Son günlerde yaşan olaylar ve bunun üzerine gelişen tepkiler üzerine

bir durum analizi ve tesbiti yapmak gerekiyor sanırım.

Özellikle türklerin yoğun olarak yaşadığı Çanakkale ile türkleşmiş
halklardan

oluşan İzmir şehirlerindeki saldırılar ve linç girişimleri,

genel olarak türk kamuoyunun da nasıl bir duruşa sahip olduğunu ve bu
konudaki tavrını belirginleştirdi

Bu saldırılar belki bir çok kesim tarafından Mhp tabanlı veya şovenist bir
kaç gurubun gerçekleştirdiği lokal eylemler olarak değerlendirilecektir.

Ve bunları bir bütün olarak türklere ve türk toplumuna maletmemin haksız bir
yargı olacağını öne süreceklerdir.

Fakat, şu aşamada kimin ne söylediğinden ve ne yazdığından çok, ne yaptığı
ve hangi yönde ilerlediği önem arzediyor.

Şurası bir hakikattir ki: Türk toplumu 86 yıldır kürtlere yapılan zulmu,
inkarı ve imhayı hiçbir zaman görmek istemediler ve böyle bir vakıadan
haberdar olmak istemediler.

Haberdar olduklarında da, zulme karşı tavır almaları beklenirken ve mazlum
din kardeşlerine sahip çıkmaları beklenirken (ümmet bilinci gereği) onlar
tam tersini yaptılar ve ulül emr olan devleti-ali'lerinin yanında durdular
ve sonuna kadar desteklediler. Bununla da kalmadılar, sistemin bütün
icraatlarını sahiplendiler ve imha politikasını savunur bir pozisyona
geçtiler.

Onlardan beklenen, güçten düşürülmüş muztazaf bir topluma yardımcı olmaları
iken, onlar güçten düşüren müstekbirlere yardımcı oldular ve onların yanında
yer aldılar. Yaptıkları iş ise, sistemin her yaptığına dini bir kılıf bulmak
ve islam üzerinden sistemin yaptıklarını savunulur bir duruma getirmek.

Bu tesbitler, genel olarak türk toplumu için abartılı ve haksız tesbitler
değildir.

Biraz daha özele inersek ve bunu ideoloji bağlamında ele alacak olursak,
yine aynı netice çıkar. Çok fazla bir şey değişmez.

Devlet, Osmanlılar zamanında Hamidiye alaylarını kurdu ve kürdlerin eliyle
Ermenileri, Süryanileri, Nasturileri, Yezidileri ve diğer halkları, katliam
ve zorunlu göçlerle kürdistan coğrafyasından çıkardı. Yeri geldi, kürdleri
birbirlerine kırdırttı ve bundan büyük yararlar elde etti.

Osmanlılar, tarihleri boyunca, kürtleri kendi politikaları için çok iyi
kullanmış, çıkar ve menfaatlarını her şart altında korumasını bilmiş ve
kürtleri kandırmada başarılı olmuştur.

Kürtler de islam kardeşliğinin bir gereği olarak, ellerinden geleni
ardlarına koymamış ve hiçbir fedakarlıktan kaçınmamışlardır.

Gerektiğinde mallarını feda etmiş, gece gündüz çalışmış ve icab ettiğinde
canlarını ortaya koymakta çekince göstermememişlerdir.

Ancak ne var ki, her zaman kullanılmış, kandırılmış, aldatılmış, oyuna
getirilmiş ve sömürülmüş bir hal olmaktan kurtulamamış.

Kürtler üzerinde oynanan bu senaryolar yeni değil ve bu yüzden kürt halkı bu
konuda yeterli bilinç, ve hafızaya sahiptir.

80'li ve 90'li yıllarda Hizbullah ve Pkk arasında cereyan eden üzücü
olaylarda Türk İslamcılarının rölünün olmadığını kimse iddia edemez.

Şüphesiz ki işin içinde bir çok karanlık ve gizli el bulunmaktaydı. Ancak
bunların yanında çok önemli ve asla gözardı edilemicek etkenlerden bir
tanesi de Türk İslamcılarının propagandası ve kışkırtması idi.

Yayınlarında sürekli olarak Pkk'nin Marksist, Leninist, ırkçı ve ulusalcı
bir hareket olduğunu yayanlar ve durmadan Hizbullah'ın propagandasını
yapanlar; o dönemde işlenen cinayetlerin ve üzücü olayların sorumlululardır.



Çiftte standartçılığının ve ikiyüzlülüğün kol gezdiği türk islamcılık
piyasasında, yeni gelişen dengeler ve şartlar doğrultusunda pazar kapma ve
nemalanma kaygısı gündemlerini işgal etmiş durumda.

Yeni oluşan durum karşısında politika belirleme ve vaziyet tesbiti için,
başlarını bir hayli yormuş oldukları anlaşılıyor.

Zira, normal şartlardan sıradan bir olay olarak görülüp geçilebilecek bir
tatsızlık, kartel medyasının maharetini aratmicak bir tarz ve üslupta
büyütülüyor ve neredeyse toplumda yeni bir gerilimin önü açılıyor.

Özgür-Der'in Şura-Der'e uğramış olduğu saldırı dolayısıyla yaptığı ziyaret
ve bunun akabinde kopardığı yaygara, ciddiyetten ve samimiyetten uzak
davranışlardır.

Özgür-Der'in söylem ve eylemleri  "Fe eslîhî beyne exeweykûm:
Kardeşlerinizin arasını düzeltin." buyruğundan çok "Yufsîdûne fîl erdî we la
yuslîhûn: Onlar yeryüzünde fesat çıkarıyorlar, ıslah etmiyorlardı."
buyruğunu aklımıza getirmektedir.

Kuran neslini inşa etmek iddiasıyla ortaya çıkan ve bu istikamette
yürüdüklerini iddia eden bir yapıya böyle pragmatist hareketler yakışmıyor!



Kürt'lerin Hizbullahçısı ve Pkklisiyle herşeyden önce şunu çok iyi
anlamış olmaları gerekiyor: Dışarıdan gelen unsurlar, asla kürdlerin hayrını
ve iyiliğini istemezler, onlar sadece kendi çıkarlarını ve geleceklerini
düşünürler...



Çok gariptir ki, Hamza Türkmen'in bugün kullandığı dil ve üslup, 90lı
yıllarda Burhan Kavuncu ve Nurettin Şirinin kullandığı dilden farksızdır...

Yine Haksöz'ün üslubu, 90lı yıllarda Tevhid ve Yeryüzü üslubunu aratmıyor..



Ey kürtler! Uyanık olun ve sakın oyuna gelmeyin..



Sizlere sahip çıktıkları görüntüsü verenler, sizleri birbirine düşürmek ve
tekrar eski günlere döndermek istiyorlar!!



Sakın kanmayın ve aldanmayın.. Sonra hepimiz için çok geç olacaktır.





Serger Bari

Gurub Moderatörü

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
 -  Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane 
grubeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u 
ramanen xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen 
reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji 
teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. 
 -  Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki 
sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her 
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak 
bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz 
mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger 
Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: 
http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap