*Bilimselliğin ölçütleri nelerdir?*
1. *Gözlenebilirlik: *
Bilimsel bilgi görgül (emprical) olandır.
Görgül, gözleme dayalı olandır.
Bilimsel bilginin görgül olması, gözlemler yoluyla bilginin
doğruluğunun ya da yanlışlığının kanıtlanabilir olması demektir.
2. *Ölçülebilirlik:*
Ölçme; herhangi bir değişkenin niteliğini,niceliğini ya da
derecesini saptama ve sayısal olarak belirtme işidir.
Ölçme, gözlemleri, bu gözlemlerdeki farklılıkları yansıtacak şekilde
sayılarla temsil etme, sayılara dönüştürme işlemidir.
3. *İletilebilirlik:*
Aktarılmak istenenin tam olarak anlaşılmasını, ifade edilmek
istenenden başkasının anlaşılmamasını içerir.
İfadelerin iletilebilir olmasını sağlamanın yolu ise, işevuruk
tanımlar kullanmaktır.
İşevuruk tanım, soyut ve öznel olan kavramların anlaşılabilmesi için
somut ifadeler kullanılmasıdır.
4. *Tekrarlanabilirlik:*
Hipotezlerin ya da olaylar arasında var olduğu düşünülen ilişkilerin
doğruluğu araştırılabilmeli, sınanabilir nitelikte olmalıdır.
Diğer bir deyişle sonuçların, öne sürülen hipotezi ve iddia edilen
ilişkileri destekleyip desteklemediği gösterilebilmelidir.
Bunun için de uygun analiz teknikleri kullanılmalıdır.
5. *Sağdanabilirlik:*
Gözlenebilirlik ve ölçülebilirlik temel nitelikte ölçütler olarak
gözükmektedir.
Çalışmaların iletilebilmesi, tekrarlanabilmesi ve
sağdanabilmesi/sınanabilmesi için, bunların gözlenebilir ve
ölçülebilir olması gerekmektedir.
Tekrarlanabilirlik ve sağdanabilirlik/sınanabilirlik ise,
iletilebilir olmaya bağlıdır.
Son günlerde Allahın varlığını bilimsel olarak kanıtladıklarını söyleyen
bazı saf vatandaşlarımız var.
Bilim öyle bir şey değil. Onu anlatmaya çalışıyorum.
Her şeyden önce *gözlemeniz* lazım, hayaller, hülyalar, sanrılar,
halusinasyonlar, varsayımlar, önyargılar olmaz. Sonra *ölçeceksiniz*.
Sonra ölçtüğünüzü başkalarına *anlatabileceksiniz*. Kelimelerle ifade
edilemeyen bir gözlem değer taşımaz. Gözleminiz bireysel olmayacak,
anlık olmayacak, *tekrar tekrar* siz ve başkaları da görecek. Ve en
önemlisi gözleminizi açıklayan teoriniz başka gözlemlerle *sınanabilir
*olacak.
Artık kabul etmek gerekir ki, bunun dışında söylenenler çocuklara değil
ama büyüklere masallardır. Bir varmış, bir yokmuş!...
Gülse Birsel akıllı bir kadın. Mizah yapmış.Sahte bilim, pseudo bilim ya
da ilim lafıyla anlatılan şey neymiş onunla dalga geçmiş. Selam olsun ona.
Oraj POYRAZ 2fSIJNoA0xfSNxA
------------------------------------------------------------------------
Gülse BİRSEL: Pozitif bilimleri çok negatif buluyorum!
Yeni Türkiye’de bilime de bir el atmak lazım. Bilim insanları yıllardır
her konuda uyarılarla moralimizi bozup duruyorlar. Böyle
*‘pozitif’*bilim mi olur? Bilimi siyasetçilere bırakmak lazım kanımca.
Melih başkanımın suyu içerek sağlığa zararsız olduğunu ispat etmesi,
yeni bir aydınlanma çağıdır! Gülse BİRSEL 14 Eylül 2014 Pozitif
bilimleri çok negatif buluyorum!
Ankara’nın şebeke sularının içmek için ideal olduğu net olarak
kanıtlandı. Zira Melih Gökçek bir bardak içti, bir şey olmadı, turp
gibi. Sizi bilmem, benim için tamamdır. Yıllar önce de dönemin sanayi
bakanı tarafından kameralar karşısında /*"Bakınız nasıl içiyorum,
hüüüp"*/diye bir bardak çay içilmişti, hatırlarsınız. O zaman da
çaylarda zinhar radyasyon olmadığına kafamda en küçük bir şüpheye yer
olmaksızın inanmıştım. Bence Çernobil faciası o dönemki hükümete muhalif
olanların uydurduğu bir şehir efsanesiydi ve Karadeniz’deki yüzlerce
vatandaşımız stresten filan kanser oldu. Hayır, çünkü o bakan o çayı
içti abi, ben gözümle gördüm! Gözüme mi inanayım tanımadığım etmediğim
bilim adamlarına mı?!
2014 itibariyle pozitif bilimlerle ilişkimiz bu merkezde. Yeni Türkiye
yepyeni bir *‘Aydınlanma!’*çağı içinde. *‘Aydınlanma’*yı negatif emir
kipi olarak tonlamadım, iftira atmayın!
İçinde olduğumuz şu dönemde *‘bilimsel ispat yöntemleri’*de değişti
tabii! Melih başkanımın yaptığı gibi, daha pratik, anlaşılır, tek
örnekle kanıtlayan teknikler revaçta. Bence harika. Bu dönemde misal,
artık tıbba gerek yok. Bence yok. Diyelim ki, göğsünüz sıkışıyor,
sırtınıza sancı saplanıyor. Hiç kalp krizi filan diye test yaptırmaya,
eko çektirmeye doktora taşınmayın. Bana sorun! Bilgisayar başında fazla
oturmaktandır, sıcak havlu koyacaksınız. Bakın ben kaç kere öyle yaptım
geçti. Canlı kanıt var burada diyorum arkadaş, gerekirse kameralar önüne
de çıkar ve sırtıma sıcak havlu koyarak ağrımı geçiririm!
MADEN MÜHENDİSİ O KADAR BİLSE O BAŞBAKAN OLURDU!
Maden faciasında ölmek de işin fıtratında vardır, doğrudur. Bir kere
eski Başbakanımız öyle söylemiştir. Adamın bir bildiği vardır herhalde
değil mi? Maden mühendisleri daha iyi bilseydi onlar başbakan olurdu.
Bakış açım bu! Yok /*"İçerideki gazın yoğunluğu yüksekti"*/, efendim
/*"İşçilere eğitim verilmedi, kömürün artan derecesi ölçülmedi"*/, fasa
fiso. Kadere kim karşı gelebilir? Ben bu lafları Türkiye’nin
ilerlemesine karşı olan bazı mihrakların yaygarası olarak görüyorum!
Al mesela en son asansör kazasını. Meğer Türkiye’deki asansörlerin yüzde
70’i zaten *‘kullanılamaz’*durumdaymış. E peki neden Mecidiyeköy’deki
düştü de ötekiler düşmedi? Hadi bilim açıklasın? Hadi? Arkadaş o
asansörün düşeceği varmış! Tabii. Bazı şeyler alınyazısı.
/*Mesela devletin fen liseleri yerine imam hatipleri çoğaltması kararını
da alkışla karşılıyorum. İnsanlar, Türkiye hızla gelişirken fıtraten
kitleler halinde ölüyor ve bize daha çok imam lazım! Fen lisesi ne işe
yarayacak ki? Aman illa çocuklar mühendis olsun, doktor olsun. Yav
Allahaşkına şu ülkede bilim adamlarının ne faydasını gördük? Hep moral
bozma, hep kötü haber. Bak işte:*//*"Asansörlerin yüzde yetmişi
tehlikeli"*/, /*"En geç 30 yıla büyük deprem geliyor, binalar çürük"*/,
/*"Yeşil alan kalmadı, oksijen bitiyor"*/, /*"Gıdalar kötü, organik
yiyin, check up yaptırın"*/, /*"Ankara’nın suları sağlıksız!"*/Bi çıkın
hayatımızdan ya, zehir ettiniz. Hani *‘pozitif bilimler’*di? Bu kadar
negatif olunmaz. Bilim insanları, bıktım sizden!
Gâvur bilimi, teknolojiyi çözüyor zaten, biz niye tekrar uğraşıp bilim
adamı yetiştirelim? Bize bilim olarak, yurtdışından ithal arabalar,
akıllı telefon ve tabletler yeter. Başka bilim istemiyoruz, AVM istiyoruz!
YENİ TÜRKİYE'DE BİLİM POZİTİF ELEKTRİK VERSİN!
Olur da kafamıza başka bir bilimsel soru takılırsa, o kadar siyasetçimiz
var. Çıkarlar televizyona, uygulamalı olarak anlatırlar. Hava kirliliği
varsa, ilgili bakan çıkar, /*"Ohhh bakın ne güzel nefes alıyorum, hani
hava kirliliği vardı?"*/der. Deprem olsa /*"Bakın ben sandalyemi böyle
böyle sallıyorum, aha bir şey olmuyor, demek ölenlerinki kaderdi"*/der,
içimizi ferahlatır. Ve bu örneklerin hiçbiri de kamera karşısında çay ve
su içip sağlığa zararsız olduklarının kanıtlanması kadar komik olmadı,
onun da farkındayım sevgili okur. Hahaha, siz var ya siz. İroniden
anlayanların alnından şapır şupur öperim.
Ben kendi adıma reyting sisteminin de kalkmasını talep ediyorum. Ölç
biç, hep israf. Melih başkanımın yolunu izleyeceğim. Kameraları çağırıp,
*‘Yalan Dünya’*yı açıp, oturup /*"Ahahahaayt"*/diye güleceğim ve
/*"Bakın nasıl gülüyorum, demek ki harikulade bir dizi ve bence
reytinglerde birinci"*/diyeceğim. Kim karşı çıkabilir ki? Ondan sonra
yarım saatte çarpık çurpuk yazarım diziyi. Hiç gecelerce ter dökmeye
gerek yok, hayat kısa balım! Ben gülüyor muyum, gülüyorum. O zaman
bilimsel olarak ispatlandı ki, komik.
Bu fikir bana çok pozitif elektrik verdi şu an. Ve Yeni Türkiye’nin
pozitif ilimleri bence böyle olmalı. Yakışır.
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150629115836 Oraj Poyraz <[email protected]>
2015/06/29 13:00 4 58 1 undefined [email protected]
--
Allah, akilsizlara agzi konussunlar diye degil, yemek yesinler diye
vermistir.
Ispanyol atasozu
Spermin geldigi yer
TARIK 7.(o su) sirt ile gogus kafesi arasindan cikar.
Tanri ya inaniyor musun? sorusuna Einstein in cevabi:
Varolanlarin duzenli uyumunda kendini gosteren Spinoza nin Tanrisi na
inaniyorum, insanlarin kaderiyle ve eylemleriyle ilgilenen bir Tanri ya
degil.
I believe in Spinoza s God who reveals himself in the orderly harmony of
what exists, not in a God who concerns himself with fates and actions of
human beings
Autobiographical Notes (1949, p.103)
(Bu goruslerinden dolayi Einstein in Panteist oldugu sonucu
cikarilabilirse de, bir sonraki gorusunde de agnostiklige yakin oldugunu
belirttigini gorecegiz)
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.