------------------------------------------------------------------------


  Nurşen Mazıcı’nın başına gelenler büyük bir tehlikeyi haber veriyor

  * BU TESLİMİYETÇİLİĞİN SESİ OLACAKSANIZ, PENGUEN BELGESELİ YAYINLAYIN
    <#mozTocId916111>
  * SANCAR’A ZORLA BİR ŞEY YAPTIRMA KEYFİ <#mozTocId213291>
  * MİLYONLARIN CHP MİTİNGİNE İHTİYAÇLARI VARDI <#mozTocId699538>
  * HAZİRAN HAREKETİ’NİN DESTEĞİ ARTIK SİNERJİ YARATMALI <#mozTocId337615>
  * DURUMUN ÖZETİ: <#mozTocId880349>

Habertürk ve tüm diğer kanallara sesleniyorum: Bu teslimiyetçiliğin sesi
olacaksanız, gerçekten penguen belgeseli yayınlamanızı tercih ederim.

*26.07.2016 19:47*

*FETÖ*’cü darbeye karşı çıktık. Kendi halkını kurşun yağmuruna
tutabilen, tankları üstüne sürebilen alçak ve vicdansız insanların darbe
girişimlerini lanetledik. Yine Türkiye üstüne kimin hangi oyunları
sahnelediğini algılamak için bilgi ve yorum antenlerimizi sonuna kadar
açtık.*15 Temmuz* günü ve gecesi neler yaşandığına bakıp anlayamasak
bile ipuçlarından yola çıkarak parçaları birleştirdik ve traji-komediden
dramaya seyreden akışın parçalarını birleştirmeye çalıştık. Şehitlerin
her birinin kahredici hikayelerini dinleyip gözlerimiz yaşardı. Ama
bunların hiçbiri, Türkiye’de şu an yaşanmakta olan cadı avının içine
düştüğü çirkin tabloları doğrulamaz.

Size ve bana göre demokrasi uğruna kendini feda eden gençler, subaylar,
teyzeler birer şehit olabilir. Bu benim de kullanmayı seçtiğim
tanımlamadır. Ama bu /*"bu tanımı kullanmayanlar alçaktır, toplumdan
tasfiye edilmelidir, linç edilmelidir"*/ anlamına gelmez. Çünkü bu
şekilde düşünmeye başlarsanız, ortada ne demokrasi, ne çoğulcu düşünce
sistemi, ne de özgür tartışma ortamı kalır. O zaman şunu demiş
olursunuz: /*"Bir devlet büyüğü çıksın ve bir metin veyaaçıklama yazarak
neler söylememiz gerektiğini bildirsin. Biz de ister 15 Temmuz hakkında,
ister başkanlık sistemi hakkında aynı kelime, mantık ve açıklamalarla
aynı görüşleri ezberleyerek görüş bildirelim"*/. Bu papağanlığa birçok
ad verebilirsiniz ama herhalde /*"demokratik tartışma"*/ diyemezsiniz.
Habertürk kanalında, /*"şehit"*/ kelimesini kullanmadığı için hakkında
medya ve sosyal medya yoluyla linç girişimi başlatılan Prof. Dr. Nurşen
Mazıcı’nın başına gelenler, ülke olarak /*"ayın karanlık yüzüne"*/ nasıl
teslim olduğumuzu bize en iyi şekilde kanıtlıyor. Bu tartışma bir
kahvede başlayıp oradan polisiye bir olaya dönüşse, başka bir durum
olurdu. Ama demokratik bir tartışma ortamı yarattığını iddia eden bir
haber kanalı bu ilkelliğe düştüğü zaman, konu farklı boyutlara
taşınıyor. Mazıcı benim gibi veya orada bulunanlar gibi düşünmeye, aynı
kelimelerle bir olayı betimlemeye zorlanamaz. Bunun bir haber kanalında
özrü yoktur.


    *BU TESLİMİYETÇİLİĞİN SESİ OLACAKSANIZ*,*PENGUEN BELGESELİ YAYINLAYIN*

Habertürk ve tüm diğer kanallara sesleniyorum: Bu teslimiyetçiliğin sesi
olacaksanız, gerçekten penguen belgeseli yayınlamanızı tercih ederim.
Çünkü Habertürk’ün bu olayla tartışma platformlarının saygınlığına
düşürdüğü gölge çok üzücü. Burada popülizme kaymadan bir özür dilenmesi
ve bu hatanın bir ders olarak işe yaraması gerekiyor. Aksi takdirde
yarın başkaları çıkıp/*"sen nasıl ‘Reis’tanımlamasına kaşı çıkarsın?"*/
veya/*"sen nasıl kurucumuzdan ‘Atatürk’ adıyla bahsetmezsin?"*/veya
/*"sen nasıl Gezi’de verdiğimiz canlardan söz ederken onlar için şehit
tanımlamasını kullanmazsın?"*/ veya/*"sen nasıl ‘Allah"*/ adını anarken
c.c.demeden söze başlarsın?" diye aynı baskıları kurarlar, stüdyoları
dağıtmakla tehdit ederler.

Marmara Üniversitesi’nin olayın ardından kuyunun dibinin dibine düşerek
/*"Mazıcı hakkında soruşturma açılacağını"*/ panik içinde duyurması,
rezaletin boyutlarını genişleten ek bir utanç vesikası. Onlar da bu
beyanlarınıdüzeltene kadar, bir /*"üniversite"*/ olma vasıflarını
kaybettiler.

/*"Benim gibi düşünmeyen -hatta bu da yetmez- aynı kelimeleri
kullanmayan ölsün"*/ mantığı,*Ortadoğu*/şark demokrasi parodilerinin
akmış makyajı gibi. Bunların/*"Basın Bayramı"*/ gününe denk geldiği ve
bir de darbenin /*"medya özgürlüğü sayesinde"*/ durdurulabildiği
ballandıra ballandıra anlatıldığı süreçte, herhalde referans yapılan
/*"basın bayramı özgürlüğü"*/ bu değildi! Habertürk mantığı ve
sansürcülüğü ile konuya yaklaşırsak, darbe günü haberlere de sansür
gelse o kahramanlık destanları nasıl gerçekleşecekti?


    *SANCAR*’A*ZORLA BİR ŞEY YAPTIRMA KEYFİ*

İşte böyle bir halet-i ruhiye çerçevesinde, bu ülkede diyanet kimi
ölülere cenaze hizmeti veya mezarlıkta yer vermeyeceğini söyleyebiliyor.
Bir başkası /*"hainler mezarlığı"*/ açmaktan söz edebiliyor. Bir diğer
/*"insan"*/, /*"bu sitede şu numarada oturan falan kişi, Zaman gazetesi
okuyarak terör örgütünü finanse etmiştir, kendisini bu sitede
istemiyoruz"*/ diyecek kadar beyin kaybına uğradığını açığa vurabiliyor.
Bu tavırların,*12 Eylül*’den önce Cumhuriyet okurları hakkında/*"katli
vaciptir"*/ fetvası çıkaranlardan ne farkı var? Bir başkası, /*"Profesör
Doktor Tayfun Uzbay"*/ çıkmış,/*"Aziz Sancar derhal 15 Temmuz’u
kınamalıdır"*/ diye açık çağrı yapıyor! Nedir bunun mantığı? Sancar’a
zorla bir şey yaptırma keyfi mi? Sancar bir gün açıklama yapmak isterse
yapar, yapmazsa yapmaz. YapmazsaProf. Uzbay nasıl tepki verecek?
Referandum isteyip /*"Nobel’ini iade etsin"*/ diye kampanya mı
başlatacak? İnsanların insanları biraz rahat bırakabildiği bir Türkiye,
bir dünya olamaz mı? Koca koca profesörler, gazeteciler, meslektaşlarına
ne yapıp ne yapmayacaklarını, neyi nasıl söyleyip söylemeyeceklerini
tebliğ etmeye kalkışıyorlar... Ekranda ya da yazılı medya üzerinden!
Allah akıl fikir versin... Herhalde*15 Temmuz* konusunda bir tepki
eksikliği yok toplumumuzda, değil mi?


    *MİLYONLARIN CHP MİTİNGİNE İHTİYAÇLARI VARDI*

Tepki derken,*CHP*’nin düzenlediği miting, son derece etkili oldu. Tabii
ki çeşitli eleştiriler her zaman getirilebilir, benim de var. Ama
hepsinden mühimi, geniş sol muhalefet kanadının biraraya gelebilmesi ve
özgüven tazeleyebilmesiydi.O meydanı dolduran yüzbinlerin, belki
yarım*milyon*un ötesinde, ekranlardan gözü yaşararak o sahneleri izleyen
her yaştan*milyon*larca laik demokrat Cumhuriyetçi’nin buna fazlasıyla
ihtiyacı vardı. /*"Bakın biz de buradayız, kimseden korkumuz yok"*/
diyebilmeleri çok önemliydi. İşte yıllardır*CHP* için söylediğimiz
/*"dev bir milyonluk miting düzenlemeli"*/ sözleri, buna işaret ediyordu...


    *HAZİRAN HAREKETİ*’NİN*DESTEĞİ ARTIK SİNERJİ YARATMALI*

Bu paragrafı açmadan önce Kılıçdaroğlu’nun konuşmasına getirmek
istediğim birkaç yapıcı eleştiriyi vurgulamak istiyorum.*Erdoğan*’ın
olayın *3*-*4* gün ardından yaptığı, /*"Taksim’e Topçu Kışlası’nı tabii
ki yapacağız, cami de yapacağız, opera binası da yapacağız"*/ sözleri
açık bir meydan okuma ve ağır provokasyondu. İnsan, tüm partilerin
desteğiyle darbenin engellenmiş olduğu bir ortamda, halkın huzurunu hiçe
sayarcasına Gezi olaylarını başlatan umursamaz kararları tekrar
dayatmaya kalkmaz. Ayrıca*AKM*’yi, Atatürk’ün adı ile tasfiye etmek ve
statlara uygulandığı gibi /*"Arena Opera"*/(!) ismi koyarakyerine yeni
bir tepki abidesi dikme planını kimileri anlayamamış gibi./*"Bakın işte
ne güzel opera binası yapacakmış"*/ diyorlar! İşte Kılıçdaroğlu, Taksim
Meydanı’nda konuşmasını yaparken bunlara hiç değinmedi. Gezi’den söz
etti ama önümüzdeki günler için öne sürülen meydan okumayı yanıtsız
bıraktı -ki, buna hakkı yoktu. Önümüzdeki süreçte, Kılıçdaroğlu’nun bu
konularda çok daha hassas ve atılgan olması lazım.

Orada*Haziran* Hareketi’ne katılan tüm arkadaşlara sesleniyorum: Artık
siyasetin ve seçim sandıklarının matematikle olan ilişkisinin farkına
varalım lütfen. Gezi günlerinin spontanruhunda bir partiye ait olmayan,
bağımsız bir asi ruh vardı ve iyi ki de vardı. Ama artık o muhalefetin
somut bir partiye gerçekçi güç olarak akıtma vakti geldi. Sevgili
/*"Gezici gençlerin"*/ artık siyaseti ciddiye alıp*CHP*’yi laiklik ve
özgürlük taleplerinin merkezine koyarak hem sandıkları, hem de*CHP*’nin
tutucu sistemlerini sarsmaları lazım. Bu sinerjinin olumlu bir taşma
yaratmaması mümkün değil. Yeter ki herkes o niyetle işe başlasın.
Zaten*CHP* yönetiminin yıllardır tekrarladığım şu mantıkla konuya
bakması gerekir: /*"Benim dışımda başka bir muhalif sepete gidip heba
olacak her bir oyu ölesiye kıskanırım, izin vermem. Her ne pahasına
olursa olsun o insanları ikna ederim"*/. Tek bir oy, bir milletvekili
değiştirebilir; tek bir milletvekili, bir tasarının*367* desteğe ulaşıp
ulaşmamasına neden olabilir...*CHP*’nin kendi oylarına, gençliğin küskün
ve boşa giden oyları eklendiğinde, günümüz Türkiyesi’nde çok güzel bir
toprak kayması yaratır.


    *DURUMUN ÖZETİ*:

Artık herkes aklını başına toplayarak idam diye hukuksuzca tepinen gözü
dönmüşlerin ve sokak kabadayılarının baskılarına pabuç bırakmadan,
nesnel tavırlar içinde, yarınlarda herkesi utandıracak linç
kampanyalarından uzak durmalıdır. Gazetecilerin de göz altına
alınmaları, tutuklanmaları bu ülkede ne ilk, ne de sondur. /*"Nazlı
Ilıcak tutuklanmış"*/ diye sevinenler varsa, bilsinler ki çok yanlış bir
yoldalar. Karşımızda görüşlerine katılmadığımız, korkunç tepki
verdiğimiz gazeteciler olsa bile kimse onlara terörist ve çete reisi
muamelesi yapamamalı. Yoksa yarın da başkaları /*"Reis"*/ bağımlısı veya
/*"Atatürk sevdalısı"*/ gazetecilere aynı muameleyi reva görürler.
Türkiye şayet darbeyi durdurup demokrasiyi öne çıkardığına inanmak
istiyorsa, o zaman ona göre hareket etmelidir. Bu da en başta şuradan
başlar: Medya ve muhalefet, bize bilinçaltı olarak verilen /*"AKP
darbeye karşı darbe yaptı"*/ psikolojisinden bir an önce çıkmalı,
iktidarın her hamlesi-şu anda*OHAL* geçerli olsa da-*OHAL* kurallarının
limitlerine çekilmelidir. Yoksa bu ülke,*FETÖ* darbesini*AKP*’nin önünü
kayıtsız şartsız açmak için durdurmadı, değil mi?

Bedri Baykam

Odatv.com

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160726222226 Oraj Poyraz At Openmail [email protected]
2016/07/27  11:00 4  58  [email protected]

 


Gencler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz.
Siz, almakta oldugunuz terbiye ve irfan ile insanlik ve medeniyetin,
vatan sevgisinin, fikir hurriyetinin en kiymetli timsali olacaksiniz.
Yukselen yeni nesil, istikbal sizsiniz.
Cumhuriyeti biz kurduk, onu yukseltecek ve yasatacak sizsiniz.

Mustafa Kemal Ataturk

Zumer, Casiye, Ahkaf surelerinin baslarinda bulunan -Kitabin indirilisi,
aziz ve hakim olan Allah tandir anlamindaki ayetler de Risale-i Nur a
isaret ediyorlarmis...
Said-i Nursi ye gore: bu ayetlerde Risale-i Nur un adina kendisine, ne
zaman yazilacagina ve ne zaman yayilacagina Cifir yoluyla isaret ediyor.
Cunku Risale-i Nur, Kur an semasindan ve ayetlerin yildizlarindan inmistir
Indirilen kitapla hem Kur an-i Kerim, hem de Risale-i Nur anlatilmak
isteniyor
Kitabin indirilisi sozu, ebced hesabiyla, Risalet-un-Nur adinin sayi
degerine, cok az bir farkla denk geliyor
Said-i Nursi ye gore; ayetlerin anlami soyle oluyor:
Kur an-i Kerim in ve Risalet-un-Nur un indirilisi, aziz ve hakim olan
Allah tandir

Derleyen: Osman Turkoguz
INANCLARA VE AKLA AYKIRI BIR YAKLASIM, NURCULUK.

Tanri sozu benim icin insanoglunun zayifliginin bir ifadesinden ve
urununden baska bir sey degildir.
Incil, saygideger bir kolleksiyon, ama oldukca cocukca olan ilkel
duzeydeki efsaneler.
Ne kadar ince olursa olsun hicbir yorum, benim icin bunu degistiremez.

The word god is for me nothing more than the expression and product of
human weaknesses, the Bible a collection of honourable, but still
primitive legends which are nevertheless pretty childish.
No interpretation no matter how subtle can (for me) change this

Albert Einstein; from Albert Einstein the Human Side, Helen Dukas and
Banesh Hoffman, eds., Princeton, New Jersey: Princeton University Press,
1981, p.66.


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap