Akif Emre Bizden olanlar siyaseti
Mevcut siyasi iktidarın büyük ölçüde yaslandığı toplumsal kesimin kültürel ve ekonomik yapısından hareketle yapılan analizlerin büyük ölçüde topluma yabancılaşan aydın/seçkin kesimin önyargılarıyla malül olduğuna önceki yazıda değinmiştik. Entelektüel miyopluk siyaseti yorumlamada ideolojik ve statüden kaynaklanan önyargılarla birleşince siyaseti ve toplumu anlamlandırmaktan çok yeni çatışma alanları üretiyor. Seçkinlerde zaten varolagelen topluma ve onun kültürüne yabancılaşmanın doğurduğu kafa karışıklığının benzeri durum, bir türlü anlaşılamamaktan şikayet eden geniş kesimler için de geçerli. Mevcut iktidarla olana ilişkilerini daha önceki olumsuz örneklere bakarak olumlayan, meşrulaştıran kolaycılık topluma yabancılaşan seçkinci tavır kadar sorunlu. Fakat burada dikkat çekilmesi gereken husus bunun siyaseten durduğu yeri kayganlaştıran, ilkelerini, iddialarını, taleplerini öteleyen bir duruma dönüşmesidir. 'Müslümancı siyaset' tarzı toplumsal talep ve siyasal ilkelerin yerine sessizce ikame edilen renk belli et-meyen bir siyasal tutumdur. Bu anlamda Müslümancı siyasetin İslamcı olmayan hatta İslamcı her türlü siyaset tarzından feragat eden muhafazakarlığı meşrulaştırcı bir araçsallığa dönüştüğü de söylenebilir. Bu durumun her zaman bilinçli olmasa da siyasete yansıması "bizden olanların iktidarı"nın kendiliğinden iyi olacağı ön kabulüne dayanan bir tür aşiret dayanışmasını çağrıştırır. İslamcılık yerine geliştirilen 'Müslümancı siyaset' tarzının bizzat bu kitlelerin, Müslümanlıklarından dolayı siyasal taleplerini erteleyen, hatta bu taleplerini elinden alan bir işlev gördüğü söylenebilir. Müslümancı siyaset, İslamcılık yerine geliştirilen iddiasız ve tutarlılıktan yoksun ilkesiz iktidar mücadelesine dönüşebilir.. Müslüman kimliği ile yürütülen siyasetin kendiliğinden iyiyi, doğruyu garanti edeceği şeklindeki bir ön kabülü içerdiği gibi aynı zamanda da vicdani rahatlamayı sağlıyor. Reddettiği söylem yerine ikame edilen bu şekilsiz tarzı siyaset, ideoloji yokluğu ve yoksunluğunu kapatan/gizleyen tutum sağ-muhafazakar dile karşılık gelmektedir. İslamcı söylemin Türkiye'de nasıl bir siyasal pratiğe tekabül ettiği tartışılabilir, burada söz konusu olan şey onun yerine bir siyaset tarzı olarak ortaya çıkan 'Müslümancı siyaset'in Müslümanlıklarından dolayı mağdur olmuş, talepleri olan kitlelere neye malolduğudur. Müslümancı siyaset kısa süreli deneyimde göstermiştir ki değerden bağımsız bir iktidar mücadelesine dönüşebilmektedir. Müslümanların kendilerinden ya da kendilerine yakın gördüklerinin iktidar olmasıyla sınırlı tuttukları siyaset anlayışının kaba bir oportünizme dönüşmesi, siyasal taleplerin geri çekilmesine paralel gelişen bir olgudur. Hiçbir siyasi mücadele insandan, toplumdan bağımsız düşünülemeyeceği gibi değer yargılarından bağımsız bir iktidar mücadelesi de söz konusu değildir. İslamcı söylemi denemeden, geliştirmeden reel şartlarda geçersiz sayıp kendini bir tür klan mücadelesine indirgeyen ve kendi gibi olanlarla paylaşmaktan başka bir ilkelilik göstermeyen siyaset tarzının adı olsa olsa pragmatizmdir. İslamcılık yerine bir dayanışma söylemi, refleksi olarak ortaya çıkan Müslümancı siyaset tarzı ideolojik çelişkisini fark edemeyecek kadar iktidara ayarlıdır. Dış politikadan iç siyasete, toplumsal taleplerden kültür politikalarına kadar her alanda değerlerinden koparılan kitleler kolayca dünya sistemine eklemlenebilmiştir. Teorik olarak kapitalizmi sorgulamaya yatkın beyinler neoliberalizmi sorgusuz uygulamaktan çekinmiyorsa, dini bütün insanların işbaşına gelmesiyle sınırlı siyaset erbabının da küresel kapitalizmin taşıyıcısı olmayı içine sindirmesi kaçınılmazdı. Varlık sebebi sayılması gereken taleplerinin takipçisi olmak yerine kendinden olanların iktidar taleplerini önceleyen pragmatizmin hikayesidir Müslümancı siyaset… Bu siyaset tarzı her türlü uzlaşmaya, tavize yatkın bir ruh halidir. İlkeleri ve siyasal taleplerini kendinden olanların iktidarı adına geri çekmeye hazır, tutarlılıktan yoksun bir eklemlenme siyasetidir. Bu siyaset tarzı iktidar ilişkilerinin çürütücü cazibesi karşısında ilke ve ahlaki kaygılarını bir kenara koyarak dinden beslenen kültürün şekillendirdiği kitlenin sekülerleşmesi demektir. Her türlü güç ve iktidar mücadelesinin amaç ve ilkelerden bağımsız mümkün olduğunu gösteren klan siyasetini, muhalif bir siyasetin sisteme entegre edilmesinin kısa tarihi olarak okumalı. Bu anlamda ulusal sistemi de dönüştüren küresel sistemin başarı hanesine yazılabilir bu kısa tarih. 29 Ağustos 2008 Cuma 00:00 tarihinde kurrt kurrt <[EMAIL PROTECTED]> yazdı: > *YAŞAR PAŞA NE ALDI, * > > *GİDERKEN GERİDE **NE BIRAKTI ?* > *** > > > **Erdal Sarızeybek* > > ***Emekli Jandarma Albay* > **** > > > Yıl 2006. Aylardan Ağustos. Orgeneral Yaşar Büyükanıt Genelkurmay Başkanı. > Şimdi yıl 2008 ve Yaşar Paşa 30 Ağustos'ta emekliye ayrılacak. Haklı olarak > kendimize şu soruyu sorabiliriz; terör ne idi şimdi ne oldu? > > > Bu soruya kalben vereceğimiz cevap Yaşar Paşa için tarihe düşülecek > notların da kısa bir özeti olacaktır. > > > Katılmadığınız hususlar var ise yazınız, samimiyetle cevap vereyim. > > > 1. Yaşar Paşa göreve geldiğinde PKK'nın ERNK siyasi cephesi dernek, büro, > vakıf, federasyon ve konfederasyon şeklindeki teşkilatlanmasıyla Avrupa > ülkelerinde açıktan açığa faaliyet göstermektedir. > Yaşar Paşa giderken sayılan bu siyasi cephe aynı şekilde faaliyetlerini > sürdürmektedir. Aradaki belki yegane fark; bu dönemde teröristler gemiyi > azıya almış, AB çatısı altında kırmızı bültenle aranan Gülabi Dere'yi > Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın karşısına çıkarmak > cüretini dahi göstermişlerdir. > > > 2. Yaşar Paşa göreve geldiğinde PKK ayın organı Roj TV yayınlarını > kesintisiz Avrupa'dan sürdürüyordu, şimdi de sürdürüyor. > PKK'lı teröristler gurbetçilerimizin ekmek parasına göz dikip haraç > topluyorlardı , şimdi de topluyorlar. > PKK'lı teröristler siyasi mülteci adı altında Avrupa'da cirit atıyorlardı, > şimdi de atıyorlar. Teslim edilen bir tane dahi hain yoktur. > > > *3. Sonuç olarak Avrupa cephesinde Yaşar Paşa gelirken de giderken de yeni > bir şey yoktur, her şey eskisi gibi süregelmektedir. * > ** > > > 4. Yaşar Paşa göreve başladığında PKK'lı teröristler Kuzey Irak > dağlarındaki Kandil, Hakurk, Basyan, Avaşin ve Zap kamplarında eğitim ve > öğretim görüyorlardı. Şimdi de görüyorlar. > Bu kamplarda kış aylarında terörist miktarı 2500-3000 arasında değişiyordu, > şimdi de aynısı. > Bu kamplardaki teröristler bahar aylarında Türkiye'ye giriş yapıp eylem > gerçekleştiriyorlardı, şimdi de yapıyorlar. > Baharla kış arasını Türkiye'de geçiren teröristler sonbahardan itibaren > karakollara taciz yaparak Kuzey Irak'taki kamplarına çekiliyorlardı , şimdi > de çekiliyorlar. > Örgütün sözde lider kadrosu Karayılanlar, Fehmanlar, Bayıklar diye > sıralanıyordu, şimdi de aynı şekilde sıralanıyor, örgütün lider kadrosunda > zayiat yok. > Teröristler sınır boylarındaki kaçaktan haraç alıyorlardı, şimdi de > alıyorlar. > *Sonuç olarak terörist, kamp, lider kadro, eylem taktikleri, şehitler > açısından bakıldığında Doğu cephesinde yeni bir şey yok, her şey eskisi gibi > devam ediyor.* > *** > > > *5. Yaşar Paşa göreve geldiğinde hainlerin DTP adında siyasi kanadı, > Baydemir adlarında belediye başkanları vardı, şimdi de var. > DTP'li milletvekilleri terörist kanaatiyle Meclis'e girmişti, hala > ordalar, değişen bir şey yok. > DTP ve yandaş belediye başkanları PKK ve bölücü başı lehine slogan > atarlardı, şimdi de atıyorlar. Üstelik Türkiye'yi bölmek istediklerini artık > açık açık söylüyorlar, üstelik de Ankara'nın göbeğinde teröristler için > saygı duruşu yapıyor, Dağlıca'da askerimizi nasıl şehit ettiklerini güle > oynaya marşlar söyleyerek anlatıyorlar, müdahale eden yok. > *Sonuç olarak Yaşar Paşa gelirken DTP ve yandaş belediye başkanları ne ise > şimdi de aynı, üstelik Yaşar Paşa geride daha da azgın bir işbirlikçi > kadrosu bırakıp gidiyor. * > > *** > > > *6. Yaşar Paşa görevi teslim alırken tarihimize kara leke olarak yazılan > bir çuval olayı ile aldı askerimizi ama giderken; yine tarihimize ikinci > çuval olarak geçen Dağlıca baskını, üçüncü çuval > olarak geçen Aktütün baskını, belki de dördüncü çuval olarak geçen emekli > komutanların terörist olarak tutuklanmasıyla askerimizi sahipsiz bıraktı. > Dağlıca baskınında şehitlerimiz kanı yerde kaldı. Aktütün basınında > şehitlerimizin kanı yerde kaldı. Her iki baskında da Irak'a harekat > yapılmadı, her iki baskında da teröristler kaçtıkları yere kadar takip > edilmedi. > *Sonuç olarak Yaşar Paşa bir çuval kara lekesiyle aldı ama geride üç > çuvalın onur ve şeref kırıklığını bırakarak gidiyor.* > > > 7. Yaşar Paşa Türkiye Cumhuriyetine yakın ve ağır irtica ve bölücülük > tehdidiyle görevi teslim aldı ama giderken Türk milletini görülmedik düzeye > erişen bu iki ağır ve yakın tehditle baş başa bıraktı. > > > 8. Yaşar paşa bir çuval olayı ile morali bozuk bir asker teslim aldı, > giderken daha da morali bozuk bir asker bıraktı. > ** > > > *Peki şu soruyu bana sorabilrsiniz, Yaşar Paşa hiçbir şey yapmadı, evet > yaptı. Söyleyeyim:* > ** > > > 1. 12 Nisan konuşmalarıyla Türk milletini tehditlere karşı uyardı, bize > tehdit değerlendirmesi yapmasını öğretti, ABD ve AB'nin tuzaklarını açığa > çıkarak ne tedbir alınması gerektiği konusunda bize bilgi verdi ama bu > tehditleri yok etmek askerin göreviydi, şimdi siz cevap verin irtica, PKK ve > Barzani tehdidi bitti mi bitmedi mi? Geride ne bıraktı Yaşar Paşa? > > > 2. Irak'a operasyon yapılması şart dedi ama yapmadı. > > > 3. İrtica tehdidini ağırlaştıran bu hükümettir dedi ama tavır almadı. > > > 4. ABD PKK'yı, AB PKK'yı besliyor dedi ama bu ülkelere karşı tavır > alınmasını sağlayamadı. > > > 5. Dağa çıkış sürecini durdurmak gerek, dağda terörist öldürmekle bu iş > bitmiyor dedi ama hükümetin dağa çıkış sürecini durdurmak için gerekli > tedbirlerin almasını sağlayamadı. > > > 6. Biz peşmerge ordusu değiliz, biz kimseden emir almaytız dedi ama Zap > harekatından sonra Irak'a harekat yapmadı, üstelik teröristler 9 Mayıs'ta > Aktütün karakolumuza saldırmasına rağmen teröristleri takip için emir > vermedi, Irak'a kapsamlı bir harekat yapmadı. > > > 7. Barzani tehdittir dedi ama MGK'nda Barzani ile görüşmelerin yapılmasına > ilişkin alınan karara imza attı. > > > 8. Ulusalcılık Atatürkçülüktür dedi ama Emniyet genel müdürlüğünün hukuka > aykırı bir şekilde yaptığı *'* *ULUSALCILIK TEHDİTTİR'* değerlendirmesine > ses çıkarmadı, MGK'da bu konunun gündeme gelmesinisağlamadı. > > > 9. İki emekli orgeneralin terörist olmadığını bilmesine rağmen bu iki > orgenerali polislerin alıp gitmesine ses çıkarmadı, tutuklanmalarına ses > çıkarmadı. > > > 10. Türkiye bölmeyi rüyalarında görenler kabusla uyanır dedi ama şimdi > Türkiye bölünmeye doğru gidiyor. > > > 11. Şehit acısını bize çektirenler bu acıların kat be kat fazlasını çekecek > dedi ama biz çektiğimizle acılarla kaldık, bize bu acıları çektirenler şimdi > ABD'li askerlerle birlikte Saddam'ın sarayında göbek atıyor, Kerkük'te > Türkmenleri öldürüyor, hükümet sözcüsünün deyimiyle hainler Avrupa'da cirit > artıyor. > > > *Ben kişisel olarak kırgınım Yaşar Paşaya ama kişisel, özel bir konu > aramızda. ** > *Ben emekli bir asker olarak kırgınım Yaşar Paşa'ya, söyledikleri ile > yaptıkları birbiriyle örtüşmedi, bizi hayal kırıklığına uğrattı. > > > Ben Türk milletinin bir evladı olarak kırgınım Paşa'ya, tehdidi bizi > gösterdi ama tehdidi yok etmeden aksine daha da ağır bir şekilde bize > bırakıp gidiyor. > > > *Ben Atatürk'ün evladı olarak kırgınım Yaşar Paşa'ya*, bu siyasi zihniyet > döneminde Atatürk'e çok kurşun attılar, bizi minicik göğsümüzü siper etmeye > çalıştık ama o güçlü gövdesini siper etmedi. *Gazi Paşa'ya, Gazi Paşa'yı > yaralı olarak bırakıp gidiyor.* > ** > > > *Ben çocuklarımızın geleceği adına kırgınım Yaşar Paşa'y*a, Barzani > tehdidini yok etmemekle çocuklarımızın ülkemizin geleceğini tehlike içinde > bırakıp gidiyor. > Duydum ki 400 bin Avro'ya zırhlı bir araca binecekmiş Yaşar Paşa. Hayırlı > olsun, güle güle binsin. > > > Peki biz, peki çocuklarımız, peki ülkemiz, peki varlığımzın, kimliğimizin, > Türk varlığı ve Türk kimliğini yok edilmesi için sağımızda solumuzda > bombalar patlarken > > Yaşar Paşa'nın gönlü nasıl rahat edecek o zırhlı aracın içinde? > > > Biz bu garip halimizle varlığımızı Türk varlığına adar iken Yaşar Paşa > emekli olup sahil kenarında nasıl güneşin batışını seyredecek, ben görevimi > yaptım, huzurluyum, diyerek? > > > En önemlisi ben çocuklarıma söz konusu vatan olunca sen, ben, biz önemli > değiliz, önemli olan vatan hizmettir derken, Yaşar Paşa torunlarına ne > diyecek, bizim gibi insanlarla olur ya sokakta karşılaşırsa yüzümüze bakıp > ne söyleyecek? > > > Ben ölürken görevini yapmış bir insan huzuruyla öleceğim ama ülkemizi ve > çocuklarımızı bu ağır tehditlerle karşı karşıya bırakmış olmaktan gözüm açık > gidecek, bunu biliyorum. > *Peki ya Yaşar Paşa ?* > *ELİNE YÜREĞİNE SAĞLIK ERDAL KOMUTAN.* > *BEN DE İKİ KELAM EDEYİM:* > *YAŞAR PAŞA GENELKURMYBAŞKANLIĞI SÜRESİNCE;* > *1.E- MUHTIRA YAYINLADI ARDINDA DURAMADI.A.GÜL M.KEMALİN MAKAMINI İŞGAL > ETTİ.* > *2.AKP NİN SEÇİMLERDEN 1. PARTİ OLARAK ÇIKMASINI SAĞLADI.* > *3.ASKERİN GÖREVİ SADECE REJİMİ KORUMAK DEĞİLDİ ÜLKE > SOYULURKEN,CUMHURİYETİN TÜM KAZANIMLARI HARAÇ MEZAT SATILIRKEN SADECE > SEYRETTİ.* > *4.LAİKLİK VE TÜRBAN ARASINDA GİTTİ GELDİ.POLİTİKA ÜRETEMEDİĞİ GİBİ BU > SEMBOLLERİ AKP NİN SÖMÜRÜ ARACI HALİNE GETİRDİ.* > *5.TAMAMEN AMERİKANIN KULU OLDU.PUTİN İN BECERDİĞİNİ BECEREMEDİ.* > *6.TARİH YAŞAR PAŞAYI YAZMAYACAK.ÇÜNKÜ YAZILACAK HİÇ BİR ŞEY YAPMAYARAK > TÜRK DEVLETİNİN 2 YILINI HEBA ETTİ.* > *7.Kİ <http://7.xn--ki-sub>M BİLİR 1 AY SONRA ERGENEKON OPERASYONLARININ > YAPILMASINA MÜSADE ETTİĞİ İÇİN ABD NİN HİMAYESİNE ALINARAK SİVİL OLARAK > NADİDE GÖREVLER ÜSTLENECEKTİR.* > > -- > Söylediklerinize dikkat edin;Düşüncelere dönüşür... > Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür... > Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür... > Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür... > Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür... > Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür... > Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür... > "GERİ ZEKALI MANDA KAFALILARIN YÜZÜNDEN,YÜCE TÜRK MİLLETİNİ HELAK EYLEME > ALLAHIM" > "TÜRK,İHANETİ UNUTMAYAN VE DE UNUTTURMAYANDIR" > > > > > > --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~ You received this message because you are subscribed to the Google Groups "borsamorsa" group. To post to this group, send email to [email protected] To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED] For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/borsamorsa?hl=en -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
