------------------------------------------------------------------------


  Levent Üzümcü : Güleryüzlü bir başkaldırı

03 Mart 2016, 14:51

Şarkılar, türkülerle bir sürü karakter geçiyor sahneden, geçerken de
bizleri anlatıyor bize. Birbirimize yabancı olmadığımızı söylüyor,
insanlığımızı unutturmak isteyenlere inat, güleryüzlü ve umutla bir
başkaldırı bu oyun

Fatma Vatansever

Profilo Kültür Merkezi’nde 1 Mart 2016 gecesi *‘Anlatılan Senin
Hikâyendir’* adlı tek kişilik oyunun galası gerçekleşti. Oyunu yazan ve
yöneten Cengiz Toraman, oynayan Levent Üzümcü, müzik direktörü Oktay
Köseoğlu, dekor ve kostüm Medina Yavuz... Oyundan önce Levent Üzümcü ile
hem yeni oyunu hem de ülke sanatı üzerine kısa bir söyleşi
gerçekleştirdik. Şarkılar, türkülerle bir sürü karakter geçiyor
sahneden, geçerken de bizleri anlatıyor bize. Birbirimize yabancı
olmadığımızı söylüyor, insanlığımızı unutturmak isteyenlere inat,
güleryüzlü ve umutla bir başkaldırı bu oyun ve nedir bu insan, kimdir
diyorsanız *‘Anlatılan Senin Hikâyendir’* diyor. Oyun, Mart ayı boyunca
İstanbul, Ankara, İzmir ve Kıbrıs’ta çeşitli sahnelerde seyircilerle
buluşacak.


    Oyun üzerine neler söylemek istersiniz?

Üç tane mübadele hikâyesi anlatıyorum. Gülüyoruz, eğleniyoruz,
ağlıyoruz... Hayat gibi işte. Hayattaki anlarımız gibi. Anlatılan senin
hikâyendir, /*"De Te Fabula Narratur"*/. Marx’ın Das Kapital’inin girişi
böyle başlar. Önemli buluyorum ben bu sözü. Her zaman için önemli
buluyorum. Onun için bu oyunun adı olması da çok önemli. Çünkü birini
tanımak demek, onun hikâyesini bilmek demektir. Ben kendi hikâyemi
anlatıyorum insanlara, öyle tanışıyoruz.


    Mübadele hikâyeleri anlatıyorum dediniz. Kimler var bu hikâyelerde?

Çok, saymadım ama çok yani. Kimi iki saniye girip çıkıyor, kimi daha
uzun kalıyor ama çok karakter var oyunda.


    Çok oyunculu oyunlar mı tek kişilik oyunlar mı?

Bu benim hayatımda oynadığım ilk tek kişilik oyun. Onun için buna karar
verecek bir karşılaştırma yapamıyorum. Ama her zaman tiyatronun kolektif
bir sanat olduğuna inandım. Tek kişilik bir oyunda oynuyor olsam da
oyunun çıkmasında en az on beş kişi deli gibi çalıştı. Zaten tek başına
da oynasan bir ekiple de oynasan arkadaki ekip fikstir. Güzeldir
tiyatro, iyidir.


    Bir belgesel çalışması varmış biraz ondan da bahseder misiniz?

Tuluhan Tekelioğlu yapıyor. Persona Non Grata’yı yaptı. Basında işini
kaybeden, Gezi sürecinden sonra işinden edilen kişilerle ilgili. Onun
sanatta yolu kapanan, sanatta yolunu kapatmaya çalışılan insanlarla
ilgili olan bölümünü yapıyor. Benim için sadece televizyondaki reklam
seslendirmelerinin ve televizyon dizilerinin önüne geçebildi bu. Bir
ölçüye kadar da sinema filmlerinin önüne geçti. Onun dışında Şehir
Tiyatroları’ndan atılıyorum ama burada tiyatro yapabiliyorum. Tek
üzüldüğüm şey Şehir Tiyatroları’ndaki bir performansımı seyirciler 5
liraya izleyebiliyordu. Ama burada biletler 40 lira 50 lira.


    Şehir Tiyatroları’ndan ihraç edilmenizin nasıl bir yansıması oldu
    sanat yaşamınıza?

Bunu her yerde söylüyorum bir kere de sana söylemiş olayım. Ben Şehir
Tiyatroları’nda oradan almış olduğum maaş için durmuyordum. İnsanlar
benim çapımda bir aktörden 5 liraya oyun izleyebilsinler diye
duruyordum. Ve durmaya da devam edeceğim.


    Şehir Tiyatroları’nda durmaya devam edeceğim dediniz, bunu biraz
    açar mısınız?

Yani devam edeceğim, çünkü insanların benden 5 liraya bir tiyatro oyunu
izlemeye hakkı var. Hiç kimse bu hakkı onlardan gasp edemez. Ben
toplumcu biriyim, ben sosyalist biriyim. Bunu da her zaman söylüyorum. O
insanların hakkı benim için önemli. Kağıthane’de, Ümraniye’de
Gaziosmanpaşa’da oynadığım zaman gelip beni izleyen insanların
Kadıköy’de, Üsküdar’da, Fatih’te beni izleyen insanların hakkı var.
Herkesin hakkı var o tiyatroda. Ve orası bir partinin tiyatrosu değil,
orası halkın tiyatrosu. Orası İstanbul şehrinin ve tüm Türkiye halkının
tiyatrosu. 102 yaşını aşmış bir kurum, bir sanat kurumu orası. Hiç kimse
de orayı hiç kimseye yasak edemez.


    İstanbul Şehir Tiyatroları’ndan ihraç edildiniz ne yazık ki. Kısa
    bir süre önce de Erhan Yazıcıoğlu istifa etti ve bir görev
    değişikliği oldu. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?

Oradan haksız yere atıldım. Tek dayanağımız adalet. Adaletin doğru
düzgün işleyebilmesi. Umarım adaletin bir noktasında bu haksızlığa bu
hukuksuzluğa birileri dur diyecektir. Ama Türkiye’deki adaletin, hukukun
işleyişine baktığımızda çok da umutlu olamıyorum.


    Sanatın üzerindeki baskı hakkında neler söylemek istersiniz?

Bugün bütün ödenekli sanat kurumları baskı altında. Türkiye’de devlete
bağlı olan neresi baskı altında değil ki? Bugün bütün arazilerimiz bir
takım anlaşmalarla özel şirketlerin, devletle yapmış olduğu anlaşmalarla
şahıs şirketlerine verilerek heba ediliyor. İnsanların aklı fikri
bulanmış durumda. Kömür ve odun yardımı, yiyecek, makarna yardımı alan
bir takım insanların neden bu durumda olduklarını sorgulamak yerine,
onlara bunu veren insanları neden destekliyor olduğunu bana kimse
anlatamaz! *‘Neden ben hala birilerinden makarna ve kömür almak o
yardıma muhtaç olmak durumunda kaldım’* sorusunu sormak yerine *‘bana
onlar yardım veriyor o zaman onlar benim efendimdir’* sorusunun cevabı.
Bu şaşkınlık verici.

Bu durum sanatla değişecek ama ona da ket vurmaya çalışıyorlar.

Vurmaya çalışıyorlar ama ben sonuna kadar direneceğim. Çünkü benim
bırakıp gitmek gibi bir niyetim yok bu ülkeyi. Nuray Mert’in yazdığı bir
yazı vardı *‘Toparlanın Gitmiyoruz’* diye, çok güzel bir şey söylemiş.
Dünyanın çeşitli yerlerinde ülkelerinden kaçıp gitmek zorunda kalan
aydınlarla tanışma ve görüşme fırsatım oldu demiş yazının bir bölümünde,
o insanların ne kadar köksüz ne kadar çaresiz ve ne kadar yalnız
olduklarını gördüm diyor. Burası benim ülkem. Ve ben bu ülkeyi
bırakacağım çocuklarıma miras.

http://www.aydinlikgazete.com/guleryuzlu-bir-baskaldiri-roportaj,106.html

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160305115054 Oraj Poyraz At Neomailbox [email protected]
2016/03/05  17:06 2  65  undefined undefined [email protected]

 

Yasamak icin yemelisin,yemek icin yasamamalisin.

Cicero

Resulullah sav buyurdular ki:
Kim tavla oyunu oynarsa elini domuz kanina bulamis gibi olur.

Kutubu Sitte 5337

Hainlere Hiyanet

Antigonos, bir sehrin askerlerini kandirip kendi rakibi olan komutanlari
Eumenes e ihanet ettiriyor; ama askerlerinin ihanetiyle adami
oldurdukten sonra kendisi tanrisal adaletin uygulayicisi olmaya
kalkiyor, hainleri sehrin valisine teslim edip hepsini diledigi bicimde
temizlemesini emrediyor. Oylesine yaptiriyor ki dedigini, sayilari bir
hayli cok olan bu askerlerin bir teki bile Makedonya ya donmuyor.
Askerler kendisine ettikleri hizmetin buyuklugu olcusunde kotuluk etmis
ve cezayi ha ketmis oluyorlardi. Efendisi Sulpicius un saklandigi yeri
haber veren kole, Sylla nin vermis oldugu soz geregi serbest
birakiliyor; ama devlet hikmeti geregi Tarpeion kayaligindan atiliyor.
Bizim kral Clovis de, Cannacre in hizmetcilerine altin silahlar
vadederek efendilerine ihanet ettiriyor. Sonra ucunu de astiriyor. Kimi
yerde de hiyanet edenlerin boyunlarina ihanet karsiligi aldiklari keseyi
takip asiyorlar. Kendi isteklerini yerine getirdikten sonra kamu
istegini de yerine getirmis oluyorlar boylece. Fatih Sultan Mehmet,
soyunun adeti uzere, taht kiskancligi yuzunden kardesini ortadan
kaldirmak isteyince onun adamlarindan birini kullaniyor bu iste: Adam da
fazla su yutturarak boguyor sehzadeyi. Is olup bitince Padisah bu
cinayetin kefareti olarak katili olen kardesinin anasina (yalniz babadan
kardestiler cunku) teslim ediyor o da padisahin gozu onunde katilin
karnini yardiriyor, kendi elleriyle yuregini bulup sokerek sicak sicak
kopeklere yediriyor. Kendileri hic de iyi olmayanlar, kotu bir eylemden
cikar sagladiktan sonra, rahat yurekle, ise biraz iyilik dogruluk
karistirmaktan hoslanirlar, bir karsilik oduyormus, vicdanlarini
temizliyormus gibi. Kaldi ki, bu korkunc kotuluklere alet ettikleri
kimseler kendilerini sucluyormus gibi gelir onlara. Olmelerini isterler
ki bu yuz karasi islerin bilinci, tanikligi silinsin gitsin.

Michel de Montaigne : Denemeler


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap