doğru teşiş...
Date: Wed, 21 Oct 2009 12:07:50 +0300
Subject: {Diwanxane} Dağdan indiğin değil, nereye indiğin önemlidir
From: [email protected]
To: [email protected]; [email protected];
[email protected]; [email protected]
Dağdan İndiğin Değil, Nereye İndiğin Önemlidir
Tayfun İşçi
Gerek hükümet yetkililerinin açıklaması gerek se İmralı’dan yapılan
açıklamalar ve gelen barış guruplarının karşılanışındaki uygulamalar,
tarafların belirli bir anlaşma ve uzlaşı içinde olduğunu kanıtlamaktadır. Kürt
tarafı bu girişimin “barış için bir jest ve fedakârlık olduğunu” vurgulamakta
devlet yetkilileri ise “dağdakileri eve döndürme stratejilerinin başarılı
sonucu olduğunu” açıklayıp bundan sonra da 100–150 kişilik guruplar halinde
gelişlerin olacağını açıklamaktadırlar. Yapılan açıklamalarda her iki tarafta
kendi hedefleri doğrultusunda başarılı bir girişim gerçekleştirdiklerini ileri
sürmekteler.
Kürt sorununun barışçıl demokratik ve siyasi çözümünü savunanlar, yaratılan
havaya kendilerini kaptırmadan Barış Guruplarının geliş koşullarını doğru
değerlendirmeli ve ona uygun konumlanmalıdırlar.
Öncelikle Kürt açılımını savunan iktidar “Dağdakilerden suça karışmamış
olanların hiçbir kovuşturmaya mahal olmaksızın gelebileceğini bunun için de her
hangi bir af fa gerek olmadığını” açıklamıştır. “Gelenlerin suça karışmamış
kişiler olduğu” Kürt tarafınca açıklanmıştır. Bu açıdan iktidarın dağdakilerin
dönüşü için yeni bir adım attığı söylenemez.
İktidar, gurupların gelişi öncesinde PKK’ yi ve Öcalan’ı muhatap almayacağını
açıklamıştır. Bu gelişmelere rağmen Muhatap almadığı açıklamalarına da devam
etmektedir. Hatta barış guruplarının sorgulamaları devam ederken, kandile hava
operasyonu düzenlenip Kandil bombalanmıştır. Yeni olan tek şey hükümetin uzun
süredir almış olduğu karar doğrultusunda barış guruplarını tutuklamamış
olmasıdır.”Suça karışmamışların serbest bırakılması hükümetin bu gün aldığı bir
karar değil, uzun zamandır geliştirdiği stratejinin bir devamıdır.
İktidar uzun zamandır “PKK’nin silah bırakıp eve dönmesini” savunmuştur. Bu
güne kadar PKK buna direnmiş “Bizi dağa çıkaran koşullar düzeltilmeden geri
dönüşün olmayacağını” ileri sürmüştür. Bu gün henüz Kürt sorununda somut
demokratik bir gelişme sağlandığı söylenemez. Buna rağmen Barış guruplarının
100–150 kişilik guruplar şeklinde gelmeye devam edeceği açıklanmaktadır. Her
ne kadar KCK merkez yürütme kurulu üyesi Cemil Bayık “demokratik talepler kabul
edilmeden PKK dağdan inmeyecektir” dese de bu gelişlerin devam edeceği yönlü
açıklamalar Kürt tarafından da dile getirilmektedir.
Savaşın zorluklarının, acılarının bilincinde olanlar, bu savaşın bir an önce
sonlandırılması arzusundadır. Ancak savaşı doğuran nedenler ortadan
kaldırılmadığı sürece bu savaş sonlansa da savaşların yeniden başlayacağının
bilincindedirler. Bu nedenle de daha fazla acılar yaşanmadan savaşa yol açan
olumsuzlukların ortadan kaldırılmasını eşit –özgür ve demokratik birliğin bir
an önce oluşturularak savaşsız kardeşçe bir ortamın sağlanmasını isterler.
Savaşı doğuran olumsuz koşullar ortadan kaldırılmasızın topyekûn bir dönüşün
bir çözüm değil, bir tasfiye olduğunu da görmezden gelemezler.
Barış guruplarının gelişi Kürt tarafının barış için üzerine düşeni fazlasıyla
yapmaya hazır olduğunu göstermektedir. Kürt tarafı demokratik bir çözüm için
ruhen ve bedenen hazır olmakla kalmamakta, barış ruhunu Türkiye’ye de taşımaya
çalışmaktadır. Görülen o ki Türk kesiminden birçok çevre de bu ruhtan
etkilenerek barış guruplarını karşılamaya gitmiştir. Bu kuşkusuz olumlu bir
gelişmedir.
Ama sanırım gelenleri karşılama Türkiyeli barışseverler için yeterli bir
davranış değildir. Türkiye barışseverlerinin yapması gereken gelenleri
karşılamakla kalmamalı dağa çıkış koşullarının ortadan kaldırılması için çaba
harcamalarıdır. Somut ve yeterli bir düzenleme yapılmadan gelişleri desteklemek
veya teşvik etmek Kürt özgürlük ve demokrasi hareketine ne olursa olsun dağdan
bir an önce in demekten farklı bir anlam taşımaz. Bununda adı demokratik çözüm
olmaz Kürt hareketinin tasfiyesini istemek olur.
Anlatmak istediğimiz özetle şudur. Kürt hak ve talepleri kabul edilip yasal
güvenceye alınmadan Kürtlerin tek taraflı olarak silah bırakıp dağdan inmesini
savunmanın riskleri çoktur ve gelişecek olumsuz bir durumda Kürtleri savunmasız
bırakmaktır.
Barış guruplarının gelişi neresinden bakılırsa bakılsın Kürtlerin kendi
önderliklerine ve örgütlerine kutsal bir bağlılıkla bağlı olduklarının
kanıtıdır. Yine daha önceki barış guruplarına yapılanlar göz önüne alındığında
ikinci barış guruplarının gelişi de fedaice bir barış girişimidir.
Böylesine bağlılık ve fedakârlığın yaşandığı bir ortamda barış guruplarının
getirdiği önerilere sahip çıkmak ve bu önerilerin bir an önce yaşama
geçirilmesi için tüm demokratlara ve barış güçlerine önemli görevler
yüklemektedir. Bu görevlerin başında yapılması gereken Kürt örgütlü iradesine
saygı gösterilmesini istemek ve Kürt halkının iradesinin muhatap alınıp çözümün
demokratik bir zeminde sağlanmasına çalışmaktır.
Kürt demokrasi hareketi Türkiyeli dostlarıyla buluşmaya gelmektedir. Onlara
kucak açacak gücü, birliği ve ortamı hazırlamak gerekmektedir. Türkiye
demokrasi güçleri bu demokratik buluşmada tarafsız, dışardan bir güç gibi
seyirci olarak kalamaz. Unutulmamalıdır ki gelenler demokrasi için özgürlük
için gelmektedirler. Gelenler bize gelmektedir. Eğer gelmesini istiyorsak
demokratik bir güç olarak kendimize çağırmak görevimizdir. Ne bir demokratik
ortam nede demokratik bir oluşum için çaba harcamaksızın gelin demek,Kürtleri
sisteme katılmaya çağırmaktır. Kürtler sisteme katılmak için değil demokrasiye
katılmak için geleceklerdir. Demokrasisiz bir geliş sisteme dâhil olmaya
geliştir. Türkiye demokrasi güçleri sisteme katılma çağrısında
bulunamamalıdır. Gelişin sisteme değil demokrasiye olması için sistemin
demokratikleştirilmesi için Kürtlerle birlikte demokratik dönüşüm için mücadele
etmelidirler.
Kürtler barışa özlem içinde barış için gelenleri bir bayram havasında
karşılamaktadırlar. Kürtler örgütlü bir irade üzerinden başarılı bir jest
yapmışlardır. Bu jest elbette ki barışı geliştiren bir yaklaşımdır. Kürt
tarafının iradesinin saptırılmaya çalışıldığı bir ortamda Kürt tarafının
Abdullah Öcalan şahsında irade birliğini bir kez daha ispatladığı bir
yaklaşımdır. Bu jest Kürtlerin barışa olan samimiyetini ispat etmiştir. Ve
kutlanmaya değerdir.
Ama Kürtler şunu gayet iyi anlamalıdır. Yaşananlar Kürt sorununun demokratik
çözümünde tarafların anlaştığını göstermemektedir. Ortada dağdakilerin dönüşü
için uygun koşullar yoktur. Bu koşulların oluşturulması için hala büyük çabalar
gerekmektedir. Bu anlayış içinde gereken tedbiri elden bırakmadan günün coşkusu
yaşanmalıdır. Unutulmamalıdır ki dağdan inmek değil nereye indiğin önemlidir.
_______________________________________________
Ücretsiz dinlemek için yüzbinlerce şarkı Kavun'da! Tıkla, dinle.
_________________________________________________________________
Windows Live: Arkadaşlarınız size e-posta gönderdiklerinde Flickr, Twitter ve
Digg'deki hareketlerinizi görürler.
http://www.microsoft.com/windows/windowslive/see-it-in-action/social-network-basics.aspx?ocid=PID23461::T:WLMTAGL:ON:WL:tr-tr:SI_SB_3:092010
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
- Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane
grubeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u
ramanen xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen
reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji
teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin.
- Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki
sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak
bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz
mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger
Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ:
http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---