*Kişi başına gelir arttıkça mutsuzluğumuzun da arttığını gösteren
      10 neden!*
      
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2015/07/kisi-basna-gelir-arttkca.html>

DİKKAT Aşağıdaki makale kesinlikle bana ait değildir.
Kaynak bağı makale başlığında yer almaktadır.
http://www.philreinhardt.com/downloads/SuperSqueezePages/Super%20Squeeze%20Page%20Pack/BonusMoreAnimatedArrows/More%20Animated%20Arrows/Arrow%20Down%204/ArrowDownLeftBig.gif
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/>

Küresel ekonominin en büyük derdi büyüme. Tüm ekonomi politikaları
büyüme üzerine kurulu. Büyüme sağlanamadığı sürece dünyanın batacağı
algısı yaratılıyor. Herkesin aç, işsiz ve evsiz kalacağı düşüncesi
aşılanıyor. Hal böyle olunca büyüme ile yatıp büyüme ile kalkıyoruz.

Son yıllardaki en büyük gururumuz kişi başına düşen milli gelirimizi on
bin doların üzerine çıkarmamız. Refahımızın arttığının en basit
göstergesi bu rakam. Ne kadar artarsa o kadar mutlu olur, huzurlu yaşar
ve gelecek için tasalanmadan yaşlanırız diye düşünüyoruz. Ne dersiniz,
öyle mi?

Gelin bu sorunun yanıtını Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) verileri
ile bulmaya çalışalım. Kurumun son on beş yıllık istatistiklerine göz
atarak büyümenin bizi ne kadar mutlu, huzurlu ve refah dolu yaptığını
görelim. Kişi başına düşen milli gelirdeki artışın kişileri nasıl
etkilediğini yakından öğrenelim.

Kişi başına gelir arttıkça mutsuzluğumuzun da arttığını gösteren 10 neden:

*1- İntihar eden kişi sayısı*

2002 yılında intihar eden kişi sayısı 2.301 iken 2014 yılında bu rakam
3.065 kişiye yükselmiş. Bu yıllar arasında kişi başına milli gelir
yaklaşık dört kat artmasına rağmen intihar eden sayısı düşmemiş, tam
tersine %33 artmış. Demek ki artan gelir, ruh sağlığımızı kritik
eşiklerde hayatımız lehine döndürememiş. Ya kardeşim, onu da mı
devletten bekliyorsunuz?

*2- Boşanma sayısı*

Gelirimiz arttığına göre /*"şiddetli geçimsizliğin"*/ azalması gerekir;
ne de olsa her sorunun başı para. 2001 yılında, evlilik süresi bir
yıldan az olan 4.358 kişi boşanmışken bu sayı 2014'te 4.727 olmuş. Bu
yılar arasında kişisel gelir yaklaşık beş katına çıkmasına rağmen
maalesef boşanma sayısı da %8 artış göstermiş. Ama bunlar yeni evlidir,
aşk evliliği yapıp mantık evliliğini gözden kaçırmışlardır
diyebilirsiniz. Öyleyse 20 yıldan uzun süre evli olanların boşanma
sayısına bakalım. 2001 yılında bu sayı 12.902 iken 2014'te 20.575 olarak
gerçekleşmiş. Yani 20 yıldan uzun zamandır evli olan çiftlerdeki boşanma
oranı %60 artmış. Demek ki artan milli gelir evlilik kurumunu da olumsuz
etkilemiş. Almanlar doğru söylemiş galiba; sen parayı bulunca ya arabayı
ya da kadını değiştiriyorsun.

*3- Evlilikten memnuniyet*

Boşanmalardan sonra bir de evli olanların durumuna bakalım. 2003 yılında
evliliğinden çok memnun olanlar %30 oranındaydı. 2012'ye gelindiğinde bu
oran %21'e geriledi. Artan milli gelir evlilikten duyulan hoşnutsuzluğu
da arttırmış görünüyor. Demek ki asıl mesele para değil!

*4- İşten memnuniyet*

2003 yılında çalıştığı işten çok memnun olanların oranı %9,15 iken 2012
yılında bu oran %7,75'e düşmüştür. Yani yaklaşık beş yüz bin kişi
azalmıştır. Oysa milli gelir 3.383 dolardan 10.673 dolara yükselmişti,
ne oldu? Artan milli gelir bizi işimizde hoşnutsuz kıldı. Senin elin
işte gözün oynaşta valla!

*5- Maaştan memnuniyet*

2003 yılında çalıştığı işten aldığı ücretten çok memnun olanlar toplam
işgücünün %2,35'ini oluşturuyordu. 2012'ye gelindiğinde bu oran %1,80'e
geriledi. Hani kişi başına düşen gelir 4 katına çıkmıştı, bu
memnuniyetsizlik de ne öyleyse? Toprak doyursun sizi!

*6- Arkadaş ilişkilerinden memnuniyet*

2003 yılında arkadaş ilişkilerinden çok memnun olanların oranı %15 iken
2012'de bu sayı %10'a gerilemiştir. Yani yaklaşık 4 milyon kişi, geliri
dört katına çıkmasına rağmen arkadaşlarından nefret etmeye başlamıştır.
Size de yaranılmıyor, haram olsun size o milli gelir!

*7- Ev halkından memnuniyet*

2003 yılında ailesiyle ilişkilerinden memnun olanların oranı %27 iken,
2011 yılında bu oran %15'e gerilemiştir. Yani on milyondan fazla insan
artan geliriyle birlikte ailesiyle arasını bozmuştur. Kesin bunların
sütü bozuk, yoksa kişi başına milli gelir on bin dolar olmuş,
mutluluktan havaya uçmaları lazım.

*8- Çocuk ölümleri*

Büyüyen ve gelişen ülkelerde çocuk ölümlerinin azalması beklenir. 2002
yılında doğumda ölenler 13.125 iken 2014'te bu sayı 14.821'e çıkmıştır.
Gerçekten üzücü. Aynı trajedi 1-4 yaş arasındaki çocuklarda da
görülüyor. 2012 yılında ölenlerin sayısı 2.365 iken 2014'te bu rakam
2.938'e yükselmiş görülüyor. Yani artan milli gelir çocuk ve doğumdaki
ölümleri maalesef azaltmamış.

*9- İstanbul'a göç*

2008 yılında İstanbul'a göç eden 374 bin kişi varken, bu sayı 2014
yılında 439 bine yükselmiş görünüyor. Yani kişi başına milli gelir
arttıkça İstanbul'a göç hızlanıyor. Kişi başına gelir 50 bin dolar
olursa hepimiz İstanbul'dayız demektir.

*10- Genel mutluluk seviyesi*

Genel olarak çok mutlu olduğunu söyleyenlerin oranı 2003'te %12 iken
2012'de %8,5'e gerilemiş. Yani yaklaşık 3 milyon kişi daha mutsuzlar
kervanına atılmış. Yazıklar olsun, parayı cebinize koyduk, daha ne yapalım?

Küresel ekonomiyi yönetenler büyüme ile beyinlerimizi yıkasalar da
zenginleştikçe mutluluk değil mutsuzluğumuzun arttığını bu istatistikler
fazlasıyla gösteriyor. Bunlar sadece ülkemizdeki veriler ama dünyadaki
durum da bundan pek farklı değil. Merak edenler ekonomist R.Wilkinson'un
/*"Su Terazisi"*/ adlı kitabını okuyabilirler.

Artık büyümeyi bir kenara bırakıp insan yaşamının kalitesini gerçek
anlamda daha ileriye nasıl götüreceğimizi düşünmeye başlamamız
gerekiyor. Yoksa kişi başına milli gelir gibi kağıttan inşa ettiğimiz
kuleler yıkıldığında altında ezilen bizler olacağız.

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150720145434 Oraj Poyraz <[email protected]>
2015/07/21  10:00 1  39  1 undefined [email protected]

 

Avrupa ile basa cikmayi hangi Asya kavmi basardi ki, biz basarabilelim
Ali Kemal (1869 - 1922)

Gazeteci, Artin Kemal de derler,
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ali-Kemal

Biriniz evinde namazi kilar da sonra namaz kilmakta olan imama
yetisirse, onun arkasinda namaza dursun.
Ikinci kildigi onun icin nafile olur.

Ibn-i Kuteybe, Hadis Mudafasi
***
Bir namazi gunde iki defa kilmayin.

Ebu Davud 2/56

Kim size Peygamberimiz in ayakta kucuk tuvaletini yaptigini soylerse
inanmayin.

Suneni Nesei 1-2/25
***
Peygamberimiz bir kavmin supruntusune varip ayakta kucuk tuvaletini yapti.

Buhari 1/167

Halki her zaman atesleyin, asla sogumasina ve dusunmesine izin vermeyin.

Joseph GOEBBELS
(Hitler in Propaganda Bakani)


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap