On Tue, Feb 07, 2012 at 06:18:35AM +0000, Coskun AKTAS wrote: >Ekteki linkte Koray Löker neden pisi paket sisteminin seçildiğini açıklamış. >Yanlış anlamadıysam iki önemli nedeni var. Pisi sayesinde dosya alanı ekonomik >kullanılmış ve paketlere Türkçe desteği sağlanmış. Bunlar hala Pisi'yi savunmak >için yeterli mi? Debian'ın deposunda yaklaşık 36.000 paket gördüm. Pardus >deposunun çok çok üzerinde. Biz Pardus kullanıcılarını en çok bu konuda >eleştiriyorlar. Bugünün koşullarında Piside ısrar etmek ne kadar mantıklı? >Debian deposu kullanarak yola devam etmek bu saatten sonra çok mu zor? Tasmadan >vazgeçildiği gibi Pisi'den de vazgeçilemez mi? Paketlerin Pardus'ta çalışmasını >sağlamak için harcanacak zamanı başka işler için ayırmak doğru olmaz mı? > >Açıkçası Pardus'un bugünlerini gördükten sonra bu paket sisteminin seçilmiş >olmasının bir hata olduğunu düşünüyorum. Bugün paket sistemimiz pisi yerine >diğer iki paket sisteminden biri olmuş olsaydı kimse Pardus'un biteceğinden >endişe duymazdı. Mevcut iki büyük depodan biri ile yola devam edilirdi. Şimdi >ise yazılımcıların piside paket yapması için yalvarır durumdayız. Bu paket >yönetim sistemi nedeniyle hazır yapılmış bulunan paketleri kullanamıyoruz.
Pisi "neden seçildi" zamanlarında yoktum, ama o zamanlar bir çok paket sisteminde görülen hataları gidermek ve yeni bir şey ortaya koymak için tasarlanmıştı. Aslında TÜBİTAK altında yapılabilecek en güzel şeyi yapıp, yani yeni ve anlamlı bir fikir üzerinden bir ürün ortaya çıkartmışlardı. Metadata ve inşa işlemlerinin ayrı tutulması, Koray'ın söylediği gibi UTF konusu bir avantajdı. Kolayca paket üretilebilen bir paket sistemidir PİSİ(örneğin RPM veya DEB paketlemeye baktıysan bu fark daha iyi anlaşılır). Örneğin Archlinux'un kullandığı PACMAN paket sistemi de nevi şahsına münhasır bir paket yönetim sistemi. Onunla paket yapmak da kolay ve bir çok Archlinux kullanıcısı severek kullanır. Camia'da bunu sahipleniyor daha da katmaya çalışıyor. Kimsenin aklına DEB ya da RPM olsun gibi bir fikir gelmiyor (kötü anlamda söylemiyorum, sadece durumu anlatmaya çalışıyorum :)) Tabi şimdilerde özellikle 64bit mimari desteklemelerin sonunda bir kaç çıkmaza girdiği de oldu (örneğin mimariye has paket bağımlılığı, özellikle Skype ve Wine gibi paketlerde bu zorluklar çıkarttı). PACMAN'deki gibi betikvari bir sistemimiz olmadığı için "hacky" çözümler üretemedik, daha sağlam ve temeli olan iyileştirmeler yapmak zorundaydık. Geliştirici sayısının eksikliği, başka diğer problemlere zaman ayırmak da bunları hep geciktirdi (neden geciktiği hakkında bir blog yazısı yazmıştım [1]). Ayrıca her daim sadece "bir" PİSİ geliştirici olması da işleri zorlaştırdı. Fakat zamanla senin de gözlemlediğin gibi bir çok "yeni paket" cevabına yanıt veremez oldu. Aslında aramızdaki çoğu geliştirici için bir paket hazırlamak ve bunu sunmak kolay bir şey, ama insanların üzerindeki yük buna engel oluyordu. Örneğin sadece benim 300'ün üzerinde paket sahiplihim vardı. Bunların güncellemesi, bakımı bir yana bir de bunlardan oluşan hataları çözmek için de vakit ayırmak gerekiyordu. Tabi diğer başka şeyler (Ekran kartları, X11,vs..) gibi şeyler bunların dışındaydı. Koray'ın blog yazısında değindiği aslında bir çok ihtiyaç için yeterli. Fakat ilerisi için PİSİ'ye el atılması ve varolan eksikliklerin giderilmesi gerekiyor. Yoksa bu saydığımız sorunlar her daim olacaktır. [1] http://blog.arsln.org/neden-wine-64bit-paketi-pardus-2011-depolarinda-yok/ -- Fatih Arslan _______________________________________________ Pardus-kullanicilari e-posta listesi Listeden çıkmak için http://liste.pardus.org.tr/mailman/listinfo/pardus-kullanicilari adresini kullanın. Listeye iletmek istediğiniz soruları [email protected] e-posta adresine gönderin. Liste mesajlarında arama yapmak için http://liste.pardus.org.tr/arama web sayfasına gidin.
