ve
kapanmamalı!


    Hizaya gelindi

Balyoz davasının ilk başladığı günden beri bu davayı izleyen, yazan,
yorumlayan ve konferanslarında anlatan birisiydik. Davanın devam ettiği
o günlerde silah arkadaşlarımız olan sanıkların ailelerinin */“Bu
duruşmada beraat veya tutuksuz yargılama çıkar mı? Ne diyorsun?”/*
sorularına hep aynı şeyi söyledik; */“Hukuken verilebilecek mücadele
yok, mücadeleyi siyasi alana kaydırmak lazım, lehte sunduğunuz
delillerin santim önemi yok, bu dava ve mahkeme operasyoneldir”/*

*Balyoz, Ergenekon ve Casusluk gibi davaların arkasında gerçekte ABD’nin
karanlık yüzü vardı.* Çünkü ABD’nin Türkiye’ye biçtiği elbiseyi ülkemiz
giymek istemiyordu. En kuvvetli direnç askerden geliyordu.
Amerikalıların deyimiyle; */“generaller hizadan çıkmıştı.”/* Askerlerin
hizaya getirilmelerine, derdest edilmelerine, hadlerinin bildirilmesine
ve artık ülke siyaseti üzerindeki etkinliklerinin bitirilmesine ihtiyaç
vardı. Düğmeye basıldı ve operasyonlar yapıldı. Bakın bugün asker hizaya
şimdilik geldiyse, Amerika’ya gidilip selam çakıldıysa ve madalya
taktırıldıysa bunu operasyonlara borçluyuz.

Bugün bölünmenin ve iç savaşın eşiğine gelmişsek, terör örgütü PKK ile
pazarlık masasına oturmuşsak, adım adım rejim değişikliği rotasında
seyrediyorsak, kırmızıçizgilerimizi yok sayarak komşularımızın merkezi
hükümetlerine düşmanlık yapıyorsak bunları da hukuki operasyonlara
borçluyuz. Bu operasyonlar Erdoğan liderliğindeki AKP’nin önünü açmak
için yapıldı.


    Eşik geçildi

Balyoz, Ergenekon ve Casusluk gibi davalar Türkiye Cumhuriyeti’ne ve
onun anayasal koruyucusu Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı yapılan dört
dörtlük darbenin hukuki enstrümanlarıydı. Darbe ile hukuk içinde kalarak
mücadele edemezsiniz. Hukuk size karşı yapılan saldırının enstrümanı ise
yapmanız gereken onu yok saymaktır. En başından itibaren Türk Silahlı
Kuvvetleri komuta kademesiyle bunu yok sayacaktı ve evlatlarını teslim
etmeyecekti. Bunu yapmadı ve yapamadı. Ve emperyalizme karşı bu savaşı
kaybettiler. Şimdi bu savaşı kaybeden komutanların bazıları etrafta
utanmadan konuşuyorlar. Diğer yapılması gereken ise yargılama yapan
mahkemeyi tanımamak ve savunma yapmamaktı!

O gün yazdıklarımıza ve söylediklerimize internet aracılığı ile bugün de
ulaşabilmek ve kontrol edebilmek mümkün. O gün */“Balyoz’dan
tutuklananlar ne zaman çıkar?”/* sorusuna */“Karşı darbe sürecinde
geriye dönülemez eşik geçildiğinde, serbest bırakırlar, beraat
ettirirler hatta tazminat bile öderler”/* demişiz. Çünkü suçsuz
insanları uzun süre içeride tutmanın ağırlığını hiçbir yönetim
kaldıramaz. Zaten esas hedef bu insanlar değildi. Bunların üstünden
ülkemizdi!

Şimdi hiçbir şey olmamış gibi ABD ile ilişkilere devam eder ve
sorgulamazsan, bölgede kendi çıkarına olmayan işlerde hala taşeronluk
yaparsan size her şey müstahaktır.

 


------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150404122129 Oraj Poyraz [email protected]
2015/04/04  22:37 4  58  1 undefined [email protected]

 

BEN BIR YILDIZIM
. . . . . .
Ben bir yildizim yildizlar ortasinda,
Saga bakarim, sola bakarim, eyvah,
Yapayalnizim yildizlar ortasinda.
Bir bitmez duzelikte aksamla sabah.
. . . . . .
Alabildigine bana vermisler, ?al! ?
Dayanilmaz bosluguyla bu evreni
?Bu gercek, bunu al! Bu dus, bunu da al! ?
Ne ki varsa, bana yazilmis nedeni.
. . . . . .
Mutluyum, bu guzel, bu tek yildizlikta;
Milyonlarca sunu, adak sana, tanrim!
Ama kalbim catlayacak yalnizlikta,
Hic olmazsa bir ayna ver bana, tanrim!

Ahmet Muhip DRANAS

Bir grup maymun zina yapan bir maymunu yakalamis ve taslama cezasini
uyguluyorlardi.
Onlari bu hakli iste desteklemek icin ben de tas atarak yardim ettim.

Buhari 63/27

Koklesen Yanilmalar

Bir kisinin yanilmasi butun halkin yanilmasina yol acar, butun halkin
yanilmasi da sonradan teklerin yanilmasina. Boylece yanlislik elden ele
gelistikce gelisir, bicimden bicime girer; o kadar ki isin en uzagindaki
tanik, en yakinindakinden daha cok seyler bilir; olayi son ogrenen ilk
ogrenenden daha inancli olur. Bunda da sasilacak bir sey yok; cunku
insan bir seye inandi mi ona baskasini da inandirmayi bir borc sayar,
kolay inandirmak icin de anlattigina diledigi gibi ceki duzen vermekten,
bir seyler katmaktan cekinmez: Karsisindakinin karsi koyma gucunu
kirmak, onun kafasinin alabilecegini sandigi gibi konusmak ister.

Michel de Montaigne : Denemeler


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap