------------------------------------------------------------------------
bayrak


 L. *DOĞAN**TILIÇ : *Fetih ve laiklik…

[email protected] <mailto:[email protected]>

Hafta sonunda /*"iki önemli"*/ etkinlik vardı; biri bana göre önemli diğeri iktidara göre. Bana göre önemli olana; /*"Laik Yaşam, Laik Eğitim"*/ mitingine Samsun’da katıldım. Ardından da Birleşik *Haziran* Hareketi’nin /*"Diktatörlüğe Karşı Birleşik Halk Muhalefeti ve Türkiye’nin Geleceği"*/ panelinde, *CHP* Bursa milletvekili Orhan Sarıbal’la konuşmacıydık.

Bazı illerde /*"güvenlik"*/ gerekçesiyle izin verilmeyen laiklik mitinglerinin, kabul edelim ki, yapılabilenleri de konunun önemiyle orantılı bir ilgi görmediler.

Ne yazık ki, laiklik denilince sosyal medyada ya da dost meclislerinde esip gürleyen, Türkiye’nin ne büyük bir tehditle karşı karşıya olduğunu söyleyip duran insanların kahir ekseriyeti iş laiklik için sokağa çıkmaya gelince ortalıkta görünmüyorlar.

Üstelik artık laikliğin savunusunu havale edecekleri bir başka güç de kalmadı!

*2009* *Mayıs*ında yazdığım bir yazıda, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur romanın ilk sayfalarında romanın kahramanlarından Mümtaz’a söylettiği /*"Şark oturup beklemenin yeridir. Biraz sabırla behemahal her şey ayağınıza gelir"*/ cümlelerini nakletmiş ve /*"Sosyalistlerin böyle bir sabırla bekleyecek şarkilik lüksü yok artık!"*/ demiştim.

Şimdi, /*"sosyalistler"*/i çok daha genişletmek gerekiyor; hukuk devleti isteyenlerin, demokratların, laiklerin de böyle bir lüksü yok! Oturup bekleyerek demokrasinin ayaklarına geleceğini, oturup bekleyerek laikliği savunabileceklerini sananlar, ne kadar yanıldıklarını anladıklarında çok geç olacak.

Kafalarının içi henüz pırıl pırıl olan üç yaşındaki çocukların belediye kreşlerinde, sübyan mekteplerinde beyinleri fethediliyor. Dünyayı /*"bilerek"*/ anlayan ve anlamlandıran değil, /*"inanarak"*/ anlayan ve anlamlandıran bir nesil yetiştiriliyor.

Görkemli İstanbul’un fethi törenlerine yaslanıp, cumhuriyete dair tüm törenler pas geçilerek, *2023* kadar /*"cumhuriyetin fethi"*/ tamamlanmak isteniyor. O zamana kadar laiklik anayasadan da, o anayasa ile düzenlenen hayatlardan da silinmiş olacak!

İstanbul’un *21* ilçesindeki *26* iskeleden *146* vapur ve *28* ilçeden *5* *bin* *5* otobüsle insanların fetih törenlerine taşınması, laiklik mitinglerinin yasaklanmasına gerekçe olan /*"güvenlik"*/ sorununun burada olmaması için bunca tedbir alınması boşuna değil. Dile kolay; *9* *bin* polis, *5* helikopter, *1* denizaltı, *1* fırkateyn, *3* sahil güvenlik botu, çatılarda ve vinçler üzerinde *40* keskin nişancı, *27* de köpek…

Bunca gösteri yalnızca İstanbul’un fethi için değil; laiklik için sokağa çıkanlar ve çıkmayanlar bir kendilerine bir de bu meydanlara bakıp, *2023’*te cumhuriyeti tümüyle fethetmeyi hedefleyenlerin yoluna çıkmasınlar diye.

*William Golding*’in, uçakları ıssız bir adaya düşen küçük çocukların o adada var olma ve adadan kurtulma çabalarını anlattığı *Sineklerin Tanrısı* romanını bilirsiniz. Çocukların uygarlıktan, daha önce öğrendikleri değerlerden, kendilerini yönlendirecek büyüklerden, her türlü dış müdahaleden uzak oldukları koşullarda aralarında ne türden örgütlenmelerin, nasıl bir düzen ve liderlik yapılarının ortaya çıktığını anlatan ve asıl olarak büyükler için derslerle dolu bir eserdir.

Yüzeysel bir okumayla insanın özünde kötü olduğu, doğasında şiddetin bulunduğu sonuçlarına varabilirsiniz. Cehennemin kaçınılmazlığına hükmedebilirsiniz.

Ama bence bir uyarıdır *Golding*’in yaptığı! Faşizm ve demokrasi arasında bocalayan insanlığa, ne yaptıklarında ve de ne yapmadıklarında faşizmin, diktatörlüğün, despotizmin kaçınılmaz olduğunu gösterir. Ne yaparlarsa, özgür, demokratik, adil bir düzen kurabileceklerini anlatır.

Susarak, pısarak, boyun eğerek diktatörlüklerin zulmünden kaçılamayacağını gösterir *Sineklerin Tanrısı*. Her hangi bir yerde faşizm, diktatörlük egemen oluyorsa, ona karşı yeterince mücadele edilmediği, yeterince karşı çıkılmadığı için egemen olmuştur der.

Bugünün Türkiyesine söylediği de açıktır; demokrasinin ve laikliğin sabırla oturup ayağınıza gelmesini beklemek kadar ölümcül bir hata yoktur!

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160531153436 Oraj Poyraz [email protected]
2016/05/31 21:48 5  4  [email protected]



Tedavi edilemez derecede dindar, bircok insanin ruhi durumu.

Thomas Edison

Resulullah sav buyurdular ki:
Biriniz yemek yeyince, yalamadikca veya yalatmadikca elini mendile silmesin.

Buhari, Et ime 52; Muslim, Esribe 129, 2031
Ebu Davud, Et ime 52, 3847

...din hissi, dunyanin acisi duyulan tokadiyla derhal Turk milletinin vicdanindaki cadirini yikti, davetlileri, Turk dusmanlari olan Arap collerine gitti.(..) Artik Turk, cenneti degil, (..) son Turk ellerinin mudafaa ve muhafazasini dusunuyordu.
Iste dinin, din hissinin Turk milletinde biraktigi hatira.

Mustafa Kemal ATATURK
(Mustafa Kemal in yazdigi Afet inan imzasiyla cikan Medeni Bilgiler kitabi 1931)


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/








--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap