Anayasa Paketinde neden ısrarla Anayasa Mahkemesi Ve Danıştay?

Anayasa Mahkemesi ile Danıştay'ın madenler başta olmak üzere birçok konuda 
milletin lehine kararlar aldı."Madenlerimizi 350 yabancı firmaya AKP Hükümeti 
verdi. Danıştay diyor ki, bu madenler millete aittir. Bu düzenlemeleri iptal 
ediyor. Anayasa Mahkemesi, maden çıkarmayla alakalı ÇED (Çevre Değerlendirme) 
raporu yetkisi verilme yöntemini iptal ediyor. Bu raporu verme konusunda 
Bakanlar Kurulu yetkili kılınıyor. Anayasa Mahkemesi diyor ki, benim 
memleketimin altındaki ve üstündeki servet bu millete aittir diyor. Bu 
düzenlemeyi iptal ediyor." şimdi bu referandumla birlikte evet çıkarsa 
danıştayın yerindelik ilkesine dayanarak verdiği bu karar iptal edilecek maden 
satışlarının önü açılacak. yani danıştayın devre dışı kalması ve anayasa 
mahkemesinin kendi seçtikleri adamlardan oluşturulmasının bir sebebi de bu 
talanın önündeki engellerin kaldırılmasıdır.

Yüksek Yargı organlarının yapısını ve üye seçim yöntemini değiştirecek olan 
anayasa değişikliğiyle yargı da tamamen hükümetin eline geçecek" bu krallıktan 
farklı bir şey olmaz.

AKP'nin hazırladığı Anayasa değişikliğinin 1982 darbe Anayasa'sına bile rahmet 
okutacak bir değişiklik. "iktidar yargıyı tamamen ele geçirmeye çalışıyor" 
Hukuku ele geçirme amacı söz konusu. Ve bunu bizim önümüze koyuyorlar. Birde 
mahkeme üyelerini atayacak siyasilerin 600'ün üzerinde yolsuzluk dosyasının 
bulunduğu düşünülürse, Kendi yasalarını halka da tasdik ettirmek için adeta 
kendi suçlarına bir iştirakçi arıyorlar." Yüksek Yargı organlarının yapısını ve 
üye seçim yöntemini değiştirecek olan anayasa değişikliğiyle yargı da tamamen 
hükümetin eline geçecek. bunun krallıktan farklı bir şey olmadığını bu millet 
iyi bilmelidir"Adaletin eli kolu bağlandı. Daha da bağlanmak isteniyor. 
Kuvvetler ayrılığı prensibi kalkıyor, bu anayasayla beraber kuvvetler birliğine 
doğru bir gidişat var. Buna siz ihtilal deyin, buna siz diktatörlük deyin, buna 
siz krallık, saltanat deyin. Ne derseniz odur. Kuvvetler birliği, 
yasama-yürütme-yargının tek elden yürümesidir. Bu saltanattan da öte bir 
şeydir. Saltanat döneminde padişahın astığı astık, kestiği kestik değildir. Ama 
şimdi bunlar öyle bir yargı sistemi ortaya koydular ki, yasama, yürütme ve 
yargı bunların elinde olacak. İktidarın istemediği istikamette bir cümle 
söyleyenin hali feci olur. Kuvvetler ayrılığı prensibini hayata geçirmediğimiz 
müddetçe, yani yasama, yürütme ve yargı erkleri tamamen bağımsız çalışmadığı 
müddetçe Türkiye'de demokrasinin hayata geçmesi asla mümkün değildir. Demokrasi 
tamamen bitsin Türkiye Krallığa geçsin diye "evet ya da 'hayır' diyeceğiz" 

Yer altı kaynaklarımız 350 tane yabancı şirketin eline geçti Bunların 10 
tanesinin bir yılda kazancı 100 milyar dolar. Şimdi biz yer altı kaynaklarımız 
elimizden çıksın. Türk milleti avucunu yalasın diye?" 12 Eylül de Anayasa 
referandumunda da "evet ya da" 'hayır' diyeceğiz" 

"Bu iktidar döneminde çıkan yasalarla birlikte topraklarımızın yüzde 20'si 
ecnebi güçlerin eline geçti. Yer altı kaynaklarımız çıkan yasalara göre 350 
tane yabancı firmaya teslim edildi. Bunların hedefi yılda 3 trilyon dolar 
tutarındaki Türkiye'nin servetini kendi ülkelerine taşımaktır.3 trilyon dolar 
çıkartacaklar, işleyecekler 30 trilyon dolar olacak. Dikkat edin, Türkiye'de 
tam 1000 yıllık gelir kaynağı var. Maden konusunda Amerika bitti, Avrupa, 
Uzakdoğu bitti. Dünyada tek bir ülke kaldı, o da Türkiye'dir. Ülkemizde çıkan 
sadece mermeri biz değerlendirmeyi bilsek Türkiye'ye tam 50 sene yeter. Bizim 
taşımız böyle, bırakın altınını, borunu, bakırını, demirini bize ait bunlar. 
Biz milyonları şehit verdik, şimdi adamları kendi elimizle besleyerek, 
servetimizi ikram ediyoruz. Hangi vicdan bunu kabul eder? Benim insanım aç, 
susuz geziyor. İşimiz var mı? Aşımız var mı? Yok."Şu anda topraklarımızın yüzde 
20'si elimizden çıktı. Topraklarımız daha fazla satılsın, bu oran yüzde 30, 
yüzde 40'a çıksın diye "12 Eylül Anayasa referandumunda evet ya da" 'hayır' 
diyeceğiz" 

Türkiye'nin borcu 680 milyar dolar

Türkiye'nin borçları bu hükümet döneminde katlanarak sürekli arttı "Bu iktidar 
geldiği zaman bizim iç ve dış borcumuz 220 milyar dolardı. Şu anda iç ve dış 
borcumuz 680 milyar dolara yükseldi. Bu borçlar daha da artsın diye "evet ya 
da" 'hayır' diyeceğiz" 

Tarım kesimi bitmiştir

Bu iktidar döneminde tarım kesimi bitirildi"Çiftçi 3'e mal ediyor, 2'ye satmak 
zorunda bırakılıyor. Ayni şekilde bu iktidar hayvancılığı da bitirmiştir. 'Et'i 
artık dış ülkelerden ithal ederek soframıza taşıyoruz. Memleketin besicisi bir 
tarafta oturup eli böğründe kara kara düşünüyor, sen yabancı ülkelerin 
hayvanlarını alıp bu ülkenin insanlarına yediriyorsun."Hayvancılık tamamen 
bitsin diye  "evet ya da" 'hayır' diyeceğiz"

İşsizlik çözümsüz

Türkiye'de işsizlik siyasiler tarafından çözümsüz bırakıldı "Üniversitelerden 
mezun olan evlatlarımız kendilerine iş bulamıyor. Siyasiler, 'biz onlara iş 
bulmaya mecbur değiliz' diyorlar. Peki, kardeşim senin vazifen nedir? Global 
sermaye sahiplerine Türkiye'de iş imkânı, maden imkânı sağlamak mı senin 
görevin, yoksa yetişen üniversiteliye iş imkânı işsiz kalan vatandaşına iş 
imkanı sağlamak mı? İnsanımız işsiz aç kalsın diye "evet ya da" 'hayır' 
diyeceğiz"

Avrupa birliği süreci bizi bölüyor

Avrupa Birliği'ne üyelik süreci Türkiye'yi bölünme noktasına getirdi "AB'ye 
gireceğiz bahanesiyle Türkiye maalesef bölünmenin eşiğine getirildi. Şimdi biz 
Avrupa Birliği'ne girme sevdasıyla Türkiye bölünsün, birlik ve beraberliği yok 
olsun diye "evet ya da" 'hayır' diyeceğiz"

Evet demek için de sebep var

 "Bu pakete 'evet' demek için bazı gerekçeler var" Niye 'evet' diyebilirsiniz 
bu Anayasa'ya? Recep Tayyip Erdoğan'ın Krallığını istiyorsanız, evet deyin. 
Hukuk devleti yerine 'guguk devleti' istiyoruz, diyorsanız 'evet' 
diyebilirsiniz. Beraber yürüdük biz bu yollarda sözleriyle yola çıkan bu 
arkadaşlar çıkmaz sokağa girmiş durumdalar. Bunların yolsuzluklarına devam 
demek istiyorsanız, referandumda 'evet' diyebilirsiniz. Biz çocuklarımıza, 
oğullarımıza 'gemicik' alamadık. Bunlar oğullarına 'gemicik' aldılar. Bu 
gemicikleri, transatlantiklere değiştirmek istiyorsanız, evet deyin. Ama 
bunları istemiyorsanız 'hayır' demek için çok sebebimiz var.

Herkesin razı olduğu bir Anayasa.

 "Memleketimizde yaşayan ne kadar etnik grup varsa onların müşterek değerleri 
vardır. Müşterek değerler, can emniyeti, mal emniyeti, namus emniyeti, din ve 
vicdan emniyeti, okuma emniyetidir. Bu müşterek değerleri Anayasal zemine 
kavuşturup herkes için eşit hale getirmemiz lazım. Yapılacak yeni Anayasa'nın 
ruhu da bu olmalı. Onu da bir iktidar değil, sivil kanaat önderleri yapmalı. 
İlim adamları, iş adamları, sivil toplum kuruluşları ve etnik gruplar devreye 
girerek ve bütün bunların kanaatleri alınarak müşterek bir zeminde buluşulup 
herkesin razı olacağı bir Anayasa yapılmalı. 

Son olarak bazılarını rahatsız etse de Sağduyulu insanımız bütün bunları 
değerlendirerek 12 Eylül de AKP Anayasasına Hayır diyecektir.

 


Kirim email ke