Habercilikte devrim *(!)*
Sonunda bu da oldu. Devlet Bakanı Mehmet Şimşek konuşmadan, onun ağzından
haber yazmışlar. İşte tartışma yaratan haber ve Bakan'dan gelen yalanlama...


[image: Habercilikte devrim (!)]

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'in''Tekstilde Yeni Değişim-Dönüşüm Stratejisi
Toplantısı''nda gündeme gelen konularla ilgili haber hayal ürünü
çıktı.  Mehmet Şimşek, geçtiğimiz Çarşamba günü gerçekleşen ''Tekstilde Yeni
Değişim-Dönüşüm Stratejisi Toplantısı''nda, YTL'nin değeri ve kura ilişkin
sektör temsilcileri arasında yaşandığı iddia edilen diyalogların ''tamamıyla
hayal ürünü olduğu ve gerçeklerle bağdaşmadığını'' bildirdi.

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek yaptığı yazılı açıklamada, bugün bazı
gazetelerde toplantıya ilişkin haberler yer aldığını ve bu haberlerde sektör

temsilcileriyle kendisi arasında YTL'nin değeri ve kura ilişkin diyaloglar
yaşandığının yazıldığına dikkat çekti.

Şimşek açıklamasında şunları kaydetti: ''27 Ağustos 2008 tarihinde TÜİK'teki
toplantıya atfen bugün bazı gazetelerde çıkan 'İşte Gizli Zirvedeki Kur
Kavgasının Tutanakları' ve 'Tekstil Zirvesinde Bakanların Aşırı Değerli YTL
Tartışması' başlıklı haberler ve haberlerde geçen şahsıma yönelik ifadeler
tamamıyla hayal ürünüdür ve gerçeklerle bağdaşmamaktadır.

Kapalı kapılar ardında gerçekleşen bu toplantıda, sektör temsilcileriyle
yapıldığı iddia edilen diyaloglar kesinlikle yaşanmamıştır, söz konusu
haberleri yalanlıyoruz.''

*BUGÜNKÜ REFERANS'TA YER ALAN VE BAKAN ŞİMŞEK'İN YALANLADIĞI HABER ŞÖYLE:*

Hükümetten uzun bir süredir teşvik bekleyen tekstil ve hazırgiyimci,
bakanlarla yaptığı sürpriz zirveden hayal kırıklığıyla ayrıldı. Devlet
Bakanı Mehmet Şimşek'in, düşük kurdan yakınan sektör temsilcilerine "YTL'nin
bugünkü değeri çok doğrudur. Hatta belki daha da kontrol edilmesi
gerekebilir. Hem şikâyet ediyorsunuz, hem ihracat sürekli artıyor. Demek ki
bu iş gidiyor" sözleriyle yanıt vermesi tekstilcilerde soğuk duş etkisi
yarattı.
Tekstil, hazırgiyim ve deri sektörleri temsilcilerinin katıldığı sürpriz
zirve Ankara'da çarşamba günü Devlet Bakanı Nazım Ekren koordinatörlüğünde
bazı bakanlar ve TOBB bünyesindeki 58 sektör meclis başkan ve
temsilcilerinin katıldığı 4. Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası'nın ardından
gerçekleşti. Nazım Ekren toplantı sonrasında bu sektörlerin temsilcilerine
"toplantı sonrasında gitmeyin" notu gönderdi.

*İki bakan destek çıktı*

Sürpriz davete hükümeti temsilen Devlet Bakanı Nazım Ekren, Hazineden
Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi
Güler, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer
Çağlayan katıldı. Zirvede tekstilden Halit Narin, Abdülkadir Konukoğlu,
Atilla Bağçuvan, İsmail Gülle, hazırgiyimden Aynur Bektaş, Hikmet
Tanrıverdi, Umut Oran ve Ahmet Nakkaş, deriden Hakkı Matraş, Melih Çelet,
Lemi Tolunay, Ender Yazıcıoğlu ve ev tekstilinden Erol Türkün yer aldı.
Ayrıca TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve TİM Başkanı Oğuz Satıcı'nın yanı
sıra bazı müsteşar ve üst düzey bürokratlar da katıldı.

Akşam 21.00'den gece yarısı 02.00'a kadar süren zirvede, üç sektör
temsilcisi de "düşük kur"dan yakındı. Zirvenin başlangıcında Ekren, "Emek
yoğun sektörlerinin sıkıntılarını biliyoruz. Devlet olarak bu sektörlere
ayrıcalık yapmamız mümkün değil ama sizi de bu darboğazdan çıkarmak için
kolaylıklar göstermek istiyoruz. Herkes beklentilerini söylesin" diye
konuştu. Sektör temsilcileri tek tek söz alarak düşük kur, yüksek işçilik ve
üretim maliyetlerinden yakındı. Konuşmalarda, tüm sektör mensuplarının ortak
talebi ise kurlarda ihracatçı lehine düzeltme oldu. Sektör temsilcileri,
dolar kurunun 1.30'lar seviyesine çekilmesinin kendilerine rahat nefes
aldırabileceğini söyledi.
Zirvenin can alıcı tartışmaları bu noktada başladı. Devlet Bakanı Kürşad
Tüzmen, dünyada bu tür örnekler olduğunu söyleyerek ihracatçılara destek
çıktı. Tüzmen, Brezilya, Şili, Meksika ve Portekiz gibi ülkelerin ekonomi
politikasını ihracat modeli üzerine oturtarak çok önemli gelişmeler
sağladığını söyledi. Türkiye'de de ekonomi modelinin ihracata dayalı bir
hale dönüştürülebileceğini de ekleyen Tüzmen, kurların ihracatçı lehine
dengelenmesinin uygun olabileceğini belirtti. Zafer Çağlayan da bu görüşe
destek vererek, "Ben de sanayicilikten geliyorum. Kurların gevşetilmesi,
sanayiciye rahat nefes aldıracaktır. Aksi ise istihdamı negatif yönde
etkileyecektir" diye konuştu.

*Şimşek kızdırdı*

Sektör temsilcileri ve iki bakanın ardından söz alan Hazineden Sorumlu
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'in ifadeleri ise zirvede soğuk duş etkisi
yarattı. Şimşek, "Arkadaşlar, hepiniz yanlış düşünüyorsunuz. Böyle olamaz.
YTL'nin bugünkü değeri çok doğrudur. Hatta belki daha da kontrol etmesi
gerekebilir" dedi. Bakan Şimşek ayrıca, "Hem şikayet ediyorsunuz, hem
ihracat sürekli artıyor. Demek ki bu iş gidiyor" dedi. Şimşek, kurla
oynandığı takdirde Merkez Bankası'nın bağımsızlığı tartışmalarının gündeme
geleceğini belirterek, "Varsayalım Merkez Bankası'nı ikna ettik. O zaman da
ithalat girdileri daha çok pahalı olacak, petrol ve enerji fiyatları daha da
fırlayacak" dedi.

Bakan Şimşek'in bu sözleri üzerine zirvede ilk sert çıkışı Aynur Bektaş
yaptı. Bektaş, "Sayın Şimşek, söylediklerinizi duymak istemiyorum, anlamak
da istemiyorum. Çok yanlışsınız. Dolaylı olarak 9 bin kişiye istihdam
sağlıyoruz. İki bini kadrolu. 7 bin kişiye ise fason üretim yaptırıyorum.
Bunlardan ortalama beş bin tanesi ise kayıtdışı. Ne yazık ki bu durum
Türkiye'nin gerçeği. Herkesin malumu. Ve müdahele şansımız yok. Türkiye'nin
şartları böyle oldukça da, bu durum değişmeyecek. Böyle çalışılmaya devam
edilecek" dedi.

*Kur için yapacak bir şey yok*

Bektaş'ın ardından İsmail Gülle "İthalat girdileri artacak diyorsunuz ama
girdiler şu anda zaten çok. İç piyasadaki üretici zaten üretim yapamamaktan
şikayetçi" derken Oğuz Satıcı da sert tepki göstererek "Kuru unutun
diyorsanız, ihracatı da unutun. Sektör artık yangın yeri. Ya kurla ilgili
çözüm ya da biz erimeye devam edeceğiz" diye devam etti.

Tartışmalar sonrası Devlet Bakanı Nazım Ekren, "Bu verileri kısa süre içinde
gözden geçireceğiz.. Raporları en yakın zamanda Ekonomi Koordinasyon
Kurulu'nda ele alacağız. Üç sektör için de elimizden geleni yapmaya
çalışacağız ama kur ile ilgili yapabileceğimiz bir şey yok" dedi.
Toplantının bitiminde Bakan Şimşek tüm katılımcıların elini tek tek
sıkarken, yine hepsine ayrı ayrı, "Yanlış düşünüyorsunuz" dedi.


*EKONOMİSTLER NE DEDİ*

*Fatih Özatay
Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı*

*En doğrusu faizin düşeceği ortam yaratmak*

"Kurun düşmesi için büyük müdaheleleri sık sık yapmak lazım. Bu durumda da
piyasaya çok fazla YTL çıkacak. Bu da enflasyonu artıracak. İhracatçılar
açısından önemli olan nominal kur değil, reel kur. Yani enflasyonun artmadan
kurun artması lazım. Dolayısıyla bu çözüm değil. Çünkü piyasayasa YTL girişi
artacak. Piyasaya bıraktığınız parayı çekmek için de faizleri yüksek
tutmanız gerek

Bu da kısırdöngüye neden olacak. O yüzden ihracatçının istediği
yapılabilirliği şüpheli bir şey. Ayrıca müdahale, oyunun kurallarını
değiştirmek anlamına gelir. Bir yandan dalgalı kur sistemi diyoruz, diğer
yandan müdahale ediyoruz. Bunun dışında dış piyasalar çok karışık. Yeni bir
şok gelebilir. Böyle bir ortamda ihracatçı lehine kur uygulaması, radikal
bir politika demek. Yapmak mümkün değil, yapılması ise böyle bir
konjonktürde çok tehlikeli. En doğrusu, faizlerin düşeceği bir ortam
yaratmaktır. Orta ve uzun vadede rekabet gücünü artıracak politikalarla
ekonomik istikrarı sağlamak lazım.

*Prof. Dr. Seyfettin Gürsel
Bahçeşehir Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi

Maliyet düşürücü reform talep edilmeli*
Kura ihracatçı lehine müdahale, enflasyon ile mücadeleyi zaafa uğratır. Bu
hareket, uzun vadede ihracatı da köstekler. Ayrıca aşırı değerli YTL,
tekstil dışında diğer pekçok sektörü aynı ölçüde rahatsız etmiyor. Bazı
sektörler, ithalatlarını daha ucuz yaptığı için kazançlı bile çıkıyor. Ama
tekstil ve hazırgiyim, kendi içinde verimlilik artışı sağlayamadı ve kura
bağımlı kaldı. Tekstilci elbette köşeye sıkışmış durumda ve bazı tedbirler
gerekiyor. Ama kur üzerine yüklenmek yanlış. Çareler başka yerlerde
aranmalı. Maliyet düşürücü reform talep edilmeli. Bunun yolu da yapısal
reformlar ve bazı kamu harcamalarını kısarak sektörler lehine kullanmaktan
geçiyor. Bu da siyaseten zor manevra. Bunun dışında Doğu'da birçok yerde
fabrikalar kapanıyor, niçin bölgesel asgari ücret konuşulmuyor? Daha radikal
bir sosyal güvenlik reformu yapılarak bölgesel asgari ücret gündeme
gelebilirdi.

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"borsamorsa" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/borsamorsa?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap