ABD’nin madalyasını iade etti
  
<http://www.aydinlikgazete.com/gazilerin-sesi/abdnin-madalyasini-iade-etti-h71149.html>

  * ABD’nin madalyasını iade etti <#mozTocId579581>
      o ‘BUGÜNE BENZİYORDU DİKTATÖRLÜK GİBİYDİ’ <#mozTocId466112>
      o ‘VEGAS’TA SAVAŞ YAKIN DÖVÜŞE DÖNÜŞTÜ’ <#mozTocId571421>

Bektaş Küçükkılavuz, Kore Savaşı’nda bir yıl cephede çatışmış. Madalyası
yok. Zeki Müren’in verdiği altın madalyayı saklıyor. ABD’nin verdiğini
ise Kıbrıs’taki tutumu nedeniyle iade etmiş

01 Haziran 2015 Pazartesi 12:15

AutoResizeImage.mailbox:///Z:/PortableApps/ThunderbirdPortable/Data/profile/Mail/neomailbox.net/Templates?number=47811744&part=1.2&filename=graphics1
<http://www.aydinlikgazete.com/gazilerin-sesi/abdnin-madalyasini-iade-etti-h71149.html>


Gazi İzzettin Ertunç

Bizim savaşımız olmadığı halde, NATO’ya girmek için Kore Savaşı’na
katıldık. Askerlerimizin kahramanlıkları ve mücadele azmi, savaşın
kazanılmasında büyük rol oynadı. O askerlerden biri de Kore Gazisi
Bektaş Küçükkılavuz. Kore gazilerinin Türkiye tarafından verilmiş bir
madalyası bile yok. Gazi Küçükkılavuz, ABD’nin verdiği madalyayı ise
iade etmiş.

*- Bize kendinizden bahseder misiniz?*

1930 Ankara-Çubuk, Susuz köyü doğumluyum, Babam çiftçi. Beş kardeşiz.
Babamın ekonomik durumu kötüydü. Üç yaşımdayken annem vefat edince öksüz
kaldım. 13 yaşında analığımın zulmünden evden kaçtım Ankara’ya geldim.
Pazarlarda küfecilik yaptım. Arada ufak tefek işlerde çalıştım. 17
yaşımı doldurunca inşaatlarda ve belediyede çalıştım.


    ‘*BUGÜNE BENZİYORDU DİKTATÖRLÜK GİBİYDİ’ *

*- O dönemde Türkiye’nin durumu nasıldı?*

Memleket çok fakirdi. Ayakkabıyı bırak, çarık yoktu. Elbise, pantolon
yoktu. Kıtlık dönemini de yaşadık. Hayvanların yediği fiğ vardır hani.
Ondan ekmek yapıp yerdik.

Bazıları diyor ki, /*"Camiler ahır yapıldı"*/. Yok öyle bir şey. Ben
savaşa girmiş bir insanım. Asker savaşırken geride kalan halk camilere,
resmi dairelere sığındı. O devirde camilere erzak, kıyafet, arpa
stoklanırdı. Kuran toplatıldı diyorlar. Nasıl toplandı? O zaman basılan
Kuran kitapları farklı farklı yazılmıştı, bir birliktelik yoktu.
Rahmetli İsmet Paşa da yanlış yazılanları toplatıp, hepsini bir yapın
diye emir vermişti. Yoksa Kuranı Kerim’in toplatılması yalan. Menderes
dönemi diktatörlük gibiydi. Bugüne çok benziyordu. Devlet adamlarının,
valinin, kaymakamın yanına sadece belli kişiler girebiliyordu. Benim
gibi adamlar giremiyordu. Yedi düvel kovuldu bu topraklardan. O
düşmanlar kolay kovulmadı. Önce Allah’a, sonra Gazi Mustafa Kemale
inanarak o düşmanı yendiler. Kazmayla, kürekle, baltayla kovdular. Şimdi
onların hepsi inkar ediliyor. Herkes kendinde keramet arıyor. Savaştan
önce her tarafı düşman kaplamıştı. Savaştan sonra Türkiye ilerlemeye
başladı.

*- Askere ne zaman gittiniz? *

Askere 1949 yılının 10. ayında gittim. O zaman askerlik üç seneydi. Beni
Erzurum’un Dumlu nahiyesinde 250 piyade alayına verdiler. Erzurum’a kara
trenle gittim. Bir sene sonra da Kore’ye gittim. Erzurum’dan yolcu
vagonlarına bindirdiler bizi. İzmir’e kadar trenle gittik. Bu defa yolcu
kompartımanıydı. Askere gelirken bindiğimiz trene benzemiyordu.

İzmir’den gemiye bindik. 27 günde Kore’ye vardık. Yolculuk çok sıkıntılı
geçti. Gemiye dayanamadık. Çoğumuz hasta oldu. Daha önce hiç binmemişiz
ki. Gemi Seul’e yanaştı. Seul’de kalmadık. Cemselere bindik, cephe
gerisine gittik. Orada bize verilen silahlarla 1 ay eğitim yaptık.

*- Silahlarınız diğer ülkelere göre nasıldı?*

Silahlarımız beşli uzun namluluydu. Diğer ülkelerinkine göre çok
eskiydi. Gemiden inince Amerikan silahları verdiler, onları kullandık.
32’li Sten tüfek kullandım. Ayrıca Kore’de bize Amerikalılar daha rahat
ve kullanışlı yeni elbiseler de verdiler.

Orada üç gün yemek sıkıntısı çektik. Kumanya verdiler. Kumanyalar da
bizim hiç görmediğimiz yemeklerdi. Konservenin içinde fasulye, meyve
suyu, bisküvi gibi yiyecekler vardı. Ama biz hiç görmediğimiz için
çoğumuz yemedik. Konservelerin nasıl açılacağını bile bilmiyorduk.


    ‘*VEGAS’TA SAVAŞ YAKIN DÖVÜŞE DÖNÜŞTÜ’ *

*- Cepheye ne zaman gittiniz?*

Silah eğitimi aldıktan sonra gittik. 20-25 gün Vegas’a gittik. Vegas
Savaşı’na katıldım. Hava bulanıktı. Gece saat 12.00’ye doğru bir hareket
başladı. Sabah dört civarında insanlar belli oldu. Bize süngü tak emri
geldi. Taarruza giriştik ve aldık. Sonra mağlup olduk. Sonra tekrar
aldık. Beş altı defa aldık verdik orayı. Süngü hücumları ve el
bombalarının karıştığı yakın bir dövüş halini almıştı. Yabancı toprak
tabii, bilemiyorsun. Bu defa onların ağır silahları bizi dövdü. Sabah
gün doğunca süngü tak emri geldi. En son biz galip geldik.

*- Kaç gün sürdü?*

Vegas Savaşı üç gün sürdü. En son onlar çekildikten sonra bizimkiler
aldığımız yerden çekildi. Esas muharebe hatlarına döndük. İki taraf da
çekildi. Çok zayiat verdik. Bu muharebede 151 askerimiz şehit olmuş,
241’i de yaralanmıştı.

*- Sürekli Vegas’ta mı kaldınız?*

Vegas’ta sekiz ay kaldık. Belli günlerde çatışma oluyordu. 8 ay sonra
bizi moral için bir ay cephe gerisine aldılar. Tiyatro, sinema
seyrettirdiler. Daha sonra Batı Berlin tepesi adı verilen yere geçtik.

6. bölük Batı Berlin’deydi. Keşfe altıncı manga gidecek demişler. Keşfe
gittik. Keşifte öyle bir bir tepe var ki, oradan geçip, keşif karakolunu
kuracağız. Gece yağmurlu bir havada ateşe tutulduk. Ağır silah ateşiydi.
Dört gibi falan çekildik geldik. Batı Berlin’de çok şehidimiz olmadı.

*- Hiç esir aldınız mı?*

Esirler çok vardı. Batı Berlin’de ben de Bergamalı Hüseyin diye bir
arkadaşımla altı esir getirdim. Savaş anında teslim oldular, silah
bıraktılar. Biz inanmadık. Arkadaşlarımız üstlerini aradı. Ellerini
bağlayıp, getirdik.

*- Kore’de ne kadar kaldınız?*

Ben bir sene kaldım. Biz üçüncü dönem gittik. Ondan sonra da dördüncü
değiştirme birliği geldi biz geri döndük.

*- Madalyanızı kim verdi?*

Amerikalılardan ve Birleşmiş Milletler’den madalya aldım. Fakat Kıbrıs
savaşında Amerikalılar Rumlara destek verince protesto amacıyla
madalyayı iade ettim. Başka arkadaşlarım da madalyalarını iade ettiler.

*- Türkiye savaşa katılanlara madalya verdi mi?*

Vermedi. Onun yerine Zeki Müren bize altın bir madalya yaptırdı.
Düşünmesi bile yeter. O madalyayı saklıyorum. Birkaç tane daha madalyam
var ama takmıyorum.



------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150603110514 Oraj Poyraz [email protected]
2015/06/05  00:11 4  58  1 undefined [email protected]

 

Yapabilecegimiz seyleri yapmaya baslarsak, kendimizi hayretler icinde
birakacak sonuclar aliri.

EDISON

Anlatildigina gore:
Mahallesinde oturan bir ailede tavla bulundugu haberi kendisine ulasir.
Bunun uzerine onlara:
Eger tavlayi evinizden cikarmazsaniz ben sizi mahallemden cikaracagim!
diye haber gonderir.
Boylece onlarin tavla bulundurmalarini hos karsilamadigini ifade eder.

Kutubu Sitte 5338

Ruhunda sukunete kavusmak ve mutlu olmak isteyen insanlar inanmali ve
iman etmelidirler.
Ama hakikatin pesindeki insanlar ic huzurundan feragat etmeli ve
yasamlarini bu sorgulamaya adamak;
kendisi ve hayatla yuzyuze gelmekten korkmamak zorundadir.

Friedrich Nietzs


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap