Süleyman ÖZIŞIK : Askeri Casusluk ( FUHUŞ) Davası !

Bir komutanın imdat çığlığı...

Türkiye'yi dibinden sallayan *'TSK'ya fuhuş operasyonu'*nu
hatırlıyorsunuz değil mi? Hani iddialara göre *'Askeri casusluk'*
operasyonunda ele geçirilen belgeler ışığında, emekli paşaları kızlarla
tanıştıran suç örgütü; karşılığında istediği her şeyi yaptırmış ve suç
üstü yakalanmışlardı!

Yıllar yılı TSK'nın bir kez daha darbe yapacağı korkusuna öyle bir
kapılmışız ki gözümüzün önünde yaşananları görmemiş, *"Askeriye içine
sızmış hainlere, darbecilere ne yapılsa müstehak"* diyerek her türlü
zulmü reva görmüşüz.

Düşünsenize...

Savaş döneminde Amerika, Rusya'nın iki casusunu yakalamış. Rusya ise
Amerika'nın üç casusunu yakalayabilmiş. Ama paralel yapıya mensup
polisler, İzmir'de TSK'ya yönelik yapılan operasyon sırasında 300'ün
üzerinde casus yakalamış!

*"Bu işte bir çapanoğlu var"*demediğimiz gibi, diyenlere de *"Hadi
oradan"* demekle yetinmişiz!

O dönemde askeri bilgileri ele geçirmek için sayısız askerle fuhuş
yaptığı iddia edilen bir genç kız vardı. Aylarca yargılandığı mahkeme
bir yana, tüm Türkiye'ye bir fahişe olarak tanıtılmıştı. İşte o genç
kızın aylar sonra yapılan sağlık kontrollerinde anadan doğma bakire
olduğu ortaya çıkmıştı!

O kızın vebali de hepimizin boynunda...

Kendisi hakkında dava açılmasına sebep olan  kişi, o dönemin Organize
Suçlar Şube Müdürü Nazmi Ardıç. Yani geçtiğimiz günlerde tutuklanan
paralelci polis...

Peki  *'Askeri Casusluk Davası'*nda cezaya çarptıran hakimler kimler
dersiniz?

Onları çok iyi tanıyorsunuz!

Daha geçtiğimiz gün verdikleri *"Korsan Tahliye"* kararıyla
*"Silivri'den paralelci kaçırma operasyonu"*na imza atan Metin Özçelik
ve Mustafa Başer isimli hakimler!

Evinde pornografik DVD bulundurduğu gerekçesiyle hakim karşısına çıkan
Tamer Karslıoğlu, çıkarıldığı Ankara 10’uncu Asliye Ceza Mahkemesi
beraat kararı vermiş.

Hakim İbrahim Ekdemir beraat kararı gerekçesinde, *"Sanığı aşağılayıcı
bir suçla suçlamak isteyen kötü niyetli kişi ya da kurumlar tarafından
bu DVD’nin diğer el konulmuş eşyalar arasına koyulmuş olabileceği*...”
demiş!

Tamer Karslıoğlu şimdi hakkındaki iddiaları vahim bularak kendisini
TSK'tan ihraç eden Genelkurmay'ın kapısını aşındırıyor.

Genelkurmay Başkanlığı, Balyoz Operasyonu'nun bir kumpas olduğunun
ortaya çıkması sonucu  1 Nisan 2015 tarihinde bir açıklama yapmıştı
hatırlarsanız.

O açıklamada, */"Balyoz Planı davasında beraat kararına ilişkin, Türk
Silahlı Kuvvetleri olarak; hukukun üstünlüğüne saygının gereği ve adil
yargılanma ilkesi çerçevesinde, söz konusu yargılamanın hakkaniyete
uygun neticeleneceğine olan inancımız sürekli olarak muhafaza edilmiş,
verilen karar ile birlikte bu yöndeki inanç ve beklentilerimizin
haklılığı ortaya çıkmıştır. /**//*

*/Yaptığımız suç duyuruları kapsamında, etkili ve süratli soruşturma
yapılarak silah arkadaşlarımızı, ailelerini ve Türk Silahlı Kuvvetlerini
derinden yaralayan kişilerin tespit edilerek, adil bir yargılama
sonucunda hak ettikleri şekilde cezalandırılmaları beklenmektedir. Bu
karar çerçevesinde, beraat eden personelimizin, ailelerinin ve Türk
Silahlı Kuvvetleri mensuplarının sevincini yürekten paylaşır,
kendilerine sağlıklı ve mutlu günler temenni ederiz”/*denilmişti.

Karslıoğlu şimdi Genelkurmay'a soruyor:

*"Üzerime atılan suçları ne zaman, hangi yöntemle, hangi çıkar için ne
maksatla ve nasıl işlediğimi açıklayamayan iddianameyi esas kabul edip
vahim bularak, sicil amirlerime baskı ile düşük sicil verdirmek
suretiyle beni Silahlı Kuvvetlerden atan yetkililere soruyorum: 1 Nisan
tarihinde yaptığınız açıklamada samimi misiniz? Madem hukukun
üstünlüğüne saygı duyuyordunuz ve söz konusu kumpas davalarının
hakkaniyetle neticeleneceğini biliyordunuz beni neden attınız? Davanın
sonuçlanması sonrasında suç duyurusu yapıyorsunuz. Peki Silahlı
Kuvvetlerin içerisinde bu suça ortak olan, yardım eden, belge temin eden
kişilerle ilgili olarak şu ana kadar ne yapıldı?"*

Genelkurmay bu soruların cevabını şu ana kadar vermiş değil.

28 Şubat döneminde *"İrtica"* bahanesiyle ordudan ihraç edilen ne kadar
mazlum, ne kadar masumsa, Balyoz ve benzeri kumpas davaları sonucu ihraç
edilenler de o kadar mazlum ve masum.

Peki ama bu insanlar beraat etmesine, bir kumpasa kurban gittikleri
mahkeme kararıyla ortaya çıkmasına rağmen kimse kılını kıpardatmayacak
mı? Hiç bir şey yapamasak bile onlara en azından bir özür borcumuz yok mu?

Karslıoğlu'nun Genelkurmay'a yazdığı maktupta altını çizdiği ve benim de
çok önem verdiğim bir ayrıntı var.

*"Türk Silahlı Kuvvetlerin içerisinde bu suça ortak olan, yardım eden,
belge temin eden kişilerle ilgili olarak şu ana kadar ne yapıldı?"*diye
soruyor ya Tamer Karslıoğlu...

Paralel yapının mensupları, *"Göreceksiniz asker yakında darbe yapacak
ve bu iktidarın başındakiler tıpkı geçmişteki gibi hesaba çekilecek"*
diyerek ortalıkta cüretle konuşuyor.

Belli ki TSK'nın içindeki hücreleri henüz uyandırılmamış. Türkiye'nin
neredeyse tüm kurum ve kuruluşlarında paralel yapıyla mücadele
edilirken, Türk Silahlı Kuvvetleri içine sızan bu yapı hakkında bugüne
kadar ne yaptı?

Türkiye'nin bunu öğrenmeye hakkı yok mu?
-----------------------------
Süleyman ÖZIŞIK

 

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150509102215 Oraj Poyraz [email protected]
2015/05/09  11:21 4  58  1 undefined [email protected]

 

Isini iyi yap.

Anonim Nasihat

Tevbe suresinin 130.ayeti de Risale-i Nur a isaret ediyormus.
Ayetin Turkce anlami:
-Eger yuz cevirirlerse de ki: Allah bana yeter.
Ondan baska Tanri yoktur.
Ona guvendim ve ona dayandim
Said-i Nursi ye gore; bu ayet, Risale-i Nur kitaplarindan olan Isaret-ul
Icaz adli kitabin yazildigi tarihi gosteriyor.
Birinci Dunya Savasi nin baslangici sayilan olaylar meydana geldiginde,
hic kimseden yardim gormeden nurlarin yayildigina isaret ediyormus
Buna gore ayetin anlami su oluyor:
-Ey Risale-i Nur, eger senden yuz cevirirlerse de ki: Allah bana yeter.
Ondan baska Tanri yoktur.
O na guvendim ve O na dayandim
Suphesiz Allahin askerleridir galip olanlar anlamindaki ayet de Risale-i
Nur a isaret ediyormus.
Said-i Nursi ye gore; bu ayetteki Allahin askerleri sozunun kapsaminda
ozellikle, Risale-i Nur sakirtleri vardir.
Ayet, Risale-i Nur Sakirtlerinin bir zaman hapse girmelerine karsilik,
manevi yonden galip olduklarina isaret ediyor ve tesellide bulunuyor
Said-i Nursi ye gore: Risale-i Nur Sakirtleri dir. Galip olanlar
Ayetin Turkce anlami: Onlar ki O nun la birlikte inandilar, iman ettiler.
Onlarin nurlari, onlerinden ve saglarindan kosusmaya ve ucusmaya baslar.
Yani nurlari cevrelerine sacilir.
Onlar o zaman, -Ey Rabbimiz!
Nurumuzu tamamla ve bizi bagisla! derler
Said-i Nursi ye gore; bu ayette de, ozellikle Risale-i Nur sakirtleri,
yani Nurcular anlatilmaktadir.
Said-i Nursi ye gore; ayetin anlami soyle oluyor: Said-i Nursi yle
birlikte inananlar ve iman edenlerin nurlari cevrelerine sacilir.
O zaman onlar, -Ey Rabbimiz nurumuzu tamamla ve bizi bagisla!
diye dua ederler

Derleyen: Osman Turkoguz
INANCLARA VE AKLA AYKIRI BIR YAKLASIM, NURCULUK.

Bu ulkede ki(ABD) ekonomik ve siniflari nasil tanimlarim biliyor musunuz?
Ust sinif butun parayi elinde tutar ve hic vergi odemez.
Orta sinif butun vergileri oder ve butun isleri yerine getirir.
Fakirler de orta sinifi urkutmek icin vardir.

George Carlin


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap