------------------------------------------------------------------------
bayrak


  Müyesser Yıldız <https://www.facebook.com/MuyesserYildiz/> :
  Vurdular... Yoldular... Pişirdiler... Yiyorlar...

·Wednesday, July
<https://www.facebook.com/notes/m%C3%BCyesser-y%C4%B1ld%C4%B1z/vurdular-yoldular-pi%C5%9Firdiler-yiyorlar/1232649883442680>*27*,*2016*
<https://www.facebook.com/notes/m%C3%BCyesser-y%C4%B1ld%C4%B1z/vurdular-yoldular-pi%C5%9Firdiler-yiyorlar/1232649883442680>

*15 Temmuz* darbesinden hemen sonra yazdım; O /*"şerden"*/*TSK*'nin
tepeden tırnağa dönüştürülmesi, Genelkurmay'ın Saray'a bağlanması
/*"hayırlarının"*/ çıkarılacağını. Buna rağmen iktidarın gazetesi
Star'ın /*"Orduda Sivilleşme Devrimi"*/ manşetini görünce yine de irkildim.

-Ömer Başçavuş Kadar Olamayan Komutanlar- <#mozTocId328482>
-TSK Emir ve Görüşlerinize Hazırdır Bay Soros- <#mozTocId513372>
-TSK'nın Akıbeti- <#mozTocId496983>

Bu manşetle birlikte son*12* yılda yaşananlar bir film şeridi gibi
gözümün önünden geçti.

O filmin baş karelerini aktarmadan önce diyeceklerim var.


    *-Ömer Başçavuş Kadar Olamayan Komutanlar-*

Genelkurmay Başkanı ve koca koca komutanların darbe gecesine dair
ifadelerini okuyorsunuz. Darbecileri Özel Kuvvetler Komutanlığına
sokmamak için darbeci başını alnından vurduktan sonra şehit edilen Ömer
Başçavuş kadar olamadıklarını, tek kurşun atmadan nasıl teslim
alındıklarını anlatıyorlar aslında. Suriye'de*PKK* koridorunu engellemek
için bunlarla savaşa girip, /*"kendi göbeğimizi kendimiz kesecektik"*/
öyle mi?

Bir başka konu; Şu*MİT* istihbaratının saatine ve içeriğine takıldık.
Ama artık bir şeyi daha sorgulamamız gerekiyor.

*MİT* aylar önceden /*"paralelci paşaların"*/ isimlerini bildirmiş.
Nereye; Genelkurmay'a.

Genelkurmay ne yapmış; Hiç... Sadece /*"iyi polis"*/ rolü oynayanlar el
altından gazetecilere, /*"Devamlı bu konuyu yazıp durmayın. Birden
tasfiye yapamıyoruz. Terörlü mücadelede zaafiyete yol açar. YAŞ'ı
bekleyin, halledeceğiz"*/ haberi göndermiş. Gördünüz mü şimdi, terörle
mücadelede zaafiyet nasıl olurmuş?!.

*MİT* yetmemiş, Savcılar Genelkurmay'a*60*'ın üzerinde yazı
yazıp,*FETÖ*'cüleri sormuş; Ne olmuş? Genelkurmay Başkanı ve *2*.
Başkanın emriyle bu yazıların hiçbirine cevap verilmemiş.

Ve tüm bunlara rağmen*MİT* Müşteşarı*Erdoğan*'ı, Başbakanı, İçişleri
Bakanını değil, Genelkurmay Başkanını bilgilendiriyor. Kimi kime
şikâyettir bu, nereden biliyordu Karargâhın /*"sağlam"*/ olduğunu ki?!.
Madem bu denli güveniyorlardı, askerlere dokunulmazlık getiren yasa
çıkarılacağı zaman Genelkurmay'ın, /*"istihbarat yetkisi de verilsin"*/
talebini niye yerine getirmediler?

Bir diğer konu; Genelkurmay Başkanı,*MİT*'in uyarısı üzerine ilgili
yerlere yazılı talimat vermiş. Ama darbeciler bunları yırtıp, atmış.
Peki emirlerinin akıbetini takip etmiş mi? Ayrıca koca Genelkurmay
Başkanı'nın başka imkânı yok muydu? Mesela elindeki kriptolu telefonla,
komutanlara ulaşması tek tuşluk iş değil miydi? Veya video konferans
sistemi; Tüm birlikleri an be an izleme ve canlı talimat verme imkanı
varken, bu yolu niye başvurmadı?

Yarın*YAŞ* toplanıyor. Terfiler görüşülecek. Peki terfi edeceklerin
dosyalarını bugün tutuklanan personelciler hazırlamadı mı? Ayrıca daha
geçen yıl sonunda birliklere telefon açtırılarak, kimlere yüksek sicil
verilmesinin istendiği bildirilmedi mi? Terfi ve atamalar, o dosyalar
üzerinden yapılacaksa, ne değişir ki?

Şu ana kadar koltuklarından kalkma ve halka hesap verme gereği duymayan
komutanlar, geçen hafta*ABD* Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford’u iki
kez arayıp, /*"Türkiye’nin hem IŞİD karşıtı koalisyona hem de daha geniş
çaplı bir işbirliğine olan taahhütlerine bağlı olduğunu"*/ söylemiş.

*ABD* Genelkurmay Başkanının darbe teşebbüsü için kullandığı ifadeye
bakın, /*"geçen hafta yaşanan şey"*/ diyor.

Erdoğan ve iktidar,*15 Temmuz*'un /*"darbe teşebbüsü"*/ olduğunu,
arkasında da*ABD-CIA*'nın olduğunu öne sürmüyor mu? Öyleyse, ne bu
muhabbet?!.

Bu kısmı toparlayayım; Askeri bir araç kaza yaptığında, bir far kırılsa
bile araç komutanı ve şoförü askeri mahkemeye verilir ve o zarar
ödettirilir.

Peki /*"araç komutanlarının"*/ ülkeye, millete,*TSK*'ya verdiği bu büyük
zararları kim, nasıl ödettirecek?*Erdoğan*'ın, /*"Dereyi geçerken at
değiştirilmez"*/ demesinin anlamı ne? Geçilen bu dere neresi?


    *-TSK Emir ve Görüşlerinize Hazırdır Bay Soros-*

Star'ın beni ürküten /*"Orduda Sivilleşme Devrimi"*/ manşetine
gelince;*TSK*'yı*FETÖ*'den tümüyle temizleyebilmek için darbe
teşebbüsünün ardından ilân edilen*OHAL*'le birlikte elde edilen yetkiler
kapsamında hazırlanan ilk Kanun Hükmünde Kararname'den söz
ediliyor.*TSK* yapılanmasının baştan aşağı değişmesi için öncelikle
askeri liseler kapatılacak, harp akademileri*MSB*'ye*GATA* Sağlık
Bakanlığı'na bağlanacakmış vs. Ardından gelecek yasal ve anayasal
değişiklikler malûm; Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın tümüyle
İçişleri'ne, Genelkurmay'ın Saray'a bağlanması, Genelkurmay ve kuvvet
komutanlıklarının /*"sivil devrime"*/ tabi tutulması. İçişleri
Bakanı'nın açıkladığı gibi, /*"silahlı gücün"*/ dağıtılması ve
dengelenmesi projesi de var.

Bugün gündeme bir haber daha düştü;*FETÖ*'nün medyasında çalışan*47*
isim hakkında daha gözaltı kararı çıkarılmış. Aralarındaki bir isimle
asıl konuya geçeceğim; Lale Sarıibrahimoğlu ismiyle.

Hatırlar mısınız*TESEV*'in*2006*'da yayınladığı, /*"Almanak Türkiye:
Güvenlik Sektörü ve Demokratik Gözetim"*/ adlı*279* sayfalık raporunu?

*TESEV* ve*DCAF* (Geneva Centre for the Democratic Control of Armed
Forces)'ın ortak çalışmasıydı. Ağırlıklı olarak*TSK*'daki /*"yapısal
sorunlar"*/ ele alınıp, nasıl /*"sivilleşeceği"*/ anlatılıyordu.

*AB* referans ve destekli bu raporda yazanlar arasında*17/25 Aralık*'tan
sonra*FETÖ* kapsamında aranan veya tutuklanan Önder Aytaç, İbrahim
Cerrah, Bedri Eryılmaz gibi Polis Akademisi kökenli isimlerin yanısıra
Lale Sarıibrahimoğlu ile bugün Anayasa Mahkemesi Başkanı olan Zühtü
Arslan da vardı.

Rapordan tek cümle aktarayım; /*"Genelkurmay Başkanı'nın görev ve
yetkilerini kime bağlı olarak yürüttüğü hususu Anayasa'da mevcut
değildir"*/ deniliyordu.

Raporu hatırlamasanız da dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın
buna gösterdiği tepkiyi muhakkak hatırlarsınız.

Raporu, /*"TSK'ya yönelik yıpratma girişimlerinin bir parçası"*/ olarak
nitelendiren Büyükanıt şunları söylemişti:

/*"Bu belgede dikkat çeken en önemli konu, 22 bölümden 9'unun Polis
Akademisi tarafından yazılmış olmasıdır. Bu kurumsal işbirliğine en
fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde, devletin önde gelen kurum ve
kuruluşlarının bu tür çalışmalara katılmalarının nasıl bir fayda
sağlayacağını da takdirlerinize bırakıyorum... TSK kimsenin hedef
tahtası değildir, olamaz. TSK, AB üyeliğini tamamen destekliyor. Sözü
geçen AB görevlisi, halkın TSK'ya güveninden neden rahatsızlık duyuyor.
Bu salonda okuyacak çocuklar bizlerin yerlerini alacaklar. Bu çocuklar
Atatürk'ün cumhuriyetinin korunmasında görev alacaklardır... Bu tür
raporlar kimlerin desteği ile hazırlanıyor bilmiyorum. Bir kısmını
sadece tahmin ediyorum. Ancak bu tahminlerim, bu raporların kimler
tarafından desteklendiğini gördükçe, gerçeğe dönüşüyor ve bundan
ziyadesiyle rahatsız oluyorum... Bu tür raporlar gelecekte de
yayımlanırsa, daha açık ve net belgeleri kamuoyu ile paylaşacağımdan hiç
kimsenin şüphesi olmasın..."*/

Bu rapor ve tartışmalardan kısa bir süre önce ise /*"turuncu
devrimlerin"*/ mimarı Yahudi spekülatör George Soros, /*"Türkiye'nin en
iyi ihraç etmesi gereken şey ordusudur"*/ diyerek, Türkiye'deki
/*"reform"*/ projeleri için her yıl*400 milyon dolar* kaynak
ayırdıklarını açıklamış,*TESEV* Başkanı Can Paker de, /*"2005 bütçemiz
1.5 milyon dolar. Soros da 400 bin dolar verdi"*/ demişti.


    *-TSK'nın Akıbeti-*

Ama Büyükanıt, /*"raporun kimler tarafından desteklendiğini"*/
açıklamadı ve*TESEV* ertesi yıl*AB* ile Açık Toplum Enstitüsü'nün
katkılarıyla hazırlanan, /*"Almanak Türkiye 2006-2008 Güvenlik Sektörü
ve Demokratik Gözetim"*/ adı altında*330* sayfalık bir rapor daha
yayınladı. Raporun editörleri Ali Bayramoğlu ve Ahmet İnsel'di.

Bu raporda da Özden Örnek günlükleri, Ergenekon davalarının
/*"doğruluğu"*/, Taraf Gazetesi'nin /*"misyonu"*/na sık sık atıfla,
geçen*10* yıl zarfında*TSK*'da yapılmış ve bugün yapılması düşünülen
-askeri okullardaki eğitimin yanlışlığı dahil- ne varsa, ele alınıyor,
/*"Ordu-millet"*/ kavramı dahi, /*"mitleştirme"*/ diye eleştiriliyordu.

Yapılacak düzenlemelere ışık tuttuğu için o rapordan, sadece Ali
Bayramoğlu'na ait şu satırları aktarmakla yetinelim:

/*"Genelkurmay Başkanlığı Batı ülkelerinde deniz, hava ve kara
kuvvetleri arasında koordinatör rol oynarken, Türkiye’de 'emir-komuta
mekanizması' etrafında tüm orduların komutanıdır... ABD’de de
Genelkurmay Başkanına Silahlı Kuvvetler açısından verilen görev
emir-komuta değil, askeri birimler arasında koordinatörlüktür. Askeri
güç Atlantik Donanması, Pasifik Donanması gibi değişik birimler arasında
dağıtılmış, her biri ayrı kanallardan sivil otoriteye bağlanmış, sivil
otorite ise yetkileri tek elde toplamıştır. Batı demokrasilerinde ordu
teşkilatlarının 'dağıtılmış yetki ve koordinatör genelkurmay' mantığı
üzerine kurulmasının temel bir nedeni vardır. Bu neden savaş sonrası
ortaya çıkan yeni savunma anlayışının, sadece askeri değil aynı zamanda
sivil kaynakları, sadece savaş sırasında değil barış zamanında da
sürekli seferber etmek mantığı üzerine kurulmasıdır. Ayrıca sivil ve
askeri birimler arası koordinasyon önem kazanmıştır. Topyekûn savunma
stratejisi adı verilen bu yeni anlayışın varlığı, askeri yetkinin tek
askeri elde toplanması halinde siyasette ve kaynak kullanımında asker
etkisinin artması tehlikesini beraberinde getirmiştir. Askeri otoriteyle
karşılaşma riski özelleştirmeden enerji sektörüne, her şeyde ve her
yerde yükselmiştir. Silahlı kuvvetlere sivil kaynak takip ve seferber
etme imkanı veren bu stratejiyle birlikte, Batı ülkeleri askeri
kurumların elinde yetki toplanmasını ve sistemlerin askerileşmesini
engellemek için çeşitli önlemler almışlardır. Bu önlemlerin en önde
gideni genelkurmay başkanlıklarına ilişkin düzenlemelerdir. Yani
Türkiye’den farklı ordu teşkilatlanma yapılarıdır. Önlem çerçevesinde
özellikle silahlı kuvvetlerin idari açıdan, hatta komuta açısından
merkezi yapıları esnetilmiş, genelkurmay başkanları sadece
koordinasyonla görevlendirilmiş, ordu birimleri ayrı ayrı savunma
bakanlıklarına ya da ABD’de olduğu gibi, başkana bağlanmıştır. Türk
Silahlı Kuvvetleri ise, NATO içinde topyekûn savunma stratejisini bu
denli aşırı merkezileşmiş bir ordu geleneği ve yapısıyla uygulayan tek
ülkedir."*/

Diyeceğim şu; Bir yandan güya*FETÖ*'yle mücadele ediyorlar, ama öte
yandan çoğunluğunun*FETÖ*'ye bağlı olduğu ortaya çıkan /*"polis"*/ ve
/*"aydınların"*/ hazırlamış olduğu bu raporların harfiyen izinden
gidip,*TSK*'yı /*"sivilleştiriyorlar"*/!..

Bebeklere parmakla gösterilen; Bu tutmuş, bu yolmuş, bu pişirmiş, bu
yemiş, bu da hani bana hani bana demiş diye bir oyun var ya;

*TSK*'nın hâli tam buna benziyor, ama maalesef oyun değil.

*2003*'teki /*"çuval"*/la vurdular...*FETÖ* maşasının Şemdinli,
Ergenekon, Balyoz kumpasıyla derisini yüzdüler... Darbe teşebbüsüyle de
afiyetle yemeye hazırlanıyorlar...

Müyesser*YILDIZ*

*27 Temmuz 2016*



 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160727154416 Oraj Poyraz At Alpinaasia
[email protected]
2016/07/28  00:00 4  58  [email protected]

 



-- 

Baskalarinin iyi hareketlerini takdire calisiniz.

Hz.Ali

Bir baska rivayette soyle denmistir:
Erkek, kadinini yatagina cagirir, kadinda gelmeye yanasmaz, erkek
ofkelenmis olarak sabahlarsa, melekler sabaha kadar -bir rivayette
yataga gelinceye kadar- kadina lanet okurlar.


Buhari, Nikah 86, Bed u l-Halk 6; Muslim, Nikah 120-122 1436, Ebu Davud,
Nikah 41, 2141

MADDE 24/3: Kimse, dini ayin ve torenlere katilmaya, dini inanc ve
kanaatlerini aciklamaya zorlanamaz; dini inanc ve kanaatlerin den dolayi
kinanamaz ve suclanamaz.

MADDE 25 Herkes dusunce ve kanaat hurriyetine sahiptir.

MADDE 26 Herkes dusunce ve kanaatlerini; soz, yazi, resim veya baska
yollarla tek basina veya toplu olarak aciklama ve yayma hakkina sahiptir.

YGK: Siddet cagrisi icermedikce sozlu ve yazili ifadedeler
cezalandirilamaz. Bu dusunceler sok edici bile olsa... (Yargitay Genel
Kurul Karari.)


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap