------------------------------------------------------------------------
bayrak

Burak Bozkuş
<https://www.facebook.com/profile.php?id=638723202&fref=ufi&rc=p>
Vallahi Ne CHP Ne AKP Ne MHP Ne HDP Ne Avrupa umrumda değil! Kimsenin
kölesi değilim! Particilikten gözleri kör olmuslardan da değilim! Aklımı
kullanıp, vicdanimla hareket ediyorum!

Cumhurbaşkanlığı /Başkanlık Sistemi :

1) Başkan kendisine verilen Kararname çıkartma yetkisi ile yürütmenin
başı olarak yasamaya ortak oluyor.Güçler ayrılığı ilkesine ters.

2) Başkanın aynı zamanda parti başkanı olması sebebi ile Kararname
yetkisine dayanarak çıkardığı kanunların, kendi seçtiği ve çoğunluğunu
bulundurduğu mecliste iptal edilmesi imkansızdır!

3) Başkanın aynı zamanda bir parti genel başkanı olması ve o partinin
milletvekillerini kendi seçmesi sebebi ile başkanı denetleme yolları
kapatılmıştır! Çünkü meclisde çoğunluk Başkanın partisindedir .Bu
sebeple Başkanın denetimi ve yargılanması için meclisten çıkması gereken
oy hiç bir zaman çıkmayacaktır! Hadi çıktı diyelim Başkan yargılanmamak
icin meclisi fesih edip yeniden seçimlere gidebilir ! Seçimlerde
kendisini yargılamak için oy veren partilileri ihraç edip kendisine biat
eden milletvekili listelerini hazırlar! Hadi buda olmadı diyelim.Yargıya
gitti .. 15 üyenin tam 12 sini dolaylı ve direkt olarak Başkan atıyor!
Bir kısmını direkt,bir kısmını adalet bakanı ve müsteşarı olarak,diğer
kısmını da mecliste çoğunluğu olan partisinin sayesinde atıyor. Sizce bu
atananların Başkanı denetlemesi ve yargılaması mümkün müdür?

4) Kaç Başkan yardımcısı olacağı ve bunların kimler olacağı halk
oylamasına dahil değil! Başkanın tüm yetkiletini elinde bulunduracak
kişinin seçilmemesi ve kaç kişinin yardımcı pozisyonunda olacağının
milletin iradesine sunulmaması ne kadar mantıklı?

5)Başkanın partili olması tarafsızlık ilkesine ne kadar yaraşır?

6) Başkanın hiçbir muzakereye ihtiyaç duymadan tüm ülkenin meselesi olan
konularda tek başına karar alabilmesi ne kadar mantıklı? Mesela yeni
bakanlıklar açmak, mevcut bakanlıklardan istemediğini kapatmak gibi ..Bu
sefer devlet her başkana göre zart zurt bakanlık açıp, bakanlık kapatmaz
mı?

7) Partili Cumhurbaşkanı %100 Tüm Türkiye başkanı mı olur yoksa sadece
kendisine oy verenlerin oranın mı? Sizce Cumhurbaşkanı ona oy versin
vermesin herkesin mi lideri olmalı yoksa sadece bir grubun mu ?

8) Meclisin Başkanı fesih etmesi için ihtiyaç olan oy sayısına karşın
başkanın tek başına tüm meclisi fesih etmesi ne kadar demokratik ?
Üstelik fesih ettiği mecliste kendisine oy vermeyen vatandaşın vekilleri
varken ..

9)Bakanların meclise gelmemesi ve siyasi hesap vermemesi
;yolsuzlukların, haksızlıkların önünü açmaz mı?

10)Vicdanlı olun Milletvekili sayısının 550 den 600 e çıkması israf
değil midir ?

11) Gerçekçi olun sizce hangi garibanın çocuğu 18 yaşında millet vekili
yapılır? Hadi yapıldı diyelim 18 yaşında çocuğun ülke siyasetine elle
tutulur ne faydası olur ? Fatih Sultan Mehmet ile kiyaslarsaniz bilin ki
Fatih 21 yaşına kadar hem askeri hem ilmi eğitim almıştır! Şimdiki
sistemde gelen çocuk askerlikten dahi muhaf olacak ..

12)Belirli bir zumrenin eline geçen ve tamamen Başkan sayesinde tek bir
kişinin yönetmeye çalıştığı Devlette kavgalar eksik olur mu ?

13) Uzlaşının, müzakerelerin, birbirini ikna etme diyaloğunun olmadığı
memlekette ;gelişme, zenginleşme ve huzur olur mu ?

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170324133540 Oraj Poyraz [email protected]
2017/03/24  15:11 6  64  [email protected]

 



-- 

Hergun Bayram
. . . . . .
Sanma ileri gittik
Yirmi yil beri gittik,
Hep geri geri gittik
Bindokuzyuzelliye!
. . . . . .
Tere lelli tere lam
Demokrasi vesselam
Hergun bayram deliye
Donduk terelelliye!
. . . . . .
Eski devrin devami
Baska bir yolu var mi?
Buldurunca kivami,
El cektirdik valiye...
. . . . . .
Tere lelli tere lam
Demokrasi vesselam
Hergun bayram deliye
Donduk terelelliye!
. . . . . .
Kimine bazi vermis,
Bize bu tarzi vermis
Allah bu agzi vermis
Ne bulursan ye diye!
. . . . . .
Tere lelli tere lam
Demokrasi vesselam
Hergun bayram deliye
Donduk terelelliye!
. . . . . .
Esekiden farkimiz var,
Turlu bin carkimiz var
Kirk cesit sarkimiz var,
Hurriyet diye diye!
. . . . . .
Tere lelli tere lam
Demokrasi vesselam
Hergun bayram deliye
Donduk terelelliye!
. . . . . .
Kimleri dudukledik,
Secmeni surukledik
Iki ayda yukledik
Sermayeyi kediye...
. . . . . .
Tere lelli tere lam
Demokrasi vesselam
Hergun bayram deliye
Donduk terelelliye!
. . . . . .
Bez, Amerikan bezi
Tez, Amerikan tezi,
Istersen bir dis gezi
Getir bize hediye!
. . . . . .
Tere lelli tere lam
Demokrasi vesselam
Hergun bayram deliye
Donduk terelelliye!
. . . . . .
Iktidarla her sefer
Sen de olup seferber
Etmelisin transfer,
Bak Ali ye Veli ye...
. . . . . .
Tere lelli tere lam
Demokrasi vesselam
Hergun bayram deliye
Donduk terelelliye!

Aziz Nesinden

Kadinlar, sadaka veriniz; bana cehennem halki gosterildi; cogu sizler
idiniz.

Tecrid-i Sarih Tercemesi, el, sh.223-224

Kur an daki Celiskiler Ve Nedenleri (4)
Kur an da Celiski Olmadigini, Celiskili Bir Mantikla One Surme Kurnazligi!

Fransizlar, Le coeur a sa raison, que la raison ne connait pas! derler
ki, Kalbin kendine ozgu bir mantigi vardir ki, mantik dahi onu tanimaz
anlamindadir. Kur an da celisme bulunmadigi iddiasina sarilan
Islamcilar, hani sanki bu yukaridaki formulu dogrularcasma, kalp denen
organin iyi ve kotu yonde belli bir gorus ve bilgilere sahip oldugunu,
bu gorus ve bilgilerin oraya Tanri tarafindan kondugunu ve iste kalbin
bunlardan birine dogru egilim gostermesiyle, kisinin dogru yola ya da
aksine sapikliga suruklendigini soylerler. Hani sanki kalp denen sey,
aklin gorevini ustlenmis gibidir ve bu niteligiyle iyi ya da kotu
olandan birini secmektedir ya da akil denen sey, insandaki bes duyunun
algilarinin varip dayandigi algilama yolunu aydinlatmaktadir.(1)

Seriatcilar, bu gorusu acikliga kavusturmak amaciyla, Enam Suresi nin
125. ayetini ornek alirlar. Bircok kez belirttigimiz gibi, bu ayet aynen
soyledir:

Allah kimi dogru yola koymak isterse onun kalbini Islamiyete acar. Kimi
de saptirmak isterse, goge yukseliyormus gibi kalbini dar ve $ikintili
kilar. Allah inanmayanlari, kufur batakliginda birakir (Enam Suresi,
ayet 125).

Dikkat edilecegi gibi, bu ayetin tumceleri celismeyle doludur: Tanri,
diledigini Musluman, diledigini de saptirip kafir yapiyor ve kafir
yaptigini kufur batakligina sokuyor! Yani kisiyi kafir yapan da Tanri
dir, kafir dirler diye kufur batakliginda birakan da odur. Ve iste bu
celismeyi ortbas edebilmek icin, Fahruddin Razi gibi yorumcular soyle
derler: Tanri insanin kalbinde, hem iman m iyi hem de imansizligin kotu
bir sey olduguna dair gorus ve bilgiler yaratir. Bu ikisinden birini
secmek kalbin isidir. Daha baska bir deyimle, Tanri, insanda iman
olmasini murat ettigi zaman, onun kalbinde buna iliskin egilim olusturup
guclendirir. Tersini murat ettigi zaman da tersini yapar . (2) Ve iste
guya kalp, bu iki egilimden dogru olani, yani Islama yonelik olani
sectigi zaman, kendi yararina is gormus olur; aksini yaptigi zaman ise,
kendisi icin kotu olur. Daha baska bir deyimle, Islamcilara gore, eger
kalp gecerli bir akla sahipse iman yolunu secer; sahip degilse, Tanri
nin gosterdigini anlayamayacagi icin inanmaz . Soylemeye gerek yoktur
ki, butun bu laf cambazliklarinin altinda, kalbin kendine gore ve
kendisinin de anlayamayacagi bir mantigi bulundugu safsatalari yatar.
Daha baska bir deyimle, seriatcilar, Kur an da celiski olmadigini,
celiskili bir mantikla kanitlama yolunu secmislerdir. Enam Suresi nin
yukaridaki ayeti vesilesiyle one surdukleri goruslerin safsata oldugunu
ortaya koyan olaylar vardir ki, bunlardan biri, ilerideki sayfalarda ele
alacagimiz Ebu Talib olayidir. Cunku, Islam kaynaklarinin bildirmesine
gore, bu ayet, Ebu Talib le ilgili olarak, daha dogrusu onun olumu
sirasinda konmustur. Daha once deginmis olmakla beraber tekrar
belirtelim ki, Ebu Talib, Muhammed in amcalarindan biri olup, onu kendi
oglu gibi yetistiren bir kimseydi. Kureys in ileri gelenlerinden biri
oldugu icin, Muhammed onu Musluman yapmak icin cok ugrasmistir. Ebu
Talib olum dosegindeyken, onun basucuna giderek Musluman olmasi icin cok
yalvarmis, fakat basari saglayamamistir. Saglayamayinca,
cevresindekilere karsi kendisini temize cikarmak uzere sorumlulugu Tanri
ya yuklemis ve Tanri diledigini Islama sokar, diledigini sokmaz
seklindeki ayeti Kur an a yerlestirmistir. Yani demek istemistir ki, Ebu
Talib in Islam olmadan olmesini Tanri istemistir! Bu dogrultuda olmak
uzere Kur an a. koydugu ayetler arasinda, Tanri nin iman denen seyi
insanin kalbine suslu (sevimli) bir sekilde yerlestirip, onu insana
sevdirdigini (ornegin, Mucadele Suresi, ayet 22) ya da aksini yapip
insanlarin kalplerini muhurledigini, kulaklarini perdeledigini (Bakara
Suresi, ayet 6-7; Nahl Suresi, ayet 106-109; Casiye Suresi, ayet 23
vd...) ve Ey Muhammed! Tanri dilese nenin kalbini de muhurler... (Sura
Suresi, ayet 24) dedigini yansitanlar vardir. ote yandan, yine Muhammed
in soylemesine gore, Tanri, diledigini dogru yola soktugunu anlatmak
uzere soyle demistir:

(Ey Muhammed!... (Taun) seni yetim bulup barindirmadi mi? Sasirmis bulup
da yol gostermedi mi? Seni fakir bulup zengin etmedi mi?.. (Duha Suresi,
ayet 6-8).

Yine bunun gibi, Tanri, iman etmek konusunda tereddut eden kimseleri,
diledigi zaman inandirma yoluna gitmistir. Ornegin, Kur an da Ibrahim
in, Tanri ya inanmak konusunda tereddut gosterdigi, tereddudunu gidermek
icin ondan oluleri nasil dirilttigini bana goster! .diye mucize
bekledigi, bunun uzerine Tanri nin, (Sen) Bana inanmadin mi? demekle
beraber mucize gosterme yoluna gittigi yazilidir (Bakara Suresi, ayet
260). Yine bunun gibi Isa nin havarilerinin de, Tanri ya inanabilmek
icin, Ey Meryem oglu Isa, Rabbin bize gokten donatilmis bir sofra
indirebilir mi? diye Tanri dan mucize bekledikleri ve Tanri nin da
onlari inandirmak icin gokten sofra indirdigi yazilidir (Maide Suresi,
ayet 111-115).

Muhammed in Kur an olarak ve Kur an olmayarak ortaya koydugu
yukaridakilere benzer hukumlerden anlasilan su ki, kisileri diledigi
gibi dogru yola sokan ya da saptiran ne akildir ne de kalptir; sadece ve
sadece Tanri dir. Ve Tanri, yine Muhammed in soylemesine gore, dogru
yola soktuklarini mukafatlandirmakta, saptirdiklarini da azaba
sokmaktadir. Nereden geliyor bu celiski? diye sorulacak olursa, cevabini
asagida ozetleyecegiz.

Dipnotlar;

1) Bu konuda bkz. Turan Dursun, Kur an An$iklopedisi. Kaynak Yayinlan,
Istanbul, 1994, c.l,s.295

2)Fahruddin Razi den bu alinti icin bkz. Turan Dursun, Kur an
An$iklopedisi. Kaynak Yayinlari, istanbul,1994, c.l, s.308.
https://kuranelestirisi.wordpress.com/2011/11/25/kurandaki-celiskiler-ve-nedenleri-4/


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/











BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap