-------- Forwarded Message --------
Date:   Thu, 14 May 2015 13:35:07 +0300
From:   D.Ali Ercan <[email protected]>


**TARİHİ SEÇİM **

Değerli arkadaşlar, *1950 Mayısının 14 ü*...1923 te Laik Cumhuriyeti
kurmuş olan Türkiye'nin çizgisinin değiştiği gündür.. Osmanlı
dönemindeki İttihad ve Terakki Fırkasının ideolojik ardılları /(Celal
Bayar, Adnan Menderes, Fuad Köprülü, Refik Koraltan)/tarafından 1946 da
kurulmuş olan Demokrat Parti (DP) *"yeter söz milletindir"* sloganıyla
İktidarı CHP den devralıyor.

AutoResizeImage.http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/2/23/Yeters%C3%B6zmilletin.jpg

Görüntüde özgürlüklerden, halktan yana, gerçekte Laikliğe ve Ulus Devlet
anlayışına uzak Gerici-Muhafazakâr kesimi *(şeriat yanlılarını, toprak
ağalarını, mütegallibe takımını)* temsil eden bir Parti işbaşına
geliyordu. O gün bu gündür, CHP bir daha iktidar olamadı.

*Adnan Menderes Seçim meydanlarında...*

AutoResizeImage.http://www.ixirhaber.com/images/haberler/tek_parti_doneminde_yasanan_sikintilar_zihinlerde_taptaze.jpg


1950 seçiminde liste *çoğunluk*usulü uygulandı. Bu nedenle 22 yaş üzeri
7,9 milyon seçmenin %40' ının oyunu alan CHP Meclisteki sandalyelerin
ancak %14 ünü alabildi. Oyların %56' sını alan *DP Mecliste %85 lik bir
çoğunluk sağlamıştı.*Yeni kurulmuş olan Millet Partisi ise *486
sandalye*den 1 sandalye alabilmişti. O zamanlar CHP kaleleri olarak
görülen *Sinop-Hatay-Kars*üçgeni içerisindeki 10 ilde, yani doğu
illerinde kendini koruyabilen CHP'nin şimdilerde adı bile okunmuyor.

DP'nin iktidarda ilk icraatı ezanın yeniden Arapça okunmasını sağlamak
oldu. Menderes */"Cumhuriyet inkılâplarından sadece Millete mal olmuş
olanları muhafaza edeceğiz"/*şeklindeki söylemleriyle Devrimlere karşı
üstü örtük mücadeleyi başlattı... Ardından, Köy enstitülerinin
kapatılışı, Din dersleri, imam-hatip okulları, Kuran kursları, mantar
gibi inşa edilen camiler, tarikatlar... derken bu günlere gelindi.

Mücadele sürüyor ve DP' nin ardılları büyük bir başarıyla(!) Türkiye'yi
bir Şeriat ülkesi haline getirmek yolundalar. *Menderes, Evren, Özal,
Demirel, Erbakan, Erdoğan*altılısı Ülkenin bu hale gelişinin ana
mimarlarıdır.

1950 de 21 milyon olan nüfus bugün 78 milyona ulaştı. Ortalama ömür 45
yıldan 61,5 yıla yükseldi. Öte yandan, Kendini yeterli besleyen bir Ülke
iken kendi kendimize yetemez bir Ülke haline geldik. Kağıt üzerinde
Milli gelirimiz 5 milyar dolardan 750 milyar dolara, 150 katına fırlamış
görünüyor ama bu yanıltıcı. Gerçek şu ki, 1950 de ~5 trilyon dolar olan
Dünya toplam gelirinin ‰1 kadarıydı Milli Gelirimiz; şimdi ‰10 kadar
oldu... Nüfus artışını da hesaba katarsak o günden bu güne, 65 yılda
reel 2,7 katı veya ortalama *%1,5/yıl*büyümüş görünüyor ekonomimiz;
ancak O zaman da 3. sınıf bir Ülkeydik gelişmişlik sıralamasında, şimdi de.

Rakamlara oransal baktığımızda pek büyük bir değişiklik yok; sadece
nüfus artışından dolayı daha sıkışık yaşıyoruz, Çevremiz daha kirli
oldu, yaşam kaynaklarımız, enerji, su ve tarım ürünlerimiz yetersiz hale
geldi. Açıkçası, 65 yılda 2,7 katı büyümek aslında çok pahalıya mal
oldu; 40 yıl süren bir iç savaş ve enflasyon, toplumda güzel
geleneklerin, ahlaki değerlerin çöküşü, ulusal değerlerin yıpranışı,
insanların ruh sağlığının bozulması, sosyal gerginlikler, Ülkenin
birikimlerinin elden çıkışı...

İşte bu nedenle, değerli arkadaşlar, her seçim gibi, 7 Haziran'da
yapılacak Milletvekili seçimi de Ülkenin Orta çağ karanlığına
sürüklenmesine karşı direnenler için, Birlik bütünlük içerisinde
halkçı(demokratik) bir Devletten, insanca yaşanabilir bir Ülkeden yana
olanlar için büyük önem taşıyor. Gelecek için Umutlarımızı yeşertecek
sonuç alınması dileklerimle ve Sevgilerimle. æ



-- 

Soz bir kantardir,insani tartar
Dogru konusursan serefin artar
Sukut eder isen vakarin artar
Yalan soyler isen ocagin batar

Anonim Nasihat

Peygamber oldugunde, zirhi birkac kilo arpa karsiliginda bir Yahudi nin
yaninda rehin duruyordu.

Buhari 34/14, 33, 88; Hanbel 1/300; 6/42, 160, 230

Elbette benim dinsel inanclarim konusunda okuduklariniz yalandi, oyle
bir yalan ki, sistematik olarak tekrarlaniyor.
Ben kisisel bir Tanri ya inanmiyorum ve bunu hicbir zaman inkar etmedim
ve acik bir sekilde ifade ettim.
Eger bende dinsel olarak adlandirilabilecek bir sey varsa, o sadece,
bilimsel cabamizin ortaya cikarabildigi kadariyla dunyanin yapisina
duydugum sinirsiz hayranliktir.

It was, off course, a lie what you read about my religious convictions,
a lie which is being systematically repeated.
I do not believe in a personal God and I have never denied this but have
expressed it clearly.

in a letter March 24, 1954; from Albert Einstein the Human Side, Helen
Dukas and Banesh Hoffman, eds., Princeton, New Jersey: Princeton
University Press, 1981, p.43.


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap