*öncelikli not: *Bildiğiniz gibi değerli arkadaşlar, beroj.com'da yazılarım yayımlanmaktadır. Aşağıdaki yazım ise; ""Kürt ve Kürdistanlı yapılara dönük eleştiri ve tartışmaların,süreç ve sonuçları itibariyle Kürt-Kürdistan ulusal mücadelesine katkı sunmadığı" gerekçesiyle yayımlanmamıştır. Ben sitenin bu prensibini saygıyla karşılıyor ve yazımı sizinle paylaşıyorum. Eleştirmek ve özeleştirinin, bizi zayıflatmak bir yana, daha da güçlendireceğine inanıyorum. Saygılarımla...
*ÖCALAN'IN YOL HARİTASINDAN ÖNCE* Bugünlerde "Kürt sorunu" için, bir yandan iktidar partisinin açılımları gündemi meşgul ederken, diğer taraftan Abdullah Öcalan'ın açıklayacağı yol haritası beklenmekte. Daha önceleri 15 Ağustos olarak belirlenen takvim, şimdilik avukatların İmralı'ya "koster bozuk" bahanesiyle ulaşamaması nedeniyle uzadı bilindiği üzere. Fakat geçen hafta basında Öcalan'ın "yol haritası" öncesi açıklamaları yer aldı. Dolayısıyla Öcalan, az çok nelere vurgu yapacağını, ne tür bir çözümü destekleyeceğini kısaca özetlemiş oldu. Üzülerek belirtmeliyim ki ben, Öcalan'dan çok da sağlam ve cesur fikirler çıkacağını düşünmedim ve düşünmüyorum. Gerek mahkeme sürecinde, gerekse zaman zaman avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamalar beni bu düşünceye sevk etti. Gönül isterdi ki, insanların kendine baktığı gibi bir "halk kahramanı", bir "lider" gibi duruş sergilesin ve fikirlerini cesurca açıklasın. Ama dediğim gibi, mahkeme sürecinden itibaren hep devletin eline su döken bir lider profili çizdi. Üstelik geçen hafta açıkladığı özet çözüm önerileri de bu duruşunun devam ettiğini gösterdi. Ben baştan beri akıllı davranılması gerektiği düşüncesindeyim. Çünkü lehimize işleyen ve işleyecek olan bu süreçte akılsızca yapılacak her eylem ve söylem, kazanımlarımızı baltalayacaktır. Fakat akılcı olmak, cesur olmamayı gerektirmez. Yıllardır süren Türk-Kürt kavgasında elbette hakları gasp edilmiş olan, dolayısıyla haklı olan Kürtlerdir. Hatırlanacağı üzere Barzani, kendisiyle yapılan bir röportajda şu harika cümleyi söylemişti: "Eğer bu topraklara barış gelecekse, Kürtlerin Arapları affetmesiyle gelecektir." Bu harika cümleden Arapları çıkarın ve yerine Türkleri koyun, işte Türkiye gerçeğine küçük ama önemli bir ışık tutmuş olursunuz. Dolayısıyla bu süreçte kim Türklerle Kürtleri aynı kefeye koyup eşitlik terazisinde ölçerse, adaletsizlik yapmış olacaktır. Mazlum ile zalimi aynı kefeye koymak kadar adaletsiz ne olabilir? Hal böyle iken, Kürt halk lideri Öcalan'ın açıklamalarına bakarsanız, hemen eşitlik ifadelerini görürsünüz. *"Devlet şunu yapacak ama Kürtler de şundan vazgeçecek"* tarzında olan ve ortada hakem rolünü oynayan bir halk lideri profili çiziyor. Üstelik ve en kötüsü, sık sık yaptığı gibi hiç yoktan DTP'ye kızıyor, onu içeriksiz bir dille uyarıyor; hem de hükümeti ve diğer siyasi partileri uyarmadığı kadar yoğun bir biçimde! Bana kalırsa önce Öcalan'ın yerini belirlemesi lazım; Kürtleri mi temsil ediyor, yoksa devlet ile Kürtler arasında hakemlik mi yapıyor? Gerçi, 15 Ağustos ta yol haritasını açıklayacağını söylediği zaman, "...çözüm olmazsa da tarafsız kalacağım" demişti. Sırf bu cümle bile, durduğu yer konusunda bir izlenim veriyor. Tarafsız kalacağım da ne demek? Yani devlet ile PKK' ye aynı mesafede mi Öcalan? Biri yıllardır savaştığın düşman, diğeri lideri olduğun bir örgüt değil miydi? Bu kadar genel izlenimlerden sonra, geçen haftaki açıklamalarına geçelim dilerseniz. Açıklamadaki en can alıcı cümle şu; *"Kürtlerin her alanda örgütlenmesinin önü açılacak, kendi sporunu, eğitimini, dini örgütlenmelerini, meclisini, belediyelerini yapabilirse kendisi yapacak, kuracak. Hatta kendi özsavunması bile olacak. Kendi ihtilaflarını çözecek bir savunma gücü olacak."* Yani yapabilirse yapacak, yapabileceğimizden emin değil. Ama yine de bu önerinin beni şaşırttığını söylemeliyim. Açıklamada Kürtlerin lehine bir cümle daha geçiyor; *"Devlet Kürtlerin demokratik ulus haklarını tanıyacak".* Hemen devamında *"ama Kürtler de devleti tanıyacak, ondan sonra devlet istediği yerde bayrağını dalgalandıracak, istediği yerde Türkçe öğretecek"* Ve inciler devam ediyor: *"Bana, ABD'nin Barzani'ye verdiği federal yönetim teklif edilse dahi, elimin tersiyle iterim"* Hemen son cümleden başlayayım; keşke Barzani gibi dik duruşunu devam ettiren, halkın isteklerini iyi bilen, kararlı ve kazanımlarından sonra da mütevaziliğini koruyan bir liderimiz olsaydı diye çok düşündüm. Öcalan ise, bu kazanımları küçümsediği gibi özerk yönetim istemediğini belirtiyor, bağımsız bir devlet düşüncesini ise geçmişteki hatalı düşüncelerinden sayıyor. Düşünüyorum da, Barzani'nin kazanımlarını küçümsemesinin kıskançlıktan başka ne sebebi olabilir diye, aklıma sadece yine devletin eline su dökme gayretinden başka bir şey gelmiyor. Keşke Öcalan, barışın ilk şartı olan; "devlet Kürtlerden özür dileyecek" sözünü dile getirseydi. Ve keşke o da beğenmediği Barzani gibi; "Barış gelecekse bu, Kürtlerin Türkleri affetmesiyle gelecek" deseydi. Keşke halk ve örgüt üzerindeki gücünü DTP üzerinde göstermeseydi. Ya da sadece uyarmakla kalmasaydı da, DTP'nin başka neler yapması gerektiğini konuşsaydı! Düşünsenize, her fırsatta eleştirdiği Barzani, özerk yönetim olmakla birlikte, dünya kamuoyunun takdirini kazanmış bir lider. Kürtçenin yanında Türkmence ve Arapça da eğitim verdirmek suretiyle, demokrat ve özgürlükçü tutumunu devam ettirmiş biri. Öcalan ise devletin Türkçe eğitim verebileceğini söylüyor, Kürtçeyi şimdilik es geçiyor. Barzani Güneyde Kürdistan bayrağı dalgalandırıyor, Öcalan devletin bayrağını her yerde dalgalandırabileceğini söylüyor. Sizi bilmem ama ben Barzani gibi bir lideri tercih ederim. Zaten Türk stratejistleri de hop oturup hop kalkarak; "Apo kolay, iş Barzani'yi bitirmekte!" demiyorlar mı? -- Ömer Özkürt --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~ - Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. - Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
