Merhaba Diwanxane yoldaslari,

Size yeni yazimi gondermekten onur duyarim. Ku sirove bikin eze kefxwesh
bibim hevalen delal.

*     *     *

Atatürk ile ilgili bir monografi eseri de olan İngiliz yazar Lord Kinross,
Kutsal Anadolu Toprakları adlı eserinde 1951 yılında Anadolu'da yaptığı
kapsamlı geziyi anlatır. Mardin'i anlattığı bölümde yazar, Kürtlerin ve
Arapların, Hristiyan Ermenilerle, Süryanilerle ve Keldanilerle son derece
uyumlu bir birliktelik geliştirdiklerinden övgüyle söz eder. Fakat sözü,
vatan sevmekten insan sevmeye fırsat bulamayan Türk memurlarına getirdiğinde
bu hümanist yazarın yüzü buruşur.



Bundan birkaç yıl önce üç arkadaş Mardin'e gitmiştik. Yanımdaki her iki
arkadaş da İslamî bir cemaate mensuptular. Bir kahvede çay içerken,
kahvehane işletmecisine ünlü bir Süryani manastırına nasıl gidebileceğimizi
sormuştuk da adam tanıdığı bir taksiciyi hemen çağırıvermişti oraya.
Birlikte çay içerken taksici olan amca -son derece iyi giyimli, elli
yaşlarında, gayet bilgece konuşan bir adamdı bu- başından biraz önce geçen
can sıkıcı bir durumu aktardı bize. Morali bozuktu çünkü köydeki arazisini
korucu olan bir grup akrabası gasp etmiş, kendisi hak iddia edince de onu
bir kahvede tehdit edip tartaklamışlardı. Korucuların bütün Kürdistan'da
bunu gelenek haline getirmesi "bazı zinde güçler" tarafından özellikle
isteniyordu. Adam çaresizdi; Allah'ım, bu zulme kim dur diyecekti?



Manastıra doğru yola çıktığımızda bizim yol arkadaşlarından biri bu durumu
devlete şikâyet etmesi gerektiğini söyleyince adam acı acı gülümsemişti.
"Kimi kime şikâyet ediyorsun?" yollu gayet mantıklı açıklamalarına, bilgece
yaptığı çözümlemelere bizim arkadaş aldırmamış, devletin bu haksızlıklardan
haberdar olmadığını öne sürmekte ısrar etmişti. Bunun üzerine adam, arka
koltukta oturan iki arkadaşımın yüzlerini dikiz aynasından dikkatle süzdü.
Sonra önde oturduğum için bana dönerek "olabilir ya; siz eğer JİTEM'denseniz
hemen beni burada indirip şu ağaçların altında enseme bir kurşun
sıkabilirsiniz, biz ölümden korkmuyoruz artık!" dedi. Bunu o kadar acıklı
bir biçimde söyledi ki, ona güven verebilmek adına arkama dönüp arkadaşımın
sözde İslamî, özde millî değerlerine bağıra çağıra küfrettim.



Yazinin Tamami: http://www.beroj.com/h.asp?k=4659&z=t

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
 -  Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane 
grubeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u 
ramanen xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen 
reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji 
teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. 
 -  Grubumuzdaki yazilarin hukuki sorumlulugu yazarlarina aittir. Kurd kultur 
milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her millete saygili olan bu BAGIMSIZ 
grupta ideolojik propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; 
saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara 
oncelik taninir. MODERATORLER: Fatma Zelal, Serger Barî, Xanim Rojda, Mihemed 
Rojbin ANA SAYFAMIZ: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap