Ayşe Arman'ın LAZLAR hakkında ki yazısı

Meğer Lazların bir kısmı Paskalya'yı kutlarmış, yumurtalarla. Bu da çok
eski bir gelenekleriymiş.

Lazların, geçmiş zamanlarda Ortodoks olduklarını da o arada öğreniyorum.
Ben Lazca'nın Ingilizce, Fransızca gibi tamamen ayrı bir dil olduğunu da
bilmiyordum.

Ya da Anadolu'da Müslümanlığı en son kabul eden topluluk olduklarını...

Şu Lazca isimlerin güzelliğine bakar mısınız: Şana, Tanura, Loya, Irden,
Tenda, Tutaste, Gubaz , Evro, Teona

Doğu Karadeniz'den sadece izlenim yazısıyla dönmedim. 3 tane de röportaj
vardı elimde, biri Lazlarla, diğer ikisi de bölgenin Rum Pontus ve
Ermeni geçmişiyle ilgili.

Bugün Ismail Avcı ile başlıyoruz. Lazuri.com'un kurucusu. Lazca-Türkçe
sözcüğün yaratıcısı. Işine tutkuyla bağlı biri. Bugünlerde Chivi
Yayınları'ndan piyasaya çıkan 25 bin kelimelik sözlüğü oluşturabilmek
için, 17 yıldır saha çalışması yapıyor. Köy köy, dağ dağ, mahalle
mahalle geziyor. Şahane bir adam. Ondan öğrendiklerimi sizinle
paylaşıyorum...

Lazlar neden farklıdır?

- Çünkü genetikleri farklı.

Genetikleri neden farklı?

- Yağışlı iklim, hırçın deniz ve aşırı engebeli coğrafya yüzünden.
Bunlar ruh hallerimizi, becerilerimizi ve zekámızı fazlasıyla
biçimlendiriyor. Zaten bu coğrafyada; pratik zekáya, çevikliğe ve çabuk
karar alma becerisine sahip olmayan birinin neslini devam ettirmesi pek
mümkün değil.

Burnu kemerli olmayan Laz yok mudur?

- Vardır elbette. Mesela, yeni doğan Laz bebekler! Işin esprisi bir
yana, karikatürleştirilmiş Laz burnu, gerçeği yansıtmıyor. Bütün
Lazların burnu kemerli değil. Çünkü Lazların tamamı tek bir etnik kökene
sahip değil.

Peki bütün Lazlar, açık tenli ve mavi gözlü müdür?

- Evet. Kafkas halklarının belirgin fiziksel özelliklerini taşıyoruz,
çoğunlukla açık tenli, açık renk gözlü, uzun boylu ve ince yapılıyız.

Karadeniz'in tamamı Laz mıdır?

- Yok hayır. Ama özellikle Doğu Karadeniz yerli halkının kökenini
Lazlarla ilişkilendirmek tarihsel bir hata olmaz. Bir tarihçi der ki,
/*"Doğu Karadeniz'in tarihi Bizans döneminde Hıristiyanlıkla birlikte
Rumlaşmış, Osmanlı döneminde Müslümanlaşıp Türkleşmiş Lazların
tarihidir."*/

Lazca bir lisan mıdır, lehçe midir, nedir?

- Lazca Ingilizce, Fransızca gibi kendi başına bir dildir. Ne başka bir
dilin lehçesi ne de birçok dilin karışımıdır. Dilbilimciler, Lazca'nın
kökenini binlerce yıl geriye götürüyor. Alfabesi, sözlüğü, grameri,
masalı, edebiyatı olan bir dil. Ama ne yazık ki, Lazca'nın apayrı bir
dil olduğunu bilmeyen pek çok insan var Türkiye'de.

/*"Celdum, cittum, cezdum"*/bunlar Lazca değil mi yani?

- Değil. Bu, Türkçe'nin Karadeniz şivesindeki konuşma biçimi. Bir Laz,
Lazca konuşurken 'celdum, cittum*'*demez. Çünkü Lazca'da gel, *'moxti'*
demek. Geldim, *'komopti'* demek. Gittim, *'mendapti'*, gezdim ise
*'kogopti.'* Gördüğünüz gibi, alakası yok...

Türkiye'de yaşayan Lazların her birinin Lazca adı, soyadı var mı?

- Var. Ama kimliklerinde yazılı değil. Müslüman olduktan sonra isimleri
değiştiği için, artık bu soyadlar pek bilinmiyor, duyulmuyor. Ama yer
isimlerinde, Lazca isim çok var. Fakat bu isimleri Lazca'nın fonetiği
farklı olduğundan, Türkçe alfabeyle yazmak problemli. Bu yüzden pek çok
Laz, son zamanlarda Türkçe alfabeyle yazılabilen kendi ürettikleri Lazca
isimleri çocuklarına vermeye başladılar. Mesela ben ve eşim oğlumuza
/*"bir ışık"*/ anlamına gelen /*"Arte"*/ adını verdik. Bir sürü güzel
Laz ismi var: Şana (mutluluk tanrıçası, aynı zamanda alyans), Tanura
(gün doğumu), Loya (tatlı), Irden (büyüyor), Tenda (ışığın kız kardeşi),
Tutaste (ay ışığı), Gubaz (bir Laz kral adı), Evro (sıcak rüzgar) Teona
(ışıklı yer) gibi...

Olağanüstü güzel isimler bunlar. Lazca'nın şu andaki durumu nedir?

- Ne yazık ki, yok olma tehlikesi altında. Son yıllarda Laz anne babalar
/*"Türkçesi bozulmasın, okul yaşamlarında, iş hayatlarında sıkıntı
çekmesin"*/ düşüncesiyle, çocuklarına anadillerini öğretmiyorlar. Bu
Lazlar arasında gönüllü, sistemli ve yaygın bir tutum. Asimilasyonun
içselleştirilmesi de diyebilirsiniz.

Türkiye'de kaç kişi kaldı Lazca konuşabilen?

- 500 bin kişi. Pazar, Ardeşen, Çamlıhemşin, Fındıklı, Arhavi, Hopa ve
Borçka*'da yaşayanlar. Sadece 5 ilçe. Bir de Marmara Bölgesi'*nde
yaşayan 93 Harbi muhacirleri var.

Bir de Gürcistan'ın batısında yaşayan Hıristiyan Lazlar. Oradakilere
Megrel deniliyor. Eğer anne babalar çocuklarına bu dili öğretmezse,
birkaç nesil sonra dil ölümü kaçınılmaz olacak.

Lazların en belirgin özellikleri neler?

- Dik başlı, gururlu, pratik zekalı, yaratıcı ve çalışkandırlar.
Yönetilmekten ve emir almaktan hoşlanmazlar.

Peki kompleksli bir millet midir?

- Tam tersine, hareketli, konuşkan, esprili ve çabuk düşünebilen
hazırcevap insanlardır. Farklılığa çabuk adapte olurlar. Özgüvenleri
yüksektir ve kendileriyle dalga geçerler...

Bu yüzden mi, başkaları hakkında değil de, hep Lazlar hakkında fıkralar
üretiliyor?

- Bence öyle. Laz'a sormuşlar, /*"Laz olmasaydın ne olurdun?"*/ diye.
Düşünmüş, düşünmüş, /*"Vallahi, çok mahcup olurdum!"*/ demiş...

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150521161030 Oraj Poyraz [email protected]
2015/05/22  23:26 4  58  1 undefined [email protected]

 

HATIRA
. . . . . .
Dun, bir golge gibi gecti yanimdan
Oydu, bir bakista tanidim onu;
Ruyalarima tayf halinde konan,
Pesime bir korku gibi dusen o.
. . . . . .
Bazi yaprakti, bazi bir ruzgar.
Dolardi aydinlik olup, odama.
Bahcemde suzulur giderdi bahar
Sabahinin fecri vururken cama.
. . . . . .
Ayaklari kumda birakmadan iz
Yanima geldigi hep gecelerdi;
Sanki bir lahitten kalkar ve sessiz
Uzak bir maziye donup giderdi.
. . . . . .
Bir avuc i$ikti incecik yuzu,
Gozleri geceler gibi derindi;
Icine basimin her an dustugu
Avuclari sudan daha serindi.
. . . . . .
Gecerken dun yoldan, ruhumu saran
Bir golge halinde ve agir agir;
Tanidim; o, yadi hos zamanlardan
Seven ve yasayan bir hatiradir.

Ahmet Muhip DRANAS

Hoybun (Kurtce: Xoybun) Cemiyeti

5 Ekim 1927 ye, Lubnan in Bihamdun sehrinde kurulmustur.

Bihamdun sehrinde, Kurdistan Teali Cemiyeti- Kurtcu Millet
Fikrasi-Kurtcu Milliyetci Orgutler-Irak-Iran-Suriye deki Kurtculer ve
Tasnak kokenli Ermeniler ortak duzenlenmis bir kongrede biraraya
geldiler. 45 gun suren calismanin sonunda HOYBUN adli teror orgutunu
kurdular.

Politik ve Askeri Isbirligi olarak acilanan antlasmanin ilk iki maddesi
soyle idi:

1)Her iki taraf Bagimsiz Kurdistan in ve Birle$ik Ermenistan in kurulma
hakkini karsilikli olarak taniyarak, bu hakkin savunmasi icin mumkun
olan her turlu imkani kullanarak birbirlerinin yardimina kosmayi kabul
ederler.
2)2) Her iki taraf, hangi topraklarin Ermenistan a, hangi topraklarin
Kurdistan a ait olduguna(!) bakmaksizin, sadece iki ulkenin kurtulusunu
amac edinmis olarak, ortak dusmana (Turkiye) karsi savasmaya devam
edeceklerdir.

Evrenin sirlarinin kabul edilebilir bir aciklamasinin olmamasi, bir tane
uydurmamizi gerektirmez.
J.Benbasset


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap