------------------------------------------------------------------------
bayrak


  Gülse Birsel : Yabancı basına gelsin:*'Anlamazdın anlamaaazdın!'*


      *[email protected]*

*27.07.2016* Çarşamba

*GÜNLERDİR* Batı basınını takip ediyorum.

Arkadaş, bir olay bu kadar mı yanlış anlaşılır, bu kadar mı tersinden
yorumlanır, bu kadar mı kafası karışık anlatılır...

Teker teker bütün gazeteleri arayıp, /*"Ben Gülse Birsel, Google’la
bakayım oradan ismimi çocuğum! Ünlüyüm oğlum ben! İngilizcem de çok iyi.
O yüzden derhal bana editörünü ver, iki satır bir şey anlatacağım"*/
diyesim var.

*<http://www.hurriyet.com.tr/>* Hayır, hiç mi Türk tanımıyorsun? Burada
bir tane muhabirin yok mu? Türkiye’de gelişigüzel seçilmiş bir şehrin,
herhangi bir semtinde çık sokağa, gözünü kapatarak oo piti piti diye bir
vatandaş seç, ona sor bakalım ne yaşandı! /*"Darbe olsaydı ne olurdu?"*/
diye sor bakalım, dinle ne diyecek. Bir sor yav.

Kötü niyetle anlamazdan gelenlerin gözü kör olsun. Öyle basın da olmaz
olsun.

Ancaaak... Şöyle de bir durum var. Dünyanın en iyi niyetli, en objektif
Batılı gazetecisi olsa, durumu yazmaya çalışsa. Herhangi birimizi seçip,
/*"Kardeş, tam ne oldu?"*/ dese...

Hiç kolay anlaşılacak bir vaziyet de değil.

Diyelim ki, aldın karşına yabancı muhabiri, anlatıyorsun:

/*"Şimdi abi, bu darbeyi aslında gizli bir dini tarikat yaptı. Ama
televizyonda okuttukları bildiri laikleri ayartmak için Atatürk filan
diyordu. Ha, kimse yemedi o ayrı. Laikler hiç yemedi. Laikler aslında
zaten hiçbir zaman yememişti de... Hükümet yemişti. Kandırıldık dediler
zaten. Hatta hükümetle sıkı fıkı dosttu bunlar, sonra düşman oldular.
Yok, komployla vatanseverleri hapse atınca düşman olmadılar, düşmanlık
daha sonra. Abim bi dinle ya, kafanı vermiyorsun! Şimdi efendim bunlar
çok önceden, "*/*Darbe yapacaklar*/*" diye bir sürü çakı gibi demokrat
insanı hapse attılar, yerine kendileri geçtiler ya... Hani hükümeti
kandırdıktan sonra? Anladın? Sonra da işte kendileri darbenin en pisini
yaptılar. Niye yakalanmadılar deme, bu gizli örgüt sadece orduda değil,
böyle devletin herrr yerinde yuvalanmış. Mesela SAT komandosunun imamı
BDDK’dan çıktı. Evet, bankacılık denetleme kurulu. Ne alakası var deme
yav, hiçbir şeyin alakası yok gibi görünüyor ama her şey birbiriyle
alakalı. Hayır, paranoyak değilim, normal insanım, sen dinle! Şöyle
ki... bunlar şeye benziyor... Yok dünya tarihindeki hiçbir şeye
benzemiyorlar aslında. Kendilerini gizleyip, takma isimlerle filan
haberleşiyorlarmış. Mesela tarikat şeyhleri bunlara gizli işaret olarak
üstü F’li 1 dolarlar vermiş. Abim alık alık bakma suratıma. Neyse işte
bunlar delirip darbe yaptılar. Sonra halk tişörtle, terlikle filan
sokağa çıktı, bunlara karşı durdu. Evet biz öyleyizdir, sen onu
anlayamazsın. Sonra, bunlar insanları makineliyle taradı. F-16’lar
şehirlere saldırdı, Meclis’i bombaladı. Evet yav aa kesin bilgi, gördüm
çünkü, gözümlen gördüm! Sonra mı?... Sonra işte şimdi bütün ülke birlik
oldu! Evet, dün kafamıza bomba yiyorduk, bugün gelecekten çok umutluyuz!
Çünkü biz böyleyizdir. Ne var? Anlamadın mı? Dur, bir daha anlatacağım o
zaman..."*/

Lord of the Rings senaryosu gibi ama bunların her kelimesi doğru.

Hakikaten bizi bizden başka kimsenin anlaması mümkün değil. Özellikle şu
sıralar.

/*"Şu çılgın Türkler"*/ diyorum, susuyorum.

Yabancı gazetecilerin art niyetlilerinin ağzına ağzına vurasım var. Ama
iyi niyetlisinin de olanı biteni anlaması için bir süre geçmesi lazım
galiba.

Biz bile yeni yeni çözüyoruz...


    **OTURUN YAHU***, KARPUZ***KESECEKTİK***...*

*MİS*gibi birlik beraberlik kokmuyor mu?

Saf mıyım, iyimser miyim bilmem ama benim garip şekilde keyfim yerinde,
kusura bakmayın.

Darbe gecesinde büyük korku yaşayıp, /*"Şu ülkeye mi yerleşsek"*/,
/*"Buraya mı gitsek"*/, /*"Şuranın oturma izni nasıl alınıyor"*/ filan
diyenlere sarılıp, sırtlarını pat patlayarak /*"Saçmalama be oğluuum"*/
diye sakinleştirmek istiyorum. Hiçbir yere gitmiyoruz! Oturun yahu,
karpuz keseceğim!

Tam toplumsal barış ortamını, tam uzlaşma ortamını, tam bir helalleşme,
/*"el ele tutuşma"*/ ambiyansını sağladık gibi... Tekrardan bir millet
olduğumuzu hatırladık gibi... Şimdi gidilir mi?

Hiçbir yere gitmem. Daha önce de söyledim, bu vatan benim arkadaş!*TC*
kimliğim var. Yani tapu benim yav!

Fobilerinizin ve karamsar komplo teorilerinin peşinden gitmeyin. Çiçek
gibi ülke. Hep beraber yaşayıp tadını çıkaralım.

Nereye gidiyorsunuz ya? Ha, gidin tatil yapın dönün, tamam, o olur canım.

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160727144617 Oraj Poyraz At Openmail [email protected]
2016/07/27  22:00 4  58  [email protected]

 


OLDURDUGUMUZ
. . . . . .
Geceyle parlayan gozleri vardi,
Cesurdu, cesurdu ziyade.
Nasil ki cekti bizi,
Istifade.
Karanlik magaranin kapisinda durduk,
Gecerken biraktik tasi.
Sustu buyuk bagirmasinda,
Gecelerin ve ormanlarin sirdasi.
Artik bizim gibi degil,
Su icmez, kimildamaz.
Uyanikligi hic yok,
Uykusu az.
Oyle garip ve oyle sade,
Susler yapacagiz suslerinden.
Tuyleri gibi aydinlik,
Ve bir sey gormeyen.
Hazir, etrafin dusmanliginda,
Zaferin bitmez tukenmez yemegi.
Aklimizin, korkumuzun, ellerimizin,
Beraber yiyecegi !

Fazil Husnu DAGLARCA

Hoybun (Kurtce: Xoybun) Cemiyeti

5 Ekim 1927 ye, Lubnan in Bihamdun sehrinde kurulmustur.

Bihamdun sehrinde, Kurdistan Teali Cemiyeti- Kurtcu Millet
Fikrasi-Kurtcu Milliyetci Orgutler-Irak-Iran-Suriye deki Kurtculer ve
Tasnak kokenli Ermeniler ortak duzenlenmis bir kongrede biraraya
geldiler. 45 gun suren calismanin sonunda HOYBUN adli teror orgutunu
kurdular.

Politik ve Askeri Isbirligi olarak acilanan antlasmanin ilk iki maddesi
soyle idi:

1)Her iki taraf Bagimsiz Kurdistan in ve Birle$ik Ermenistan in kurulma
hakkini karsilikli olarak taniyarak, bu hakkin savunmasi icin mumkun
olan her turlu imkani kullanarak birbirlerinin yardimina kosmayi kabul
ederler.
2)2) Her iki taraf, hangi topraklarin Ermenistan a, hangi topraklarin
Kurdistan a ait olduguna(!) bakmaksizin, sadece iki ulkenin kurtulusunu
amac edinmis olarak, ortak dusmana (Turkiye) karsi savasmaya devam
edeceklerdir.

Hayat her hangi bir doga disi etkenin mudahalesi olmaksizin dunya
uzerinde dogal ve zorunlu bir kimyasal ve fiziksel olaylar dizisi sonucudur.
Hayat sicak, gunesli ve sig bir bataklikta basladi.
Oradan sahillere ve denizlere yayildi; denizlerden tekrar karalara gecti

Mustafa Kemal ATATURK
(Afet Inan Ataturk hakkinda Hatiralar va Belgeler 1968)


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap