Merhabalar,
Biliyorum alâkasız ama yaklaşık bir yıl önce aldığım sonyericsson marka telefonum tuhaflaştı. Yetkili servislerine verdim telefonu. Yaklaşık 20 gün ve telefon görüşmeleri ile muhtelif yazışmalar sonucunda telefonumu değiştirmeye karar verdiler. Verdikleri kararı teknik servislerinin web sayfasında gördüm. Telefonum ericsson marka telefonların en incelerinden biriyken önerdikleri telefon teknik özellikleri daha iyi ama en kabalarından biriydi. Hem telefon ettim hem de elmek gönderdim, telefonumun muadili olan ince telefonlardan birini (model belirterek) göndermelerini istedim. Şimdi posta işlemcimi açtığımda sonyericssondan gelecek elmeği görmeğe can atıyorum. Tamam istediğin telefonu vereceğiz dediklerini okuduğum anda mutlu olacağım ama aynı zamanda listeden gelen elmek göremezsem mutluluğum azalacak. Bu iletiyi yazarken bir yandan da "tarihin arka odası" adlı programı izlemekteyim. Konuk Türk Tarih Kurumu Başkanı. Kurum yayınlarından alanlar varsa bilirler, kitabın baskısına dair bilgiler verildiği sayfada anlaşılması neredeyse imkansız bir kod vardır. Murat Bardakçı o kodun ne olduğunu TTK Başkanına soruyor. Başkan belli ki bilmiyor ama bir türlü "bilmiyorum" diyemiyor ya da demiyor. Oysa "bilmiyorum" demek "özür dilerim" demekten çok daha kolay. Adil'in elmeğine Hüsrev'in yanıtları ve sonuncusunda Yunus'un: "Derviş Yunus bu sözü eğri büğrü söyleme/Seni sigaya çeken bir Molla kasım gelir. " dizelerine nazire yaparcasına kendi Molla kasım'ı olup kendini sigaya çekmesi ve TTK Başkanının yapamadığını yapması, alkışlanacak bir durumdur; liste sakinine de yakışan budur. Ayrıca Hüsrev unutmuş olabilir ama sadece benim sorunlarıma önerdiği çözümlerle bile listenin en verimli sakinlerinden biri olmayı çoktan hak etmiştir. Kanımca liste salt pardus sorunları içermemeli. Bunu tartışsak iyi olur diye düşünüyorum. Niçin liste çözüm desteği yanında "dayanışma" içermesin? Niçin yazan için oldukça önemli fikirlerin paylaşıldığı bir ortam olmasın? İlgimizi çekmeyen iletilere yanıt vermeyiz olur biter! Örneğin Hüsrev yanıtlarından ilkinde kullandığı "söylediklerimi mutlak doğrularmış gibi hiçbir zaman yazmadım ki vahiy geliyor olsun" ibaresine karşılık "bu sözünden hareketle vahiylerin mutlak doğrular içerdiğini kabul etmemiz mi gerekir" diye sorsam ve yeni bir tartışma konusu yaratsam fena mı olur? Bu konu "görev yöneticisinin" silinmesi dolayısıyla panelin karışmasına çözüm bulmaktan daha az mı önemlidir? Kanımca liste çözüm üreten birim olmasının yanında farklı fikirlerin uçuştuğu bir dayanışma listesi olsa iyi olur.
Derim... windows illetinden kurtulalım... Sağlıklı uzun ömür dileklerimle... Hasan _______________________________________________ Pardus-kullanicilari e-posta listesi Listeden çıkmak için http://liste.pardus.org.tr/mailman/listinfo/pardus-kullanicilari adresini kullanın. Listeye iletmek istediğiniz soruları [email protected] e-posta adresine gönderin. Liste mesajlarında arama yapmak için http://liste.pardus.org.tr/arama web sayfasına gidin.
