Merhaba,
Aslında tartışmaya katılma niyetinde değildim. Ancak keyifli gittiğini
görünce girmek istedim.
Öncelikle, yıllardır Linux kullanmış biri olarak bir-iki noktaya
değinmek doğru olacaktır diye düşünüyorum. Esasen, FOSS (Free and
open-source software) kültürü yıllardır alışılagelmiş yazılım
ekosisteminin canına okudu diyebiliriz. Ne yaptı? Öncelikle büyük
şirketler bir tekel yaratıp onun üzerinden bütün dünyaya kendi
ürünlerini zorunlu kılmaktaydı. Son bir kaç yıldır ofis programlarının
üzerine dönen kavganın temeli de buna dayanmakta. Kendini, daha doğrusu
ekonomik modellerini çağa uyduramayan şirketler gittikçe büyüyen ve
çeşitlenen internet hizmetleri (applications, services, etc.) karşısında
çaresiz duruma düştüler ve konumlarını korumaya çalıştılar. Bundan daha
5-6 yıl öncesine kadar insanların büyük çoğunluğu 2 ayrı platform
dışında bir başka platform olduğunu düşünmüyordu. Bilinen bu iki
platform da bir şekilde kendilerine çeşitli pazarlar yaratmıştı (son
kullanıcı bazında). Microsoft = Ev kullanıcıları için ideal,
Apple/Macintosh = Grafik işleri yapan profosyoneller için ideal. Tabi
sermaye bu hiç bir şeyle yetinmiyor, zamanla Mac cephesi özellikle
donanım tasarımlarını daha çekici bir hale getirerek (bir yandan da yeni
teknolojiler üreterek iphone, ipad, etc.) son kullanıcıya "ben
güvenliyim, her işini yapabiliyorum" mesajı veriyordu. Peki bundan sonra
ne oldu? Her zaman için sektörün karanlık yakasında gösterilen/görünen
insanlar/gruplar bir anda büyüyen verilerin bahsi geçen 1-2 şirketin
teknolojisi ile yönetilemeyeceğini/şekillendirilemeyeceğini ortaya
koydu. Bir çok sahipli (kapalı kaynak kodlu, lisansı kamuya ait olmayan)
teknoloji bir anda kapılarını açık kaynak dünyasına açtı (hatırlarsınız
Java, Erlang, etc.). Bunun nedeni hem daha az maddi kaynak ile bu
teknolojisinin gelişmesini sağlamak hem de artık üründen değil ürüne
verilecek olan servisten/eğitimden/destekten para kazanılabileceğini
görmeleri oldu. Kısacası artık sermaye = bilgi olmuştu. Bu süreç hala
devam ediyor. (hatta kendi içinde enterasan ekonomik modeller de
yaratıyor BigData, Cloud, Google v.s.)
Peki bu tartışma ile bunların ne alakası var? Tam da o noktaya
geliyorum, dostlar izninizle. Kullanıcılar, bilgi paylaşımının artması
ile alternatiflere çok daha rahat ulaşabilir bir duruma geldi.
Microsoft'un en son keşfettiğini sanırım bizim camiadan
(Free/Net/OpenBSD, Linux, etc.) sonra ilk keşfeden şirket Apple oldu:
Artık kullanıcılara cicili bicili bi şeyler vermek yetmiyor, iş eninde
sonunda stabilitede ve hızda yatıyordu. Bu bütün ölçekteki kullanıcılar
için geçerliydi, son kullanıcı, profosyonel, geliştirici v.s. Bu
noktadan sonra bu şirketin ürünleri giderek gerçekten stabilitesi yüksek
ürünler olmaya başladılar. İlk uzun süreli mac deneyimim bir mac airbook
ile oldu. Bir sebepten ötürü 1 hafta bende kalan alet 3 gün günyüzü
görmemiş küfürler eşliğinde kullanıldı. 6. gün sahibine biraz daha bende
kalsa ne olur ki? diye soruyordum. Sonunda ilk teknolojik harcamamı bu
alet üzerine yapmaya karar verdim. Bu süreçte ciddi bir kayıt stüdyosu
kuruldu temeline imac ve macbook konularak, pc/windows ortamından göç
eden arkadaşlar ilk ay acaba yanlış mı yaptık derken şu anda her
konuştuğumuzda teşekkür ediyorlar. Cubase gibi bir yazılımı ve bunun
gibi binlercesini Linux ortamına port ettirecek bir kitleye sahip
değilseniz insanlar Microsoft'tan kaçtıklarında karşılarına tek bir
seçenek çıkıyor. Bu insanlara "abi bak, Linux'ta bunun muadili şu hatta
dosyalarını import edip kullanabilirsin de" dediğinizde, size tek cevap
veriyorlar ulan bunun bilmem ne ayarı nerede? İnsanlar kendilerini bir
anda sağ tarafta direksiyonu olan bir arabanın içinde buluyorlar. Bu
nedenle, bu tarz profosyonel yazılımların alternatifinin olması güzel
ancak yeterli değil, kesinlikle değil. Bu süreçte gördüğün tek şey oldu
gerçekten, yazılım ile donanım aynı dili ne kadar iyi konuşuyorsa o
kadar stabil bir ortam oluşuyor. Bu da geliştirici/üretici olarak bizim
aradığımız en önemli şeydir sanırım. Ancak, tabi unutulmaması gereken
bir şey de var önemli olan sadece yazılımı geliştirip kaynak kodlarını
açık bırakmak değil, çoğu zaman yazılımı hangi ortamda geliştirdiğiniz
de önemli olabiliyor. Şahsen elimden geldiğince camia desteği alamayan
ortamlardan uzak durmaya çalışıyorum. Ancak, bunu yaparken de
stabiliteden ve performanstan ödün vermiyorum. Yıllarca NetBeans
kullandım, çevreme tavsiye ettim, kurdum, anlattım şu anda Sublime ile
yoluma devam ediyorum örneğin. Umarım canınızı sıkmamışımdır, sürç-ü
lisan ettiysek affola.
Selamlar.
On 04/12/2013 04:59 PM, EKREM KARACA wrote:
Not: Geçenlerde iş yerine iki adet basit makina aldık. Makinaya 700 TL
verirken Win 7 Home Premium işletim sistemine 240TL vermek çok ağrıma
gitti!!!... :(
Sene 2005, Temmuz ayı... İlk bilgisayarımı 1090 tlye almıştım, Hiç
unutmam; faturada makinenin fiyatı 923 tl ama xp home CDsine 167 tl
ödediğimizi görmüştüm. Zoruma gittiği için aklımdan hiç çıkmadı. Hem
de hiç!
Not 1: İyi ki o CDyi kırdım, yoksa Linux ile asla tanışamayacaktım :D
Not 2: İlk mesajlarda geçen Dell XPS Developer Edition'dan almayı çok
istiyordum. Ta ki, global sitedeki 1549$ etiket fiyatını görene kadar x(
--
Kolay gelsin,
Mucip:)
Kolaysa başına gelsin...
Ekrem x(
_______________________________________________
Linux-sohbet mailing list
[email protected]
https://liste.linux.org.tr/mailman/listinfo/linux-sohbet
Liste kurallari: http://liste.linux.org.tr/kurallar.php
_______________________________________________
Linux-sohbet mailing list
[email protected]
https://liste.linux.org.tr/mailman/listinfo/linux-sohbet
Liste kurallari: http://liste.linux.org.tr/kurallar.php