------------------------------------------------------------------------

  FATİH YAŞLI : LAİKLİK EN ÇOK YOKSULA LAZIM

*31.05.2017*

Bundan tam*9 yıl* önce,*2008*’de, Konya Taşkent’teki Süleymancılara ait
bir yurtta,*LPG* tankından sızan gaz, sabah namazına kalkan bir
öğrencinin elektrik düğmesine basmasıyla birlikte korkunç bir patlamaya
sebep oldu. Yıkılan binada*1 görevli*,*17 öğrenci* öldü,*29 öğrenci*
yaralandı. Taşkent davası*8 yıldır* devam ediyor ve bir tane bile, evet
bir tane bile tutuklu sanık yok. Yurt müdürü, yurdun bağlı olduğu dernek
yöneticileri ve temsilcileri olayın hemen ardından tutuklansalar da, çok
kısa bir süre içeride kaldıktan sonra salınıverdiler. Toplam*11 sanık*
halen tutuksuz olarak yargılanıyor, yakın zamanda davanın düşürülmesi ve
meselenin üzerinin ufak tefek cezalarla kapatılması ise şaşırtıcı olmayacak.

Daha geçen seneydi, öğretmen Muharrem Büyüktürk, Ensar Vakfı ve*KAİMDER*
evlerinde kalan*45 erkek* öğrenciye cinsel istismarda bulunmaktan
tam*508 yıl* hapis cezasına çarptırıldı. İstismar yıllarca sürmüştü,
vakıf ve dernek yöneticilerinin bundan haberdar olmaması imkânsızdı,
olayın üzeri aleni bir şekilde örtülmek istenmişti, yani ortada kolektif
bir sorumluluk ve kolektif bir suç vardı ama mesele bireyselmiş gibi
takdim edildi. Alelacele yapılan bir yargılama ve tek bir kişiye verilen
cezayla dosya kapatıldı. Dahası vakıf ve dernek, davaya /*"mağdur"*/
sıfatıyla müşteki olma yüzsüzlüğünü gösterdi, zaten sonrasında
kendilerine dokunan da olmadı, bilakis el üstünde tutuldular, devletin
tepesindekiler dernek etkinliklerinde kürsüden uzun uzun konuşmalar
yaptılar.

Dün Adana Aladağ davasının ilk duruşması görüldü. Aladağ’daki yurt da
Süleymancılara aitti, o yurtta da geçen yılki yangında*11*’i çocuk*12
kişi* hayatını kaybetti. Yangın çıkma olasılığına karşı hiçbir önlem
alınmamıştı, elektrik tesisatı eskiydi, yangın merdiveni kilitliydi,
kaymakamlık görevlileri daha öncesinde denetim yapmış ama tüm bunlara
rağmen olumlu bir rapor düzenlemişlerdi.

Ortada*12 ölüm* olmasına rağmen, sanıklar hakkında istenen cezalar*2 ila
15 yıl* arasında sadece. Dahası tıpkı diğer iki olayda olduğu gibi
kolektif sorumluluğun ve suçun üzeri örtülmeye çalışılıyor.
Süleymancılar hakkında yürütülen herhangi bir soruşturma, kovuşturma
olmadığı gibi, tarikata bağlı binlerce dershane, okul ve yurt
faaliyetlerini devam ettiriyor, yüz binlerce çocuk buralarda tutuluyor,
yüz binlerce çocuk her anlamda diri diri gömülmeyi bekliyor.

Bu üç hadise de bize yoksullukla dinselleşme arasındaki bağlantıyı
gösteriyor. Yönetmek için yoksullara, yoksulları yönetmek için ise dine
ihtiyaçları var. Cehaletin ve yoksulluğun üzerinde yükselen bir iktidar
karşımızdaki ve yoksullara bu dünyada kırıntıdan başka bir şey vaat
edemediği için ancak öbür dünyayı vaat edebiliyor. Çocuklarınız sefil
yurt binalarında ölebilir, siz yerin yedi kat dibinde ya da bir inşaat
iskelesinden düşerek ölebilirsiniz, iş güvenliği, sigorta, denetim,
ceza, bunlar önemsizdir, biz sizlerden şehit yaratmayı iyi biliriz,
kalanlarınız ise /*"Allah devlete millete zeval vermesin"*/ diyerek
kendilerinin ne zaman ve ne uğruna zeval olacağını bilmeden boyun eğerek
üç kuruşa çalışmaya devam ederler.

Türkiye’de sosyal devletten geriye kalanlar da ortadan kaldırıldıkça,
eğitim ve sağlık piyasanın insafına terk edildikçe, yurtlar,
dershaneler, okullar tarikatların at koşturduğu alanlar oldukça, çalışma
yaşamı bütünüyle taşeronlaşma üzerine oturtuldukça, sermayeye yük
olmamak adına iş güvenliği tedbirlerinin alınmamasına göz yumuldukça,
denetimsizlik ve denetleyip üzerini örtme kural olmaya devam ettikçe,
kayıt dışılık teşvik edildikçe, yani şarkıdaki /*"Her şey sermaye için
sevgilim"*/ yasası geçerli oldukça, elbette ki çocuklar da anneler de
babalar da birer birer, onar onar ölecekler.

Tam da bu nedenle, yani piyasanın, sermayenin, sömürünün hükmü devam
ettikçe, yoksullar ölebilir olmaya, yoksulların ölümleri
önemsenmeyebilir olmaya devam edecek, yoksullar öldükçe minare sayısı,
kubbe sayısı, Kuran kursu sayısı, imam-hatip sayısı katlanarak artacak,
geride kalanlara tevekkül, daha çok tevekkül vaaz edilecek.

Bugün Gezi’nin dördüncü yıldönümü ve bugün artık iki Türkiye var:
Ensarcıların, Süleymancıların, Fethullahçıların Türkiye’si ve bir de
Gezi Türkiye’si. Yani iki farklı dünya görüşü, iki farklı hayat
tahayyülü, iki farklı dünya ve iki farklı hayat var. Birisi kanlı,
canlı, somut bir şekilde karşımızda dururken, diğeri şimdilik bir fikir,
bir tasarım, ete kemiğe büründürülmeyi bekleyen ve gerçeğin hemen
kıyısında konumlanan bir düş.

Ve bu düş, çocukların ömürlerini çalanlara, onları diri diri gömenlere
karşı gerçek kılınmayı bekliyor. Bunun için ise laikliği savunmak;
laikliği, yaşam tarzının da ötesine geçerek, sömürüyle, yoksullukla,
sermaye düzeniyle ilişkilendirerek savunmak gerekiyor. Kıdem
tazminatının gaspından Taşkent’e, mezarda emeklilikten Aladağ’a uzanan
bir yol var. İşte bu nedenle laiklik en çok yoksula lazım, işte bu
nedenle o yolu açacağız, o yolu görünür kılacağız, en çok da çocuklar
için ve en çok da çocuklar ölmesin diye.

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170709180512 Oraj Poyraz [email protected]
2017/07/09  23:52 6  64  [email protected]

 

Kilibik Siir
. . . . . .
Ben kilibik degilim hic kuskunuz olmasin
Kizsam hanima hava atamaz miyim sanki
Beni eve almazmis almasa da almasin
Cikip evin daminda yatamaz miyim sanki
. . . . . .
Hanima el kaldirmak sigmaz benim sanima
Bazi agir sozleri dokunsa da kanima
Kontrolden cikarim tak dedi mi canima
Surat asip kasimi catamaz miyim sanki
. . . . . .
Bir gun hiddetle gelip benim karsimda dursa
Hizini alamayip ikide tokat vursa
Merdanenin zoruyla bana yemek yaptirsa
Tuzunu biraz fazla katamaz miyim sanki
. . . . . .
Kazak erkek dedigin benim gibi olmali
Ara sira hanimin gonlunu de almali
Camasir yika derse kolayini bulmali
Makinenin fisini takamaz miyim sanki
. . . . . .
Asla ileri gitmem ben bilirim haddimi
Biraz alttan alirim hanim isyan etti mi
Yerden yere vursa da benim yedi ceddimi
Ne var bunda dilimi tutamaz miyim sanki
. . . . . .
Zenginlige ozenip luks icinde yasarsa
Olur olmaz masraflar butcemizi asarsa
Allah korusun hani bir de sabrim tasarsa
Evimi, arabami satamaz miyim sanki

Anonim

Kecinin yemesi sonucu Kuran dan cikan taslama ayetini Omer Kuran a
tekrar sokmak istedi; ancak halkin dedikodusundan korktugu icin cesaret
edemedi.

Buhari 53/5; 54/9; 83/3; 93/21; Muslim, Hudud 8/1431; Ebu Davut 41/1;
Itkan 2/34

George Carlin: On Emir

On Emir e itirazim var. Soyle ki: Neden On?

Onuna birden gerek yok. Bence emirler listesi, on emir elde edebilmek
icin kasten ve suni olarak sisirilmis. Bu liste bariz olarak vatkali bir
liste. Bakin soyle oldu:

Bes bin yil kadar once bir grup dinci sahtekar toplanip insanlari hizaya
sokup kontrol altinda tutmanin bir yolunu buldu. Insanlarin esasen salak
olduklarini ve kendilerine soylenen her seye inanacaklarini
biliyorlardi. Boylece bu adamlar Tanri nin, bizzat Tanri nin, herkes
tarafindan dikkate alinip uygulanmasini istedigi bir listeyi kendilerine
verdigini duyurdular. Her sey bir dagin tepesinde, etrafta hic
kimsecikler yokken olup bitmisti, dolayisiyla baska goren de yoktu.

Peki size bir sey soracagim: Bu adamlar bir cadir icerisinde oturmus
butun bunlari uydururken neden 10 sayisini tercih ettiler? Neden on?
Neden dokuz ya da on bir degil? Nedenini de izah edeyim: Cunku on kulaga
onemli gibi geliyor. On kulaga resmi geliyor. Eger on bir deselerdi
insanlarin onlari ciddiye almayacagini biliyorlardi: Ne? On bir emir mi?
$iktir git lan. Sen dalga mi geciyorsun benimle ?

Ama on! On kulaga onemli gibi geliyor. Onluk duzen ona dayalidir. Bir
deste on adetten olusur. On p$ikolojik olarak tatmin edici bir sayidir:
top ten (en iyi on), en istenen on, en iyi on giyim gibi... Yani
emirlerin on adet olmasi tamamen bir pazarlama karariydi.

Ayrica (on emir) bariz bir yalan listesi. Tirajinin yuksek olmasi icin
kasten sisirilmis siyasi bir belge. Gelin size emirlerin sayisini
azaltarak nasil daha mantikli ve gercekci bir liste olusturabilecegimizi
gostereyim.

Ilk uc emirden baslayacagiz ve on emirin Roman-Katolik versiyonunu
kullanacagim cunku ben cocukken zorla kafama sokulan versiyon buydu.

Ben Rab bim, senin Tanrin. Karsimda baska ilahlarin olmayacak. Rab bin
ismini bos yere agzina almayacaksin. Sebt gununu takdis edeceksin.

Evet. Daha konuya girer girmez apacik goruluyor ki ilk uc emir kullum
yalan. Sebt gunleri, Rab bin adi, baska ilahlar, urkutucu bir dil...
Primitif insani korkutup kontrol altina almak icin dusunulmus urkutucu
bir dil. Bu turden batil zirvaliklarin 21. Yuzyilin entelektuel ve
medeni insaninin hayatinda gecerliligi kesinlikle olamaz. O zaman ilk uc
emri atiyoruz gitsin ve elde var yedi.

Babana ve anana hurmet edeceksin.

Bu emir itaat ve otoriteye saygi gostermeyle ilgili. Bir baska deyisle
bu emrin amaci insanlari kolayindan kontrol altina alabilmek. Gercek su
ki itaat ve saygi durduk yerde verilen seyler degildir. Kazanilmalari
gerekir. Itaat ve saygi ebeveynin ya da saygi duyulacak birey her kimse
onun performansina bagli olmalidir. Kimi ebeveyn saygiyi hak ederken pek
cok ebeveyn hak etmez. Nokta. Kaldi alti.

Simdi, her ne kadar mantik dinin anlayip kabullenmekte zorlandigi bir
husus olsa da, ben mantikli davranacagim ve zaman kazanmak icin listede
bazi atlamalar yapacagim.

Calmayacaksin. Yalan sahadet etmeyeceksin.

Calmak ve yalancilik. Biraz dusunurseniz goreceksiniz ki bu iki emir
aslinda ayni davranis turunden bahsediyor: ahlaksizlik. Hirsizlik ve
yalancilik! Yani ikisine birden ihtiyacimiz yok. Onun yerine bunlari tek
bir emirde birlestirerek ozetle ahlaksizlik yapmayacaksin deriz ve
hooop, bes emir kaldi.

Bu arada emirleri birlestirmeye baslamisken, birlikte olmasi gereken iki
emir daha var:

Zina etmeyeceksin ve Komsunun karisina goz koymayacaksin .

Yine bu iki emir de ayni davranis turunu yasakliyorlar ki bu sefer
yasaklanan evlilik yuvasina sadakatsizlik. Bunlar arasindaki fark goz
koyma olayinin beyinde olup bitmesi. Ve ben insanlara baskalarinin
karisiyla ilgili fanteziler kurmayi yasaklamamaniz gerektigini
dusunuyorum. Oyle ya yasakladik diyelim, adam cavusu tokatlarken ne
dusunecek peki? Ama evlilik yuvasina sadakat mantikli bir fikir. O
yuzden bu fikri tutalim ve diyelim ki sadakatsizlik yapmayacaksin ve
birden bire dorde dustuk.

Ve tekrar dusundugumuzde fark ederiz ki durustluk ve iffet de aslinda
ayni genel degerin bilesenleridir. Yani aslina bakarsaniz durustlukle
ilgili iki emir ile sadakatle ilgili iki emri de birlestirip olumsuz
ifade yerine olumlu ifade kullanmak suretiyle her zaman durust ve sadik
olacaksin diyebiliriz. Boylece elimizde uc emir kaliyor.

Komsunun malina mulkune goz koymayacaksin / imrenmeyeceksin.

Iste bu dupeduz aptallik. Ekonomi, komsularimizin malina mulkune
imrenmemiz sayesinde ayakta duruyor. Komsu sarki soyleyen bir vibrator
aldiginda aynisindan bir tane de siz edinmek istersiniz. Imrenme
anlamindaki goz koyma istihdam yaratir. Imrenmeye dokunmayin. Imrenmeyle
ilgili bu emri de cikarttigimizda geriye iki emir kalmistir: birlestirip
kapsamini genislettigimiz sadakat emri ile henuz bahsetmemis oldugumuz
bir diger emir:

Oldurmeyeceksin.

Besinci emirle yasaklanan cinayet. Ancak biraz dusunursek, aslinda din
hicbir zaman cinayeti kabullenmekte sorun yasamamistir ki. Hem de hic!
Tarihte tanri adina oldurulenlerin sayisi tum diger nedenlerle
oldurulenlerin sayisindan cok daha fazladir. Birkac ornek vermek
gerekirse: Irlanda tarihini dusunun, Orta Doguyu, Hacli Seferlerini,
Engizisyon mahkemelerini, Amerika daki kurtaj cerrahi cinayetlerini
dusunun. Ve evet, lafi agzimdan aldiniz: Dunya Ticaret Merkezini dusunun
ve dindar kesimin oldurmeyeceksin emrini ne kadar ciddiye aldigini
goreceksiniz. Cok acik ortada ki dindar kesim icin, ozellikle de kati
dindarlar icin cinayet pazarliga acik bir husus. Bu konu sadece
oldurenin kim oldurulenin kim olduguna bagli.

Ve iste tum bunlar isiginda dostlar, sizlere tarafimdan revize edilmis
iki emir listesini sunuyorum:

Birinci Emir: Her zaman -ve ozellikle de kukuyu kimden aliyorsan ona
karsi, durust ve sadik olacaksin; ve

Ikinci Emir: Karsindakinin senin tapindigin gorunmez yaratiktan farkli
bir gorunmez yaratiga tapiniyor olmasi durumu haric; kimseyi oldurmemeye
gayret edeceksin.

Bu kadari yeter de artar bile dostlar. Musa emirleri dagdan indirirken
cebinde bile tasiyabilirdi. Ve eger boyle bir listemiz olsaydi iste o
zaman o zeki Alabama yargicinin kamusal alanda duvarda kalici olarak
sergilemesine de aldirmazdim.

Elbette ek bir emir daha yazdirmasi kaydiyla: kendi dinini kendine
saklayacaksin .


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/


BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap