Yazınızı beğeniyle okudum.Uzun zamandan beri zihnimi meşgul eden güven,
merhamet,sevgi gibi kavramların temeline indiğimde,görerek ve bizatihi
yaşayarak gelip çıkarcılığa dayandığına şahit oldum.

Örnek olarak, milliyetçilik kavramının temeline indiğimizde,benliğin ötekini
küçük,değersiz,yetersiz,başarısız,beceriksiz görmesi üzerine oturan bir bir
büyüklenmeden narsistik bir haz alma arsusundan öte bir şey olmadığına
görürüz.

İslam dininin temeline indiğimizde ise Hz.Peygamberimizin vefatından sonra
ise islamiyetin içinin nasıl boşaltıldığını, tahrif edildiğinini ,bazı
izansızların kendi çıkar ve ideolojileri doğrultusunda yorumlarda
bulunduğunu % 70 gibi ciddi bir rakamın örf ve geleneklerden oluştuğu çıkar
karşımıza.

Sevgi kavramının temeline indiğimizdede aynı tabloyla, çıkarlarla  karşı
karşıya geliriz ...

Bir kediye süt vermek gibi masum gibi görünen bir eylemin temelindede'kediye
acıyıp süt verdim dolayısıyla ben iyi bir insanım'diye gururlanmadan
narsistik bir haz almadan öte bir şey olmadığı çıkar karşımıza.O acıma
duygusunun ALLAH tarafından verildiğini dolayısıyla kendisinin sadece bir
vesile olduğunu düşünmez düşünmek istemez.

Bir iç yolculuğun,içimize dönmenin,kendimizi sorgulamanın zamanı
gelmiştir...



09 02 2010 tarihinde [email protected] <[email protected]> yazmış:
>
>  *İnsanlığın Temel Sorunu:  Çıkar İlişkileri*
>
> * *
>
> *Tayfun İşçi*
>
>
>
>  Sınıfsal çıkarlar, ulusal çıkarlar, kişisel çıkarlar, devletsel çıkarlar,
> toplumsal çıkarlar, evrensel çıkarlar. Çıkarlar, çıkarlar, çıkarlarrrrrr.
>
> Yaşamımıza yön veren bizi alıp ötekinin karşısına diken çıkarlar.
> Kapitalizm adına çıkarlar, sosyalizmin adına çıkarlar, ümmetçilik adına
> çıkarlar, milliyetçilik adına çıkarlar. Nereden bakarsak bakalım en
> karşıtımızla mücadelemizde temel eksen çıkarlardır. Çıkar, çatışmaların
> temel noktası olduğu kadar aynı zamanda da tüm çatışmaları belirleyen temel
> noktadır. Hem karşıtımız hem de biz çıkar toplumunu ayakta tutan objeler
> olarak toplumu oluşturmuşuz. Konumlanışımız, duruşumuz, mücadelemiz çıkar
> toplumu esasına göre şekillenmiştir. İşte yaşanan bütün sorunların kaynağı
> da burada yatmaktadır. Çıkarlar dünyasının içinde çıkarlar için mücadele,
> insanlığın kurtuluşunu değil insanlığın boğazlaşmasına getirmektedir.
>
>
>
>   Çıkar kavramını biraz açtığımızda, çıkarın var olan değerlerin faydacı
> bir şekilde paylaşımı olduğunu hemen görebiliriz. Çıkarın var olabilmesi
> için iki temel koşulun zorunluluğu açıktır. Bunlardan birincisi birikmiş
> değerlerlerin olması, ikincisi paylaşım gerekliliği.
>
>
>
>   Değer, İnsan için gerekli olandır. Bu gerekli olan, insan için, insan
> tarafından üretilir. Gerekli ve gereksiz olanın insan tarafından
> belirlendiği göz önüne alındığında üretilen değerin insanın gerek duyduğu
> kadar olacağı açıktır. Birikmiş değerden söz ediyorsak,  Bu değerleri
> değerli kılan, bu değerlere olan ihtiyaçtır. Eğer bizim değer olarak
> tanımladığımız şeye ihtiyaç yoksa o zaten değer değildir. Bu durumda değerin
> kullanım dışında birikmesi bir kısım insanın değerler üzerindeki hakkının
> elinden alındığını göstermektedir.
>
>
>
>  Değerin bir kısım ellerde birikmesi ve yine bir kısım insanın değerler
> dışına itilmesi paylaşım sorunudur. Paylaşımı belirleyen güç ilişkileridir.
> Güç hem hakların korunmasında hem de hakların gasp edilmesin de temel
> objedir. Bir yerde paylaşım varsa orada güç arayışı başlar güçlü alan
> paylaşımda kendi çıkarlarını tesis eder. İşte çıkar dediğimiz şey tamda
> gücün kendini konumlandırışıdır. Paylaşma güç ve rekabeti zorunlu olarak
> üretir. Paylaşmanın olduğu yerde çıkar ve güç ilişkisi esastır. Gücün olduğu
> yerde çıkar çıkarın olduğu yerde adalet ortadan kalkar. O halde paylaşma
> çıkar sorununun kaynağıdır.
>
>
>
>  Paylaşma,  üretilmiş ortak değerin üzerindeki ortaklığın bozulması ortak
> değerin ortaklar arasında dağıtılmasıdır. Ortak değerin dağıtılması
> çıkarların ve bu çıkarları koruma temelinde gelişen güç ilişkilerinin ve
> çıkar çatışmalarının kaynağıdır. O halde çıkar ilişkilerinin ortadan
> kaldırılması esas olarak değerlerin ortaklaştırılmasında yatmaktadır.
> Üretilen her değer insanlığın ortak kullanımına sunulduğu zaman orada
> çıkarlardan veya güç ve iktidar çatışmalarından söz edilemez. İnsanlığın
> temel sorunu olan çıkar ilişkisini çözmenin temel yöntemi, değerlerin
> toplumsallaştırılması bir başka deyişle mülkiyeti sahiplenmenin ortadan
> kaldırılmasıyla mümkün olacaktır.
>
>
>
>  İçinde bulunduğumuz dünya paylaşım ve çıkarlar dünyasıdır. Gerek
> burjuvazi gerek proletarya, gerek Müslüman gerek Hıristiyan, gerek Kürt
> gerekse Türk bütün farklılıklar arasındaki çatışmanın ve ilişkinin temeli
> çıkarlarda yatmaktadır. İnsanlığın ortak malı dünya parsel parsel bölünmüş
> ve güç esasına göre paylaşılmıştır. Bu gün attığımız her adım konuştuğumuz
> her söz çıkarlar üzerinden yaşanmaktadır. İnsanlığı bir birine düşüren çıkar
> ilişkileri bu günün insanlığının en temel sorunudur.
>
>
>
>           Dünya insanlığını böylesine parçalayıp bir birine karşı
> ötekileştiren olgular kuşkusuz sadece mülkiyet ilişkileri değildir. Tarihsel
> gelişim, doğa koşulları, insanın insanlaşmasında önemli oranda etkilidir.
> Her dönemin farklı ihtiyaçlar yaratan kendi koşulları, doğanın kendine uygun
> değişik ihtiyaçları vardır. İnsanları topluluğa iten Bu farklı ihtiyaçlar
> insanlar arasındaki farklılıkların temel nedenidir. Zaten insanı diğer
> canlılardan ayıran temel özellikte insanın kendi ihtiyaçlarına dönük
> değişimi ve kendi dışını bu ihtiyaçlar kapsamında değiştirmesidir. Bir
> anlamda insan kendi ihtiyaçlarının çocuğudur.
>
>
>
> Doğanın ve tarihin farklı ihtiyaçları, insanlar arasındaki farklılaşmanın
> da belirleyicisidir. Bu farklı ihtiyaçlar giderme sorunu insanı
> toplumsallaşmaya, iş bölümüne zorlamış örgüt ve devlet fikri bu ihtiyaçtan
> doğmuştur. Toplumsal ihtiyaçlardan doğan devlet toplumsal ihtiyaçları
> gidermenin bir aracıyken giderek toplumdan uzaklaşmış ve bir kısım
> farklılıklar adına toplumu denetimine almıştır.  Vatan, din, ulus vb.
> olgular bu farklılıklardan doğmuştur. Önceleri bireysel farklılıklar
> üzerinden gelişen çıkarlar giderek gurupsal çıkarlara ve oradan da devletsel
> çıkarlara dönüşmüş bununla da kalmamış evrensel çıkarlar üzerinden
> şekillendirilmeye başlamıştır.
>
>
>
> İnsanlık esas olarak her dönem çıkarcılığı mahkûm etmeye çalışmıştır. Ancak
> çıkarcılığa karşı mücadelesi kendi çıkarlarını koruma ve geliştirme
> temelinde yükselmiştir. Buda çıkarlar zemininde çıkarlar savaşı biçiminde
> olmuştur. Bu gün her çevre çıkar çatışmaları içinde kendisini konumlandırmış
> ve çıkar için mücadeleyi meşrulaştırmıştır. Dünya artık çıkarlar ve
> çıkarcılar dünyasıdır.
>
>
>
> Kuşkusuz sorunun özünü yakalayıp çıkarları yok etmeye çalışan mücadele
> biçimleri de olmuştur. Özellikle dinler ilk çıkış dönemlerinde çıkarlara
> karşı köklü mücadeleler vermiştir. Tanrıya yaklaşma anlayışı temelinde,
> Mülkiyeti tanrı mülkiyeti olarak değerlendirmiş böylece özünde mülkiyeti
> insanlığın ortak mülkiyeti olarak ilan etmiştir. İnsanlık için dünyevi
> çıkarlara karşı nefis ( çıkar)kontrol etme mücadelesi vermiş erdem ve ahlak
> anlayışı ile çıkarlar dışı bir kültür geliştirmeye çalışmıştır. Ancak bu
> olumlu yaklaşımın yanında insanlığın sorunlarını maalesef doğru
> değerlendirememiş,  İnsanın ihtiyaçlarının bir sonucu olduğunu
> çözememiştir. Her şeyi tanrıya devreden bu kültür dünyevi değerleri öteleyip
> tanrısal değerleri kutsamış bunun sonucu olarak ta insanlığın gelişimine
> kendisini kapatmıştır. Giderek güçlenen ve toplumda güç olmaya başlayan
> dinler iktidara yönelmiş ve çıkar ilişkilerine batmıştır. Çıkarlarla
> birlikte yozlaşmıştır.
>
>
>
>  Yine Marksizm çıkar ilişkilerini sınıflar temelinde çözümleyip, işçi
> sınıfının çıkarlarından hareketle toplumsallaşmaya yönelip ortak mülkiyeti
> (mülksüzleşme) önermiş, çıkar ilişkilerine ağır darbeler vurmuştur. Ancak
> mülksüzleşmeye ve çıkar ilişkilerine dönük mücadeleyi çıkarlar üzerinden
> konumlandırması onu zorunlu olarak iktidar üzerinden çözüme zorlamış
> çıkarların kaçınılmaz sonucu olan iktidar, çıkarları ve mülkiyeti yeniden
> geliştirmiştir. İktidar üzerinden mülksüzleşme anlayışı ile çıkarlar
> girdabından kendisini kurtaramamış ve başarısızlığa uğramıştır.
>
>
>
>  Çıkar kavramının insanlığın gündeminden çıkarılmasının tek yolu başta da
> vurguladığımız birikmiş değer ve paylaşım sorununun ortadan kaldırılması ile
> mümkündür. Değerin birikime ve belli ellerde toplanmasına fırsat vermeyerek
> kullanıma açılması Ortak mülkiyet veya mülkiyetsizleştirme anlayışı ile
> topluma verilmesi gerekmektedir. Zira değer açımlandığı gibi ihtiyaç
> duyulandır. İhtiyaç fazlası hiçbir şey değer değildir. Böylece değerin
> paylaşımı sorunu ortadan kaldırılmış ve böylece de çıkar sorunu bu boyutu
> ile gündemden düşmüş olacaktır.
>
>
>
>  İnsanlığın doğa ve tarihin karşısında yaratıp kölesi olduğu çıkar
> ilişkilerini sonlandırmak İnsan iradesinin üstesinden gelebileceği bir
> olgudur. Doğa ve tarihin insanlara dayattığı din- vatan-ulus ve devlet
> insanlığın doğa ve tarih karşısında konumlanışının bir sonucudur. Bu
> sorunların esas çözümü şüphesiz ekonomik alt yapının çözümü ile yakından
> ilişkilidir ancak alt yapıyı da aşan çözümler gerekli olabilir. Zira doğa ve
> tarih sadece ekonomik altyapıyı değiştirmekle kalmamış insanlığın duygu ve
> düşünce sistematiğini de derinden etkilemiştir. Aynı ekonomik ilişkiler
> içerisinde olan insanlar arasında da oldukça fazla bireysel farklılıklar
> bulunmaktadır. Bu nedenle de duygu ve ruh biçimlenmesindeki farklılık uzunca
> bir dönem daha devam edecektir. Bunun çözümü İnsanın tüm yetilerinin
> geliştirilmesidir. İnsanın bütün yönleri ile geliştirilmesi ve bilim diliyle
> harmonik bir şahsiyet kazanması ( her alanda yeterli olması ve yeteneklerini
> buluşturması ) bu adeta yeni bir insan neslinin yaratılmasıdır.
>
>
>
>  Bütün bu kısa açıklamalar ve çok daha fazla fikir ve tartışmalarının
> sürdürülmesi gereken çıkar sorunu, insanlığın bir an önce çözmesi gereken
> bir sorundur.
>
>  Ama şu önemle belirtilmelidir ki, çıkar ilişkileri içerisinde çıkarlardan
> hareketle insanlığın kurtuluşu mümkün değildir.  İnsanlığın kurtuluşu
> çıkarların mahkûm edilmesiyle olacaktır.
>
>
>
> İngilizce seviyenizi ücretsiz test edebilirsiniz. Tıklayınız
> <http://servad.mynet.com/admynet/adredir.asp?ciid=43910&url=http://www.limasollunaci.com/ingilizce-seviye-tespit-testi.asp?firmaid=133>
>
> --
> - Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane
> grubeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin
> bir u ramanen xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u
> rexneyen reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin,
> dixwinin an ji teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin.
> - Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki
> sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa,
> her millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara
> sicak bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren
> gereksiz mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER:
> Serger Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ:
> http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
>

-- 
-  Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke 
ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen 
xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine 
qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin 
dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. 
 -  Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki 
sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her 
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak 
bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz 
mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger 
Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: 
http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

Cevap