Merhaba,

Bu konuda herkesin görüşü farklıdır öncelikle; her yiğidin farklı bir
yoğurt yeme yöntemi var. Bu nedenle bunlardan size en uygun olanı sizin
seçmeniz gerekecek nihayetinde.

Bana göre Apple bilgisayarlarının avantajları şunlar:

   - Tasarım
   - Donanım/yazılım uyumu; asla bu uyum konusunda sıkıntı yaşamayacağınızı
   biliyor olmak
   - Dizüstü bilgisayar kullanıyorsanız trackpad fareyi unutturur,
   alışırsınız, bırakamazsınız
   - iMac kullanıyorsanız bir süre sonra o ekrana alışınca başka bilgisayar
   istemezsiniz
   - Trend setter (Türkçe'sini bilemedim) olması
   - Unix türevi olması sebebiyle Linux alışkanlıklarının çoğunu devam
   ettirebilmeniz
   - (büyük şirketler tarafından) Linux'dan daha fazla yazılım desteği
   görmesi
   - App Store üstünden yazılım kurup kaldırma (geliştiriciyseniz bu pek
   fark etmiyor hayatınızda)
   - PHP, Apache, MySQL, git, Python, Java vb. bir çok şeyin kurulu gelmesi
   (sürüm sorunu oluyor bir süre sonra gerçi ama güncellemeleri takip
   ederseniz sorun olmaz herhalde)
   - Otomatize işleri yapmak için Automater var; sürükle - bırak yöntemiyle
   inanılmaz işler yapabiliyorsunuz. Atıyorum fotoğrafları al, küçült, şuraya
   koy, şuraya gönder vb. sayısız işi sadece sürükle - bırak ile
   yapabiliyorsunuz
   - Yazılımların birbiriyle uyumu konusunda OS X gerçekten çok başarılı

Dezavantajları:

   - Paket yöneticisi yok. 3. parti paket yöneticileri var ama her
   yazılımdan çifter çifter geliyor bu kez de.
   - Paket yöneticisi kullanmazsanız özellikle yazılım bağımlılıkları
   başınıza bela oluyor
   - Tamamen özgür değilsiniz; FLAC vb. müzik dosyalarını çalmak için çok
   fazla takla atmanız gerekiyor iTunes kullanmak istiyorsanız. iTunes
   ölçüsünde yeterince iyi bir medya oynatıcısı da yok diyebilirim Songbird,
   VLC vb. uygulamalar dışında.
   - Bir bug vs varsa Apple'ın yama/güncelleme çıkarmasını beklemek
   zorundasınız

Geliştiriciyseniz; Linux'u gerçekten arıyorsunuz bir çok konuda.
Debian/Ubuntu kullanan geliştiriciler genelde pek aramayabiliyorlar. Paket
yöneticisi kurup ya da direk kaynak kodundan bir çok uygulamayı kurup
geçebiliyorlar. Eğer benim gibi titizseniz ve bilgisayarınıza gereksiz yere
bir şeyler yüklemek istemiyorsanız benim yöntemim şu:

Virtualbox içerisinde bir sürü sanal sunucum var. Baz bir sanal sunucu
yaratıp bunu çoğaltarak çeşitli görevleri yapan sanal sunucular
yaratıyorum. Biri Python geliştirme makinesi oluyor, öteki PHP, öteki
WordPress, öteki VPN sunucusu vs.. Virtualbox'ı yöneten komutlar da olduğu
için ufak Bash tanımları yazdım. vm star yazınca; starbucks adını verdiğim
sanal sunucu başlıyor mesela. Sonra SSH ve SSHFS üstünden bilgisayarıma
bağlayıp istediğim editörle (SSH üstünden vim yapabiliyorum zaten ya da
Sublime Text 2 ile SSHFS üstünden klasör yapısında kullanıyorum) geliştirme
yapıyorum. SSH içerisinden de git ile sürüm kontrolü yapıp, geliştirme
sunucusunu kontrol ediyorum. Bu yapılandırma beni senelerdir götürüyor ve
en güzel yanı esnek olması. Bir sanal sunucu bozulursa silip baştan
yaratabiliyorum ama bilgisayarım her zaman aynı hızda ve kararlılıkta
çalışıyor. Tabii ki bunu yapabilmek için en az 4 GB belleğe sahip olmanız
iyi olur.

Bazı arkadaşlarım OS X'e belli başlı geliştirme araçlarını kurup (ki Ruby
vs de kurulu geliyor galiba) vagrant kullanıyorlar geliştirme için. Aynı
hesaba geliyor aslında ama ben bağımlılık vb hiç bir şey kurmak istemediğim
için vagrant'ın yaptıklarını kendim yapıyorum. Bir kez baz sanal sunucu
imajlarını yaratınca zaten bir daha uğraşmıyorsunuz pek.

Bu arada Virtualbox ile sanal Arch Linux'lar kullanıyorum. Bu, neredeyse
hiç (hissedilir) yük bindirmezken; eski şirketimde kullandığımız CentOS
sanal sunucu bilgisayarımın anasını ağlatıyordu; belki bizim yaptığımız
ayarlardan kaynaklanıyordu, bilemiyorum.

Bazı arkadaşlarım Mac'e sanal Linux kuracaksam neden Mac alayım ki
diyorlar. Onlara da hak veriyorum. Ancak Mac'i alınca zaten en başta
saydığım avantajlar için alıyorsunuz. Tasarım, trackpad vb ince düşünülmüş
detaylar ve aldığınız makinedeki genel uyum sizi bir süre sonra kendine
öyle bir alıştırıyor ki; bir PC'ye kurduğunuz Linux size eskisi kadar cazip
gelmiyor. En basitinden DKMS denen şey olmadan (ki hala bir çok dağıtımda
yok) harici bir sürücü yüklediyseniz (örneğin broadcom_wl) ilk major
çekirdek güncellemesinde o sürücüyü de tekrar derlemeyi unutursanız
internetsiz kalabiliyorsunuz. Ya da NVIDIA sürücüsünü güncelleyince aniden
X'in açılmadığına tanık olabiliyorsunuz. Evet; bu sorunlar hep olmuyor ve
çoğu Linux ile ilgili de değil ama gerçekten yaşadığımız şeyler bunlar.
Uğraşmayı da seviyoruz doğrusunu söylemek gerekirse ama bir süre sonra
artık insana zor geliyor. Arada GNOME 3'ü özlediğimi hissediyorum. Ama bir
PC almak bana gerçekten korkutucu geliyor. Hala hiç bir PC üreticisinin,
Apple'ın yaptığını yapamadığını görmek gerçekten garip.

---
Quis custodiet ipsos custodes?
_______________________________________________
Linux E-Posta Listesi
[email protected]
Liste kurallari: http://liste.linux.org.tr/kurallar.php

Bu Listede neden bulunduğunuzu bilmiyorsanız veya artık bu listeden gelen 
e-postaları almak istemiyorsanız aşağıdaki bağlantı adresini kullanarak 1 
dakika içinde üyeliğinizi sonlandırabilirsiniz.
https://liste.linux.org.tr/mailman/listinfo/linux

Cevap