03-02-2012 23:18 tarihinde, emre erdoğan yazdı:
Arkadaşlar merhaba.
Erkan Tekman'ın bloğunda okuduğum "Benzin Bitti Paşam" yazısına
ilişkin 38 yorum'dan Pardus konusundaki eleştirileri derledim :
1) Fazla içe kapalı kaldı, tanıtımı iyi yapılmadı
2) Çok para harcandı ve ortaya buna değecek bir şey çıkmadı
3) Çoluk çocuk takımından oluşturulan geliştirici takımının yapacağı
iş bu kadar olur. Bazı geliştiriciler doktorasını projede tamamladı!
4) Zaten mevcut işletim sistemlerini Türkçe'ye tam adapte etmek ve
onların yolundan ileremek varken, Amerika'yı nden yeniden keşfettik?
5) Kullanması çok zordu. Bir ses kartını bile tanımıyordu. Tanıtmak
için sabaha kadar uğraşıp gecemi heba ettim. En sonunda uzman bir
bilgisayar kullanıcısı olarak Windows'a geri dönmeye karar verdim.
6) Bu kadar devlet desteği ve kalabalık bir ekiple nasıl başarısız
olunur, hayret etmemek mümkün değil
7) Bence bu projedeki tek sorun imaj sorunudur.
8) beceremediniz pardusu da turk zihniyetiyle yonettiniz eş dost
yandaş mantığıyla projede çalışanların seçilmediğini kanıtlayabilirmisiniz
9) Demek ki neymiş, "özürgür yazılım"ın dili, dini, ırkı, olmazmış.
"milli/ulusal/yerli işletim sistemi" diyerek reklam yapmanın,
faşistliğin kimseye yararı olmuyormuş, hele projeye hiç katkısı
olmuyormuş. Sponsor bulmakta, devlet'deki cahil yöneticileri
kandırmakta eminim işinize yaramıştır.
10) Pardus geliştiricileri "küçük dağları biz yarattık" diye ortaya
çıktıkları ilk etkinlikte, soru soranları terslemeseydi belki gerçek
geliştirici kitlesinin desteğini alabilirdi.
11) KDE seçimi bence başlangıçtaki hataydı.
12) sakıncası yoksa aldığınız destek miktarını ve ödenen maaşları
açıklayabilir misiniz? Topluluk olarak hiç bir şeyden habersiz
insanları milli işletim sistemi ile kandırdınız! Acaba kaç kişi
kullanıyor? Hangi devlet kurumu kullanmaya başladı? Elinize yüzünüze
bulaştırdınız güzel projeyi, yazıklar olsun. Halkın ödediği vergileri
hiçbir şeyden habersiz çaylak geliştiricilere, reklam ve eğitim
kuruluşlarına harcayarak yok ettiniz.
İki numaralı yorumu olduğu gibi aktarıyorum:
Alperen Seckin diyor ki:
01 Ocak 2012, 03:28
batırdınız kocaman projeyi bir de çıkıp burada espri yapmaya
çalışıyorsunuz. devrim arabasını yapanlar gerçekten ürettiler sizin
ürettiğiniz birşey yok biraz dil desteği hepsi o kadar samimice bunu
itiraf edin. ulusal işletim sistemi kriptoloji diyerek fikri olmayan
insanları özellikle de okur yazarlıkları yetersiz insanları seçmenizde
bundandı neyse ki bitti. devletin size ayırdığı ve sizin yandaş eğitim
reklam şirketlerine ayırdığınız harcadığınız haksız yere kazanç elde
eden insanlara yanarım o paraları bu millet verdi bunun hesabını da
gün gelip devran döndüğünde vereceksiniz. sıkıysa bu mesajımı
yayınlayın ve gerçekten samimi iseniz mali tabloları maaşınızı
çalışanların ve reklamcı eğitimci dediğiniz kuruluşlara ayrılan
bütçeyi devletten alınan desteği açıklayın. ama o samimiyet yok sizde.
bir de burada espi yapıyorsunuz linux sizin yüzünüzden kötü biliniyor
artık sağolun. mali harca
maları açıklamalısınız yoksa siz de duble yola mı harcadınız o paralar
bizim yani halkın ve halkın ne olduğunu bilmesi lazım.
Arkadaşlar şu halimize bakın Allah aşkına!
Projenin bu kadar düşmanı varmış da bunca zamandır sesleri çıkmıyormuş.
Linux işletim sistemiyle bir arkadaşım sayesinde 2004 senesinde
tanışmıştım. Arkadaşım Slackware kullanıyordu. Benim için zor
olacağını söyleyip Debian kullanmamı söylemişti.
Windows'un yanıbaşına nasıl kurulacağını öğretti. Ancak kurulumlarda
dikkatsizliğimden dolayı defalarca veri kayıplarına neden olan
sıkıtılar da yaşamıştım. Yani diski komple uçurduğum zamanlar çok oldu :)
Debian iyi güzeldi ama daha renkli işletim sistemlerinin varlığını
gördükçe içim gidiyor, denemek istiyordum. Ekran görüntülerine
bakıyor, fikir ediniyor, imajını indiriyor, diski uçuruyordum. Ufak
tefek dağıtımlar da dahil ıvır zıvır ne varsa merak indirip kuruyordum.
Arkadaşım beni Debian kullanmaya sevk ederken Ubuntu diye bir sistem
çıkmıştı ve arkadaşımın da takdirini kazanmıştı. (Bu arada bahsettiğim
arkadaşım (Hakan Polatkan) sıkı bir Linux kullanıcısı ve yazılımcısıydı.)
Ubuntuyu tutkuyla benimsedim, tavsie ettim, bir sürü eksik, hata,
yavaşlamalar, formatlar vs... İşimi görüyordu görmesine ama bi şeyler
hep eksik kalıyordu. O zamanlar anlayamamıştım ama şimdi ifade
edebiliyorum, eksik olan şey "Türkçe".
KNOPPIX, Mandriva, SUSE, openSUSE, Fedora, Debian, Ubuntu, Kubuntu,
Yoper, Yellow Dog, Slackware, CentOS, Puppy, MEPIS, Elive, PCLinuxOS
... Kurulan, çalışan bu dağıtımların hepsini ve bunlar dışında adını
bile hatırlamadığım ama merak ettiğim bir sürü ufak dağıtımı da
kurdum, denedim, sildim. distrowatch.com <http://distrowatch.com> en
çok girdiğim sitelerdendi.
Sonra 2005'te Pardus'u duydum, tüylerim diken diken oldu. Gururumuz
olacaktı.
O sene geliştirici ekibinden Onur Küçük'le tanıştım. Çeşitli illerden
30 kişi kadar bir grup İzmir'de biraraya geldi, yemek yedik, sohbet
ettik ve proje hakkında detaylı bilgi sahibi olduk. Umutluyduk, diğer
dağıtımlara kafa tutabilirdi. Hatta en büyük olmaya adaydı benim gözümde.
Çoluk çocuk takımı denilen ekibin tüm ürünlerini en başından beri
kullanıyorum.
Tercihim sade masaüstünden yana olduğu için, KDE 3.5 bana daha uygun
gelmiştir her zaman ve Kurumsal sürüm benim işimi fazlasıyla gördü bu
zamana kadar. Çalıştığım yerde kendi bilgisayarımda yaklaşık 4 yıldır
Pardus kurulu ve sadece iki kere format atma ihtiyacı duydum.
Sonuncusu Kurumsal 2'ye geçmek içindi. 2008 epeyce eskimişti :)
Arkadaşlar, şu yazıyı canım dilim Türkçem ile yazıyorum ve birileri
beni anlıyor. Bu listede sorunlarımıza Türkçe çözümler bulduk. Hata
bildirimlerini Türkçe yaptık ve yanıtlar aldık. Ancak bunun kıymetini
bilemedik.
Diğer işletim sistemlerinin hangisinde bu imkana sahip olduk?
Yukarıda listelediğim eleştirileri yazan arkadaşların birçoğunun Linux
macerasının Pardus'tan ibaret olduğuna eminim. Diğer sistemleri
incelemeden, onlardaki paket sorunlarını yaşamadan, yerelleştirmelerin
başarısının n düzeyde olduğunu bilmeden, kararlı diye çıkan sürümlerin
bile ne gibi sorunları barındırdığını bilmeden yapılan yorumların
sayısı çok.
Merak etmeyen,
Pardus'a inatla Pardüs diyen,
Pardus'u eşe dosta tavsiye etmeyen,
biraz zahmet edip kurulumunu öğrenmeyen,
hadi eskiden dağıtımların destek sayfaları İngilizceydi ama şimdi
Türkçe olduğu halde okumaya üşenen,
bir kez bile yeni sürüm çıkacağında heyecanlanmayan,
web sayfası olup da minik bir banner yerleştirmeyen,
çalışan ya da gönüllü olarak destek verenlere işini gördürdükten sonra
teşekkürü bile çok gören,
Windows işletim sistemi kullanıp da, en azından VirtualBox ile bir kez
olsun Pardus'u denemeyen,
karşılaştığı problem karşısında çabucak yılan,
bilgisayar uzmanı (!) olup ses kartım çalışmıyor diye sabaha kadar
uğraşan ama 10 liralık başka bir ses kartını sisteme takmayan,
yurtdışında Pardus'u ilk çıktığı zamanlardan beri kullanıp övgüler
yağdıran yüzlerce insanın yorumlarını okumayan,
Pardus yönetimine "FAŞİST" diyen,
Windows kullanıp, "KDE baştan hataydı" diyen,
Ian Murdock'ın 1973 doğumlu olduğunu ve Debian Manifestosunu 1993
yılında yazdığını bilmeden büyük projeleri ancak orta yaş üstü
insanların oluşturacağına inanan,
"Gitti vergilerimiz, yazık oldu paralarımız" edebiyatı yaparken,
yıllardır büyük yazılım ve donanım şirketlerinin okulları ve devlet
dairelerini nasıl sömürdüğünü bilmeyen/unutan,
ağaç yaşken eğilir sözünü düstur edinen yazılım şirketlerinin
okullarda öğrencilere kendi sistemlerini aşılayıp, sonra genç
beyinlerin ofislere pahalı yazılımları nasıl aldırdığını düşünmeyen,
gururumuz dediğimiz F16'ların yazılımlarının Eylül 2011 tarihine kadar
kontrolümüzde olmamasından dolayı işlevlerini kontrol edememizin
yarattığı sıkıntıyı hesap edemeyen,
aynı paralellikte düşünüldüğünde bütün devlet kurumlarında ve birey
kullanıcılarımızda kaynak kodunun her bir satırına hakim olduğumuz
işletim sisteminin ne kadar önemli olduğunu anlamayan,
"beceriksiz Türk zihniyeti" kompleksini kafasından atamayan,
soru sormasını bilmeyen, cevabı dinlemeyen,
hiç empati yapmayan,
bir şey üretmediği/üretemediği halde üretileni desteklemeyen tüm
arkadaşlar için üzülüyorum ve sitem ediyorum.
Bakış açılarının bir gün değişmesini ümit ediyor, inadına Pardus
kullanmaya devam ediyorum.
Bundan sonra yeni sürüm çıkmasa bile, antika arabamla sokaklarda
kendimce havalı havalı geziyormuş gibi hissedecek durumu gelsem bile,
"hala o eski püskü pantolonu mu giyiyorsun" tadında eleştirileri
sistemim için söyleyecek olsalar bile yılmadan, vazgeçmeden Pardus
kullanacağım.
Projeye en başından beri gönül veren herkese selam olsun.
Teşekkürler...
Emre Erdoğan
_______________________________________________
Pardus-kullanicilari e-posta listesi
Listeden çıkmak için
http://liste.pardus.org.tr/mailman/listinfo/pardus-kullanicilari adresini
kullanın.
Listeye iletmek istediğiniz soruları [email protected]
e-posta adresine gönderin.
Liste mesajlarında arama yapmak için http://liste.pardus.org.tr/arama web
sayfasına gidin.
Duygu ve düşüncelerimi bu kadar ifade edecek bir yazıyı ben dahi
yazamazdım.Siteminize yüzde yüz katılıyorum.Hiçbirşey yapmayı bırakın
Pardusun herhangi bir alınmış resmini dahi görmemiş insanlar sanki bu
işin kurucusuymuşçasına boş boş konuşmaktalar.Beni en çok yıkanda bu
olmuştur.Ben kendi öz kuzenimden biliyorum.Geçenlerde Pardus hakkında
konu açtım ve bana dediki "yeni grup(geliştiriciler) çok az çalışıyordu,
çalışmalarından hiç memnun değildim.Bence bitirilmesi doğru bir
karar.Bir diğer linuxlara bak birde bize" dedi.Hangi yeni grup
dedim.Grup değişti de benim niye haberim yok.Bu arada kuzenim hayatında
Pardus bir yana herhangi bir linux dağıtımı bile kullanmamış, kurmamış
sadece memleket ziyaretlerimde benim dizüstü bilgisayarımda kısıtlı bir
bakışla ben kullanırken görmüştür.Malesef insanlar herşeye önyargılı ve
onlara acımaktan başka birşey yapamıyorum...
_______________________________________________
Pardus-kullanicilari e-posta listesi
Listeden çıkmak için
http://liste.pardus.org.tr/mailman/listinfo/pardus-kullanicilari adresini
kullanın.
Listeye iletmek istediğiniz soruları [email protected]
e-posta adresine gönderin.
Liste mesajlarında arama yapmak için http://liste.pardus.org.tr/arama web
sayfasına gidin.