Merhaba

ben de sohbete bir köşesinden dahil olayım, 
Öncelikle şunu belirteyim, uzmanlığım sistem yönetimi değil, yazılım geliştirme.

Bu kadar zahmete dizüstü bilgisayarınızı çalışır durumda tutmak için 
girmediğinizi varsayıyorum, kişisel bilgisayarda sadece verilerinizin yedeğini 
almak yeterlidir bence. Bu veriler resimler, libreoffice dokümanları vb. 
olabilir. En zorlu senaryoda bir NAS cihazı alır basit bir rsync scripti yazar 
cron a bağlarsınız.

sunucu tarafına gelirsek, bence burada istediğiniz şey standard dışı bir durum 
olduğu için sorun yaşıyorsunuz.

Normal şartlarda, “yedekleme", yedeklemeye çalıştığınız senaryoya özel 
olmalıdır, öncelik sistemi kurtarmadan önce, sistemi sürekli çalışır halde 
tutmak bence.
Bir örnek vermem gerekirse, 

bir uygulamanız var, bu uygulama arkada dört tomcat uygulama sunucusu, mongo 
sunucuları, redis, iki nginx web sunucusu ve bir fiziksel load balancer 
cihazından oluşsun.

Dikkat ettiyseniz bu uygulama katmanı, bu katmanda yedeklilik zaten uygulama 
sunucular seviyesinde sağlanmış, örneğin 4 app serverden herhangi birinin 
başına birşey gelirse kimsenin haberi bile olmaz (hatta sistem yöneticisinin de 
haberi olmayabilir, o yüzden monitoring önemlidir:))

birden fazla sunucu, redundant güç kaynakları, hatta birden fazla rack kabinet 
üzerinde şase yedekliliği de sağladınız, veritabanı yedeklerinizi düzenli 
alıyor, yazılım geliştirme yaşam döngüsünü oturtmuş ve uygulamalarınızı ona 
göre yaygınlaştırıp sistemlerinizi izliyorsunuz, network switchlerinizde de 
yedeklilik var ama yetmiyor, hatta tier-3 seviyesinde veri merkeziniz bile var 
ama felaket kurtarma istiyorsunuz, bu durumda, coğrafi olarak yedeklilik 
düşünebilirsiniz, bir tane de konyaya benzer sistemi kurarsınız. 
Tebrikler, ufak bir uygulamanız vardı, artık coğrafi yedekliliğiniz, 
jeneratörleriniz, upsleriniz, network cihazlarınızın yedekliliği, veritabanı ve 
sanallaştırma çözümleriniznn yedeklerini almak için LTO yedekleme üniteleriniz, 
firewall, IDS ve IPS sistemleriniz, yedekli hatta belki aynı anda birden fazla 
operatörden aldığınız internet hizmetleriniz, fiziksel güvenliği sağlamak için 
özel güvenlikleriniz, 24 saat veri merkezini izleyen elemanlarınız oldu :)

Bütün bunların yerine, bulut çözümlerini de kullanabilirsiniz tabii ki, 
ihtiyacınız kadar alır, çok daha az ödersiniz.

sunucularda sanallaştırmadan hoşlanmadığınızı söylemişsiniz, fakat ben 
sanallaştırmayı geçtim, yeni projelerimde mümkünse bulut içerisinde, değilse 
kendi sistemlerimde container tabanlı bir yapı kurmaya çalışıyorum (docker 
olarak anahtar kelime verebilirim)

Bir küçük anıyla noktalayayım, 

bir şekilde üzerinde veritabanı çalışan sunucudan (maalesef açık kaynak değil) 
bazı sistem dosyaları da dahil olmak üzere silmeyi başarmışlar (rm -rf / belki 
de:)) çalışan başka bir sistemden ve rpm depolarından dosyaları kopyalayarak 
birkaç restart ile o sunucuyu çalışır hale getirmeyi başarmıştım yarım gün 
içerisinde. Demem odur ki, linux tabanlı sistemlerde, "mavi ekrana düşüyorum, 
güvenli kipte de açılmadı formatı basmam lazım başka çaresi yok (!)” demeden 
önce pek çok çözüm bulunabilir. 

iyi çalışmalar dilerim


> On 17 Oct 2017, at 12:06, Cerem Cem ASLAN <[email protected]> wrote:
> 
> "Sistem" ve "koşan uygulamalar" derken tam olarak nasıl bir ayrımdan
> bahsettiğimizi anlayamadım. Bana sorsanız "sistem zaten koşan
> uygulamalardan oluşur" derdim, belki belki sanal makinaları bunun
> dışında bırakmak gerekirdi.
> 
> Sistemi sanallaştırmak her zaman çözüm olamıyor maalesef. Şahsen
> sanallaştırma işini oldukça da gerilimli buluyorum. Mesela virtualbox
> hatası verip durduğu için açılmayan sunucularınız oldu mu? Benim oldu
> :) Dosya kurtarmaya kalkmak da oldukça sıkıntılı oluyor. Yani
> sanallaştırma bir seçenek, fakat bir Alex değil.

_______________________________________________
Linux-sohbet mailing list
[email protected]
https://liste.linux.org.tr/mailman/listinfo/linux-sohbet
Liste kurallari: http://liste.linux.org.tr/kurallar.php

Cevap