Türkiye'ye bakarak tabii ki, böyle.
Ülkemiz elbette geri vitese takmış 600'lü yıllara doğru yol alıyor.
Zannediyorum, 600'lü yıllara kavuştuğumuzda, diğer bütün İslam alemiyle
beraber topluca cilalı taş devrine doğru ikinci bir yolculuk başlayacak.

Bu gün ilettim, medeniyetler yaratmış bir milletin evlatları olarak
artık Ruanda'dan dahi ibret alacak mertebeye düştük.

Oraj POYRAZ ( [email protected]
<mailto:[email protected]> / [email protected] /
[email protected] )
           L2fSIJNoA0xfSNxA      

------------------------------------------------------------------------


  *KAAN SEZYUM : *EVRİM YOK, GELİŞME YALAN

28.06.2017

Herkes her şey için bir şeyler söyleyebiliyor. Herkes pek de bilgi ya da
ilgi sahibi olmadan her şeyi söyleyince de her fikir daha ilk günkü
boşluğuna, neredeyse sıfır noktasına dönüyor.

Uzun uzun, dünyanın düz mü yoksa yuvarlak mı olduğu tartışılabiliyor.
Çünkü oluşmuş bir bilgimiz yok. Sadece bireysel fikirler var. Dön başa,
dön baba dönelim… Güneşin etrafında değil ama kendi etrafımızda bu sefer.

Çocuklarla evlenilir mi? Açlık grevindeki insan*110 küsur*gündür nasıl
yaşar, her şeyi, /*"Neden ya da nasıl?"*/diye sormadan tartışıyoruz.
Ünlü futbolcunun umreye gittikten sonra Mikonos’a tatile gitmesiyle aynı
düzlemdeyiz. Onu da tartışıyoruz. Her şeye en baştan başlıyoruz, sanki
gizli gizli şeytan taşlıyoruz. Hiç kimse hiçbir şey öğrenmek istemeyince
de en başa dönüyoruz. Kimse herhangi bir fikri dinleyip uzlaşmıyor,
kimse ikna olmuyor, herkes bildiğini yapıyor. Hatta bilmediğini yapıp,
yaptığının bir şey bilerek yapıldığını savunanlarla bile karşılaşıyoruz.
Herkes neye bakarsa baksın, sadece görmek istediğini görüyor.

Okuma yazması olmayan, iki cümleyi bir araya getiremeyen, neredeyse
kendi adını kâğıda yazamayacak anayasa profesörleri adalet hakkında
konuşur, /*"Sevgili"*/kelimesini /*"Sevğili"*/diye yazabilen güzel
insanlar yetkili bir abi olur… Yani olacağı bu. Tam da o yüzden değil
ama her şey birbirine bağlı. Gençlerin, çocukların henüz soyut
kavramlarla başa çıkamadıkları*5-6*yaşlarında metafizikle buluşmasını
onaylayan akıl, /*"Bizim öğrencilerimiz bu mevzuyu anlayamaz"*/diyerek,
bilimsel bilgiden gençleri uzaklaştırıyor. Neden? Çünkü hiçbir şey
bilmemize gerek yok. Ne ne dediğimizi bilmemize gerek var, ne de ne
düşündüğümüzü. Fikrimiz yok, ilkemiz var, davamız var. Fikrimiz yok,
düşmanımız, bizi sevmeyenler, sağda solda lobilerimiz var. Fikrimiz yok
ama borumuz, toryumumuz ve daha bilemediğimiz bir çok değerli kaynağımız
var. Ama bizi sevmeyenler bunlara ulaşmamızı engelliyor. Neredeyse
Haliç’in dibindeki altınları bile az sonra Japonların kaçırdığını
öğreneceğiz. Altın önemli, tarih gibi bir şey değil. Bir aralar herkesin
gözü önünden bir ton altın kaybolmuştu, kimse onu aramıyor. Herkes
Haliç’teki söylentinin peşinde.

Çünkü tarih konusunda da bir fikrimiz yok. Bizden öncekiler biz değil
çünkü. Tarihi kalıntılara /*"Çanak çömlek"*/diyebiliyoruz. Çünkü
fikrimiz, bilgimiz, ilgimiz yok. /*"Tesis mi zeytinlik mi?"*/diye
utanmadan, sıkılmadan soran yetkili abilerimiz var. Çünkü onların da pek
bir fikri yok. Sadece niyetleri ve davaları var. Dava da ne davaymış
arkadaş? Hiçbir farkındalığı olmayan, giderayak herkesin kandırıldığı,
herkesin /*"A kuzenim yapmış"*/dediği bir farkındalık. Bitmez bir
açgözlülük ve bencillik fırtınası.

Hiçbir şeyi bilmek istemiyoruz. O yüzden araştırma komisyonlarından
hiçbir şey çıkamıyor. Kimse ne olduğunu bilmek istemiyor. Herkes
düşmanların peşinde. Ülkemizde nedense her şeyde olduğu gibi en ufak bir
sıkıntı her zaman yasaklanıyor. Kimse de gelip /*"Nedir bu sıkıntının
kaynağı? İnsanlar neden bu halde?"*/diye sormuyor. Çünkü toplumda
kanunlar var. Eğer uygun bir kanun bulursanız her şeyi yapabiliyorsunuz.
Kanun yoksa da çözülüyor o iş, sıkıntı yok.

Hiçbir şeyi merak etmiyoruz ama her şeyin arkasındaki büyük resmi,
sübliminali nasıl da hızlı görüyoruz. Hiçbir fikrimiz yok ama her şeyi
biliyoruz. Hiçbir duygumuz yok ama insanların haklarını aramaları bile
gözümüze batıyor. Hiç kimse görmesin ne olduğunu, belki böylesi daha
iyi. Çünkü kötülüğümüzü de görmek istemiyoruz. Sorunlarımızla /*"Çömeyim
de geçsin"*/diye başa çıkıyoruz. Aynada bize bakan kişi çirkin
görünmemizi istiyor.

Hal böyle olunca da ilerlememiz geri viteste oluyor. Özgürlük mü? En
özgür biziz. İşte bunu dediğimiz zaman en özgür oluyor. Kalkınma mı,
/*"En süper kalkınan biziz, dünya bizi çekemiyor"*/dediğimiz zaman da
hızlıca kalkınıyoruz dikkat ederseniz. Dünyanın geri kalanına bir ders
gibiyiz, tersine evrim mümkünmüş demek ki. Şu anda leğeninde dans eden
goril bile daha mutlu. Bizim leğenimizde su yok, leğenci de bizi feci
kazıklamış.*5 liralık*malı*500 liraya*okutmuş. Olsun leğen de bir
başlangıçtır.

İleriye gideceksek, biraz geriden başlamak da bizim farkımız olsun.

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170629175055 Oraj Poyraz [email protected]
2017/06/29  23:57 6  64  [email protected]

 

Bos zaman yoktur bosa gecen zaman vardir.

Tagore

Cennetten kovulup geri sizan seytan
SAD 76.iblis: ben ondan hayirliyim!
Beni atesten yarattin, onu camurdan yarattin, dedi.
SAD (77-78) (Allah teala da) buyurdu ki: Cunku sen suphe yok ki,
kogulmussundur.
Ve muhakkak ki, lanetim kiyamet gunune kadar senin uzerinedir.
A RAF 20.derken seytan, birbirine kapali ayip yerlerini kendilerine
gostermek icin onlara vesvese verdi ve: rabbiniz size bu agaci sirf
melek olursunuz veya ebedi kalanlardan olursunuz diye yasakladi, dedi.


Hastanelerde ayrimcilik var

14 Subat 2014

Gectigimiz hafta bir ameliyat icin hastaneye gittim. Heyecan yapmayin,
ameliyat olan ben degildim, bir yakinimdi. Zaten heyecan yapmamistiniz
degil mi? Iste siz busunuz.

Ameliyatin ismi bile insani germeye yetiyor. Son yillarda bunun yerine
operasyon kelimesini kullanir oldular. Bu, insani daha da geriyor.
Cerrah yerine de operator diyorlar. Adam alti sene tip okumus, sanirsin
cagri merkezinde calisiyor.

Ameliyathanenin onu cenaze evi gibi. Herkes tedirgin, herkes doktorlarin
yuzune bakiyor. Bir cerrah gayet neseli bir sekilde salinarak geldi.
Gulerek ameliyathaneye girdi. Yahu sen birazdan birini keseceksin, bu
nese niye? Biz burada aglamak uzereyiz. Adamin gercekten cerrah
oldugundan suphelendim. Bu kadar gulecek ne vardi?

Bizimkini ameliyat edecek doktor da geldi. Baktim yuzunden dusen bin
parca. Yaklastim.

Hocam birazdan cok onemli bir ameliyata gireceksiniz, kendinizi hazir
hissediyor musunuz? diye sordum.

Anlamadim. dedi.

Eger kafaniza takilan bir sey varsa, ne bileyim sabah esinizle
tartistiysaniz lutfen ozel meselelerinizi ameliyat masasina tasimayin
olur mu? diye uyardim.

Alin bunu burdan. dedi.

Tek istegim ise konsantre olmasini saglamakti ama o uygarca tartismak
yerine kacmayi tercih etmisti. Doktorlar da ne bilur cigerun acisuni
diye bagirdim.

Hastabakicilara bir isaret cakti. Iki kolumdan tutulup goturulurken
seslendim. Hocam lutfen aramizda yasadigimiz tatsizligi hastaya
yansitmayin. Bu sizinle benim aramda, hastanin sucu yok.

Hastanede ikinci darbeyi hasta yakini olmamla yasadim. Ameliyat sonrasi
odada otururken temizlik gorevlisi gelip disari cikmami soyledi.
Hastanin yaninda sadece refakatcisi kalacakmis.

Soyle bir durup dusundum. Hastane calisanlari hastalari gercekten cok
seviyor, ilgi alaka on numara. Fakat hasta yakinlari ikinci sinif insan
muamelesi goruyor. Adeta saglikli olmak otekilestirme sebebi haline
getirilmis. Bu ulkede saglikliysaniz her turlu asagilayici muamele
yapiliyor.

Hasta yakinlari odaya alinmiyor, ameliyathaneye alinmiyor, tuvalete
korkarak gidiyorsunuz, kantinde cay icerken bile istenmiyorum hissi
yasiyorsunuz. Her hareketiniz sakil, urkek bir ceylan gibisiniz.

Kantinde soyle bir etrafima baktigimda ozguveni elinden alinmis tipler
gordum. Burasi adeta bir toplama kampina donusmustu. Sucumuz ne? Hastaya
yakin olmak.

Elbette bazi hasta yakinlarinin yaki$iksiz hareketlerini gormuyor
degilim. Google da ogrendigi veya kulaktan dolma bilgilerle doktora is
ogretmeye kalkanlar var. Ama birkac kendini bilmez hasta yakini yuzunden
koca bir hasta yakinlari camiasini linc etmek hakkaniyete sigar mi?

Bu muamele o kadar canimi $ikti ki kantinde cay icerken ayagimi bilerek
masaya vurdum ve aci icinde klinige kostum. Bir baktim herkes seferber,
biri neyiniz var diye soruyor, digeri telasla bana yer gosteriyor.
Yaziklar olsun ya, dedim. Az once kapidan kovuyordunuz, ne oldu da
birden kiymete bindik dedim. Tuhaf tuhaf baktilar yuzume. Tedavi olmak
istemiyor musunuz, diye sordu biri. Istemiyorum dedim. Ne zaman
insanlari saglikli veya hasta diye ayirmazsiniz, iste o zaman ben de
gelip tedavi olurum. Simdi musaade ederseniz eve gidecegim, sanirim
ayagim kirildi deyip topallayarak oradan ayrildim. Umarim bu onlara
guzel bir ders olmustur.

Hastane notlari

Hastalarin cogu zaman bir sey yemesi yasak oldugu icin gelen yiyecek ve
icecekleri hastanin refakatcisi tuketiyor. Buna gore getirin.

Hasta yakinlari arasinda zaman icinde yeni dostluklar kuruluyor. Arkadas
$ikintisi cektigim icin ara sira hastanelere gidip hasta yakiniymisim
gibi davranacagim.

Ziyaretcilerin hastanin durumuna uzulduklerini belli etmek icin kederli
yuz ifadesi takinmalarinin hastanin iyilesmesine katki yaptigini
ispatlayan bir bilimsel arastirma yok.

Hayatimda ilk defa hastaneye gitmis oldum. Gecen sene hasta olmustum,
internetten randevu alman gerekiyor dediler. Girdim ve randevu aldim.
Ancak internetten randevulasan insanlarin baslarina gelenleri
haberlerden gordugum icin guvenemeyip gitmedim.



Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/


BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap