------------------------------------------------------------------------
bayrak
YILMAZ ÖZDİL: Ciğer
/*"Bakterilerden kurtulmak için yatağınızı yastığınızı iki günde bir
sirkeyle silin. Çöpünüzü biriktirmeyin, böcek gelir. Çöp poşetinin
altına ıslak gazete kağıdı koyun, kokuyu alır."*/
*
*/"Çamaşır yıkamak için iki yöntem var, topukmatik ve petmatik… Elinizle
çitilerseniz, cılk yaralar açılıyor. Ayaklarınızla girin leğene, tepinir
gibi yıkayın. Topukmatik'ten sonra ayaklarınızı iyi durulayın, yoksa
egzama oluyor. Çoraplarınızı beş litrelik pet şişeye sokun, deterjan
ilave edin, kapağını kapatın, çalkalayın, pırıl pırıl oluyor, petmatik
de bu."/*
*
*/"Spor yapın, günde 10 bin adım atın. Havalandırma 13 adım uzunluğunda,
6 adım eninde… Ortalama hızla 2.5 saat sürüyor."/*
*
*/"Süzme yoğurdu çok severim. Atletimin kol kısımlarını düğümlüyorum,
torba haline getirip, yoğurdu içine döküyorum, altına leğen koyup,
pencereye asıyorum, iki gün sonra hazır."/*
*
*/"Haftada 10 dakika telefon hakkınız var, süre biter, kelime bitmez,
son sözünüz hep ağzınızda yarım kalır. Seni seviyorum'u en önden
söyleyin, sonra içinize dert olmasın."/*
*
*/"Bol bol yazın. Yazmak konuşmak gibidir. Karşınızda kimse olmasa bile,
kendinize anlatın. Mektup almak iyidir. Üstünü örttüğünüz kendinize,
kendi mektuplarınızı gönderin."/*
*
*/"Ortak alanda maç seyrederken, taraftarlık ölçüsünü kaçırmayın. İçersi
de dışarsı gibi, kavga çıkıyor. Şişlenmeyin, jiletlenmeyin."/*
*
*/"Tıraşınıza özen gösterin. Karşılıksız çek ve banka borcundan tutuklu
berberler çok başarılı."/*
*
*/"Maarif takvimi bulundurun. Her gece törenle yırtın. Geçen, sizin
ömrünüzdür, atlamayın!"/*
*
*/"Bayramlara evinizdeki gibi hazırlanın, şekerinizi çikolatanızı hazır
edin, yan koğuşlara atın."/*
*
*/"Tespih çekin. Sakın sallamayın. Racona ters, hakaret olarak
algılanıyor. Sigara içmeseniz bile, bulundurun, para yasak, değiş
tokuşlu alışverişte para yerine geçiyor."/*
*
*/"Kalorifer yetersiz. Isıtıcı yasak. Nevresimi battaniyeye tela yapın.
Üstüne bir nevresim daha geçirin. Hem battaniyenin tüyünden
kurtulursunuz, hem de battaniye yorgan hissi verir."/*
*
*/"Rutubetten korunun. Başucunuzdaki duvarı battaniyeyle kaplayın.
Ekstra battaniyeye izin vermezlerse, seccade alın, ona izin veriliyor.
Çivi yasak. Diş macunuyla duvara yapıştırın, kuruyunca öyle sağlam
tutunur ki, şaşarsınız."/*
*
*/"Toprak yok. Her yer beton. Duvarları yosun kaplıyor. Temizlemeyin.
Yeşili orda görün."/*
*
*/"Duruşma salonunda fesleğen verdiler, bayılırım. Ama içeri sokmak
yasak. Üç dalını gömlek cebime koydum, ceketimle örttüm, x-ray'den
geçti, elle aramada farkedilmedi. Getirip, pet şişeden vazoya koydum.
Gördüler, ses etmediler. Aspirin attım suyuna… Dayanamadı."/*
*
*/"Tecrübe kazanınca hücremde sera kurdum! Öğrendim ki, cezaevinin
toprağı çay'dır. Çayı al, beş litrelik pet şişeyi yarısından kes, saksı
yap, tabanına gazete kağıdı yerleştir, altına delik aç, çayı saksıya
doldur, soğan ek, sarımsak ek, sula… Fesleğen ektim böyle, yaşadı.
Seracılık faaliyetime devam ediyorum. Taze soğan yiyorum, sarımsak
yiyorum."/*
*
*/"Gübre takviyesi şart… Kuşları pencere önlerine, havalandırmaya
alıştıracaksın, ekmek kırıntısı serpin, gelirler. Onlar cıvıl cıvıl
beslenirken, siz onların pisliğini toplayıp çaydan toprağa koyacaksınız.
Ama fazla koymayın, fazlası bitkilere zarar veriyor, çürütüyor."/*
*
*/"Örümcekle dost olun. Ağlarını sakın temizlemeyin, sineği uzak tutar.
Benim pencerenin önünde iki tane siyah kabadayı örümceğim var,
sivrisineklerin korkulu rüyası… Karıncaya dalaşmayın. Şeftali aldım
kantinden, dolaba koymayı unuttum, iki kilo şeftaliyi bir gecede
götürdüler. Geceleri baykuş geliyor, iyi oluyor, fareler kaçıyor.
Güve'ye arı'ya dikkat edin."/*
*
İlaçlarınızı düzenli alın. Mutlaka vitamin alın. Aman hastalanmayın.
Hastalandınız… Acil alarm butonuna basın, bağırın, gürültü yapın,
sedyeyle çıkarılmanız en erken 30 dakika… Siz siz olun, saat 17.20'den
sonra sakın kalp krizi filan geçirmeye kalkmayın, anca ölünüzü bulurlar."
*
*/"Mantar, ishal, kabız, cilt rahatsızlığı, enfeksiyon, depresyon,
tansiyon, şeker, böbrek yetmezliği, kalp, dolaşım bozukluğu, diş eti
çekilmesi, duyma bozukluğu, karaciğer, mide, kas-eklem rahatsızlığı,
boyun-bel fıtığı, romatizma, neticede kanser… Bu hastalıklar sırayla
sizi bekliyor, hazırlıklı olun."/*
*
*/"Ben mesela, aniden sararmaya, yaralar dökmeye başladım. Revire
kaldırıldım, kimi zehirlendiğimi, kimi siroz olduğumu, kimi portakalı
fazla kaçırdığımı o yüzden sarardığımı, kimi de psikolojik olduğunu
söyledi. Hastaneye sevk edildim, tetkik üstüne tetkik, teşhis konulamadı."/*
*
Tuncay Özkan'ın /*"Hapiste Yatacak Olanlara Öğütler"*/ isimli kitabından
bu satırlar… 2012'de Silivri'deyken yazmıştı. Bu koşullarda altı sene
yattı, bir avuç namuslu insan haricinde, kimsenin ruhu bile duymadı.
*
Ve iftira sürecinde gıkını çıkarmayan haysiyetsiz medyamız, şimdi olan
biteni sanki ilk defa duyuyormuş gibi yazıyor… /*"Tuncay Özkan'ın
Silivri koşullarında hasar gören karaciğerine kök hücre tedavisi
uygulandı, biyopside böcek ilacına rastlandı, üç ay boyunca evinde
karantinada kalacak, maskeyle dolaşacak, kimseyle temas etmeyecek"*/ filan.
*
/*"Ciğeri beş para etmeyenler"*/in bu kadar baştacı edildiği ülkede…
Namuslu yurtseverlerin ciğeri bi yere kadar dayanabiliyor maalesef.
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160505115333 Oraj Poyraz [email protected]
2016/05/05 14:48 5 4 [email protected]
Sizi sarsmamasi icin yeryuzunde saglam daglar; yolunuzu bulmaniz icin de
nehirler, yollar ve nice isaretler meydana getirdi. Insanlar yildizlarla
da yollarini bulurlar.
NAHL15-16
Pespese iki Ayet var bunlar Enfal Suresindedir;
Enfal-65 Ey peygamber inanlari savasa tesvik et. Eger icinizden sabirli
yirmi kisi bulunursa onlarin ikiyuzune galip gelir. Ve eger sizden
yuzkisi olursa, kafirlerin binini yener. Cunku onlar hicbir seyden
anlamaz guruhturlar.
Enfal-66 Simdi Allah yukunuzu hafifletti. Bildi ki sizde muhakkak bir
zaaf var. Artik sizden sabirli ve metanetli yuz kisi olursa ikiyuzunu
yenerler. Eger sizden bin kisi olursa, Allah in izniyle ikibine galebe
calarlar. Allah sabir ve sebat edenlerle beraberdir.
Pluton, Mars ve NASA da ne dolaplar donuyor
23 Temmuz 2013
Ilkokuldan beri hepimizin severek takip ettigi bir gezegeni futursuzca
silmeye calismak kamu vicdanini yaralar. NASA burada ileri gitmistir.
Haddini ve maksadini asmistir. Boylesine bir karar utanc verici oldugu
kadar gereksizdir de. Sanki en onemli sorunumuz buymus gibi, sanki butun
halk Aman su Pluton gezegenlikten cikarilsa da bi rahat etsek demis
gibi... Yok boyle bir sey!
Halkin ihtiyaci bu degil. Halk ekmek istiyor, as istiyor, is istiyor.
Pluton u gezegenlikten cikarinca ciftcinin, esnafin yuzu mu guldu,
emeklinin bogazina fazladan bir lokma mi girdi? Tamamen keyfi olan bu
karar ayrica sunu da ortaya koydu: NASA da adamin varsa istedigin gok
cismini gezegen, meteor yaparsin.
NASA nin tek vukuati bu degil. Bakin yillardir cesitli yildizlar
kesfediyorlar. Bu yildizlar kainata, dolayisiyla hepimize ait. Ama ne
acidir ki bu yildizlara isim verilirken dunyanin ortak mirasi isimler
koyulmuyor, yildizi bulan astronotun adi veriliyor.
TEKSASLI YETIMIN HAKKI YENIYOR
Peki ayni astronot birden fazla yildiz bulursa ne oluyor? Hemen
soyleyeyim, kedisinin, kopeginin adini, halasinin enistesinin ismini
koyuyor yildiza. Helen diyor, Wilma diyor, Lessie1013 diyor.
Okuyucularimizin daha net anlamasi icin soyle soyleyelim: Hayriye
koyuyor yildizin adini mesela, Vildan1045 koyuyor, Haydut koyuyor.
Ciddiyetsizlik diz boyu. Bilim bu kadar ayaga dusmemeli. Ayiptir!
NASA da bir yagma duzeni hukum suruyor ve birilerinin artik bunu gormesi
lazim. Bakin yillardir ABD li kardeslerimizin vergileriyle ayakta duran
bir kurum bu. Teksasli yetimin de hakki var burada, Harlemli oksuzun de.
Peki bu NASA kuruldugundan beri kac tane adam gibi, yasanabilir gezegen
buldu? Cevabinizi duyar gibiyim: Sifir. Evet, yaziyla da sifir, rakamla
da sifir. Ne buldular peki? Yasamla alakasi olmayan, yamuk yumuk
gereksiz gok cisimleri... Buna ragmen butun astronotlarin maasi,
sigortasi, uc ayda bir cift maasi tikir tikir yatiyor. Ticket lar da cabasi.
Gezegen bulmayi da abartmiyorlar mi,sinirden duvarlari yumruklayasim
geliyor.
Allah inizi severseniz, bugun herhangi birimiz bir uzay aracina atlasa,
uzaya dogru soyle bir acilsa, illa bir gezegene denk gelmez mi zaten?
Uzayin sonsuz oldugunu soyleyen gene NASA degil mi? Illa bulacaksin
gezegen. Uzayin sonsuz olmasi astronotlarin isine geliyor tabii.
Binlerce yil boyunca birbirinden luzumsuz gezegenler kesfedip maaslarini
catir catir yiyebilirler. Uzay sonsuz nasil olsa, ye babam ye. Haram olsun.
MARS TA SU OLSA NE YAZAR?
Bakin 30 yildir arastirma icin Mars a gidiyorlar. Hic utanmadan cikip
Efendim cok kucuk de olsa, Mars ta su olma ihtimali var. Bak sen! Mars
ta su olma ihtimali varmis. Yahu Mars ta su olsa ne yazar, olmasa ne
yazar? Su burada dolu var. Dunyanin dortte ucunun su oldugunu soyleyen
gene siz degil misiniz? Ne diye kalkip kucucuk bir ihtimalin pesinde
kosuyorsunuz?
Ayrica bulsan ne faydasi olacak? Mars ta su bulduk deyip ortaligi
birbirine katarlar, bir sevinc dalgasi, heyecan olur. Hemen
astronotlarin katildigi bir parti verirler. Limitsiz yerli icki...
Ertesi sabah herkes sorar: Iyi guzel de, ne yapalim o suyu? Uzay
mekikleriyle Keban Baraji na mi aktaralim? Sacmalik.
Eger NASA da torpille gelmemis bir yonetici olsa der ki: Arkadaslar bu
Mars tan is cikmayacak, baska gezegenlere odaklanalim. Ama gorunen o ki
oyle biri yok ve 500 yil arastirsan hicbir numarasi ortaya cikmayacak
soguk ve gereksiz bir gezegenin pesinde insanlarin vergileri carcur
ediliyor. Yaziklar olsun.
Insanlar artik gulmuyor
GECEN gun bir isyerini aradim, Ahmet Bey le gorusecem, orada mi? diye
sordum. Sekreterin cevabi: Kim ariyordu? En sevmedigim, en sinir oldugum
sekreter lafi bu. Yani demek istiyor ki Ahmet Bey var ama herkese yok.
Mecbur ismimi soyledim. Sekreter ismimi yuksek sesle tekrarlayarak
muhtemelen o an iceride olan Ahmet e mesaj gondermis oldu. Ondan gelen
yanit herhalde olumsuzdu ki soyle dedi sekreter: Ahmet Bey su an
toplantida yalniz. Iste o an belki de son aylarda yaptigim en iyi
espriyle karsilik verdim: E Ahmet Bey toplantida yalnizsa o toplanti
bitmistir zaten Telefonun obur ucunda sessizlik oldu. Hicbir tepki
vermedi sekreter kiz. Son derece iyi kurgulanmis, bu kadar kaliteli bir
espriye bile insanlarin gulecek hali kalmadiysa modernizmin ve
teknolojinin mutluluk getirip getirmedigini hep beraber tartismaliyiz.
Kavga etmeden elbette. Uygar insanlar gibi.
Tuzlalilar ne okuyacak?
TUZLA Belediyesi ogrenciler arasinda bir iyilik sampiyonasi tertip
ediyor. Cocuklar 180 bin gibi rekor bir sayida kitap toplamis, Anadolu
ya gonderecekler. Peki soruyorum: O kadar kitap Anadolu ya giderse
Tuzlali ne okuyacak? Evlerde kitap kalmadi, bir fa$ikule muhtac hale
gelindi. Bu Tuzla yi cahillestirme operasyonudur! Istiyorlar ki Tuzlali
okumasin. Turkiye bu tarz kampanyalarla oyuna gelmemeli ve kitaplarina
sahip cikmalidir.
http://beyinsizadam.net/
[email protected]
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.