BTK Katılımcı ve  Saydam Olmaya Çalışmalıdır.
İnternet Sanayi Devrimi boyutlarında devrimsel bir gelişmedir. Yaşamın bütün 
boyutları bundan köklü olarak etkilenmekte, sektörler yeniden yapılanmakta, 
meslekler yeniden tanımlanmakta, iş yapma biçimleri, eğitim, eğlence, kültür 
değişmektedir.  Bu değişimden etkilenenler arasında kamu yönetimi ve siyaset de 
vardır. 
“Arap Baharı”ndan, “Wall Street İşgaline” pek çok olay bu değişimin 
yansımalarıdır.   Sosyal Ağlarda örgütlenen kitleler bilgiye erişim, yönetime 
katılma, saydamlık ve refahtan pay istemekteler. İnternet, katılımcılık, 
saydamlık ve  hesap verilebilirlik olanakları artırdı, ve demokrasi 
katılımcılık, saydamlık ve  hesap verilebilirlik  demektir.

BTK ise İnternet Sansürü savunmakta bu konularda saydam ve katılımcı olmakta 
ayak direnmektedir; adeta nasıl kamu oyuna kapalı çalışırım üzerine kafa 
yormaktadır. Kendi yayınladığı yönetmeliğe göre bir kurul oluşturup onun 
belirlediği ilkelere  göre BTK  beyaz ve kara listeyi hazırlayacaktı.  22 kasım 
öncesi böyle bir kurul oluşturulduğu, kurulun kimlerden oluştuğu, kurulun 
belirlediği ilkeler kamuoyundan saklandı. 
Ancak, 22 kasımda açıklanan basın duyurusunda kurulun oluştuğu bilgisi ve 
ilkeler açıklanıyor.  Bu İnternet çağında, demokratik bir hukuk devletinde bu 
yaklaşım kabul edilemez. BTK “biz yaptık oldu” alışkanlığı terk edip, kamuoyuna 
bilgi verme, hesap verme, diyalog içinde, saydam ve katılımcı yapılar içinde 
çalışmayı benimsemelidir. Yasal olmak yetmez, hukukun evrensel ilkelerine, ve 
demokrasinin gereklerine uymaya çalışmalıdır.

Bu kurulun kimlerden oluştuğu, yetkinliği kamuoyu denetimine açılmalıdır.  
Kurul, ilkelerini açık ortamlarda tartışmalıdır. Diyalog ve saydamlıktan ancak 
toplumsal fayda çıkar. Bu ilkelerin  nasıl hayata geçeceği konusunda açık 
ortamlarda tartışılmalı ve kamuoyu bilgilendirilmelidir. Oluşturulan beyaz ve 
kara listelerin büyüklüğü, kategorik yapısı kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Bu 
işlerde kaç kişinin çalıştığı, onların eğitim, birikim ve yetenekleri kamuoyu 
ile paylaşılmalıdır.

BTK kendi yetkisini aşmakta tescillidir. Hiçbir  yetkisi olmadan, akıl ve 
mantığa aykırı bir şekilde, 140 civarında kelimeyi içeren alan adlarının 
yasaklanmasını istemiş, kamuoyu tepkisi üzerine tevil yoluna gitmiştir. Yine, 
hiçbir yetkisi yokken, yer sağlayıcı firmalara bazı alan adlarına yer sağlamayı 
durdurmayı söylemiş, sonra da vazgeçmiştir. Bir kamu kurumunun inandırıcılığı 
ve ciddiyetini taşımayan bu kanunsuz davranışlar dolasıyla özür dileme 
inceliğini bile gösterememiştir. 
Youtube  konusunda   yasağının vergi nedeniyle olduğunu söyleyerek toplumu ve  
Cumhurbaşkanını yanıltmıştır. İnternet Kurulu ile birlikte artık iyice ayıp 
haline gelen youtube yasağına hülle ile bir gecekondu çözümü bulmuştur. Bir 
danışıklı döğüşle ilgili videolar önce kaldırılıp sonra tekrar konmuştur. Böyle 
bir kurumun yaptığı her şeye şüphe ile bakmak ve saydamlık ve katılım istemek 
en doğal hakkımızdır! Twitter ve facebook'u yasaklayan,  yurt içi profilini 
tasarlayan ekibin uzmanlığı merak etmemek elde değil.

Yapılan yargısız infazdır!
BTK  dünya üzerindeki 525 milyon web içinden çocuklar için beyaz liste, aileler 
için kara liste oluşturacaktır. Hangi bilimsel yetkinlikle, hangi süreçlerle 
bunu belirlediğini açıklamalıdır? Böyle bir uygulama, bir yönetmeliğe dayanarak 
yapılamaz. Yasal bir dayanağı olsa  bile yargı dışında hiçbir kurum, yargılama 
yapmadan, savunma almadan yasaklama kararı veremez. Bu yönde kararlar, yasal 
olarak düzenlense bile hukuki olamaz; hukukun evrensel ilkelerine, temel insan 
haklarına, ifade özgürlüğü ve ticaret hukukunun ana ilkelerine aykırıdır.

Filtre temel haktır ama devletin merkezi filtresi  sansürdür

Devletin ne usulle olursa olsun, mahkeme kararı olmadan, beyaz ve kara liste 
oluşturması yanlıştır. Esas olan yurttaşın kendi listesini kendisinin 
belirlemesidir. Devlet, Sivil Toplum Kuruluşları, Üniversiteler öneriler 
oluşturabilir. Yurttaşın özgür iradesiyle kendi filtresini belirlemesi esastır.

Filtrenin seçimlik oluşu sansür olduğu gerçeğini değiştirmiyor.  Demokratik, 
hukuk devletinde işin doğrusu budur. Bilindiği gibi Avrupa Adalet Divanı  
Servis Sağlayıcılara  Filtre empoze etmenin insan haklarına  ve dolasıyla  AB 
hukukuna aykırı olduğuna karar verdi. Böylece bizlerin uzunca bir dönem 
söylediğimizi doğruladı.

BTK Ticareti düzenlemektedir !

BTK'nın kendi keyfince yasaklar getirmesi ticareti düzenlemektir. Sadece 
yurttaşın bilgilenme hakkı, ifade hakkına değil, eğlenme ve ticaret yapma 
hakkına da karışmaktadır. AB'den ve Dünya Ticaret Örgütünden gelecek 
eleştirilere hazır olun!

 Ne Yapılmalı ?
Sorunun çözümü insanı temel alıp, diyalog, öğrenme ve kendini geliştirmekten 
geçiyor. Devletin yasakçı refleksinden kurtulup, insana güvenen, fikir ve ifade 
özgürlüğünü temel alan, farklı ve aykırı düşünceleri yeşerten, bir toplum 
yaratmaya çalışmalıyız. Merakı, bağımsız davranmayı, sorumluluk almayı, 
sorgulamayı, girişimciliği teşvik etmeliyiz. 
Bilgi Toplumunun bireyleri böyle bireyler olacaktır. BTK’nin temsil ettiği 
sansürcü bakış açısı, Türkiye'nin AB projesiyle, dünya ile bütünleşme 
çabalarına, “bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” dedirtecek kadar ters 
düşmektedir.

Çocuk profili bir yandan pedofilleri çekecek bir ortam oluşturarak, öte yandan 
ana babalara sorumluluktan kurtaran sahte bir güven verecektir. Tabii ki ana 
babalar filtre ve başka uygun yazılımlar  kullanabilir. Çocuklarla diyalog 
kurması, beraber sörf yapması, bilgisayarı evin ortak alanına yerleştirmesi çok 
daha önemlidir.

Devletin, yurttaşı eğitmesi, ona alternatif yazılımlar dağıtması anlamlıdır. 
Ama, kendi belirlediği tek tip listeleri dayatması demokratik ve hukuki 
değildir; hukukun evrensel ilkeleri ve ülkemizin imza attığı uluslararası 
anlaşmalara aykırıdır.  
BTK’nın bu sansürcü refleksi sürdürmesinin en büyük zararı, İnternet 
gündemimizi bu tür göreceli marjinal konular almasıdır. Gelişmiş demokrasi için 
sansürsüz internet bir ön koşuldur. Ülkemiz, dünya Bilgi Toplumu yarışında 
geriye düşmektedir. 

Gelin, İnterneti kendimizi geliştirmek, birbirimizi anlamak, daha katılımcı, 
saydam bir toplum oluşturmak, toplumsal denetimi artırmak, demokrasimizi 
geliştirmek, ülkemizi geliştirmek için kullanalım! Uygulanan yasaklar ve  
filtreleme sistemi, demokrasimizin gelişme düzeyi ve ülkemizin Bilgi Toplumu 
düzeyini belirleyecektir.
İnternet Yaşamdır, Sansürlenemez!

Mustafa Akgul  
INETD YK Baskani
CE'70 MAth/OR '74
-- 
Mustafa Akgul <[email protected]>
_______________________________________________
Linux-sohbet mailing list
[email protected]
https://liste.linux.org.tr/mailman/listinfo/linux-sohbet
Liste kurallari: http://liste.linux.org.tr/kurallar.php

Cevap