Abinin en belirgin ve doğru belirlemesi şudur; *Nacizane şunu ifade
edelim ki, eğer hadislerden hüküm çıkarma ve beraberinde mezhep odaklı
bir din yorum benimsenecekse bu yorum bizleri eninde sonunda Işid, El
Nusra, Taliban gibi örgütlerin yanına kadar götürecektir.*

Evet ne yaparsanız, yapın, nasıl yaparsanız yapın, hadislerden hüküm
çıkarma yoluna girerseniz, yani sünnet ehli olursanız  varacağınız yer
hep aynı yer olur.
Yani El Nusra, Taliban, El Kaide dahil kırk kadar cihatçı örgütle
kendinizi yan yana bulursunuz.

Dolayısıyla İslam aleminin sonuçta farklı bir yemek elde etmek istiyorsa
tencereye farklı unsurlar koymaktan başka bir yolu yok.
Hep aynı malzemeyi, aynı şekilde pişirince doğal olarak aynı yemek
çıkıyor ortaya.

Bana sorarsanız bütün bunlar ölmüş bir cesede yapılan resütasyon
girişimleri.
Fayda yok, randımanı olmaz.
Sorun yalnızca hadislerde değil çünkü.

Dinin temel mitolojisi Kısas-ı Enbiyada da sorunlar çok.
Bütün bunlardan Kur'anı soyutlamak mümkün değil.

Kaldı ki, ayetlerde de sorunlar çok.
Yani neresinden tutarsanız elinizde kalıyor.

Bu tıpkı ölmeye yüz tutmuş, doksanlık bir ihtiyar gibi.
Kırk yerinde kırk kandil yanıyor.
Bir hastalığına odaklanıyorsunuz, ardından başka onlarca hastalık
alevleniyor.

Olacak şey, ya da olması gereken şey yeni bir doğum.

Oraj POYRAZ ( 0raj.p0y...@neomailbox.net
<mailto:0raj.p0y...@neomailbox.net> / oraj.poy...@openmail.cc /
oraj_poy...@alpinaasia.com )
           L2fSIJNoA0xfSNxA      


------------------------------------------------------------------------


  AYDIN TOLGA : HADİSLER VE İSLAM TARTIŞMASI

*06.08.2017*

Dönemin tarihsel, sosyolojik ve kültürel geçmişini okumak noktasında
elbette hadislerden yararlanılabilir, bu kaynaklardan istifade
edilebilir. Yalnız Peygambere ait olduğu öne sürülen sözlerden yola
çıkılarak adeta din içerisinde din oluşturan, Müslümanlara bile hayatı
dar eden bir zihniyetin kimseye fayda getirmeyeceği açıktır

Geçtiğimiz günlerde özel bir televizyon kanalında, Caner Taslaman ve
Ebubekir Sifil’in katılımıyla gerçekleşen bir tartışma hayli ilgi çekti.
Zira tartışmanın taraflarından ikisi de Müslüman olmasına rağmen sanki
farklı dinlere inanıyorlardı. Daha doğrusu konuşulan konu İslam dini
bağlamında hadisler olmasına rağmen görünürde tek bir İslam dini yok
gibiydi. Ortaya çıkan görüntü belki izleyenler açısından oldukça
şaşırtıcı gelebilir lakin İslam dünyası bu görüntülere aslında alışıktı.
Zira hadisler konusunda yaşanan bölünme yeni değildi, dahası Müslüman
düşünürler ehli hadis ve ehli rey olarak yüzlerce yıl öncesinden büyük
bir kavganın içerisine girmişlerdi. Bu konuya birazdan döneceğiz yalnız
ona geçmeden önce şunu ifade edelim ki; bu tartışmanın da gösterdiği
üzere /*"din devleti"*/ Müslümanlar açısından bile bırakın pratiği
teoride bile mümkün olmayan bir durumdur. Şöyle ki, Caner Taslaman’ın
anladığı ve sahip çıktığı İslam dini ile Ebubekir Sifil’in anladığı ve
sahip çıktığı İslam dini birbirinden çok farklıdır. Örneğin daha bugün
Caner Taslaman dinden dönenlerin öldürülmesine /*"din adına"*/ karşı
çıkmaktadır- ki bizce de haklıdır- lakin Ebubekir Sifil’e göre bu dine
göre yerinde bir hükümdür. Bu durumda hangi hüküm dini temsil edecektir
peki?

Hadisler konusunda yaşanan tartışmanın tarihine geri dönersek, ifade
ettiğimiz üzere bu tartışmanın geçmişi yüzlerce hatta*bin *yıl öncesine
kadar uzanmaktadır. Zira hadislerin toplanması ve kitaplaştırılması ile
birlikte Müslümanlar arasında bir gurup alim, din yorumunda hadisleri
öne çıkarıp, kendi fikirlerini hadisler üzerinden meşrulaştırmaya
çalışırken diğer bir gurup yani ehli rey ekolü bu duruma karşı
çıkmışlardır. Zira hadislerin sıhhati, doğruluğu vb. onca problem
mevcuttur. Dahası insan aklı bu noktada gözden çıkarılmamalı ve yok
sayılmamalıdır. Tartışmalar böyle sürüp giderken oldukça ağır sözler
sarf edilmiş örneğin hadis taraftarları karşıtlarını kafirlikle bile
suçlamışlardır. O kadar ki bu suçlamalara maruz kalan isimlerden birisi
de Ebu Hanife’dir. Evet yanlış okumadınız Sünni dünyanın önde gelen
isimlerinden Ebu Hanife bile, kimi görüşlerinden dolayı ehli hadis
olarak bilinen kimselerce adeta kafir ilan edilir.*1 Öte* yandan yaşanan
çatışma ortamında rey ekolü de hadis ekolüne karşı oldukça tepkilidir. O
kadar ki daha*8.yüzyılda* dönemin önde gelen isimlerinden İbn Nu’ame
ed-Dabbi şöyle der: /*"Bir zamanlar insanların en iyileri hadis talep
ediyordu, bugün ise halkın en şerlileri hadis talep ediyor. Eğer yeniden
dünyaya gelecek olsam, aynı işi yapmaz, asla hadis nakletmezdim."*/ *2*

Hadisler konusunda yaşanan çatışma bu anlamda kadim bir çatışmadır.
Meselenin bu derecede çatışmaya dönüşmesinin önemli bir sebebi ise hiç
şüphesiz hadislerden hüküm çıkarma konusudur. Zira, uydurma hadisler,
hadislerin sıhhati meselesi vb sebeplerden dolayı bu alan oldukça
sıkıntılıdır. Şöyle ki Kur’an’da hüküm oluşturan ayetlerin sayısının*200
ila 800 arasında* değiştiği ifade edilmektedir. Fakat /*"güvenilir"*/
olduğu iddia edilen hadislerin sayısı bile*30 bini* bulmaktadır! Hal
böyle olunca /*"hükmü Kur’an’ mı, hadisler mi verir"*/ tartışması
doğmaktadır! Bununla birlikte İslam dünyasında /*"hak mezhep"*/ olarak
kabul edilen mezhepler bu tartışmayı daha baştan bitirmiş ve hadislerden
hüküm çıkarmışlardır! O kadar ki Kur’an’da zina cezasının karşılığı recm
(taşlayarak öldürme) olmadığı halde mezhep alimleri hadislerden yola
çıkarak recm cezasını kabul etmişlerdir! Yalnız bu da değil mürtedin ve
namaz kılmayanların öldürülmesi gibi cezalar da hadislerden yola
çıkılarak belirlenmiştir! Benzer biçimde Kur’an’da yer almayan birçok
helal-haram da, hadisler uyarınca tedavüle sokulmuştur. İlahiyatçı
Prof.Dr. Hüseyin Atay’a göre bu durum adeta dini dinamitlemiştir.
Birlikte okuyalım: /*"Hadisçiler Kur’an’ı ve aklı ihmal etmekte başarı
kazanınca, ortaya çıkan mezheplerde teşekkül edip kemikleşince, hadisin
yerini mezhep imamlarının içtihatları aldı. Hadis doğrusu ile- ki bu çok
azdır- uyduruğu ile fıkhın için girdi ve bu suretle fıkıh hadisi kendi
içinde eritti veya onu bir kenara itti ve İslam dini mezheplerinin
yaptıkları fıkıhtan ibaret oldu. Din deyince fıkıh, şeriat deyince fıkıh
anlaşıldı. Ortada din olarak ne Kur’an ne de akıl kaldı."*/*3*

Peki, Taslaman ve Sifil arasında yaşanan tartışmada haklı olan taraf
kimdi? *Nacizane şunu ifade edelim ki, eğer hadislerden hüküm çıkarma ve
beraberinde mezhep odaklı bir din yorum benimsenecekse bu yorum bizleri
eninde sonunda Işid, El Nusra, Taliban gibi örgütlerin yanına kadar
götürecektir.* Burada hiç şüphesiz bu örgütlerin Kur’an’dan da benzer
hükümler çıkarmadığı sonucuna varamayız. Fakat hadisler dediğimiz alan
Kur’an ile kıyaslanamayacak kadar büyüktür. Bu anlamda yarattığı
sonuçların vahameti de o kadar fazla olacaktır. Bu arada bir parantez
açarak belirtelim ki, işte bu hadis ağırlıklı fıkıh alanı hali hazırda
üniversitelerimizde övgüyle anlatılmaya devam etmektedir.

Dönemin tarihsel, sosyolojik ve kültürel geçmişini okumak noktasında
elbette hadislerden yararlanılabilir, bu kaynaklardan istifade
edilebilir. Yalnız Peygambere ait olduğu öne sürülen sözlerden yola
çıkılarak adeta din içerisinde din oluşturan, Müslümanlara bile hayatı
dar eden bir zihniyetin kimseye fayda getirmeyeceği açıktır. Ayrıca şu
noktanın da kaçırılması gerekir: Müslümanlar Kur’an’a, bir harfinin bile
değiştirilmediği ve dolayısıyla ilk günkü halini koruduğu düşüncesiyle
inanırlar ve kitaba sahip çıkarlar. Benzer biçimde İncil, Tevrat ve
Zebur’un aslı korunmadığı iddiasıyla bu kitaplara inanmazlar. Peki, aynı
durum hadisler için geçerli midir? Bakın Buhari ve Müslim gibi hadis
yazarları bile incelediği hadislerin *%99*’unu uydurma ya da güvenilir
bulmayarak kitaplarına almamışlar. İşte şimdi insanlardan, o yüz
parçanın doksan dokuzunu görmeyip birine bakmaları isteniyor.

Dipnotlar:

*1* Ebuşşeyh Tabakat *2*

*2* Özafşar’dan aktr Aydın Tonga, Derin İslam, Doğu Kitabevi.

*3* Atay’dan aktr Aydın Tonga, Derin İslam.

*http://www.birgun.net/haber-detay/hadisler-ve-islam-tartismasi-173458.html*

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170806153325 Oraj Poyraz oraj.poy...@openmail.cc
2017/08/06  15:56 6  64  turanca...@googlegroups.com

 

Yolsuzluk fahiselikten daha kotudur.
Fahiselik bir tek bireyin ahlakinin bozulmasidir, oysa yolsuzluk tum
toplumun ahlakini tehlikeye dusurur.

Karl Kraus

Resulullah sav buyurdular ki:
Sayet ben bir insanin baska bir insana secde etmesini emredecek
olsaydim, kadina, kocasina secde etmesini emrederdim.

Tirmizi, Rada 10, 1159

Bana Adini Sor

11 Mart 2015

Gectigimiz gunlerde, bu tanitim yazisini yazmak icin 13 Mart ta vizyona
girecek Bana Adini Sor un on gosterimindeydim. Biz unluler pek cok seyi
halktan once gorme imkanina sahip oluyoruz ve bu harika bir duygu. Tabi
unlu olmanin dezavantajlari da var. Yolda rahat rahat yuruyememe, gece
kulubu cikisinda $ikistirilma, magazin basininin devamli takibinde olma
gibi... Ama bunlar hic basima gelmedi nedense. Birileri benim unlu
oldugumu bu insanlara soylemeli.

Bana Adini Sor bir ask hikayesi gibi basliyor. Yetistirme yurdundan iki
yakin arkadas, Yasemin ve Hakan, yillarca hic ayrilmadan 30 lu yaslara
yaklasmislar. Iliskileri dostluk gibi gorunse de, Yasemin Hakan i obur
turlu de sevmektedir. Bir de hayatlarina Merve isimli biri girer. Ve ask
ucgeni start alir.

Rahat rahat yayilmis cay ve kurabiyeler esliginde filmi seyrederken (biz
unlulerin boyle bir ayricaligi var) Hakan in hal ve hareketleri yuzunden
sinirlerim bozuldu. Yasemin (Ozge Borak) kendisini sevmesine ragmen
Hakan bunu fark etmiyor. Ona adeta bir baci gozuyle bakiyor. Dikkat
buyurun, baci gozuyle baktigi kisi Ozge Borak. Okuyucularimizin daha iyi
anlamasi icin buyuk harflerle yazayim: OZGE BORAK. Hala bir seyler
netlesmediyse google > search > Ozge Borak.

Bir insanin Ozge Borak a baci gozuyle bakabilmesi icin onun gercekten
bacisi olmasi gerekir. Obur turlusu esyanin tabiatina aykiridir. Ama
Hakan, tabiat kanunlariyla alay edercesine, skolastik bir zihin
yapisiyla, Yasemin e sevgili gozuyle bakmiyor. Uc gunluk bes gunluk
hadise degil, neredeyse 20 yil boyunca anlamamis Yasemin in kendisini
sevdigini!

Hakan sen iyi misin? Iyi misin sen Hakan? Nasil hayatlar yasiyorsunuz
siz ya? Bir kiz benden hoslanacak ve ben bunu fark etmeyecegim oyle mi?
Ben boyle bir durumda en ufak ipucuna bile devasa anlamlar yuklerim.
Otobuste akbilini uzattigim kiz bana gulumsese bundan mana cikaririm,
dogacak cocuklarimiza isim dusunurum, arkadaslara hatunun teki pis yazdi
bana derim. Nasil insanlarsiniz Hakan, anlamiyorum sizi Hakan, bu
hoyratligi cozemiyorum Hakan.

Yaninda Ozge Borak varken bir de bu Hakan in hayatina Merve (Basak
Parlak) giriyor. Kurban oldugum Allah verdikce veriyor. Kiza tam araba
carpacakken Hakan kiza sarilarak kurtariyor, sonra firsat bu firsat
deyip sarildikca sariliyor, Hakan amacini asiyor, Hakan hoyratlasiyor,
Hakan capkinligin kitabini yaziyor. Vay arkadas. Biz ayni durumda kizi
sarilarak kurtarsak yuru git pis herif, birak araba carpsin bana,
dokunma sen der. Ama Hakan da seytan tuyu var.

Pek cok Turk gencinin bir sevgili bulamadan yillar gecirmesi iste bu
Hakan lar yuzunden. Normalde evrende bir denge var. Dunyada ortalama her
bir erkege bir kadin dusuyor. Ben niye yalnizim, benim hakkim nerede
diye sizlaniyorsaniz, sizi Hakan la tanistirayim. Bravo Hakan, al
Yasemin i de sen al, Merve yi de sen al, buyur Nebahat da senin olsun,
genc adamsin Buse ve Ilknur da yaninda dursun. Biz kimiz ki? Kimiz ki biz?

Iste bu ask ucgenini, yer yer gulerek yer yer duygulanarak, cogunda
Hakan a ofke dolu bakislarla izlerken filmin yarisindan sonra isler
bambaska bir hal aliyor. Hikaye sadece bir ask hikayesi degilmis, tuhaf
seyler oluyor. Vay arkadas neler donmus diyorsun, ama surprizini
kacirmamak icin soyleyemem.

Son sozum Merve ye. Hakan seni arabanin onunden cekip kurtardiginda uzun
uzun sarildiniz, sonra sana yemege cikmayi teklif etti ve kabul ettin.
Yarin obur gun ayni durumda ayni hareketi ben yaparsam ve sen kabul
etmezsen yakana yapisirim, samimiyetini sorgularim, rencide ederim.
Haberin olsun.

http://beyinsizadam.net/turkiyede-bilim-neden-ilerlemiyor/
lukasal...@gmail.com


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       ozgur_gun...@yahoogroups.com
Gruba uye olmak icin    :       ozgur_gundem-subscr...@yahoogroups.com
Gruptan ayrilmak icin   :       ozgur_gundem-unsubscr...@yahoogroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin     :       ozgur_gundem-ow...@yahoogroups.com
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/


BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to gugukluhayat+unsubscr...@googlegroups.com.
To post to this group, send email to gugukluhayat@googlegroups.com.
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap