------------------------------------------------------------------------
bayrak
*YETİŞKİN BİR KIZI OLAN DUL BİR KADINLA EVLENEN KİM?*
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2017/04/yetiskin-bir-kz-olan-dul-bir-kadnla.html>
*ABD* ile Kuzey Kore arasındaki gerilim gündemin önemli konusu. Sebebini
herkes biliyor; nükleer silahlar. Peki ama ekonomisi bu kadar zayıf
olan, hiçbir güçlü sektöre sahip olmayan, bilim ve teknolojide önemli
bir başarısı bulunmayan bir ülke nasıl olur da nükleer silaha sahip
olabilir?
Dünya ekonomi tarihinin tartışmasız en tuhaf hikayesi bu sorunun
yanıtını fazlasıyla veriyor. Pek bilinmeyen ve anlatılmayan bu hikayeyi
bilmeyenler için bir kere daha anlatalım.
Her şey*1989 yılında* Filipinler'de başladı. Ülkenin Merkez Bankasında
çalışan bir memur dokunduğu*100 dolarlık* bir banknotta yanlış bir
şeyler olduğunu fark etti. Fakat makineler parada yanlış bir şey
görememişlerdi. Şüphesini sürdüren banka parayı Japonya'nın en ünlü
sahte para uzmanı Yoshihide Matsumura'ya gönderdi. Matsumura gördüğü
paradan oldukça etkilenmişti. Tıpkı*ABD* doları gibi *%75* Amerikan
pamuğundan ve *%25* ketenden üretilmişti. Genelde sahte para üretirken
kullanılan ofset baskı ile değil, Fourdrinier makinesi ile üretilmişti.
Sadece hükümetlerin kullandığı en pahalı yöntem olan Intaglio ile
basılmıştı. Matsumura kararını vermişti: Para sahteydi.
DİKKAT Aşağıdaki makale kesinlikle bana ait değildir.
Kaynak bağı makale başlığında yer almaktadır.
http://www.philreinhardt.com/downloads/SuperSqueezePages/Super%20Squeeze%20Page%20Pack/BonusMoreAnimatedArrows/More%20Animated%20Arrows/Arrow%20Down%204/ArrowDownLeftBig.gif
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/>
Matsumura parayı derhal*CIA*'ye gönderdi. Yapılan ileri tetkiklerde
parada üç tür hata tespit edildi. Fakat uzmanları şaşırtan başka bir şey
daha vardı: Hatalar bilerek ve isteyerek yapılmış gibiydi. Yani
kalpazanlar kendi paralarını gerçek paradan ayırt etmek için*100
dolarların* üzerine işaret koyuyorlardı. Peki ama bu paraları kim basıyordu?
Yıllar süren araştırmalar sonucunda ulaşılan tek ipucu, Bekaa Vadisinde
ele geçirilen sahte paralarla olan seri benzerliğiydi. Bundan daha öteye
gidilememişti ama sahte dolarlar basılmaya da devam ediyordu.*ABD* bu
tehlikeyi önlemek için*1996 yılında 100 dolarlık* banknotların
tasarımını değiştirme kararı aldı ve eski paraları piyasadan çekti. Tam
tehlikenin geçtiği düşünülürken*1998 yılında* Londra'da yeni
banknotların üç hatalı sahtesine rastlandı. Kabus geri dönmüştü.
CIA araştırmayı derinleştirdi.*1970*'lerde Kuzey Kore'de sırra kadem
basan Yoshimi Tanaka adındaki bir Kızıl Ordu askerine ulaşıldı.
Oradan*IRA* lideri Sean Garland'ın Moskova'ya ziyaretlerinde dört kez
Kuzey Kore elçiliğini ziyaret ettiği öğrenildi. Tüm ipuçları aynı yerde
birleşiyordu:*39.Oda*! Yani Kuzey Kore'nin suç faaliyetlerini organize
eden kuruluş.
Ajanlık dünyasının tüm bilgeliği devreye sokuldu; uydu fotoğrafları,
rüşvetler, köstebekler, tehdit, şantaj ve diğerleri. Sonunda Kuzey
Kore'de*dolar *basan üç adet makina olduğü tespit edildi. Biri Kuzey
Kore ordusunda, diğeri Komünist Partide, üçüncüsü ise Başkanın
evindeydi. Bu üç makine ile her yıl birkaç*milyar *dolar rahatlıkla
basılabilirdi.
Dünyanın her yanına*dolar *ihraç eden Kuzey Kore*ABD*'ye de ihracata
başlayınca hükümet*100 dolarlık* banknotları*2003 yılında* yeniden
değiştirme kararı aldı ve eskileri piyasadan çekti. Fakat Kuzey Kore'nin
sahteleri piyasaya sürmesi uzun sürmedi.*2005 yılında* yakalanan ilk
örnekler*CIA*'ya gönderildi. İnceleme raporu bu kez farklı bir şey
söylüyordu: /*"İyi de bunlar gerçek!"*/ Yani kalpazanlar artık kendi
paralarını diğerlerinden ayırt etmek için bastıkları sahte dolarların
üzerine işaret koymamaya başlamışlardı.
İşte, Kuzey Kore'nin bugünkü nükleer gücünü yaratan hikaye bu sahte*100
dolarlardan* başka bir şey değildir. Peki ama*ABD* kiminle savaşıyor
öyleyse?
Yukarıdaki hikayeden bu sorunun yanıtını çıkaramayanlar varsa Mark
Twain'in sözleriyle yeniden açıklayalım:
/"Yetişkin bir kızı olan dul bir kadınla evlenmiştim./
/Babam da üvey kızımla tanışınca, ona aşık oldu ve sonunda da kandırdı
ve evlendiler./
/Böylece babam damadım oldu. Üvey kızım da annem durumuna geldi./
/Karım bir oğlan doğurdu./
/Çocuk tabii ki babamın kayın biraderi ve üvey annemin kardeşi olarak
benim dayım sayıldı,/
/Üvey annem de bir oğlan doğurdu. Böylece kardeş sahibi oldum./
/Ama üvey kızımın çocuğu olduğundan, aynı zamanda da torunum sayıldı./
/İş bu kadarla da bitmedi./
/Karım annemin annesi olduğu için, benim büyük annem sayıldı./
/Ben de babamın babası oluyordum./
/Sonunda kendimin dedesi olmuştum."/
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170414120928 Oraj Poyraz [email protected]
2017/04/13 20:08 6 64 [email protected]
Inter alia
Diger seylerin yani sira / diger seylere ilaveten
Latin Atasozu
Insanlarin topraktan, sudan, camurdan, meniden, kandan, balciktan,
yumurtadan yaratildigi soylenmektedir.
Bakilacak Ayet ler KIYAMET - 37, NAHL - 4, HUD - 61, MERYEM - 67, RUM -
20, FATIR - 11, ALI - IMRAN - 59 - 60, HICR - 26, FURKAN - 54, NUR - 45,
ALAK - 2, ENBIYA - 30 vb.
Onemli olan aydinlar degil kitlelerdir. Cunku onlari kandirmak cok kolay.
Joseph GOEBBELS
(Hitler in Propaganda Bakani)
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.